Açılışa Özel %30 İndirim Tüm Materyallerde
Konu Anlatımı · Akademik İngilizce · Akademik İngilizce

ParaphrasingBaşka Sözcüklerle Anlatma

Başka sözcüklerle anlatma (paraphrase): anlamı koruyup eşanlamlı, sözcük türü değişimi (isim↔fiil), çatı değişimi (aktif↔edilgen) ve cümle yapısı değişimiyle yeniden yazma. İntihalden kaçınmanın ve sınavda (IELTS/TOEFL) soruyu yeniden ifade etmenin temeli. Sadece birkaç kelimeyi eşanlamlıyla değiştirmek (patchwriting) yetersiz/riskli sayılır; yapı da değişmeli.

Paraphrasing, bir kaynağın anlamını koruyarak onu tamamen kendi cümlelerinle yeniden yazmaktır. Dört kaldıraç birlikte çalışır: eşanlamlı seçimi, sözcük türü değişimi (isim↔fiil, sıfat↔zarf), çatı değişimi (aktif↔edilgen — bkz. Edilgen Çatı) ve cümle yapısını yeniden kurma. Yalnızca birkaç kelimeyi değiştirip cümle iskeletini korumak (patchwriting) intihal sayılır. Paraphrase, kaynağın tüm ayrıntısını taşır; bu yönüyle Özetleme'den ayrılır. Akademik yazıda paraphrase mutlaka bir gönderme fiiliyle sunulur (bkz. Gönderme Fiilleri) ve kaynak gösterilir; sınavlarda (IELTS/TOEFL) soruyu yeniden ifade etmenin ve kelime çeşitliliği puanının temelidir.

B2C1C2akademikparaphrasebaşka sözcüklerle anlatmaintihaleşanlamlıçatı değişimiIELTSTOEFLkaynak kullanımıyazma~24 dk
A1Henüz teknik bir beceri değil; öğrenci sadece say it in another way düzeyinde tek kelimeyi eşanlamlıyla değiştirebilir (big → large).
A2Kısa cümleleri basit eşanlamlılarla yeniden söyleyebilir; ama cümle yapısını değiştiremediği için çoğu zaman kaynağa çok yakın kalır.
B1İki-üç kaldıracı fark eder: eşanlamlı + basit yapı değişimi. Aktif↔edilgen dönüşümünü kılavuzla yapabilir, henüz akıcı değil.
B2Dört kaldıracı bilinçli kullanır; sözcük türü değişimi ve çatı değişimini birleştirir. Patchwriting riskini tanır ve akademik gönderme fiiliyle sunmaya başlar.
C1Uzun ve yoğun kaynakları anlamı bozmadan, doğal ve akıcı biçimde yeniden yazar; vurguyu ve kesinlik derecesini (hedging) kaynağa sadık tutar.
C2Kaynağın tonunu, register'ını ve retorik amacını da koruyarak paraphrase eder; birden çok kaynağı sentezleyip kendi sesini kurar, ince anlam kaymalarını fark eder.
Hızlı Başvuru
İşlevFormülÖrnekNot
Eşanlamlıkelime → yakın anlamlı kelimeimportant → crucial / significant
önemli → hayati / kayda değer
Bağlama uy: her eşanlamlı her yerde geçmez (bkz. Akademik Kelime (AWL)).
Sözcük türü değişimiisim ↔ fiil ↔ sıfat ↔ zarfThe analysis was careful → They analysed carefully
Analiz dikkatliydi → Dikkatlice analiz ettiler
Anlam aynı, dilbilgisel biçim değişir.
Çatı değişimiaktif ↔ edilgenScientists conducted the study → The study was conducted
Bilim insanları çalışmayı yürüttü → Çalışma yürütüldü
Vurguyu özneden nesneye kaydırır (bkz. Edilgen Çatı).
Cümle yapısısıra/bağlaç/cümlecik değişimiBecause prices rose, demand fell → The rise in prices led to falling demand
Fiyatlar arttığı için talep düştü → Fiyatların artışı talebin düşmesine yol açtı
İskeleti kır; kopyala-yapıştır olmasın.
Gönderme + kaynakX argues/notes that + paraphrase (Yazar, yıl)Smith (2020) argues that motivation drives learning.
Smith (2020) motivasyonun öğrenmeyi yönlendirdiğini öne sürer.
Akademik paraphrase daima atıfla gelir (bkz. Alıntı & Aktarım Fiilleri).

Paraphrasing (başka sözcüklerle anlatma), bir başkasının fikrini anlamını hiç bozmadan ama tamamen kendi kelimelerinle ve kendi cümle yapınla yeniden ifade etmektir. Amaç, kaynağın söylediği her şeyi korumak; değiştirilen tek şey biçimdir. Bu yüzden iyi bir paraphrase, orijinaliyle aynı bilgiyi taşır ama yan yana konduğunda cümle iskeleti tanınmayacak kadar farklıdır.

Peki bu beceri neden var? İki büyük sebep: Birincisi, dürüstlük. Akademik ve mesleki yazıda başkasının cümlesini kopyalamak intihaldir; paraphrase, başkasının fikrini kaynağını göstererek kendi anlatımınla kullanmanın meşru yoludur. İkincisi, akış ve kontrol. Kaynağı kendi cümlene dökebiliyorsan onu gerçekten anlamışsın demektir; ayrıca kendi metninin tonuna uydurabilir, tam istediğin ayrıntıyı öne çıkarabilirsin.

Türkçede de bunu her gün yaparız: "Öğretmen ne dedi?" sorusuna kelimesi kelimesine değil, "özetle şunu söyledi" diye kendi cümlemizle aktarırız. Paraphrase bunun disiplinli, kaynağın tüm ayrıntısını koruyan hâlidir. Bu yönüyle Özetleme'nin akrabasıdır ama ondan farklıdır: özet kısaltır, paraphrase kısaltmaz — sadece yeniden yazar.

