Açılışa Özel %30 İndirim Tüm Materyallerde
Konu Anlatımı · Akademik İngilizce · Akademik İngilizce

Cause & Effect LanguageNeden-Sonuç Dili

Neden-sonuç dili: because/since/as (bağlaç + cümle), due to/owing to (+ isim), therefore/thus/consequently/as a result (geçiş zarfı), lead to/result in/cause/contribute to (fiil). Bağlaç (cümle) vs edat (isim) vs geçiş zarfı (noktalama) ayrımı Türk öğrenci için tuzaktır: "because of + isim" ama "because + cümle"; "therefore" öncesinde noktalı virgül/nokta.

Neden-sonuç dili, bir olayın niçin olduğunu (neden) ve bunun ne getirdiğini (sonuç) bağlar. İngilizcede bu iş üç ayrı gramatik araçla yapılır ve hepsi farklı dilbilgisi ve noktalama ister: bağlaçlar (because, since, as — arkasına cümle gelir), edatlar / edat öbekleri (due to, owing to, because of — arkasına isim/isim öbeği gelir) ve geçiş zarfları (therefore, thus, consequently, as a result — iki bağımsız cümleyi noktalı virgül/nokta ile bağlar). Ayrıca fiiller (cause, lead to, result in, contribute to) nedeni doğrudan cümlenin yüklemi yapar. Türkçe "çünkü / -dığı için / bu yüzden" ile bu ayrımları tek kalıba indirdiği için, öğrenci en sık because of + cümle ya da because + isim hatasını yapar. Bu bölüm dört aracı da ayrı ayrı, bol örnekle ve akademik register farklarıyla öğretir. Karşılaştırma dili için bkz. Karşılaştırma Dili; metin içi yönlendirme için bkz. Yönlendirme Dili; resmiyet ayarı için bkz. Akademik Register.

B1B2C1neden-sonuçbağlaçlargeçiş zarflarıedatlarakademik yazmasöylemcause and effectlinking words~22 dk
A1Henüz neden-sonuç bağlacı yok; sadece and, so ve tek başına because (kısa, konuşma dilinde) tanınır.
A2because + cümle ve so (bu yüzden) rahat kullanılır: I stayed home because I was ill. It rained, so we left.
B1because / since / as bağlaçları + because of / due to edatları ayrışır; so / therefore ile sonuç bağlanır. Bağlaç-edat farkı burada oturur.
B2owing to, as a result, consequently, thus ve lead to / result in / cause fiilleri; noktalama (noktalı virgül) ve register bilinçli kullanılır.
C1Given that, in that, insofar as, thereby, hence, thence, contribute to, give rise to, stem from, be attributable to gibi ince/akademik biçimler; vurgu, kesinlik derecesi ve neden zinciri ustaca yönetilir.
Hızlı Başvuru
İşlevFormülÖrnekNot
Neden (bağlaç + CÜMLE)because / since / as + özne + fiilWe cancelled the trip because the roads were closed.
Yollar kapalı olduğu için geziyi iptal ettik.
Arkasına tam cümle (özne+fiil) gelir. 'because of' DEĞİL.
Neden (edat + İSİM)because of / due to / owing to + isim öbeğiThe delay was due to heavy traffic.
Gecikme yoğun trafik yüzündendi.
Arkasına isim/isim öbeği gelir; cümle GELMEZ.
Sonuç (geçiş zarfı)…; therefore / thus / consequently, …Costs rose sharply; therefore, prices went up.
Maliyetler keskin arttı; bu yüzden fiyatlar yükseldi.
Öncesinde nokta veya noktalı virgül; sonrasında virgül. Virgülle iki cümleyi bağlamak (comma splice) YANLIŞ.
Sonuç (bağlaç)…, so + cümleThe shop was closed, so we went home.
Dükkân kapalıydı, o yüzden eve gittik.
Konuşma ve gündelik yazıda yaygın; 'so' cümle başında akademik yazıda zayıf.
Neden (fiil)X cause / lead to / result in / contribute to + YSmoking causes lung cancer. / Stress can lead to insomnia.
Sigara akciğer kanserine yol açar. / Stres uykusuzluğa yol açabilir.
'lead to / result in / contribute to' sonrası İSİM veya -ing gelir.
Sonuç (fiil, ters yön)Y result from / stem from / be caused by + XThe infection resulted from poor hygiene.
Enfeksiyon kötü hijyenden kaynaklandı.
Sonuç öznedir, neden objedir: 'result FROM' = -den kaynaklanmak.
Amaç/neden birlikte (resmi)Given that / Seeing that + cümleGiven that funds are limited, we must prioritise.
Kaynaklar kısıtlı olduğundan, öncelik belirlemeliyiz.
Bilinen/kabul edilen bir nedeni sunar; akademik ve resmi.

