Konu Anlatımı · Genel İngilizce · Sıfat & Zarflar

Adjectives & AdverbsSıfatlar ve Zarflar — Niteleme ve Derece

Sıfatlar isimleri niteler (a fast car), zarflar ise fiil, sıfat ve diğer zarfları niteler (drive fastly). Bu bölüm üç sık sorunu çözer: birden çok sıfat hangi sırayla dizilir, iki şey nasıl karşılaştırılır, ve zarflar cümlede nereye konur.

Sıfat Sıralaması — "Royal Order"

Bu bölüm üç sık sorunu adım adım çözer: birden çok sıfat hangi sırayla dizilir, iki şey nasıl karşılaştırılır, ve zarflar cümlede nereye konur. Bunlar ayrı ayrı küçük konular gibi görünse de, hepsi tek bir amaca hizmet eder: bir düşünceyi kesin ve doğal biçimde renklendirmek. Aşağıda önce sıralama, sonra karşılaştırma, sonra zarflar ele alınıyor; her bölümün sonunda Türk öğrencilerin en sık düştüğü tuzaklar işaretleniyor. Bu üç yapı sağlam oturduğunda, cümlelerin hem daha kesin hem de anadili sesine çok daha yakın hâle gelir.

İngilizcede birden fazla sıfat, sabit bir sırayla dizilir. Anadili konuşanlar bunu içgüdüyle yapar; sen bu şablonu izleyebilirsin (kısaltması OSASCOMP):

1 Opinion
lovely
2 Size
big
3 Age
old
4 Shape
round
5 Colour
red
6 Origin
Italian
7 Material
leather
8 Purpose
racing
+ Noun
car

a lovely big old round red Italian leather racing car

Pratik kural

Günlük dilde nadiren 3'ten fazla sıfat art arda gelir. En çok karışan çift opinion → fact sırasıdır: görüş her zaman önce gelir (a beautiful wooden table, a wooden beautiful table).

Sıfatlar ve zarflar, dilinize renk ve kesinlik katan sözcüklerdir: sıfatlar isimleri (nasıl bir?), zarflar ise fiilleri, sıfatları ve diğer zarfları (nasıl, ne zaman, ne kadar?) niteler. Türkçe konuşan öğrenciler için ilk zorluk, İngilizcede sıfatın her zaman isimden önce gelmesidir (a red car), oysa Türkçede sıfat da isimden önce gelir ama İngilizcede sıfat asla çoğullanmaz: reds cars yanlıştır, sıfat daima tekildir. İkinci zorluk, birden fazla sıfatın hangi sırayla dizileceğidir — anadili konuşanlar bunu içgüdüyle yapar, ama biz için yukarıdaki OSASCOMP şablonu güvenli bir rehberdir.

Bir başka önemli ayrım, -ed ve -ing ile biten sıfat çiftleridir çünkü ikisi çok farklı şey anlatır ve karıştırıldığında komik hatalara yol açar. -ing sıfatları bir şeyin özelliğini (neden olanı) anlatır: The film is boring (film sıkıcı). -ed sıfatları ise bir kişinin hissettiğini anlatır: I am bored (ben sıkıldım). Yani I am boring demek "ben sıkıcı biriyim" anlamına gelir! Aynı mantık interesting/interested, exciting/excited, tiring/tired, confusing/confused için de geçerlidir. Kolay bir hatırlatıcı: bir şeyi sen mi hissediyorsun (-ed), yoksa o şey mi seni öyle yapıyor (-ing)? Bu tek soru, bu çiftlerin neredeyse tamamını doğru seçmeni sağlar.

Karşılaştırma Merdiveni

Karşılaştırma, iki veya daha çok şeyi bir özellik bakımından kıyaslamaktır ve üç basamaklı bir merdiven gibi düşünülebilir: temel biçim (tall), karşılaştırmalı (taller — iki şey arasında), ve en üstünlük (the tallest — bir grubun içinde en uç). Aşağıdaki tablo, bir sıfatın hangi basamağa nasıl çıkacağını sıfatın uzunluğuna göre özetler.

Sıfat türüComparativeSuperlativeÖrnek
Kısa (1 hece)-erthe -esttall → taller → the tallest
-y ile biten-ierthe -iesthappy → happier → the happiest
Uzun (2+ hece)more +the most +modern → more modern → the most modern
Düzensiz——good → better → the best

Eşitlik ve kalıplar

Eşitlik: as tall as. Orantılı artış: The more you practise, the better you get. Karşılaştırmadan sonra than gelir.