Neden zor?
Türk öğrenci için asıl zorluk şudur: cümleyi değiştirirken anlamı da kaydırmak çok kolaydır. strong evidence ile some evidence aynı şey değildir; may cause ile causes arasında dünya kadar kesinlik farkı vardır. İyi paraphrase, biçimi cesurca değiştirir ama anlamı milimetre şaşırmaz.
  • Paraphrase = anlamı koru + biçimi (kelimeler ve yapı) tamamen değiştir.
  • Dört kaldıraç birlikte çalışır: eşanlamlı, sözcük türü değişimi, çatı değişimi (aktif↔edilgen), cümle yapısı değişimi.
  • Sadece kelimeleri eşanlamlıyla değiştirip yapıyı korumak = patchwriting = riskli, çoğu kurumda intihal sayılır.
  • Paraphrase kaynağın tüm ayrıntısını taşır; kısaltmaz. Kısaltmak isteyen özet yazar.
  • Akademik yazıda paraphrase daima bir gönderme fiili ve kaynak ile sunulur (bkz. Alıntı & Aktarım Fiilleri).
  • Anlamı korumanın anahtarı: kesinlik derecesi (may/must), nicelik (some/most/all) ve vurgu aynı kalmalı.
  • Terimlerin (ör. photosynthesis, GDP) eşanlamlısı yoktur; teknik terim ve rakam olduğu gibi kalır.
  • Sınavda (IELTS/TOEFL) soru cümlesini paraphrase etmek, hem kelime çeşitliliği puanı hem de kopyalama cezasından kaçınmak için şarttır.
  • İyi paraphrase testi: orijinali kapat, kendi cümleni yaz, sonra karşılaştır — anlam aynı, kelimeler farklı mı?
paraphrasebaşka sözcüklerle anlatma
Bir metnin anlamını koruyup kelimelerini ve yapısını değiştirerek yeniden yazma. Fiil ve isim olarak kullanılır.
Try to paraphrase this sentence in your own words. Bu cümleyi kendi kelimelerinle yeniden ifade etmeyi dene.
synonymeşanlamlı
Yakın anlamlı kelime. Paraphrase'in en görünür ama en riskli aracı; bağlam yanlışsa anlamı bozar.
'Crucial' is a synonym for 'important'. 'Crucial', 'important' kelimesinin eşanlamlısıdır.
patchwritingyama-yazım
Kaynağın cümle iskeletini koruyup yalnızca bazı kelimeleri eşanlamlıyla değiştirme. Yetersiz paraphrase; çoğu kurumda intihal sayılır.
Swapping a few words is patchwriting, not real paraphrasing. Birkaç kelime değiştirmek yama-yazımdır, gerçek paraphrase değil.
plagiarismintihal
Başkasının sözünü veya fikrini kaynak göstermeden kendinmiş gibi sunma. Paraphrase bundan kaçınmanın yoludur — ama yine de kaynak gösterilmelidir.
Even a good paraphrase needs a citation to avoid plagiarism. İyi bir paraphrase bile intihalden kaçınmak için atıf ister.
word class / part of speechsözcük türü
Bir kelimenin dilbilgisel kategorisi (isim, fiil, sıfat, zarf). Türü değiştirmek güçlü bir paraphrase aracıdır: analyse → analysis.
Change the word class: 'decide' (verb) → 'decision' (noun). Sözcük türünü değiştir: 'decide' (fiil) → 'decision' (isim).
voice (active/passive)çatı (aktif/edilgen)
Eylemi yapanın mı yoksa etkilenenin mi öne çıktığı. Çatıyı çevirmek cümle yapısını köklü değiştirir (bkz. Edilgen Çatı).
Passive voice shifts focus: 'The team ran tests' → 'Tests were run'. Edilgen çatı odağı kaydırır: 'Ekip testler yaptı' → 'Testler yapıldı'.
hedgingsınırlama / temkinli dil
Kesinlik derecesini yumuşatan dil (may, might, tend to). Paraphrase ederken korunması şart; yoksa iddianın gücü değişir (bkz. Temkinli Dil (Hedging)).
'May cause' must not become 'causes' when you paraphrase. Paraphrase ederken 'may cause', 'causes' olmamalı.
reporting verbgönderme fiili
Kaynağın fikrini sunan fiil (argues, suggests, notes). Akademik paraphrase'i çerçeveler ve yazara tavır katar (bkz. Alıntı & Aktarım Fiilleri).
Smith (2020) argues that... frames a paraphrase. Smith (2020) ... öne sürer, bir paraphrase'i çerçeveler.

Paraphrase bir dilbilgisi zamanı gibi tek formülle kurulmaz; onun yerine dört kaldıracı aynı anda çekersin. İyi bir paraphrase genelde dördünü de kullanır. Tek bir kaldıraç (yalnızca eşanlamlı) yetmez ve patchwriting'e düşürür.

Kaldıraç 1 — Eşanlamlı seçimi (anahtar kelimeleri değiştir)

İçerik kelimelerini (isim, fiil, sıfat) bağlama uygun yakın anlamlılarla değiştir. Formül: anahtar kelime → doğru eşanlamlı. Dikkat: terimler ve özel adlar değişmez.

Original: Cars cause a lot of pollution. → Paraphrase: Vehicles produce significant contamination.
Arabalar çok kirlilik yaratır. → Taşıtlar kayda değer kirlilik üretir.
cause→produce, cars→vehicles, pollution→contamination; anlam sabit.
Original: The project was successful. → Paraphrase: The project was a success / highly effective.
Proje başarılıydı. → Proje bir başarıydı / son derece etkiliydi.
successful (sıfat) → a success (isim öbeği); tür değişimiyle birleşti.

Kaldıraç 2 — Sözcük türü değişimi (kelimenin dilbilgisel biçimini çevir)

Aynı kavramı farklı sözcük türüyle söyle: isim↔fiil, sıfat↔zarf, sıfat↔isim. Bu, cümle yapısını da doğal olarak değiştirir; en güçlü kaldıraçlardan biridir.

Original: Scientists analysed the data carefully. → Paraphrase: The scientists' analysis of the data was careful.
Bilim insanları veriyi dikkatlice analiz etti. → Bilim insanlarının veri analizi dikkatliydi.
analysed (fiil)→analysis (isim), carefully (zarf)→careful (sıfat).
Original: It is important to sleep well. → Paraphrase: Sleeping well is of importance / a necessity.
İyi uyumak önemlidir. → İyi uyumak önem taşır / bir gerekliliktir.
important (sıfat) → importance / necessity (isim); nominalization ile örtüşür (bkz. Nominalizasyon).

Kaldıraç 3 — Çatı değişimi (aktif ↔ edilgen)

Aktif cümleyi edilgen (ya da tersi) yaparak vurguyu ve kelime sırasını köklü değiştir. Formül: Özne + fiil + nesne ↔ Nesne + be + geçmiş sıfat-fiil (+ by özne). Ayrıntı için bkz. Edilgen Çatı.