Her metin bir soruya cevap verir: Neden? ve Ne oldu bunun sonucunda? Bir haberin "Fiyatlar arttı" cümlesi tek başına havada durur; okuyucu hemen niçin arttığını ve bunun neye yol açtığını bekler. İşte neden-sonuç dili, bir olayı sebebine ve sonucuna bağlayan sözcükler ve kalıplar bütünüdür. Bu dil olmadan cümleler kopuk kalır, argüman kurulamaz, akademik yazı çöker.

İngilizce bu bağı kurmak için tek bir kelime kullanmaz; işi dört farklı gramatik araca böler ve her biri farklı bir dilbilgisi ister. Türkçe için bu bölünme yapaydır, çünkü Türkçe aynı işi ekler ve birkaç bağlaçla halleder.

  • Bağlaçlar (conjunctions): because, since, as — arkasına tam cümle (özne + fiil) alır. "…because prices rose."
  • Edatlar / edat öbekleri (prepositions): because of, due to, owing to — arkasına isim öbeği alır. "…because of the rise in prices."
  • Geçiş zarfları (transition adverbs): therefore, thus, consequently, as a result — iki bağımsız cümleyi noktalama ile bağlar. "Prices rose; therefore, sales fell."
  • Fiiller (verbs): cause, lead to, result in, contribute to — nedeni doğrudan cümlenin yüklemi yapar. "The rise in prices caused a fall in sales."

Türkçe benzeri. Türkçe "çünkü", "-dığı için", "nedeniyle / yüzünden", "bu yüzden / dolayısıyla", "yol açmak / neden olmak" gibi araçlara sahiptir — yani mantık aynıdır. Ama Türkçede "yüzünden" hem isme ("yağmur yüzünden") hem fiilimsili yapıya ("yağdığı için") kolayca eklenebilirken, İngilizcede isim mi cümle mi geldiğine göre kelime değişir. Bu tek fark, Türk öğrencinin en sık hatasının kaynağıdır.

Konunun kalbi
İngilizcede neden-sonuç seçimi anlamdan çok gramerle ilgilidir. "Trafik yüzünden geciktik" derken 'trafik' bir isim olduğu için because of / due to; "trafik yoğun olduğu için geciktik" derken artık bir cümle (traffic was heavy) olduğu için because kullanılır. Anlam aynı, gramer farklı.

Neden zor? Üç sebeple: (1) Türkçe tek kalıbı İngilizce üç-dört araca böler; (2) her aracın noktalaması farklıdır (özellikle therefore öncesi noktalı virgül); (3) resmiyet farkları vardır — so konuşmada doğal ama akademik girişte zayıf, owing to resmi, thus çok resmidir. Bu bölüm bu üç zorluğu tek tek çözer.

