Konu Anlatımı · IELTS

IELTS Academic VocabularyIELTS Akademik Kelime — AWL ve Çekirdek Akademik Kelime

IELTS Academic'te en yüksek getiri, "havalı" kelimelerden değil, akademik çekirdek kelimeden gelir. Bu rehber Academic Word List (AWL) mantığını, kademeli sublist yapısını, genel dilden akademik dile geçiş çiftlerini, akademik collocation'ları, nominalization'ı ve tema tema kelime kümelerini kendi özgün örneklerimizle anlatır. Amaç kelime ezberi değil, akademik kayıtta doğru kelimeyi doğru yerde üretebilmektir.

~570AWL kelime ailesi
10sublist kademe
%25Lexical Resource
8-10kelime / gün
Bu sayfa neye yarar

Kelime Stratejisi sayfası "kelimeyi nasıl kullanırsın"ı anlatır; bu sayfa ise "hangi kelime akademik ve neden" sorusuna odaklanır. İkisi kardeş: strateji + akademik kelime havuzu birlikte Band 7+ Lexical Resource verir.

1. Academic Word List (AWL) nedir, neden önemlidir?

Academic Word List (AWL), akademik metinlerde — makaleler, ders kitapları, araştırma yazıları — sürekli tekrar eden ama günlük konuşmada nadir görülen kelimelerin listesidir. Fikir şudur: akademik yazının belirli bir "orta katmanı" vardır. Bu katman ne alana özgü teknik terimlerdir (photosynthesis, mitochondria) ne de en temel günlük kelimelerdir (house, water, go). Aradaki bu akademik çekirdek kelimeler her disiplinde ortaktır: analyse, factor, significant, approach, concept, establish. Kaynak akademik metnin büyük bir bölümünü işte bu ortak katman taşır.

IELTS Academic bunu doğrudan ödüllendirir. Değerlendirici, Lexical Resource ölçütünde "konuya uygun, az-yaygın (less common) kelime" arar. Akademik çekirdek kelime tam olarak bu tanıma girer: günlük değil, ama zorlama da değil; doğal biçimde akademiktir. Bir aday The government should think about this yerine The government should consider this approach yazdığında, aynı fikri daha akademik bir kayıtta ifade etmiş olur ve puan yükselir.

“Akademik kelime "zor kelime" değildir; akademik metinde sık geçen kelimedir. Zorluk değil, kayıt (register) önemlidir.

Telif notu: AWL, dil eğitimci Averil Coxhead'in derlediği yaklaşık 570 kelime ailesinden oluşan tanınmış bir akademik kavramdır. Bu sayfada listenin kendisini kopyalamıyoruz; yalnızca mantığını anlatıyor ve tümüyle kendi özgün örnek kelime ve cümlelerimizle gösteriyoruz. Ham kelime çalışmasını sayfa sonundaki Kelime Bankası'ndan yaparsın.

Kelime ailesi mantığı

AWL "kelime" değil "kelime ailesi" sayar. Bir aile, kök kelime + türevlerinden oluşur. Örneğin analyse ailesi tek bir kalem sayılır ama şunları kapsar: analyses, analysed, analysing, analysis, analyst, analytical, analytically. Sen bir aileyi öğrenirken tüm biçimlerini öğrenmelisin, çünkü sınavda çoğu zaman isim biçimi (analysis) yerine sıfat biçimi (analytical) gerekir.

Akademik metnin kelime katmanlarını üç kata ayırmak, neye çalışman gerektiğini netleştirir. En altta yüksek-frekanslı çekirdek (günlük 2000 kelime) vardır; bunu zaten bilirsin. En üstte alana özgü teknik terimler vardır; bunları yalnızca ilgili pasajda görürsün. İkisinin arasında, her disiplinde ortak olan akademik çekirdek katman yatar — işte IELTS'in ödüllendirdiği ve bu sayfanın odaklandığı katman budur.

Alt kat — günlük çekirdek

Konuşmanın gövdesi: people, make, good, think, want. Anlaşılırsın ama akademik değilsin. IELTS bu katmanda kalırsan Band 5-6'da tutar.

Orta kat — akademik çekirdek

Her makalede geçen ortak katman: significant, establish, factor, approach, consequence. Getirisi en yüksek katman; Band 7+ tam olarak burada başlar.

Üst kat — teknik terim

Alana özgü: photosynthesis, inflation, algorithm. Yalnız konu gerektiriyorsa kullan; ezberlemeye değil, tanımaya çalış.

Bu üç katın anlamı şudur: sınırlı çalışma zamanını orta kata yatır. Alt katı zaten biliyorsun, üst katı ise pasaj sana verir. Orta kattaki her yeni aile hem Reading'de daha hızlı okumanı hem de Writing ve Speaking'de daha akademik üretmeni sağlar — yani dört becerinin dördüne birden dokunur. Bu yüzden akademik çekirdek kelime, IELTS hazırlığında en yüksek "getiri/zaman" oranına sahip yatırımdır.

2. AWL sublist mantığı — en sıktan en seyreğe 10 kademe

AWL, kelimeleri sıklığa göre 10 alt-listeye (sublist) ayırır. Sublist 1 akademik metinlerde en sık geçen aileleri, Sublist 10 ise en seyrek geçenleri barındırır. Bu, çalışma sırası için altın değerinde bir haritadır: Sublist 1'den başla, aşağı in. Erken kademeler getirisi en yüksek kelimelerdir; çünkü hem en sık okuduğun kelimelerdir hem de kendi yazında en çok işine yararlar.

Aşağıda her kademeden birkaç örnek aile ve bir kendi örnek cümlemizi veriyoruz. Bu tam liste değildir — kademelerin nasıl bir yoğunluk taşıdığını göstermek için seçilmiş örneklerdir.

KademeÖrnek ailelerSıklık / getiri
Sublist 1analyse, approach, area, concept, data, factor, method, process, research, significantEn sık · en yüksek getiri
Sublist 2affect, achieve, aspect, category, feature, region, secure, taskÇok sık
Sublist 3alternative, circumstances, illustrate, justify, obtain, partner, seriesSık
Sublist 4access, adequate, annual, impact, injure, overall, resolveSık
Sublist 5academic, adjust, capacity, generation, image, network, revenueOrta
Sublist 6assess, differentiate, expose, framework, incentive, migrateOrta
Sublist 7adapt, comprehensive, incline, integrity, straightforward, transitDaha seyrek
Sublist 8abstract, accumulate, discrete, inherent, manipulate, offsetSeyrek
Sublist 9accommodate, ceases, forthcoming, likewise, notwithstandingÇok seyrek
Sublist 10adjacent, colleague, compile, integral, persistent, wherebyEn seyrek · uzman katman

Sublist 1 için bir örnek cümle

The data from the research reveal a significant shift in consumer behaviour, and this factor must be considered in any future approach.