Original: Researchers conducted the experiment. → Paraphrase: The experiment was conducted by researchers.
Araştırmacılar deneyi yürüttü. → Deney araştırmacılar tarafından yürütüldü.
Aktif→edilgen; odak 'experiment'e kaydı.
Original: The government introduced a new law. → Paraphrase: A new law was introduced (by the government).
Hükümet yeni bir yasa getirdi. → Yeni bir yasa (hükümet tarafından) çıkarıldı.
Fail belirsizleşebilir; anlam korunur, vurgu 'law'da.

Kaldıraç 4 — Cümle yapısını yeniden kur (iskeleti kır)

Bağlaçları, cümlecik sırasını ve cümle tipini değiştir: neden-sonucu ters çevir, iki cümleyi birleştir ya da bir cümleyi böl. Bu kaldıraç, paraphrase'i patchwriting olmaktan kurtaran en belirleyici adımdır.

Original: Because prices rose, demand fell. → Paraphrase: The rise in prices led to a fall in demand.
Fiyatlar arttığı için talep düştü. → Fiyatların artışı talebin düşmesine yol açtı.
Zarf cümleciği → özne+fiil; neden-sonuç yeni bağlaçla (bkz. Neden-Sonuç Dili).
Original: The film was long, but I enjoyed it. → Paraphrase: Despite its length, I enjoyed the film.
Film uzundu ama beğendim. → Uzunluğuna rağmen filmi beğendim.
but (bağlaç) → despite + isim öbeği; yapı bütünüyle yeniden kuruldu.
Yanlış Original: 'Air pollution damages the lungs.' → 'Air pollution harms the lungs.'
Doğru Original: 'Air pollution damages the lungs.' → 'The lungs are harmed by contamination in the air.'
Hava kirliliği akciğerlere zarar verir.
İlkinde sadece tek kelime (damages→harms) değişti, iskelet aynı — bu patchwriting. İkincisi çatıyı çevirdi, eşanlamlı ve yapı değişimini birleştirdi: gerçek paraphrase.
Dört kaldıracın kısa özeti
KaldıraçNe yaparÖrnek dönüşüm
Eşanlamlıİçerik kelimelerini değiştiririmportant → crucial
Sözcük türüDilbilgisel biçimi çeviriranalyse → analysis
ÇatıAktif↔edilgen, vurguyu kaydırırran tests → tests were run
Cümle yapısıİskeleti/bağlacı yeniden kurarbecause X → X led to
Akılda Tutma: SWAP
Dört kaldıracı SWAP (İngilizce 'takas et') diye hatırla: Synonym (eşanlamlı), Word class (sözcük türü), Active/passive (çatı), Pattern (cümle yapısı). İyi paraphrase 'SWAP' yapar — sadece bir harf değil, dördünü birden.

1) Akademik yazıda kaynak kullanımı (en yaygın)

Bir makalede başkasının fikrini kendi cümlenle, atıfla sunmak. Paraphrase, doğrudan alıntıya göre daha akıcıdır ve metnin kendi tonunu korur.

Kelly (2019) argues that regular feedback significantly improves student motivation.
Kelly (2019), düzenli geri bildirimin öğrenci motivasyonunu önemli ölçüde artırdığını öne sürer.
Gönderme fiili + paraphrase + kaynak; akademik standart.
According to a recent study, sleep deprivation impairs long-term memory.
Yakın tarihli bir çalışmaya göre, uyku yoksunluğu uzun süreli belleği bozar.
'According to' ile kaynak sunumu; içerik yeniden yazılmış.

2) Sınavlarda soruyu yeniden ifade etme (IELTS/TOEFL)

Yazma görevinde soru cümlesini kopyalamak puan getirmez, hatta ceza görebilir. Giriş cümlesinde soruyu paraphrase etmek beklenir.

Task: 'Some people think university should be free.' → Intro: 'It is sometimes argued that higher education ought to be provided at no cost.'
Görev: 'Bazıları üniversitenin ücretsiz olması gerektiğini düşünür.' → Giriş: 'Yükseköğretimin ücretsiz sunulması gerektiği kimi zaman öne sürülür.'
university→higher education, free→at no cost, think→argued; edilgenle yeniden kuruldu.

3) Konuşmada yeniden ifade etme ve netleştirme

Karşındaki anlamadığında ya da bir fikri onaylarken aynı şeyi başka türlü söylemek: In other words..., What I mean is...

So what you're saying is that we should postpone the launch, right?
Yani demek istediğin lansmanı ertelememiz gerektiği, öyle mi?
Karşıdakini paraphrase ederek anlama teyidi (aktif dinleme).
In other words, the plan is too expensive to justify.
Başka bir deyişle, plan haklı çıkarılamayacak kadar pahalı.
'In other words' ile kendi cümleni yeniden ifade.

4) İş yazışması ve raporlama

Bir müşteri talebini ya da toplantı kararını rapora kendi cümlenle geçirmek; birebir kopya yerine profesyonel yeniden ifade.

The client requested that delivery be brought forward to Friday.
Müşteri teslimatın cumaya çekilmesini talep etti.
'Can you deliver by Friday?' talebinin resmi paraphrase'i.

İyi paraphrase, biçimi değiştirirken üç şeyi milimetre şaşırmadan korur: kesinlik derecesi, nicelik ve vurgu/tavır. Öğrencilerin en büyük hatası, cümleyi güzelce yeniden yazarken bu ince ayarları farkında olmadan kaydırmaktır.

Kesinlik derecesini koru (hedging)

Kaynak may/might/could/tends to diyorsa, paraphrase de temkinli kalmalı. Temkinli bir iddiayı kesin yapmak, yazara söylemediği bir şeyi söyletmektir (bkz. Temkinli Dil (Hedging)).

Source: 'Stress may contribute to heart disease.' ✓ Paraphrase: 'Stress could be a factor in heart disease.'
Stres kalp hastalığına katkıda bulunabilir. → Stres kalp hastalığında bir etken olabilir.
may→could be a factor; temkin korundu.
Source: 'Stress may contribute...' ✗ Yanlış paraphrase: 'Stress causes heart disease.'
... → Stres kalp hastalığına neden olur.
may (ihtimal) → causes (kesinlik): anlam çarpıtıldı, kabul edilemez.

Niceliği koru

some, many, most, all arasındaki fark hayatidir. Some students ile most students tamamen farklı iddialardır.