  • Neden = niçin oldu (sebep). Sonuç = bunun getirdiği (etki). Neden-sonuç dili ikisini birbirine bağlar.
  • because / since / as = bağlaç; arkasına cümle gelir: because it was late.
  • because of / due to / owing to = edat; arkasına isim gelir: because of the delay.
  • Altın kural: because + cümle, ama because OF + isim. İkisini karıştırma.
  • so sonucu bağlar (konuşma dili): It was late, so we left.
  • therefore / thus / consequently / as a result sonucu bağlar (resmi); öncesinde nokta veya noktalı virgül, sonrasında virgül gelir.
  • İki cümleyi sadece virgül + therefore ile birleştirmek yanlıştır (comma splice): yanlış Prices rose, therefore sales fell. → doğru Prices rose; therefore, sales fell.
  • Fiiller: cause, lead to, result in, contribute to (neden → sonuç); result from, stem from, be caused by (sonuç ← neden).
  • due to geleneksel olarak isim/be fiiliyle en güvenli: The delay was due to fog.
  • Resmiyet sırası (gündelik → resmi): so < because < as a result < therefore < consequently < thus.
cause / reasonneden / sebep
Bir olayı doğuran şey. 'What is the cause?' = Sebep ne?
The main cause of the fire was a faulty wire. Yangının ana nedeni arızalı bir kabloydu.
effect / result / consequenceetki / sonuç
Nedenin doğurduğu şey. 'consequence' genelde ciddi/mantıksal sonuç.
One effect of the drought was a poor harvest. Kuraklığın bir etkisi zayıf bir hasattı.
conjunction (subordinating)bağlaç (yan cümle bağlacı)
İki cümleyi birbirine bağlar; arkasına özne+fiil gelir. because/since/as bu gruptandır.
We waited because the bus was late. Otobüs geç kaldığı için bekledik.
preposition (of cause)neden edatı
Arkasına isim/isim öbeği alır; cümle almaz. because of/due to/owing to.
The match was cancelled because of rain. Maç yağmur yüzünden iptal edildi.
transition / linking adverbgeçiş zarfı / bağlayıcı zarf
Cümleler arası mantığı gösterir ama gramatik olarak bağlamaz; noktalama gerektirir. therefore/thus/consequently.
It rained heavily; therefore, the game was postponed. Şiddetli yağmur yağdı; bu yüzden maç ertelendi.
independent clausebağımsız cümle
Tek başına durabilen, özne+yüklemli tam cümle. Geçiş zarfları iki bağımsız cümle arasında yaşar.
Sales fell. As a result, the shop closed. Satışlar düştü. Sonuç olarak dükkân kapandı.
comma splicevirgül yapıştırması (hata)
İki bağımsız cümleyi sadece virgülle bağlama hatası. Türk öğrencide çok yaygın.
(Yanlış) Prices rose, therefore sales fell. Doğrusu için noktalı virgül gerekir.
causal chainneden-sonuç zinciri
Bir sonucun sonraki bir olayın nedeni olması: A → B → C. Akademik yazının belkemiği.
Deforestation leads to erosion, which in turn causes flooding. Ormansızlaşma erozyona yol açar; bu da sel baskınına neden olur.

Neden-sonuç ilişkisi kurulurken kritik soru şudur: arkasına ne gelecek — cümle mi, isim mi, yoksa iki cümleyi mi bağlıyorum? Aracı buna göre seçeriz. Aşağıda üç ana yapıyı sırayla kuruyoruz.

1) Bağlaç + CÜMLE (because / since / as)

Formül: ana cümle + because/since/as + (özne + fiil). Bağlaç, kendinden sonra tam bir cümle ister. Neden cümlesi başa da gelebilir; başa gelince arasına virgül konur: Because it was late, we left.

She resigned because she was offered a better job.
Daha iyi bir iş teklif edildiği için istifa etti.
because + 'she was offered…' tam cümle. İsim değil.
Since you're here, let's start the meeting.
Madem buradasın, toplantıya başlayalım.
since = bilinen bir nedeni sunar; başta gelince virgülle ayrılır.
As the tickets were sold out, we watched it online.
Biletler tükendiği için onu internetten izledik.
as = because/since ile aynı işlev; biraz daha resmi ve başta yaygın.

2) Edat + İSİM (because of / due to / owing to)

Formül: ana cümle + because of/due to/owing to + isim öbeği. Arkasına cümle GELMEZ; sadece isim, isim öbeği ya da -ing (ulaç) gelir. owing to en resmisi; due to özellikle be fiilinden sonra çok doğaldır.

The flight was delayed because of the storm.
Uçuş fırtına yüzünden ertelendi.
because OF + 'the storm' isim. 'because the storm' YANLIŞ olurdu.
Due to a technical fault, the website is offline.
Teknik bir arıza nedeniyle site çevrimdışı.
due to + isim; cümle başında virgülle ayrılır.
Owing to rising costs, the project was cancelled.
Artan maliyetler nedeniyle proje iptal edildi.
owing to = en resmi edat; anlamı due to ile aynı.