Tek cümlede beş Sublist 1 kelimesi doğal biçimde geçebilir — bu yüzden erken kademelere yatırım getirisi çok yüksektir.

Her kademenin "sesini" duymak için, aşağıda Sublist 2'den 10'a kadar her kademeden özgün birer örnek cümle veriyoruz. Kademe yükseldikçe kelimelerin daha soyut ve daha "yazınsal" bir tona kaydığına dikkat et; erken kademeler somut ve her essay'de işine yararken geç kademeler yalnızca uygun bağlamda parlar.

Sublist 2

Rising temperatures affect every region, and one key aspect of the problem is that no single category of industry can secure a solution alone.

Sublist 3

To justify the reform, the report must illustrate a viable alternative and obtain evidence that holds under different circumstances.

Sublist 4

Without adequate funding, the annual budget cannot resolve the housing shortage, and the overall impact falls on the poorest households.

Sublist 5

The current generation must adjust to a world in which every network has the capacity to reshape how revenue is earned.

Sublist 6

Analysts assess the policy within a clear framework, using a financial incentive to differentiate genuine progress from short-term gains.

Sublist 7

A comprehensive plan must adapt to local needs, offering a straightforward route that protects the integrity of public transport.

Sublist 8

The study warns that discrete reforms cannot offset an inherent flaw, since firms tend to manipulate and gradually accumulate influence.

Sublist 9

The old system ceases next year; likewise, forthcoming rules will apply notwithstanding earlier exemptions.

Sublist 10

The two departments were adjacent, an integral arrangement whereby a persistent problem could be solved with input from every colleague.

Bu kademe farkını iki uçtan somutlaştıralım. Sublist 1'deki significant öyle bir kelimedir ki neredeyse her Task 2 essay'inde en az bir kez işine yarar: bir eğilimi, bir farkı, bir bulguyu nitelemek için doğal biçimde akar (a significant proportion, significant improvement, significantly higher). Bu yüzden onu ezber değil, refleks düzeyinde otomatikleştirmen gerekir — düşünmeden gelmelidir. Türk öğrencinin buradaki tipik hatası ise significant yerine "büyük" karşılığı sanıp big kullanmakta ısrar etmesi; bu tek tercih bile bir cümleyi Band 6 kaydında tutar. Öte yandan Sublist 9'daki notwithstanding, anlamı ("-e rağmen") güçlü olsa da yalnızca çok özel bir sözdizimsel bağlamda doğru oturur ve yanlış yerde kullanıldığında yapaylık yaratır. Kademenin verdiği ders nettir: erken kademe kelimeleri üretim için, geç kademe kelimeleri çoğunlukla tanıma için öğrenilir. Reading'de notwithstanding gördüğünde anlamını bilmen yeter; onu kendi yazına zorla sokman gerekmez.

“Kelimenin kademesi zorluğunu değil, ne sıklıkta işine yarayacağını söyler. Sublist 1 her gün, Sublist 10 yılda birkaç kez lazım olur — çalışma sıranı buna göre kur.
Yanlış strateji

Sublist 10'daki nadir kelimeleri ezberleyip Sublist 1'i atlamak. notwithstanding bilmek etkileyici görünür ama sınavda significant, approach ve factor kelimelerini her essay'de kullanırsın. Önce sık olanı otomatikleştir.

3. Genel kelime → akademik kelime: yükseltme çiftleri

Akademik yazının en hızlı kazancı, günlük fiil ve sıfatları akademik karşılıklarıyla değiştirmektir. Aşağıdaki tablo en sık gereken yükseltme çiftlerini verir. Kural: anlamı değiştirmeden kaydı yükselt — get yerine obtain, show yerine demonstrate.

Genel (günlük)Akademik yükseltmeÖrnek akademik kullanım
getobtain, acquireResearchers obtained the samples from three regions.
showdemonstrate, illustrate, indicateThe findings demonstrate a clear correlation.
bigsignificant, substantial, considerableA substantial proportion of respondents disagreed.
a lot ofnumerous, a considerable amount ofNumerous studies support this conclusion.
make (yaratmak)generate, produce, createThe policy generated unexpected outcomes.
useutilise, employ, adoptThe study employed a mixed-methods approach.
helpfacilitate, contribute to, aidSubsidies can facilitate wider access.
think aboutconsider, examine, evaluatePolicymakers must consider the long-term impact.
startinitiate, establish, commenceThe council initiated a recycling scheme.
tellstate, argue, maintain, claimCritics argue that the reform is inadequate.
enoughadequate, sufficientThe infrastructure is not adequate for demand.
need (isim)requirement, necessity, demandThere is a growing requirement for green energy.
change (fiil)alter, modify, transformAutomation has transformed the labour market.
get worsedeteriorate, worsen, declineAir quality has deteriorated in urban centres.
find outidentify, reveal, determineThe survey identified three underlying causes.
deal withaddress, tackle, manageGovernments must address rising inequality.
a lot (çok, zarf)considerably, substantially, markedlyCosts rose considerably over the decade.
so (bu yüzden)therefore, consequently, thusDemand fell; consequently, prices dropped.
but (yine de)however, nevertheless, whereasThe plan is costly; nevertheless, it is necessary.
let (izin/olanak)enable, allow, permitTechnology enables remote collaboration.
stop (önlemek)prevent, curb, restrictRegulation can curb excessive emissions.
go up / go downrise / decline, increase / decreaseEnrolment rose sharply before it declined.
importantcrucial, essential, paramountEarly intervention is crucial for recovery.

Bu çiftleri ezberlemek yeterli değildir; hangisinin hangi bağlama oturduğunu görmelisin. Örneğin obtain resmi bir "elde etme"dir (veri, izin, sonuç); acquire ise zamanla edinmeyi (beceri, alışkanlık, şirket) anlatır. Aynı biçimde demonstrate "kanıtla göstermek", indicate ise "işaret etmek/ima etmek"tir — grafik indicates a trend der ama araştırma demonstrates a link der. Yükseltme çiftini bir örnek cümleyle birlikte belleğe al; kelime + bağlam birlikte kalıcı olur.