Source: 'Some experts disagree.' ✓ 'A number of specialists hold a different view.'
Bazı uzmanlar katılmıyor. → Bir kısım uzman farklı görüşte.
some→a number of; nicelik sabit.
Source: 'Some experts disagree.' ✗ 'Experts disagree.' / 'Most experts disagree.'
... → Uzmanlar katılmıyor. / Çoğu uzman katılmıyor.
some'un düşürülmesi 'hepsi/çoğu' izlenimi verir: nicelik kaydı.

Vurgu ve tavrı koru

Yazarın hangi bilgiyi öne çıkardığı ve olaya nasıl baktığı da anlamın parçasıdır. Çatı değiştirirken bile ana vurgunun nereye düştüğüne dikkat et.

Source: 'The policy failed, unfortunately.' → 'Regrettably, the policy did not succeed.'
Ne yazık ki politika başarısız oldu. → Üzülerek belirtmek gerekir ki politika başarılı olmadı.
unfortunately→regrettably: yazarın olumsuz tavrı korundu.
C1–C2: register ve ton da anlamın parçası
İleri düzeyde paraphrase sadece 'anlamı' değil register'ı da korur. Bilimsel bir kaynağı gündelik ('kids', 'stuff') kelimelerle paraphrase etmek anlamı taşısa da tonu bozar. Akademik kaynağı akademik kelimelerle yeniden yaz (bkz. Akademik Register).
Tips & Tricks: hedging radarı
Kaynakta may / might / could / tend to / is likely to / suggests gördüğün anda alarm çalsın: paraphrase'ine mutlaka bir temkin kelimesi bırak. Sınavda ve yazıda en sık puan kaybettiren tek hamle, temkinli bir iddiayı (may cause) kesin (causes) yapmaktır. Gördüğün hedging kelimesini bir başkasıyla eşle, silme.

Türkçede de fikirleri kendi cümlemizle aktarırız, ama iki dil arasındaki yapı farkları paraphrase'te tuzaklar kurar. Türkçe düşünüp İngilizce yazan öğrenci, çoğu zaman Türkçenin kelime sırasını ve deyimini birebir taşır — bu hem yanlış hem de kaynağa fazla yakın (patchwriting) sonuç verir.

  • Türkçede eşanlamlı bolluğu bizi yanıltır: 'gerçekleştirmek' gibi bir fiili İngilizcede tek bir 'realize' ile karşılamak anlamı kaydırır — bağlama göre 'carry out / achieve / perform' gerekir.
  • Türkçe edilgeni çok sever ('yapıldı, edildi'); İngilizcede her edilgen doğal değildir. Çatı değişimini araç olarak kullan ama doğal olduğu yerde.
  • Türkçede uzun tek cümle doğaldır; İngilizcede aynı fikri iki net cümleye bölmek çoğu zaman daha iyi bir paraphrase'tir.
  • Kelimesi kelimesine çeviri = en sık intihal ve anlam hatası kaynağı; önce anlamı Türkçe kavra, sonra İngilizce yeniden kur.
Yanlış Source: 'The results support the hypothesis.' → 'The results are supporting to the hypothesis.'
Doğru Source: 'The results support the hypothesis.' → 'The findings provide backing for the theory.'
Sonuçlar hipotezi destekliyor.
İlk cümle Türkçe 'destekliyor'u birebir 'are supporting to' diye çevirip hem dilbilgisi hem doğallık hatası yapıyor. İkincisi results→findings, support→provide backing, hypothesis→theory ile gerçek paraphrase kuruyor.
Yanlış Source: 'Many people prefer online shopping.' → 'Many people are preferring the online shopping.'
Doğru Source: 'Many people prefer online shopping.' → 'A large number of consumers favour buying goods over the internet.'
Birçok insan çevrimiçi alışverişi tercih eder.
İlk cümle Türkçe 'tercih ediyor'u yanlış sürekli zamanla ve gereksiz 'the' ile çeviriyor. İkincisi many→a large number of, people→consumers, prefer→favour, online shopping→buying over the internet ile yapıyı da değiştiriyor.
Yanlış Source: 'Technology has changed our lives.' → 'The technology changed our lifes very much.'
Doğru Source: 'Technology has changed our lives.' → 'Advances in technology have transformed the way we live.'
Teknoloji hayatımızı değiştirdi.
İlk cümle Türkçe mantığıyla 'the technology' (sayılamaz isme gereksiz artikel), yanlış çoğul 'lifes' ve doğrudan kopya yapıyor. İkincisi technology→advances in technology, changed→transformed, our lives→the way we live ile hem doğru hem özgün.

Paraphrase; özet, doğrudan alıntı ve gönderme fiilleriyle sık karıştırılır. Farkı bilmek, sınavda ve yazıda doğru aracı seçmeni sağlar.