3) Geçiş zarfı ile iki cümleyi bağlama (therefore / thus / as a result)

Formül: Bağımsız cümle 1 + nokta veya noktalı virgül + therefore/thus/consequently/as a result + virgül + Bağımsız cümle 2. Geçiş zarfı gramatik bir bağlaç DEĞİLDİR; sadece iki cümlenin mantığını gösterir, o yüzden ikisi arasında güçlü bir durak (nokta/noktalı virgül) şarttır.

The data was incomplete; therefore, the results are unreliable.
Veri eksikti; bu yüzden sonuçlar güvenilmez.
Noktalı virgül + therefore + virgül. Tek cümlelik güvenli kalıp.
Demand dropped sharply. As a result, two factories closed.
Talep keskin biçimde düştü. Sonuç olarak iki fabrika kapandı.
Nokta ile ayır, sonra yeni cümleye 'As a result,' ile başla.
He missed the deadline; consequently, he lost the contract.
Teslim tarihini kaçırdı; dolayısıyla sözleşmeyi kaybetti.
consequently = ciddi/mantıksal sonuç; resmi ton.

Olumsuz ve soru biçimleri

Neden-sonuç araçları olumsuzluğu genelde bağlı oldukları cümlenin fiilinde taşır; aracın kendisi değişmez. Soruda ise Why…? ve What caused…? / What was the reason for…? kalıpları öne çıkar.

Yanlış We didn't go because of it was raining.
Doğru We didn't go because it was raining. / We didn't go because of the rain.
Yağmur yağdığı için gitmedik.
'because of' arkasına isim ister; 'it was raining' bir cümle. Ya 'because + cümle' ya da 'because of + rain (isim)' seç.
Yanlış What is the reason of the delay?
Doğru What is the reason for the delay?
Gecikmenin nedeni ne?
'reason' edatı 'for'dur, 'of' değil. Neden sorarken 'the reason for X' kalıbı doğrudur.
Kısa cevap ve tepki kalıpları
Soru / durumDoğal kısa cevapTürkçe
Why did the game stop?Because of the rain.Yağmur yüzünden.
Why is she tired?Because she worked all night.Bütün gece çalıştığı için.
What caused the crash?A software bug did.Bir yazılım hatası (neden oldu).
So what happened next?As a result, prices rose.Sonuç olarak fiyatlar arttı.

Aynı neden-sonuç bağını farklı bağlamlarda farklı araçlarla kurarız. En yaygın kullanımdan daha özel ve akademik kullanımlara doğru gidelim.

A) Günlük neden bildirme — because / so

I'm learning English because I want to study abroad.
Yurt dışında okumak istediğim için İngilizce öğreniyorum.
The bus didn't come, so I walked home.
Otobüs gelmedi, ben de yürüyerek eve gittim.
We took an umbrella because the sky looked grey.
Gökyüzü gri göründüğü için şemsiye aldık.

B) İsimle neden bildirme — because of / due to (haber, ilan, rapor)

Trains are running late due to signal problems.
Trenler sinyal arızası nedeniyle gecikmeli çalışıyor.
İstasyon anonsu / haber dili; kısa ve resmi.
The store is closed today because of a power cut.
Mağaza bugün elektrik kesintisi yüzünden kapalı.
Owing to bad weather, the flight has been cancelled.
Kötü hava koşulları nedeniyle uçuş iptal edildi.
Havalimanı/resmi duyuru tonu.

C) Sonuç bağlama — so / therefore / as a result

The report was late, so the meeting was postponed.
Rapor gecikti, bu yüzden toplantı ertelendi.
Gündelik e-posta / konuşma.
Sales targets were not met; therefore, bonuses were cut.
Satış hedeflerine ulaşılamadı; bu yüzden primler kesildi.
Kurumsal / resmi rapor.
The medicine was recalled. As a result, the company's shares fell.
İlaç geri çağrıldı. Sonuç olarak şirketin hisseleri düştü.