Bu tablodaki en yüksek getirili üç çiftin altını özellikle çizelim, çünkü sınavda en sık bu üç yerde puan kaybedilir. Birincisi show → demonstrate/indicate/illustrate: pek çok aday tüm essay boyunca show tekrar eder, oysa "kanıtla ortaya koymak" (demonstrate), "grafikte işaret etmek" (indicate) ve "örnekle açıklamak" (illustrate) farklı işlerdir; doğru olanı seçmek hem Lexical Resource'ta çeşitlilik hem de anlam kesinliği kazandırır ve bu iki şey Band 7'nin tam tanımıdır. İkincisi important → crucial/essential/paramount: burada tuzak, üçünün aynı olmadığıdır — essential "olmazsa olmaz" (bir koşul), crucial "belirleyici" (bir sonuca etki), paramount ise "her şeyin üstünde" demektir ve fazla kullanılırsa aşırı-formal kaçar. Üçüncüsü so → therefore/consequently/thus: Türk öğrenci konuşma dilindeki "so"yu yazıya taşıdığında değerlendirici bunu anında düşük kayıt olarak okur; tek bir consequently bağlacı aynı cümleyi akademik düzleme taşır. Yani yükseltme çiftleri süs değil, doğrudan band ölçütüne dokunan araçlardır.

Kaydı yükselt, anlamı değil

Yükseltme "eş anlamlı bul, yapıştır" değildir. obtain ile get aynı çekirdek anlamı taşır ama acquire daha çok "zamanla edinme"dir. Yanlış nüans, akademik görünmek isterken hataya dönüşür. Her yükseltmeyi bir örnek cümlede gör, sonra kullan.

4. Akademik collocation — kelimenin doğru eşi

Akademik kelime tek başına yaşamaz; belirli fiil, sıfat ve edatlarla eşleşir. Bu collocation'lardır ve akademik doğallığın kalbidir. conduct research denir, make research denmez; pose a threat denir, give a threat denmez. Aşağıdaki set, IELTS akademik yazıda en çok işine yarayacak collocation'ları ve Türkçe işlevlerini verir.

Akademik collocationTürkçe işlev / anlamÖrnek
conduct research / conduct a studyaraştırma yürütmekThe team conducted a longitudinal study.
play a (pivotal) role(hayati) bir rol oynamakSchools play a pivotal role in social mobility.
pose a threat / pose a riskbir tehdit/risk oluşturmakPlastic waste poses a serious threat to marine life.
draw a conclusionsonuç çıkarmakIt is difficult to draw a firm conclusion from limited data.
raise awarenessfarkındalık artırmakCampaigns raise public awareness of recycling.
meet a need / meet demandbir ihtiyacı/talebi karşılamakCurrent supply cannot meet growing demand.
address an issue / tackle a problembir sorunu ele almakPolicymakers must address the root causes.
have a (profound) impact onüzerinde (derin) etki bırakmakAutomation has a profound impact on employment.
implement a policy / a measurebir politikayı/önlemi uygulamakThe city implemented strict emission measures.
achieve a goal / a balancebir hedefe/dengeye ulaşmakSocieties struggle to achieve a balance between growth and welfare.
gain access toerişim elde etmekRural students gain access to online courses.
provide evidence / provide supportkanıt/destek sağlamakThe data provide strong evidence for this claim.
reach a consensusuzlaşıya varmakExperts have yet to reach a consensus on the issue.
exert influence / exert pressureetki/baskı uygulamakMedia can exert considerable influence on opinion.
bridge a gapbir açığı kapatmakScholarships help bridge the gap between rich and poor.
impose a ban / impose restrictionsyasak/kısıtlama getirmekSeveral countries imposed a ban on single-use plastic.
undergo a change / a transformationbir değişimden geçmekThe industry has undergone a rapid transformation.
place emphasis onvurgu yapmakModern curricula place greater emphasis on creativity.
yield results / yield benefitssonuç/fayda vermekLong-term investment yields substantial benefits.
strike a balance between...arasında denge kurmakWe must strike a balance between privacy and security.

Bu listede Türk öğrencinin en çok tökezlediği üç collocation'ı derinlemesine açalım, çünkü bunlar Türkçeden kelimesi kelimesine çevrilince bozulur. İlki conduct research: Türkçe "araştırma yapmak" dendiği için el otomatik olarak make research ya da do research yazar — do research konuşmada geçebilir ama akademik yazının standart fiili conduct'tır (conduct a study, conduct an experiment); make research ise düpedüz yanlıştır ve değerlendiricinin gözünde Lexical Resource'u anında düşürür. İkincisi pose a threat: "tehdit oluşturmak"ın doğru fiili pose'dur (pose a risk, pose a challenge); give a threat ya da make a threat denmez — make a threat zaten farklı bir anlama ("birini tehdit etmek") kayar, yani hem collocation hem anlam hatası olur. Üçüncüsü have a profound impact on: burada tehlike edattır — etki her zaman on ile gelir (impact on employment), impact to ya da impact for değil; ayrıca make an impact yerine akademik metin have an impact der. Ne zaman aşırı-formal olur? exert influence ya da yield benefits gibi ileri collocation'ları her cümlede kullanmaya çalışırsan; bunlar güçlüdür ama seyrek serpiştirildiğinde parlar, her paragrafa sıkıştırıldığında yapaylaşır.

Kural

Yeni bir akademik isim öğrenirken (threat, role, impact, conclusion) yanındaki fiili birlikte not al. Sözlükte kelimeye değil, örnek cümledeki eşine bak. Tek bir doğru collocation, üç nadir kelimeden daha çok Band puanı taşır.

5. Nominalization ve akademik kayıt

Nominalization, bir fiili veya sıfatı isme çevirerek cümleyi daha yoğun ve akademik yapmaktır. Günlük dil fiil-ağırlıklıdır; akademik dil isim-ağırlıklıdır. Örneğin Prices increased rapidly, and this affected demand günlük bir kurgudur; akademik biçimi The rapid increase in prices affected demand olur. Fiil (increase) isme dönüşünce cümle sıkışır, bir tümce yerine bir öbek yeter.

Fiil / sıfat (günlük)İsim biçimi (akademik)Örnek
to growgrowththe rapid growth of cities
to analyseanalysisa detailed analysis of the data
to reducereductiona sharp reduction in emissions
to developdevelopmentthe development of new technologies
to failfailurethe failure of the policy
poorpovertythe persistence of poverty
to consumeconsumptiona rise in energy consumption
to migratemigrationthe migration of workers to cities
to explainexplanationa plausible explanation for the trend
ableabilitythe ability to adapt quickly
to rely onrelianceexcessive reliance on fossil fuels
to exposeexposureprolonged exposure to screens

Nominalization neden puan getirir? Çünkü akademik yazının iki temel özelliğini aynı anda sağlar: yoğunluk ve nesnellik. İsimleştirme, bir olayı öznesinden koparıp bağımsız bir kavram gibi ele almanı sağlar. People consume too much energy kişisel ve gündeliktir; Excessive energy consumption ise ölçülebilir, tartışılabilir bir kavramdır — bir cümlenin öznesi olabilir, sıfat alabilir, başka bir cümleye gömülebilir.