Paraphrase ve komşu kavramlar
KavramNe yaparUzunlukAyırt edici nokta
ParaphraseAnlamı koruyup biçimi değiştirirKaynakla ~aynıTüm ayrıntı korunur, atıf gerekir
ÖzetAna fikri kısaltırKaynaktan çok kısaAyrıntılar atılır, sadece öz kalır
Doğrudan alıntıKaynağın tam sözünü aktarırDeğişmezTırnak içinde, kelimesi kelimesine
Gönderme fiiliParaphrase'i çerçevelerTek fiil'argues/notes' ile tavır katar
Paraphrase mi özet mi?
Basit ölçüt: Kaynağı kısaltıyor musun, yoksa aynı bilgiyi yeniden mi yazıyorsun? Kısaltıyorsan özet, yeniden yazıyorsan paraphrase. İkisi de intihalden kaçınmak için atıf ister; ikisi de anlamı korur ama sadece paraphrase tüm ayrıntıyı taşır.
En sık tek hata
En yaygın hata patchwriting'tir: cümle iskeletini olduğu gibi bırakıp yalnızca birkaç kelimeyi eşanlamlıyla değiştirmek. Bu, çoğu üniversitede intihal muamelesi görür. Kural: sadece kelimeleri değil, yapıyı da değiştir.
Yanlış Source: 'Global warming is caused by human activity.' → 'Global warming is caused by human actions.'
Doğru Source: 'Global warming is caused by human activity.' → 'Human activity is responsible for the rise in global temperatures.'
Küresel ısınma insan faaliyetinden kaynaklanır.
Sadece activity→actions değişti, iskelet aynı: patchwriting. Doğrusu çatıyı çevirip (caused by→responsible for) ve öbeği yeniden kurar.
Yanlış Source: 'The study may suggest a link.' → 'The study proves a link.'
Doğru Source: 'The study may suggest a link.' → 'The research could point to a possible connection.'
Çalışma bir bağlantıya işaret edebilir.
may suggest (temkinli) → proves (kesin): anlam çarpıtıldı. İyi paraphrase kesinlik derecesini korur (bkz. Temkinli Dil (Hedging)).
Yanlış Source: 'Some students struggle with exams.' → 'Students struggle with exams.'
Doğru Source: 'Some students struggle with exams.' → 'A proportion of learners find examinations difficult.'
Bazı öğrenciler sınavlarda zorlanır.
'some' düşürülünce 'tüm öğrenciler' anlamı doğar: nicelik kaydı. Doğrusu niceliği (some→a proportion of) korur.
Yanlış Source: 'Photosynthesis converts light into energy.' → 'Light-eating converts brightness into power.'
Doğru Source: 'Photosynthesis converts light into energy.' → 'Through photosynthesis, plants transform light into usable energy.'
Fotosentez ışığı enerjiye dönüştürür.
'Photosynthesis' teknik bir terimdir; eşanlamlısı yoktur ('light-eating' saçmalık olur). Terimler değişmez; çevresini yeniden yaz.
Yanlış Source: 'The book is interesting and useful.' → 'The book is interesting, useful and helpful and good.'
Doğru Source: 'The book is interesting and useful.' → 'The book is both engaging and practical.'
Kitap ilginç ve faydalı.
Paraphrase ederken bilgi eklemek yasaktır; kaynakta olmayan 'helpful, good' katmak anlamı büyütür. Doğrusu aynı iki niteliği farklı kelimelerle verir.
Yanlış Source: 'Sales increased by 20% in 2020.' → 'Sales rose by about a fifth in the year.'
Doğru Source: 'Sales increased by 20% in 2020.' → 'In 2020, sales grew by 20%.'
2020'de satışlar %20 arttı.
Rakamlar ve yıllar veri olduğu için değiştirilmez ya da bulanıklaştırılmaz; '20%'yi 'about a fifth', '2020'yi 'the year' yapmak bilgiyi bozar. Sayıyı koru, çevresini yeniden yaz.
Yanlış Source: 'She said the plan was risky.' → 'She said that the plan was risky.'
Doğru Source: 'She said the plan was risky.' → 'She warned that the strategy carried significant danger.'
Planın riskli olduğunu söyledi.
Sadece 'that' eklemek paraphrase değildir; hiçbir kaldıraç çekilmemiş. Doğrusu said→warned, plan→strategy, risky→carried danger ile yeniden yazar.
Yanlış Source: 'Regular exercise improves mental health.' → 'Regular exercise makes better the mental health.'
Doğru Source: 'Regular exercise improves mental health.' → 'Working out on a regular basis benefits psychological wellbeing.'
Düzenli egzersiz ruh sağlığını iyileştirir.
'makes better the mental health' hem dilbilgisi hem doğallık hatası; Türkçe mantığıyla kurulmuş. Doğrusu exercise→working out, improves→benefits, mental health→psychological wellbeing ile doğal ve özgün.
Yanlış Source: 'Kelly (2019) argues that feedback boosts motivation.' → 'Feedback boosts motivation.'
Doğru Source: 'Kelly (2019) argues that feedback boosts motivation.' → 'According to Kelly (2019), feedback enhances motivation.'
Kelly (2019) geri bildirimin motivasyonu artırdığını öne sürer.
Kaynağı (Kelly, 2019) düşürmek intihaldir; paraphrase fikrin sahibini gizlemez. Atıf her zaman korunur (bkz. Alıntı & Aktarım Fiilleri).

Her kelime paraphrase edilmez; bazı öğeler bilinçli olarak olduğu gibi kalır. Bunları eşanlamlıyla değiştirmeye çalışmak hatadır.

  • Teknik terimler: photosynthesis, inflation, GDP, algorithm — bunların standart karşılığı odur; değiştirilmez.
  • Özel adlar: kişi, kurum, yer, marka adları aynı kalır.
  • Rakamlar ve tarihler: 20%, 2020, £5 million gibi veriler değişmez, bulanıklaştırılmaz.
  • Yaygın kelimeler: the, is, and, of, in gibi işlev kelimelerinin eşanlamlısı yoktur; onları zorla değiştirmeye çalışma.
Source: 'The COVID-19 pandemic began in 2020.' → 'The outbreak of COVID-19 started in 2020.'
COVID-19 pandemisi 2020'de başladı. → COVID-19 salgını 2020'de başladı.
'COVID-19' ve '2020' korunur; pandemic→outbreak, began→started değişir.
Source: 'Inflation reached 8% in the UK.' → 'In the UK, inflation climbed to 8%.'
İngiltere'de enflasyon %8'e ulaştı. → İngiltere'de enflasyon %8'e tırmandı.
'inflation', 'UK', '8%' korunur; reached→climbed to + sıra değişimi.
Akılda Tutma: TRÖ dokunulmaz
Neyin değişmeyeceğini tek kelimeyle hatırla: TRÖTerim (photosynthesis, GDP), Rakam ve tarih (20%, 2020), Özel ad (Smith, İngiltere). TRÖ'ye dokunma; sadece etrafını yeniden yaz. Cümlenin geri kalanında bolca kaldıraç zaten var.
Terimi zorla değiştirme
Bir terimin 'gündelik' bir karşılığını uydurmak (photosynthesis → light-eating) anlamı bozar ve amatörce görünür. Terim değişmiyorsa çevresini yeniden yaz — cümlenin geri kalanında bolca kaldıraç var.

Paraphrase sadece akademik bir beceri değil; günlük konuşmada da sürekli 'başka türlü söyleriz' — netleştirmek, teyit almak ya da yumuşatmak için.