D) Fiille neden-sonuç — cause / lead to / result in / contribute to (akademik)

A high-sugar diet can lead to obesity.
Yüksek şekerli bir beslenme obeziteye yol açabilir.
lead to + isim (obesity). Bilimsel/akademik iddia.
The new policy resulted in a sharp drop in emissions.
Yeni politika, emisyonlarda keskin bir düşüşle sonuçlandı.
result in + isim öbeği.
Several factors contributed to the company's collapse.
Birkaç etken şirketin çöküşüne katkıda bulundu.
contribute to = tek neden değil, katkıda bulunan etken (nüans!).
Poor planning caused the project to fail.
Kötü planlama projenin başarısız olmasına neden oldu.
cause + nesne + to-mastar kalıbı: 'cause sth to do'.

E) Ters yön: sonuçtan nedene — result from / stem from / be caused by

The delay resulted from a shortage of staff.
Gecikme, personel eksikliğinden kaynaklandı.
Özne = sonuç (delay), 'from' sonrası = neden. 'result IN' ile karıştırma!
Many health problems stem from stress.
Pek çok sağlık sorunu stresten kaynaklanır.
stem from = -den kaynaklanmak; kök/kaynak vurgusu.
The blackout was caused by a lightning strike.
Elektrik kesintisi bir yıldırım düşmesinden kaynaklandı.
be caused by = edilgen; neden 'by' ile gelir.
Puf Noktası: yön kontrolü
result IN ileri gider (neden → sonuç): X results in Y. result FROM geri gider (sonuç ← neden): Y results from X. Kafanı karıştırınca ok çiz: IN = ileri ok →, FROM = geri ok ←.

Neden-sonuç dilinde 'zaman ifadesi' yerine sinyal sözcükleri vardır: metinde bir kelimeyi görünce hangi işlevin geldiğini tahmin edebilirsin. Ama dikkat — bu sinyaller garanti değildir; aynı kelime bazen başka işlevde de kullanılır.

İşleve göre sinyal sözcükleri
İşlevSinyal sözcükleriArkasına ne gelir?
Neden (bağlaç)because, since, as, seeing that, given that, in thatCÜMLE (özne + fiil)
Neden (edat)because of, due to, owing to, on account of, thanks to, as a result ofİSİM / isim öbeği / -ing
Sonuç (geçiş zarfı)therefore, thus, hence, consequently, as a result, accordingly, for this reasonYeni bağımsız CÜMLE (nokta/noktalı virgül sonrası)
Sonuç (bağlaç)so, so that, so … that, such … thatCÜMLE
Neden→sonuç (fiil)cause, lead to, result in, bring about, give rise to, contribute to, triggerİSİM / -ing (bazıları + nesne + to)
Sonuç←neden (fiil)result from, stem from, arise from, be caused by, be due toİSİM (neden)
Sinyal ≠ garanti
since hem 'çünkü' (neden) hem '-den beri' (zaman) demektir: Since 2019 (zaman) vs Since you're busy (neden). as ise 'çünkü', 'iken/-ken' ve '-dığı gibi' anlamlarına gelebilir. thanks to genelde OLUMLU bir neden içindir ("sayesinde"): Thanks to your help… — kötü bir sonucun nedeni için ironik olmadıkça kullanma.
Tips & Tricks: sınav sinyali
Boşluk doldurma sınavında boşluktan sonra tek isim varsa cevap because of / due to / owing to ailesindendir; boşluktan sonra özne + fiil (cümle) varsa cevap because / since / as'tir. Boşluktan önce noktalı virgül veya nokta varsa cevap therefore / thus / consequently'dir. Önce noktalamaya ve sonraki kelimenin türüne bak, anlama sonra.

Araçlar 'neden-sonuç' üst başlığını paylaşsa da aralarında ince anlam ve ton farkları vardır. Doğru aracı seçmek, cümlenin kesinliğini, resmiyetini ve odağını değiştirir.

because vs since vs as — yeni bilgi mi, bilinen bilgi mi?

because genelde okuyucunun bilmediği, cümlenin asıl vurgusu olan yeni bir neden verir ve çoğunlukla cümlenin sonunda durur. since ve as ise çoğu zaman zaten bilinen / kabul edilmiş bir nedeni sunar ve cümlenin başında rahat durur.