Fiil-ağırlıklı (günlük)

Because cities grew so fast, they became polluted, and this made people unhealthy.

Üç ayrı yan cümle; gevşek ve konuşma tonunda.

↔
İsim-ağırlıklı (akademik)

The rapid growth of cities and the resulting pollution have contributed to declining public health.

Aynı fikir; iki isim öbeği, tek yoğun cümle.

Nominalization tarifi (3 adım)

1) Cümlendeki ana fiili veya sıfatı bul (prices increased). 2) Onu isme çevir (the increase in prices). 3) Bu ismi yeni cümlenin öznesi yap ve güçlü bir akademik fiille bağla (The increase in prices reduced demand). Böylece iki günlük cümle, tek akademik cümlede birleşir.

Aşırı nominalization tuzağı

Her cümleyi isme boğmak yazıyı ağır ve okunmaz yapar. Nominalization bir araçtır, hedef değil. IELTS'te doğal denge ara: bazı cümleler fiil-ağırlıklı, bazıları isim-ağırlıklı olsun. Ayrıntı için Nominalization ve Academic Register sayfalarına bak.

6. Paraphrase için akademik eş anlamlı grupları

IELTS aynı kelimeyi tekrar etmeyi cezalandırır — hem soruyu parafraz etmen hem de yazı boyunca eş anlamlıları döndürmen gerekir. Task 1'de increase/decrease ailesi, Task 2'de important/cause/problem aileleri hayati önemdedir. Aşağıdaki gruplar, kaydı bozmadan çeşitlilik için hazır cephanedir.

Çekirdek kavramAkademik eş anlamlı grubu
increase (artış)rise, grow, climb, surge, escalate, expand
decrease (düşüş)decline, fall, drop, diminish, dwindle, contract
importantsignificant, crucial, vital, essential, pivotal, key
cause (fiil)lead to, result in, give rise to, trigger, bring about, contribute to
problemissue, challenge, obstacle, drawback, dilemma, setback
effect (isim)impact, consequence, outcome, result, implication, repercussion
ideaconcept, notion, principle, argument, view, perspective
good (olumlu)beneficial, advantageous, positive, favourable, valuable
bad (olumsuz)detrimental, adverse, harmful, negative, damaging
people (insanlar)individuals, citizens, the public, the population, society
a lot / manynumerous, a great deal of, a considerable number of, the majority of
show (göstermek)demonstrate, reveal, indicate, illustrate, highlight
solve (çözmek)address, resolve, tackle, combat, mitigate
think (düşünmek/görüş)argue, maintain, contend, believe, hold the view that
enough (yeterli)adequate, sufficient, ample, satisfactory
difficult (zor)challenging, demanding, arduous, formidable, problematic

Parafraz yaparken üç kaymaya dikkat et: anlam kayması (eş anlamlı sandığın kelime aslında farklı anlıyor), kayıt kayması (seçtiğin kelime konuşma diline ait), ve collocation kayması (kelime doğru ama yanındaki fiil/edat yanlış). Örneğin escalate ve rise ikisi de "artış"tır, ama escalate yalnızca çatışma, gerilim, maliyet gibi olumsuz şeyler için kullanılır — happiness escalated yanlıştır. Bu yüzden bir eş anlamlıyı ancak örnek bir cümlede gördükten sonra kullan.

Bu grupların içinden üç tanesini biraz daha açalım, çünkü içlerindeki kelimeler eş anlamlı görünse de aslında birbirinin yerine serbestçe geçmez. "Problem" grubunda issue nötr ve en güvenli seçenektir, challenge ise sorunu "aşılabilir bir zorluk" olarak çerçeveler — olumlu bir ton katar, bu yüzden bir engeli kötülemek isterken challenge demek mesajını zayıflatır. dilemma ise "iki kötü seçenek arasında kalma"dır ve gelişigüzel her sorun için kullanılamaz; yanlış yerde dilemma demek, kelimeyi bildiğini değil, nüansı bilmediğini gösterir. "Cause" grubunda lead to ve result in nötr sonuç bildirir, ama trigger ani ve keskin bir tetiklemeyi, give rise to ise yavaş, kademeli bir doğurmayı ima eder — grafikteki ani sıçramaya trigger, uzun vadeli toplumsal bir sonuca give rise to daha iyi oturur. "Effect" grubunda ise register farkı devreye girer: repercussion ağır, çoğunlukla olumsuz ve uzak sonuçlar için ileri düzey bir kelimedir; onu her "etki" için kullanmak aşırı-formal kaçar, oysa impact ve consequence hemen her bağlamda güvenle akar. Band 7 ile Band 8'i ayıran şey işte budur: aday yalnızca çeşitlilik yapmaz, her eş anlamlının taşıdığı ince yükü doğru tartar.

“Parafraz "kelimeyi değiştir" değil, "aynı anlamı farklı ama doğru bir kelimeyle taşı" demektir. Yanlış eş anlamlı, tekrar etmekten daha çok puan kaybettirir.

Dikkat — teknik terim korunur

Her kelimeyi eş anlamlısıyla değiştirmeye çalışma. Teknik terimler (temperature, percentage, unemployment, carbon dioxide) parafraz edilmez, korunur. Zorlama eş anlamlı doğallığı bozar ve Lexical Resource'u düşürür. Amaç doğal çeşitlilik, gösteriş değil.

7. IELTS tema kelime kümeleri

IELTS Writing Task 2 ve Speaking Part 3 aynı temaları döndürür. Her tema için hazır bir akademik kelime kümesi öğren; sınavda konu ne olursa olsun omurgan hazır gelir. Aşağıda dört ana tema için çekirdek kelime ve birer örnek cümle var.

Environment

emissions, sustainability, conservation, depletion, renewable, biodiversity, degradation, ecosystem

Curbing carbon emissions is essential for the long-term sustainability of the planet.

Education

curriculum, literacy, competence, tuition, pedagogy, assessment, cognitive, vocational

A balanced curriculum fosters both academic competence and practical skills.

Technology

automation, innovation, connectivity, surveillance, algorithm, digital, obsolete, infrastructure

Rapid automation may render many traditional occupations obsolete.

Health

wellbeing, prevention, nutrition, epidemic, sedentary, chronic, immunity, longevity

Preventive measures and proper nutrition significantly improve public wellbeing.