Ann:The project's basically dead — nobody's got time for it.
Ben:So you're saying we should shelve it for now?
Ann:Exactly. In other words, we park it until Q3.
Ben:Got it. To put it differently, it's on hold, not cancelled.
Ann:Right, that's a better way of putting it.
Ann: Proje aslında bitti — kimsenin ona ayıracak vakti yok. / Ben: Yani şimdilik onu rafa mı kaldıralım diyorsun? / Ann: Aynen. Başka bir deyişle, üçüncü çeyreğe kadar bekletiriz. / Ben: Anladım. Farklı söylersek, iptal değil, beklemede. / Ann: Doğru, öyle demek daha iyi.
Konuşmada paraphrase 'aktif dinleme' aracıdır: karşındakini kendi cümlenle özetleyerek anladığını gösterir ('So you're saying...', 'In other words...', 'To put it differently...').
Let me put that another way: we can't afford it right now.
Şunu başka türlü söyleyeyim: şu an bunu karşılayamayız.
'Let me put that another way' — kendi cümleni yeniden ifade kalıbı.
If I understand you correctly, you'd rather wait?
Seni doğru anladıysam, beklemeyi mi tercih edersin?
Teyit için karşıdakini paraphrase etme (nazik, açık).
Basically what she means is that the deadline's too tight.
Aslında demek istediği, teslim tarihinin çok sıkışık olduğu.
'What she means is' ile üçüncü kişiyi paraphrase (gündelik register).

Akademik yazıda paraphrase, kaynak bütünleştirmenin (source integration) belkemiğidir. İyi bir akademik paraphrase üç öğeyi birleştirir: (1) uygun bir gönderme fiili (bkz. Alıntı & Aktarım Fiilleri), (2) fikrin yeniden yazımı, (3) doğru atıf. Doğrudan alıntı yalnızca ifadenin biçimi kritikse (tanım, çarpıcı söz) kullanılır; gerisi paraphrase'tir.

Smith (2018) contends that economic inequality undermines social cohesion.
Smith (2018), ekonomik eşitsizliğin toplumsal uyumu zayıflattığını savunur.
contends (güçlü tavır) + paraphrase + (2018) atıf.
It has been suggested that early intervention yields the best outcomes (Lee, 2021).
Erken müdahalenin en iyi sonuçları verdiği öne sürülmüştür (Lee, 2021).
Edilgen gönderme + sona atıf; nesnel akademik ton (bkz. Nesnellik).
Prior research indicates that motivation and achievement are closely linked (Kaur, 2020).
Önceki araştırmalar motivasyon ile başarının yakından ilişkili olduğunu göstermektedir (Kaur, 2020).
indicates + paraphrase; iddia temkinli ve atıflı.
In academic writing, paraphrasing serves as the primary means of engaging with sources without resorting to lengthy direct quotation. When a writer restates another scholar's argument in fresh wording, three demands must be met simultaneously. First, the meaning of the original must be preserved with precision: degrees of certainty, quantities and the author's stance cannot be altered. A source that claims a factor 'may' influence an outcome must not be rendered as one that 'does' influence it. Second, the language must be genuinely the writer's own; merely substituting synonyms while retaining the original sentence frame constitutes patchwriting, which most institutions treat as a form of plagiarism. Effective paraphrase therefore reworks structure as well as vocabulary, often converting an active clause into a passive one or transforming a verb into a noun. Third, and crucially, the source must still be acknowledged. Paraphrasing removes the original wording but not the intellectual debt; a citation remains obligatory. Handled well, paraphrase allows a writer to weave multiple voices into a coherent argument that speaks in a single, consistent register, foregrounding exactly the detail the argument requires while leaving the reader in no doubt as to where each idea originated.
Akademik yazıda paraphrase, uzun doğrudan alıntıya başvurmadan kaynaklarla ilişki kurmanın başlıca yoludur. Bir yazar başka bir bilim insanının argümanını yeni kelimelerle yeniden ifade ettiğinde üç talep aynı anda karşılanmalıdır. Birincisi, orijinalin anlamı hassasiyetle korunmalıdır: kesinlik dereceleri, nicelikler ve yazarın tavrı değiştirilemez. İkincisi, dil gerçekten yazarın kendisine ait olmalıdır; yalnızca eşanlamlı değiştirip cümle iskeletini korumak patchwriting'tir ve intihal sayılır. Üçüncüsü, kaynak yine de gösterilmelidir: paraphrase kelimeleri kaldırır ama fikrî borcu değil. İyi yapıldığında paraphrase, birçok sesi tek ve tutarlı bir register'da örülen bir argümana dönüştürür.
Analiz:
  • 'serves as the primary means of' — paraphrase'in işlevini tanımlayan akademik kalıp.
  • 'may influence' vs 'does influence' karşıtlığı kesinlik derecesini koruma kuralını örnekler.
  • 'constitutes patchwriting' — patchwriting'i intihalle eşleyen kritik uyarı.
  • 'reworks structure as well as vocabulary' — sadece kelime değil yapı da değişir ilkesi.
  • 'the intellectual debt' — atıfın neden zorunlu olduğunu (fikrî borç) özetler.
  • 'a single, consistent register' — çok kaynağı tek sese dökme becerisi (C1–C2 hedefi).
  • 'foregrounding exactly the detail' — paraphrase'in vurgu kontrolü avantajı.
Imagine a student, Deniz, writing an essay on remote work. She finds a source that reads: 'Working from home increases productivity for many employees, but it can also lead to feelings of isolation.' Her first attempt is: 'Working from home raises productivity for many workers, but it can also cause feelings of loneliness.' This is a poor paraphrase. Although she has swapped a handful of words, the sentence frame is identical to the original, and the phrases 'working from home' and 'feelings of' survive untouched. This is patchwriting, and a plagiarism checker would flag it at once. Deniz tries again, this time pulling several levers together. She changes the word class, turning the verb 'increases' into a noun; she converts the active clause into a passive one; and she rebuilds the sentence so that the two ideas are joined differently. Her second version reads: 'For a large proportion of staff, remote arrangements bring a rise in output; however, such arrangements may also foster a sense of loneliness (Yıldız, 2022).' Notice what has been preserved and what has changed. The meaning is intact: the source claims a benefit for many, not all, and it hedges the drawback with 'can', which Deniz keeps as 'may'. The numbers of the claim, its certainty and its balance are all faithful to the original. Yet almost every content word is fresh, the structure is genuinely her own, and, crucially, she has added a citation. Deniz has not merely disguised someone else's sentence; she has understood the idea and expressed it in her own academic voice. It is worth pausing on how she achieved this. She did not reach for a thesaurus and swap word after word in place; instead, she read the sentence, closed the source, and asked herself what it actually meant. Only then did she write, and only afterwards did she compare her version with the original to check that the balance of benefit and drawback, the scope of 'many', and the caution of 'can' had all survived. This order of operations matters: understanding first, rewriting second, and verification third, with the citation added at the end. A writer who begins by hunting for synonyms almost always ends up with patchwriting, because the original frame is still sitting in front of them, quietly shaping every choice. This is what separates real paraphrasing from patchwriting: the writer earns the sentence rather than borrowing its skeleton.
Bir öğrenci, Deniz, uzaktan çalışma üzerine bir deneme yazdığını düşün. Şöyle bir kaynak bulur: 'Evden çalışmak birçok çalışan için verimliliği artırır, ama yalnızlık hissine de yol açabilir.' İlk denemesi: 'Evden çalışmak birçok işçi için verimliliği yükseltir, ama yalnızlık hissine de neden olabilir.' Bu kötü bir paraphrase. Birkaç kelime değiştirmiş olsa da cümle iskeleti orijinalle aynı ve 'evden çalışmak', 'hissine' ifadeleri olduğu gibi duruyor. Bu patchwriting'tir ve bir intihal denetleyicisi anında yakalar. Deniz tekrar dener, bu kez birkaç kaldıracı birlikte çeker: sözcük türünü değiştirir, aktifi edilgene çevirir ve cümleyi yeniden kurar. İkinci versiyonu: 'Çalışanların büyük bir kısmı için uzaktan düzenlemeler çıktıda bir artış getirir; ancak bu düzenlemeler yalnızlık hissini de besleyebilir (Yıldız, 2022).' Neyin korunup neyin değiştiğine dikkat et. Anlam sağlam: kaynak hepsi için değil, birçoğu için bir fayda öne sürer ve dezavantajı 'can' ile temkinli kılar; Deniz bunu 'may' ile korur. İçerik kelimeleri tazedir, yapı gerçekten kendisinindir ve en önemlisi atıf eklemiştir. Deniz başkasının cümlesini gizlemedi; fikri anladı ve kendi akademik sesiyle ifade etti. Gerçek paraphrase'i patchwriting'ten ayıran budur.
Analiz:
  • İlk deneme 'poor paraphrase': iskelet aynı, sadece kelime değişmiş — patchwriting tanımı.
  • 'working from home' ve 'feelings of' korunması, plagiarism checker'ın yakalayacağı sinyaldir.
  • İkinci denemede üç kaldıraç birlikte: sözcük türü (increases→a rise), çatı (aktif→edilgen izlenimi), yapı (yeniden kurulmuş).
  • 'many, not all' vurgusu — nicelik korunmuş (large proportion), 'all' denmemiş.
  • 'can' → 'may' — hedging (kesinlik derecesi) sadık biçimde korunmuş.
  • Atıf (Yıldız, 2022) eklenmiş: paraphrase kelimeyi kaldırır, fikrî borcu kaldırmaz.
  • 'earns the sentence rather than borrowing its skeleton' — bölümün ana metaforu ve akılda kalan kapanış.