Karşılaştırma yaparken hangi biçimin kullanılacağını, sıfatın hece sayısı belirler. Tek heceli sıfatlar (tall, big, fast) sonuna -er / -est alır; bazılarında son ünsüz ikizlenir (big → bigger) çünkü kısa ünlüden sonra gelir. İki heceli ve -y ile bitenler y → i dönüşümüyle -ier alır (happy → happier). Üç ve daha çok heceli sıfatlar ise more / the most ile karşılaştırılır (expensive → more expensive). Birkaç sık kullanılan sıfat ise tümüyle düzensizdir ve ezberlenmelidir: good → better → best, bad → worse → worst, far → further → furthest, little → less → least, much/many → more → most.

En sık hata

Çifte karşılaştırma yapma: more bigger, most easiest yanlıştır. Ya ekle (-er/-est) ya da sözcükle (more/most) karşılaştır — ikisini birden asla. Ayrıca superlative'den önce genellikle the gelir: the best.

Karşılaştırmanın yanında bir de eşitlik yapısı vardır: iki şey aynı ölçüde bir özelliğe sahipse as ... as kalıbı kullanılır — She is as tall as her brother (kardeşi kadar uzun). Olumsuzu "kadar değil" anlamı taşır: This film is not as good as the first one. Karşılaştırmadan sonra "-den/-dan" fikrini than taşır (bigger than a house) ve bunu then (o zaman) ile karıştırmamak gerekir — sesteş oldukları için sık yapılan bir yazım hatasıdır. Son olarak, orantılı değişimi anlatan güçlü bir kalıp: The more you practise, the better you get ("ne kadar çok ... o kadar ..."). Bu yapı, akıcı ve etkili bir cümle kurmanın kestirme yollarından biridir.

Zarflar — Tür ve Yer

Zarflar, sıfatların "eylem dünyasındaki" karşılığıdır: sıfat bir ismi nitelerken, zarf bir eylemin nasıl, ne zaman, nerede ve ne sıklıkta gerçekleştiğini anlatır. Zarflar birkaç türe ayrılır ve her türün cümlede tercih ettiği bir konum vardır. Aşağıdaki kartlar en sık kullanılan dört türü ve tipik yerlerini gösterir; bu konumları bir kez sabitlediğinde, cümlelerin çok daha doğal akmaya başlar.

Tarz (manner)

Genelde sıfat + -ly; fiilden sonra durur.

She sings beautifully.

Sıklık (frequency)

Ana fiilden önce gelir, be fiilinden sonra.

I always drink coffee. / He is often late.

Derece (degree)

Nitelediği sözcüğün hemen önünde durur.

very tired, quite good, too slow, rather cold

Yer & Zaman

Genelde cümle sonunda: yer → zaman sırası.

We met here yesterday.

Zarfların cümledeki yeri, Türkçe konuşan öğrencilerin en çok zorlandığı konudur çünkü Türkçe kelime sırası çok daha esnektir. En sık ihtiyaç duyulan kural, sıklık zarflarıyla (frequency adverbs) ilgilidir: always, usually, often, sometimes, rarely, never ana fiilden önce, ama be fiilinden ve yardımcı fiilden sonra gelir. Yani I always get up early (ana fiilden önce) ama She is always late (be'den sonra) ve I have never been there (yardımcıdan sonra). Yaygın bir hata, sıklık zarfını cümlenin en başına ya da sonuna atmaktır: Always I drink coffee yanlıştır. never zaten olumsuz bir anlam taşıdığı için yanına ikinci bir olumsuzluk (don't never) gelmez.

Bir başka kritik nokta, sıfat ile zarfın karıştırılmamasıdır. Zarf çoğunlukla sıfatın sonuna -ly eklenerek yapılır (quick → quickly, careful → carefully), ama bazı sık kullanılan sözcükler hem sıfat hem zarf olarak aynı biçimde kalır: fast, hard, late, early (a fast car / drive fast). Dikkat: hardly "zorlukla" değil, "neredeyse hiç" demektir — hard'ın zarfı değil, bambaşka bir sözcüktür. Fiili niteleyen bir sözcük gerektiğinde sıfat değil zarf kullan: She sings good → She sings well.

Sıra hatırlatıcı

Birden çok zarf üst üste geldiğinde sıra genellikle tarz → yer → zaman'dır: She sang beautifully at the concert last night. Zaman ifadesini fiil ile nesnenin arasına asla sıkıştırma.

Bir cümlede birden çok zarf bir araya geldiğinde de tercih edilen bir sıra vardır: genellikle tarz → yer → zaman (manner-place-time). She sang beautifully (tarz) at the concert (yer) last night (zaman). Türkçe konuşan öğrenciler çoğu zaman zamanı en başa alma eğilimindedir; İngilizcede zaman ifadesi ya en başta ya da en sonda durabilir ama cümlenin ortasına, fiil ile nesne arasına asla girmez: I drink every morning coffee yanlıştır, doğrusu I drink coffee every morning. Aşağıdaki tablo en sık kullanılan zarf türlerini, sorularını ve tipik konumlarını bir arada gösterir.