Dört tema yeterli değil — IELTS'in döndürdüğü tema havuzu daha geniştir. Aşağıda dört tema daha veriyoruz; bunlar Task 2 ve Speaking Part 3'te en sık çıkan alanlardır.

Globalization

interdependence, outsourcing, multinational, homogenisation, migration, trade, cultural identity, integration, disparity

While globalisation fosters economic integration, it can erode local cultural identity.

Crime & Law

deterrent, rehabilitation, offender, legislation, enforcement, custody, surveillance, deterrence, prosecution

Rehabilitation programmes may be a more effective deterrent than lengthy custody.

Media

coverage, bias, censorship, misinformation, sensationalism, influence, credibility, exposure, propaganda

The spread of misinformation undermines the credibility of mainstream media.

Work & Economy

productivity, unemployment, workforce, automation, incentive, recession, entrepreneurship, wage, inequality

Automation raises productivity but may deepen wage inequality across the workforce.

Tema kelimelerini "liste" olarak ezberlemek yeterli değil; birkaçının nasıl cümleye oturduğunu ve hangi collocation'la geldiğini görmek gerekir. Environment temasında sustainability tek başına havada kalır — onu long-term sustainability, environmental sustainability ya da ensure the sustainability of kalıplarıyla öğrenmelisin; Türk öğrencinin sık hatası bu soyut ismi fiil sanıp to sustainability gibi yanlış yapılar kurmasıdır. Technology temasında obsolete güçlü bir sıfattır ama yalnızca "eskiyip işlevsiz kalan" için kullanılır (render skills obsolete, become obsolete); onu basitçe "eski" (old) anlamında kullanmak nüans hatasıdır, çünkü obsolete "artık geçerliliği kalmamış" demektir, sadece yaşça eski değil. Health temasında sedentary (a sedentary lifestyle) tam da IELTS değerlendiricisinin aradığı türden "az yaygın ama konuya tam oturan" kelimedir — doğru bağlamda tek bir sedentary, üç sıradan kelimeden daha çok Lexical Resource puanı taşır. İşte tema çalışmasının amacı budur: konu hangi alana düşerse düşsün, elinde o alana özgü, doğru collocation'lı, doğru nüanslı üç-beş kelime hazır beklesin.

Model — iki temayı birleştir

Investment in digital infrastructure can improve access to healthcare, thereby enhancing the overall wellbeing of remote communities.

İki temadan (Technology + Health) iki akademik kelimeyi tek doğal cümlede birleştirmek Band 8 işaretidir.

Tema çalışma yöntemi

Her temayı bir "kelime + collocation + örnek cümle" üçlüsüyle öğren. Sadece unemployment kelimesini değil, tackle unemployment, rising unemployment, unemployment rate kalıplarını da not al. Sınavda konu hangi temaya düşerse omurgan hazır gelir; sıfırdan kelime aramazsın.

8. Task 1 veri dili — akademik banka

Writing Task 1'de bir grafiği, tabloyu ya da süreci tarafsız ve akademik bir dille betimlersin. Buradaki kelime bankası üç işi görür: trend (yön ve hız), karşılaştırma (fark ve benzerlik) ve oran/miktar (kesin rakam yerine akademik nicelik ifadesi). Bu banka, sayfanın kardeşi olan strateji sayfasındaki genel Task 1 dilini akademik kayıt yönünden derinleştirir.

a) Trend — yön ve hız

İşlevAkademik kelimeler
Artış (fiil)rise, climb, increase, grow, surge, soar, rocket
Düşüş (fiil)fall, decline, drop, decrease, plunge, plummet, dip
Artış (isim)a rise, an increase, a surge, an upturn, growth
Düşüş (isim)a fall, a decline, a drop, a downturn, a reduction
Sabitlikremain stable, level off, plateau, stay constant, hold steady
Dalgalanma / zirve-dipfluctuate, peak at, reach a low of, hit a trough
Hız zarfı (keskin)sharply, dramatically, steeply, rapidly, significantly
Hız zarfı (yumuşak)gradually, steadily, slightly, marginally, moderately
The number of visitors rose sharply between 2010 and 2015, before it levelled off and then declined gradually towards the end of the period.

Bu banka en çok "fiil + hız zarfı" birlikteliğinde işe yarar; tek başına kelime değil, ikisinin doğru eşleşmesi Band puanı taşır. "Sabitlik" satırındaki level off ve plateau, bir eğrinin artıştan sonra yatay seyre geçtiği anı anlatır: After a steep climb, sales plateaued at around 400 units and held steady for three years. "Dalgalanma" satırındaki fluctuate ise düzensiz iniş-çıkışı tarif eder ve genellikle between ile gelir: Prices fluctuated between $20 and $35 before peaking at $40. Türk öğrencinin en sık hatası hız zarfını yön fiilinden kopuk kullanmaktır — increase dramatically doğru, ama dramatically increase yerine cümlenin sonunda rose dramatically demek daha doğal akar. Ayrıca plummet ve soar zaten "keskin" anlamını içinde taşır; yanına sharply eklemek gereksiz tekrar (plummet sharply hatalıdır) olur — bu ince ayrım tam olarak Band 7 ile Band 8 arasındaki farktır.

b) Karşılaştırma — fark ve benzerlik

İşlevAkademik dil
Üstünlük / fazlalıkconsiderably higher than, more than twice as high as, outnumber, exceed
Azlıkfar lower than, less than half of, account for the smallest share
Benzerlikroughly the same as, comparable to, similar to, in line with
Zıtlık kurmawhereas, while, in contrast, compared with, by comparison
Whereas spending on housing exceeded all other categories, expenditure on leisure accounted for the smallest share, at just under five per cent.

Karşılaştırma dilinde asıl güçlü hamle, iki veriyi tek cümlede kıyaslayan yapılardır. more than twice as high as kalıbı, oransal farkı tek çırpıda verir ve zayıf much bigger than ifadesinin yerini alır: Male enrolment was more than twice as high as female enrolment in 1990. exceed ve outnumber ise "geçmek/sayıca üstün olmak" için akademik fiillerdir; farkları şudur — outnumber yalnızca sayılabilir varlıklar için (Tourists outnumbered locals), exceed ise miktar ve oran için (Costs exceeded the budget) kullanılır. Zıtlık kurarken whereas ve while iki tam cümleyi bağlar (Whereas exports rose, imports fell), ama compared with yalnızca bir öbek alır (Compared with 2000, output doubled); Türk öğrenci bu ikisini karıştırıp whereas arkasına yarım cümle koyunca dilbilgisi hatası doğar ve bu Grammatical Range puanına da yansır.

c) Oran ve miktar — akademik nicelik

İşlevAkademik dil
Oran / yüzdeaccount for, make up, represent, constitute, a proportion of
Yaklaşıklıkapproximately, roughly, just over, just under, around, nearly
Çoğunluk / azınlıkthe vast majority, a significant minority, a small fraction
Renewable sources accounted for approximately a quarter of total output, while fossil fuels still made up the vast majority.