Temel (B1–B2): tek-iki kaldıraç

Original: 'Cars are bad for the environment.' → 'Cars harm the environment.'
Arabalar çevre için kötüdür. → Arabalar çevreye zarar verir.
Tek kaldıraç: 'bad for'→'harm' (eşanlamlı+küçük yapı). Başlangıç düzeyi.
Original: 'Many people use smartphones.' → 'Smartphones are used by many people.'
Birçok insan akıllı telefon kullanır. → Akıllı telefonlar birçok insan tarafından kullanılır.
Çatı değişimi (aktif→edilgen); tek net kaldıraç.

Orta (B2–C1): iki-üç kaldıraç birlikte

Original: 'Because the weather was bad, the match was cancelled.' → 'Poor weather conditions led to the cancellation of the match.'
Hava kötü olduğu için maç iptal edildi. → Kötü hava koşulları maçın iptaline yol açtı.
Neden cümleciği → özne; bad→poor; cancelled (fiil)→cancellation (isim).
Original: 'The company fired 200 workers last year.' → 'Last year, 200 employees were dismissed by the firm.'
Şirket geçen yıl 200 işçi çıkardı. → Geçen yıl firma tarafından 200 çalışan işten çıkarıldı.
Çatı + eşanlamlı (fired→dismissed, workers→employees); rakam korundu.

İleri (C1–C2): dört kaldıraç + ton/hedging korunmuş

Original: 'Although social media can connect people, it may also increase anxiety among teenagers.' → 'While platforms of social media are capable of bringing individuals together, they may simultaneously heighten levels of anxiety in adolescents.'
Sosyal medya insanları birbirine bağlayabilse de gençler arasında kaygıyı da artırabilir. → Sosyal medya platformları bireyleri bir araya getirebilse de ergenlerde kaygı düzeyini eşzamanlı olarak yükseltebilir.
Dört kaldıraç: eşanlamlı (connect→bring together, teenagers→adolescents), tür (increase→heighten levels), yapı (although→while + yeniden kurma), hedging korundu (can/may→are capable of/may).
Original: 'Smith (2019) argues that standardised testing fails to measure creativity.' → 'According to Smith (2019), creativity is not adequately captured by standardised assessments.'
Smith (2019), standart testlerin yaratıcılığı ölçemediğini öne sürer. → Smith (2019)'a göre, standart değerlendirmeler yaratıcılığı yeterince yakalayamaz.
Gönderme yeniden çerçevelendi (argues→according to), çatı çevrildi (edilgen), atıf korundu.

Aşağıdaki sorular kuralı değil, anlamı kontrol eder: bir paraphrase'in gerçekten geçerli olup olmadığını sezip sezmediğini ölçer.