Zarf türüHangi soru?Tipik konumÖrnek
Manner (tarz)Nasıl?Fiil/nesneden sonraHe drives carefully.
Frequency (sıklık)Ne sıklıkta?Ana fiilden önce / be'den sonraI usually walk to work.
Time (zaman)Ne zaman?Cümle başı veya sonuWe'll meet tomorrow.
Degree (derece)Ne kadar?Nitelediği sözcükten önceIt's very cold.

Sık Yapılan Hatalar

Aşağıdaki hatalar, sıfat-zarf konusunun en sık puan kaybettiren noktalarıdır. Çoğu, Türkçe ile İngilizce arasındaki yapısal farktan doğar; birkaçı ise İngilizcenin kendi içindeki ince ayrımlardır. Bunları bilinçli olarak tanımak, tekrar etmeni önler ve yazılı çalışmalarında hızlı bir öz-denetim listesi işlevi görür.

Çifte karşılaştırma

more taller yanlış. Ya -er ya more, ikisi birden değil: taller ✓.

good ≠ well

good sıfat, well zarftır: She is a good singer. She sings well.

-ed / -ing karışması

His bildiren -ed, özellik bildiren -ing: I'm interested (ben ilgiliyim) ama The book is interesting (kitap ilgi çekici). I am interesting in football demek "ben ilginç biriyim" anlamına gelir.

Sıfatı çoğullamak

Sıfat isimle sayı uyumuna girmez, daima tekildir: three bigs houses → three big houses. Türkçedeki "büyük evler" mantığını taşıma.

so / such / too / enough

Bunlar derece ayarlar: so hot, such a hot day, too hot, hot enough. Ayrıntı için Intensifiers.

Intensifier'lar (derece belirleyicileri), bir sıfat veya zarfın "ne kadar" olduğunu ayarlar ve doğal İngilizcenin bel kemiğidir. Ama her intensifier her sıfatla gitmez. very derecelenebilir sıfatlarla kullanılır (very cold, very interesting), ama zaten "en uç" anlamı taşıyan mutlak sıfatlarla (freezing, huge, perfect, exhausted) very değil absolutely kullanılır: absolutely freezing, very freezing değil. Ayrıca too ile very karıştırılmamalıdır: very yalnızca yoğunluk katar (very hot = çok sıcak), too ise "gereğinden fazla, olumsuz" anlamı taşır (too hot = fazla sıcak, katlanılamaz). enough ise sıfattan sonra gelir (warm enough), isimden ise önce (enough money).

Nasıl Çalışılır

Sıfat ve zarf konusunun büyük kısmı, birkaç net kuralın (sıra, hece-karşılaştırma, zarf yeri) doğru alıştırmayla otomatikleşmesinden ibarettir. Kuralları bir kez anladıktan sonra iş, onları refleks hâline getirecek kadar örnek üretmeye kalır. Aşağıdaki üç adımlı yaklaşım en verimli yoldur ve hem yazma hem konuşma becerine doğrudan yansır.

1. Çiftleri birlikte öğren

Karşılaştırma ve -ed/-ing gibi ikili kalıpları her zaman karşıtıyla birlikte ezberle: bored ↔ boring, good → better ↔ well. Kontrast belleği güçlendirir.

2. Cümlede yerleştir

Yeni bir zarf öğrenince onu üç farklı cümlede doğru konuma yerleştir. Yer bilgisi listeden değil, ancak kendi cümlelerini üreterek oturur.

3. Anadili sesini dinle

Bol dinle ve oku; sıfat-zarf collocation'ları (deeply sorry, highly likely, bitterly cold) ancak maruz kalmayla kulağına doğal gelmeye başlar.

Özellikle karşılaştırma yapıları ve zarf yerleşimi, konuşma sınavlarında ve yazıda akıcılığın en görünür işaretlerindendir. Kısa, doğru cümlelerle başla; emin olduğun kalıpları yavaş yavaş çeşitlendir ve her yeni yapıyı önce basit, sonra karmaşık bağlamlarda dene. Ayrıntılı alıştırma ve daha fazla örnek için Comparatives & Superlatives, Adverbs of Frequency ve Intensifiers sayfalarına geçebilirsin.

“Sıfatı hep karşıtıyla, zarfı hep cümledeki yeriyle öğren. Kuralı bilmek yetmez; onu refleks yapana kadar üretmek gerekir.

Detaylı Konu Anlatımları

İlgili konular:

← Tüm konu anlatımları
Öğrendiğini pekiştir
Öğrendiğin dili soru çözerek pekiştir
Soru Bankası →