Oran dilinde amaç, ham rakamı okuyucuya "yorumlanmış" biçimde sunmaktır. account for, make up, represent ve constitute dördü de "bir bütünün şu kadarını oluşturmak" der ve birbirinin yerine geçebilir: Imports constituted nearly 60 per cent of the total. Yaklaşıklık ifadeleri ise kesin sayıyı yumuşatır ve doğal kılar — just over rakamın biraz üstünü, just under biraz altını gösterir: The figure stood at just under 15 per cent. "Çoğunluk/azınlık" satırında the vast majority ezici çoğunluğu (yaklaşık %80+), a small fraction ise çok küçük bir kesiri anlatır; Türk öğrencinin buradaki tuzağı the vast majority of people derken sayılamayan bir isimle amount karıştırıp a large amount of people demesidir — insanlar sayılabilir olduğu için doğrusu a large number of people'dır. Bu küçük ayrım bile betimlemenin akademik güvenilirliğini belirler.

Task 1'de kayıt tuzağı

Task 1 nesnel betimlemedir — görüş, sebep tahmini ya da I think yoktur. Ayrıca teknik terimleri (percentage, kilowatt, population) parafraz etmeye çalışma; onlar korunur. Çeşitlilik yön/hız kelimelerinde aranır, ölçü biriminde değil.

9. Task 2 argüman dili — akademik banka

Writing Task 2'de fikir üretir, tartışır ve gerekçelendirirsin. Buradaki banka argümanın dört işlevini akademik kayıtta karşılar: neden-sonuç, zıtlık ve taviz, görüş bildirme, ve örnekleme/genelleme. Bu kalıpları öğrenmek, "ne diyeceğini biliyorum ama akademik nasıl derim?" boşluğunu kapatır.

a) Neden-sonuç

İşlevAkademik dil
Neden göstermestem from, arise from, be attributed to, be rooted in, owing to
Sonuç göstermelead to, result in, give rise to, bring about, trigger, contribute to
Bağlaçconsequently, therefore, as a result, thus, hence
Traffic congestion largely stems from poor urban planning and, if unaddressed, may give rise to chronic air pollution.

Neden-sonuç dilinde en kritik ayrım "yönü"dür: sonuçtan nedene mi, yoksa nedenden sonuca mı gidiyorsun? stem from, arise from ve be attributed to sonuçtan geriye, nedene bakar (The decline can be attributed to rising costs); lead to, result in ve give rise to ise nedenden ileriye, sonuca bakar (Rising costs led to a decline). İkisini karıştırmak cümlenin mantığını tersine çevirir. be attributed to özellikle güçlüdür çünkü edilgen yapısı sayesinde nesnellik katar — "ben iddia ediyorum" yerine "şuna bağlanmaktadır" der, ki bu tam da akademik kayıtta aranan tonlamadır. Türk öğrencinin klasik hatası her cümlede because of tekrar etmektir; oysa owing to ya da stem from gibi bir-iki değişken, aynı fikri tekrar yükü olmadan taşır ve Coherence ile Lexical Resource'u birlikte yükseltir.

b) Zıtlık ve taviz (concession)

İşlevAkademik dil
Zıtlık kurmahowever, nevertheless, on the other hand, conversely, in contrast
Taviz vermealthough, while it is true that, admittedly, despite the fact that
Taviz sonrası dönüşnonetheless, even so, that said, this does not mean that
While it is true that tourism boosts local economies, it can, nonetheless, place severe strain on fragile ecosystems.

Taviz (concession) yapısı, Band 7+ argümanının belkemiğidir çünkü karşı görüşü tanıyıp yine de kendi tezini savunduğunu gösterir — bu "dengeli düşünme" değerlendiricinin doğrudan aradığı şeydir. while it is true that ve admittedly karşı tarafa hak verir (Admittedly, the policy is expensive), ardından nonetheless ya da even so ile kendi tezine döner (even so, its long-term benefits outweigh the cost). Bu "kabul et, sonra çürüt" hareketi tek bir cümlede iki bakış açısını yönetir. Türk öğrencinin en yaygın hatası burada bağlaçları yanlış noktalamayla birbirine yapıştırmaktır: however ve nevertheless iki ayrı cümleyi noktalı virgülle ya da nokta ile bağlar (The plan is costly; however, it is necessary), although ise tek cümle içinde yan cümle kurar (Although the plan is costly, it is necessary) — bu ikisini karıştırıp Although the plan is costly, however it is necessary demek çift bağlaç hatasıdır ve hem akışı hem dilbilgisi puanını düşürür.

c) Görüş bildirme ve tonlama (hedging)

İşlevAkademik dil
Görüş açmait can be argued that, from my perspective, I would contend that
Ölçülü ifade (hedge)tend to, be likely to, may, arguably, to some extent, in most cases
Vurgu / kesinlikundoubtedly, clearly, it is evident that, there is little doubt that
It can be argued that stricter regulation would, to some extent, curb the problem, though it is unlikely to eliminate it entirely.

Görüş bildirme dilinde asıl beceri "ölçülü konuşma"dır (hedging) — akademik yazar kesin konuşmaz, olasılık ve derece ekler. tend to genel bir eğilimi yumuşatır (Wealthier nations tend to consume more energy) ve all rich nations consume more gibi savunulamaz bir mutlaklıktan kurtarır. to some extent ve arguably iddiaya pay bırakır (This is, arguably, the main cause), böylece değerlendirici karşısında aşırı iddialı görünmezsin. Görüş açarken it can be argued that nesnel ve güvenli bir giriştir; I would contend that daha güçlü bir kişisel duruş bildirir ve yalnızca gerçekten savunacağın tez için saklanmalıdır. Türk öğrencinin en pahalı hatası tam tersi yönde olur: always, never, everyone, completely gibi mutlak ifadelerle yazmak. Bu kesinlik güçlü değil, çürütülebilir göründüğü için argümanı zayıflatır; tek bir in most cases ya da may eklemek aynı cümleyi Band 6'dan Band 7-8 olgunluğuna taşır.

d) Örnekleme ve genelleme

İşlevAkademik dil
Örnek vermefor instance, to illustrate, a case in point, such as
Genellemeon the whole, broadly speaking, in general, as a rule
Ekleme / güçlendirmemoreover, furthermore, in addition, what is more
Broadly speaking, renewable energy is expanding; a case in point is Scandinavia, where wind power now supplies a substantial share of the grid.