Kavram kontrol (Evet/Hayır + gerekçe) Her paraphrase geçerli mi? Neden?
  1. Source: 'The results may indicate a trend.' Paraphrase: 'The results show a clear trend.' — Geçerli mi?
  2. Source: 'Most students passed.' Paraphrase: 'The majority of learners were successful.' — Geçerli mi?
  3. Source: 'Photosynthesis produces oxygen.' Paraphrase: 'Sun-eating makes air.' — Geçerli mi?
  4. Source: 'Prices rose sharply in 2021.' Paraphrase: 'Prices went up a bit last year.' — Geçerli mi?
  5. Source: 'Lee (2020) claims the policy failed.' Paraphrase: 'The policy failed.' — Geçerli mi?
Boşluk doldurma (eşanlamlı) Paraphrase'i tamamlamak için uygun eşanlamlıyı yaz.
  1. Source: 'This is an important issue.' → 'This is a ______ matter.'
  2. Source: 'The plan was successful.' → 'The plan proved ______.'
  3. Source: 'Many people believe this.' → 'This is ______ believed.'
  4. Source: 'The results were surprising.' → 'The findings were ______.'
Hata düzeltme (patchwriting/anlam kayması) Aşağıdaki 'paraphrase'lerin neden zayıf/yanlış olduğunu söyle ve düzelt.
  1. Source: 'Global warming may raise sea levels.' → 'Global warming raises sea levels.'
  2. Source: 'The company hired new staff.' → 'The company hired new employees.'
  3. Source: 'Some experts warn about the risk.' → 'Experts warn about the risk.'
Çeviri + paraphrase (Türkçe → İngilizce) Türkçe cümleyi önce İngilizceye çevir, sonra farklı bir yapıyla ikinci bir versiyon (paraphrase) yaz.
  1. 'Egzersiz stresi azaltır.'
  2. 'Hükümet vergileri artırdığı için insanlar şikayet etti.'
Sıralama (paraphrase adımları) İyi bir akademik paraphrase üretmek için adımları doğru sıraya koy.
  1. a) Atıf ekle b) Orijinali oku ve tam anla c) Kaynağı kapat, kendi cümlenle yaz d) Anlamı (kesinlik/nicelik) karşılaştırıp doğrula
  1. Sadece birkaç kelimeyi eşanlamlıyla değiştirip cümle yapısını koruma neye denir?
  2. Aşağıdakilerden hangisi geçerli bir paraphrase'tir? Source: 'Most students prefer online classes.'
  3. Source: 'The drug may reduce symptoms.' Hangi paraphrase anlamı KORUR?
  4. Paraphrase ederken aşağıdakilerden hangisi DEĞİŞMEZ?
  5. Akademik bir paraphrase'te hangisi ZORUNLUDUR?
  6. 'Scientists conducted the study.' cümlesini ÇATI değiştirerek paraphrase et:
  7. Hangi dönüşüm SÖZCÜK TÜRÜ değişimidir?
  8. Paraphrase ile özet (summary) arasındaki temel fark nedir?
  9. Source: 'Sales increased by 20% in 2020.' En iyi paraphrase hangisi?
  10. İyi bir paraphrase üretmenin ilk adımı nedir?
  11. 'Because it rained, the game stopped.' için yapıyı yeniden kuran paraphrase hangisi?
  12. Aşağıdakilerden hangisi paraphrase'te YASAKTIR?

Görev: Aşağıdaki kaynak cümleyi, dört kaldıracın en az üçünü kullanarak akademik bir paraphrase'e dönüştür ve uygun bir gönderme fiiliyle sun.
Kaynak: 'Rising temperatures are threatening biodiversity in many regions of the world (Garcia, 2021).'

  • Rehber soru 1: Hangi içerik kelimelerini eşanlamlıyla değiştirebilirsin? (rising, threatening, biodiversity, regions)
  • Rehber soru 2: Hangi sözcük türünü çevirebilirsin? (threaten → threat? rising → rise?)
  • Rehber soru 3: Çatıyı çevirmek doğal mı? (biodiversity is being threatened by...)
  • Rehber soru 4: Cümle yapısını nasıl yeniden kurarsın? (neden-sonuç, öbek sırası)
  • Rehber soru 5: Hangi gönderme fiili uygun? (argues, warns, notes) ve atfı koruyor musun?
  • Kontrol: 'many' korundu mu? Rakam/terim değişmedi mi? Anlam aynı mı?
Örnek Cevap
'Garcia (2021) warns that, across numerous parts of the globe, the biological diversity of ecosystems is increasingly endangered by a rise in temperatures.'
— warns (gönderme), rising→a rise (tür), threatening→endangered (eşanlamlı), aktif→edilgen (çatı), öbek sırası yeniden kuruldu (yapı), 'many→numerous' (nicelik korundu), atıf (Garcia, 2021) korundu.
Nereden başlamalı, nasıl ilerletmeli
Paraphrase'i tek seferde 'dört kaldıraç' diye yüklemek öğrenciyi boğar. Kaldıraçları tek tek öğret: önce yalnız eşanlamlı, sonra sözcük türü, sonra çatı, en son yapı. Her aşamada 'anlam korundu mu?' kontrolünü ekle. Öğrenci kaldıraçları ayrı ayrı rahatça çekebildiğinde birleştir.

Kavram kontrolü: Öğrenciye iki paraphrase gösterip 'hangisi patchwriting?' diye sor — kural anlatmaktan daha etkili. Yanlış paraphrase örnekleri (anlam kaymış, atıf düşmüş) üzerinden 'neden yanlış?' tartışması yaptır. Sınıfta 'find the plagiarism' oyunu (iki metni karşılaştır) çok işe yarar.

Etkinlik önerisi: 'Paraphrase zinciri' — bir cümleyi öğrenci A paraphrase eder, B onun versiyonunu (orijinali görmeden) tekrar paraphrase eder; sonda orijinalle karşılaştırılır. Anlamın nasıl korunduğu ya da kaydığı çarpıcı biçimde görülür. Bir diğer etkinlik: soru cümlesini (IELTS task) beş farklı yolla paraphrase yarışması.

Tips & Tricks: sınav ipucu
IELTS/TOEFL'da giriş cümlesi için hızlı formül: görevdeki anahtar kelimeleri eşanlamlıyla değiştir + fiili edilgen/gönderme yap. 'Some people think X' → 'It is often argued that X'. Bu tek hamle hem kopyalamadan kaçınır hem kelime çeşitliliği puanı verir.
  • Paraphrase = anlamı koru, biçimi (kelime + yapı) tamamen değiştir.
  • Dört kaldıraç birlikte: SWAP — Synonym, Word class, Active/passive, Pattern.
  • Sadece kelime değiştirip iskeleti korumak = patchwriting = intihal riski.
  • Kesinlik derecesi (may/must), nicelik (some/most) ve vurgu milimetre şaşmadan korunur.
  • Teknik terimler, özel adlar, rakamlar ve tarihler değişmez; çevrelerini yeniden yaz.
  • Akademik paraphrase daima gönderme fiili + atıfla gelir (bkz. Alıntı & Aktarım Fiilleri).
  • Paraphrase kısaltmaz; kısaltmak istiyorsan özet yazarsın.
  • İyi paraphrase testi: orijinali kapat, kendi cümleni yaz, sonra anlamı karşılaştır.