Örnekleme dili, soyut iddianı somut bir zemine oturtarak argümanı inandırıcı kılar. a case in point ifadesi for example'ın daha akademik ve vurgulu biçimidir; "işte tam da bu duruma uyan bir örnek" der ve bir tez cümlesinin hemen ardından güçlü durur (Some cities have reversed this trend; a case in point is Copenhagen). to illustrate ise bir cümlenin başında örnek getirmenin resmi yoludur (To illustrate, consider the impact of remote work). Genelleme tarafında broadly speaking ve on the whole "istisnalar olsa da genel olarak" der ve tam da bu yüzden bir hedge işlevi görür — mutlak konuşmaktan korur. Türk öğrencinin buradaki tuzağı ekleme bağlaçlarını yanlış eşleştirmektir: moreover ve furthermore yeni ve ayrı bir kanıt eklemek içindir; aynı fikri farklı sözcüklerle tekrar ederken moreover kullanmak, değerlendiriciye "içerik ilerlemiyor" sinyali verir ve bu Coherence and Cohesion puanını doğrudan aşağı çeker.

“Task 2'de en sık görülen "havalı kelime" hatası, ölçülü ifadeyi (hedge) unutmaktır. Akademik yazar always, never, everyone demez; tend to, in most cases, arguably der. Kesinlik değil, dengeli argüman Band 8 taşır.

10. Band 5 → 7 → 9: aynı fikir, akademik kelimeyle yükseltme

Tek bir fikir — "internet öğrencilere yardımcı oluyor" — akademik kelime seçimiyle üç bantta nasıl değişir?

BandCümle
5The internet is a good thing and it helps students a lot in their study.
7The internet is highly beneficial, as it provides students with significant support in their studies.
9Digital connectivity has proved invaluable to learners, granting them access to a vast body of academic resources and thereby facilitating independent study.

Ne değişti?

  • 5→7: belirsiz kelimeler gitti (good thing → beneficial); helps a lot → provides significant support collocation'a döndü.
  • 7→9: akademik çekirdek (connectivity, invaluable, access, facilitate); nominalization (independent study); akıcı ve zorlama yok.

Aynı yükseltmeyi iki farklı fikirde daha görelim. Kalıbı fark et: her adımda belirsiz kelime → akademik çekirdek, gündelik fiil → collocation, gevşek yapı → nominalization.

BandFikir: "şehirlerde çok fazla araba var ve bu kirliliğe yol açıyor"
5There are too many cars in cities and this makes a lot of pollution.
7The rising number of vehicles in urban areas has led to significant air pollution.
9The proliferation of private vehicles in densely populated cities has been a major contributor to deteriorating air quality.
BandFikir: "hükümet eğitime daha çok para vermeli"
5The government should give more money to schools because education is important.
7Governments should allocate greater funding to education, as it plays a crucial role in development.
9Increased investment in education is arguably justified, given its pivotal role in fostering long-term economic and social development.

Bu iki örnekte yükseltmenin neden puan getirdiğini kelime kelime çözelim, çünkü kalıbı görmek onu kendi yazına taşımanın tek yoludur. "Arabalar" örneğinde Band 5'teki too many cars, Band 9'da the proliferation of private vehicles'a dönüşür: burada iki şey aynı anda kazanılır — proliferation hem az yaygın bir akademik isimdir (Lexical Resource), hem de bir nominalization'dır, yani "çok araba var" fikrini tek bir isim öbeğine sıkıştırır (yoğunluk). makes pollution ise has been a major contributor to deteriorating air quality olur: zayıf fiil make gider, yerine doğru collocation (a contributor to) ve güçlü bir sıfat-isim eşi (deteriorating air quality) gelir — üstelik a major contributor demek "tek sebep" iddiasından kaçınan bir hedge'dir, yani nesnellik de kazanılır. "Eğitim" örneğinde Band 5'in belirsiz important'ı, Band 9'da its pivotal role in fostering ... development'a yükselir: pivotal "belirleyici/eksen" demektir ve important'tan çok daha kesin bir ağırlık taşır; foster "beslemek/geliştirmek" collocation'ıyla development ismine bağlanır; en baştaki arguably justified ise iddiayı ölçülü kılan bir hedge'dir. Görüldüğü gibi her yükseltme rastgele "zor kelime" koymak değil, üç ölçütü (çekirdek kelime + doğru collocation + ölçülü nesnellik) aynı cümlede toplamaktır — Band 9'u yapan da tam olarak bu üçünün bir arada olmasıdır.

Yükseltme kalıbı

Her üç örnekte de değişim aynı üç eksende: (1) too many cars → the proliferation of private vehicles (nominalization + çekirdek kelime), (2) makes pollution → contributor to deteriorating air quality (collocation), (3) kesin ifade → ölçülü ifade (arguably, a major contributor). Kendi cümlelerini bu üç ekseni sorarak yükselt.

11. Sık yapılan hatalar (Türk öğrenci)

1) Aşırı-formal

Her cümleye Sublist 9-10 kelimesi tıkmak (notwithstanding, heretofore). Sonuç yapay ve okunmaz olur. Akademik ≠ arkaik.

2) Yanlış collocation

make a research, do a conclusion, give an impact yanlış. Kelimeyi eşiyle öğren: conduct research, draw a conclusion, have an impact.

3) Kayıt karışması

Akademik denemede günlük kelime: kids, stuff, a lot of, get, guy. Yerine children, aspects, numerous, obtain, individual.

4) Yanlış nüans

Eş anlamlıyı körlemesine yapıştırmak: escalate her artış için değil, olumsuz/tehlikeli artış içindir. Nüansı örnek cümlede öğren.

5) Aile eksik öğrenme

Sadece isim biçimini bilmek (analysis) ama sıfatı (analytical) veya fiili (analyse) bilmemek. Aileyi bütün öğren.

6) Ezber cümle

Bağlama oturmayan ezberlenmiş "band 9 cümlesi" yapıştırmak. Değerlendirici bunu görür ve puanı düşürür. Kelimeyi kendi bağlamında üret.

7) Türkçe düşünüp çevirme

Türkçe collocation'ı kelimesi kelimesine çevirmek: make a decision doğru ama do a decision değil; take a photo doğru, throw a photo değil. Eşi İngilizce mantıkla öğren.

8) Kesinlik fazlası

always, never, all people, everything gibi mutlak ifadeler argümanı zayıflatır. Akademik yazar ölçülüdür: tend to, in many cases, arguably.

Ortak payda

Sekiz hatanın hepsinin kökü tektir: kelimeyi bağlamsız öğrenmek. Tek başına ezberlenen kelime yanlış nüansla, yanlış eşle, yanlış kayıtta çıkar. Çözüm de tektir: her kelimeyi bir örnek cümle + bir collocation ile öğren, sonra kendi cümlende üret. Tanıma öğrenme değildir; üretim öğrenmedir.

12. Nasıl çalışılır — akademik kelimeyi kalıcı yapmak

Akademik kelime "tanımak" değil "üretmek" ile öğrenilir. Bir kelime, ancak kendi cümlende doğru kullandığında senin olur. İşte kanıtlı bir yöntem:

  1. Aile hâlinde topla. Yeni bir kelimeyi tek başına değil, ailesiyle yaz: significant / significance / significantly. Yanına bir doğru collocation ekle.
  2. Flashcard + aralıklı tekrar. Ön yüzde Türkçe anlam, arka yüzde İngilizce öbek. 1-3-7-14 günlük aralıklarla tekrar et; unutma eğrisini kır.
  3. Aktif hatırlama. Haftada bir Türkçesine bakıp İngilizce öbeği üret (tersi değil). Üretemediğin kelime henüz senin değildir.
  4. Tema bazlı çalış. Bir hafta Environment, bir hafta Education. Sınavda tema tema hazır gelirsin.
  5. Kendi cümleni yaz. Her kelime için bir özgün cümle. Yazmadıysan öğrenmemişsindir; tanıma yanılsaması üretimi garanti etmez.
“Günde 8-10 akademik kelime, aile ve collocation hâlinde, kendi cümlenle. Fazlası akılda kalmaz; azı ilerlemez.

Flashcard kartını doğru kurmak, çalışmanın verimini ikiye katlar. Zayıf kart yalnızca "kelime = anlam" taşır; güçlü kart bir üretim ister. İyi bir akademik kelime kartında dört öğe bulunur: kelime ailesi, bir doğru collocation, kısa bir örnek cümle ve — en önemlisi — kartı çevirmeden önce kendin bir cümle üretme yükümlülüğü.

Zayıf kart

significant = önemli

Tanırsın ama üretemezsin; sınavda işe yaramaz.

↔
Güçlü kart

significant / significance / significantly · a significant increase in · "There was a significant rise in demand." · Kendi cümlen?

Aile + collocation + örnek + üretim = kalıcı.

Aralıklı tekrarın (spaced repetition) mantığı basittir: beynin bir bilgiyi tam unutmak üzereyken hatırlarsan, o bilgi çok daha derine yerleşir. Bu yüzden yeni kelimeyi 1., 3., 7. ve 14. günlerde tekrar et; her doğru hatırlamada aralığı aç. Yanlış hatırladığında aralığı sıfırla. Böylece zaman bütçeni zorlandığın kelimelere ayırır, zaten bildiklerine harcamazsın.

Bu ilkeleri bir dört haftalık örnek plana döktüğümüzde çalışma somutlaşır. Her hafta hem yeni kelime edinir hem eski haftaların kartlarını tekrar edersin; böylece bilgi birikir, uçup gitmez.

Hafta 1 — Temel

Sublist 1-2 + Environment teması. Günde 8 aile, her biri collocation ve örnek cümleyle. Hafta sonu: 5 cümlelik özgün paragraf.

Hafta 2 — Genişleme

Sublist 3-4 + Education & Technology. Yükseltme çiftlerini uygula: bir eski yazını al, günlük kelimeleri akademikle değiştir.

Hafta 3 — Derinlik

Sublist 5-6 + Health & Work. Nominalization çalış: 10 fiil-ağırlıklı cümleyi isim-ağırlıklıya çevir.

Hafta 4 — Üretim

Sublist 7+ seçmeli + tüm temaların karışık tekrarı. Tam bir Task 2 essay yaz, bu sayfadaki bankalardan besleyerek.

13. Kelime listeleri ve pratik — nereden çalışılır

Bu sayfa akademik kelimenin mantığını ve kümelerini verdi. Ham kelimeyi kademeli listelerden ve interaktif pratikten çalış:

Kademeli kelime listeleri (1000 · 3000 · 5000)

En çok gereken akademik kelimeleri kademe kademe, aranabilir ve öğrendim takipli çalış. IELTS-akademik etiketli set.

Kelime Bankası →

IELTS Kelime pratiği (flashcard + quiz)

Tema kelimeleri, örnek cümleler ve otomatik puanlı quizler. Flashcard runner'ında IELTS setiyle çalış.

IELTS Flashcard → IELTS Kelime →

Kendini dene (mini alıştırma)

Aşağıdaki günlük kelimeleri daha akademik bir kelimeyle değiştir (birden fazla doğru olabilir):

  • Scientists got some interesting results. → obtained notable findings
  • This is a big problem for cities. → a significant issue / a pressing challenge
  • The chart shows sales go up. → illustrates that sales rose / climbed
  • Technology changed how we work. → has transformed / has altered how we work
  • Pollution is getting worse in big cities. → is deteriorating in major urban centres
  • The government should do something about unemployment. → should address / tackle unemployment
  • A lot of people think this is bad. → Numerous individuals regard this as detrimental
  • Cars cause pollution and this makes people sick. → Vehicles contribute to pollution, which adversely affects public health

Her dönüşümde üç ekseni kontrol et: çekirdek kelime mi, doğru collocation mı, doğru nüans mı? Üçü de tamsa, cümle Band 7+ kaydına oturur.

Son bir hatırlatma: bu sayfadaki hiçbir tablo "ezberlenecek liste" değildir. Her banka, kendi yazında üretmen için bir başvuru kaynağıdır. Bir kelimeyi gerçekten öğrendiğinin tek kanıtı, o kelimeyi hiç düşünmeden doğru collocation ve doğru kayıtta bir cümlede kullanabilmendir. O noktaya geldiğinde, akademik kelime artık senin — ve Lexical Resource puanın da onunla birlikte yükselir.

İlgili Konular

IELTS Kelime Stratejisi Academic Vocabulary (AWL) Nominalization Academic Register IELTS Writing Task 1 IELTS Writing Task 2 Collocations IELTS Kelime Pratiği Kelime Bankası IELTS Soru Bankası

← Konu Anlatımı · IELTS'e dön
Kelimeyi kalıcı yap
Akademik kelimeni kademeli listelerle çalış
Kelime Bankası → Soru Bankası →