Why are you late? — Because the train broke down.
Neden geç kaldın? — Tren bozulduğu için.
Yeni ve vurgulu neden → 'because'. 'Since the train…' burada tuhaf olurdu.
As you already know the topic, we'll skip the introduction.
Konuyu zaten bildiğin için girişi atlayacağız.
Bilinen bilgi → 'as/since' başta doğal.

contribute to — 'katkı', tek neden değil

cause ve lead to güçlü, doğrudan bir neden ima eder. contribute to ise 'birçok etkenden biri' der; ihtiyatlı, akademik bir tonu vardır. Bilim yazısında kesin nedensellik iddiasından kaçınmak için bilinçle seçilir.

Smoking causes cancer.
Sigara kansere neden olur.
Güçlü, doğrudan iddia.
A sedentary lifestyle contributes to heart disease.
Hareketsiz bir yaşam tarzı kalp hastalığına katkıda bulunur.
Tek başına neden demiyor; ihtiyatlı akademik ton.

Kesinlik derecesi ve nezaket

Nedenselliği yumuşatmak için may / can / could + lead to / result in kullanılır; bu, iddiayı mutlaklıktan çıkarır ve akademik ihtiyatı gösterir. Ayrıca resmi ricalarda neden vermek nezaket katar.

Excessive screen time may contribute to poor sleep.
Aşırı ekran süresi kötü uykuya katkıda bulunabilir.
may + contribute to = ihtiyatlı iddia; 'kesin' demiyoruz.
As I'll be travelling next week, could we reschedule?
Gelecek hafta seyahatte olacağım için toplantıyı erteleyebilir miyiz?
Neden + kibar rica; 'as' başta resmi-nazik ton verir.
İleri nüans: due to vs owing to tartışması
Geleneksel (muhafazakâr) gramer, due to'yu bir isim + be yapısına bağlanan sıfat öbeği olarak görür (The delay was due to fog = 'delay' isminin sıfatı) ve tüm cümleye bağlanan owing to'yu tercih eder (Owing to fog, the delay grew). Günümüz İngilizcesinde bu ayrım büyük ölçüde silinmiştir ve Due to fog, flights were cancelled tamamen kabul görür. Yine de çok resmi akademik metinde, cümle başında owing to hâlâ daha 'temiz' sayılır.

Türkçe neden-sonuç bağını çoğunlukla eklerle ve az sayıda bağlaçla kurar; İngilizce ise ayrı kelimelerle. En kritik fark: Türkçede 'yüzünden / nedeniyle' hem isme hem fiilimsili yapıya kolayca eklenirken, İngilizcede arkasına isim mi cümle mi geldiğine göre kelime değişir.

  • Türkçe -dığı için / -diğinden → İngilizce because/since/as + cümle (isim değil).
  • Türkçe -den dolayı / yüzünden / nedeniyle (isimle) → İngilizce because of / due to / owing to + isim.
  • Türkçe bu yüzden / dolayısıyla / bu nedenle → İngilizce therefore / thus / consequently (noktalama ister!).
  • Türkçe çünkü cümle başında rahat durur; İngilizce cümleye Because… ile başlamak konuşmada olur ama tek başına cümle olarak yazıda zayıftır (bkz. istisnalar).
  • Türkçe -e yol açmak / neden olmak → İngilizce lead to / cause / result in; ama İngilizce fiilin arkasına isim/-ing gelir, Türkçedeki gibi yönelme ekiyle değil.
Yanlış The concert was cancelled because of the singer was ill.
Doğru The concert was cancelled because the singer was ill. / … because of the singer's illness.
Konser, şarkıcı hasta olduğu için iptal edildi.
Türkçe 'hasta olduğu için' fiilimsili; öğrenci 'because of' kullanınca arkaya cümle koyuyor. 'because of' isim ister — ya 'because + cümle' ya 'because of + illness (isim)'.
Yanlış Because it was expensive, so I didn't buy it.
Doğru Because it was expensive, I didn't buy it. / It was expensive, so I didn't buy it.
Pahalı olduğu için almadım.
Türkçe 'için … bu yüzden' ikilisini rahat söyler; İngilizcede aynı ilişkide hem 'because' hem 'so' kullanmak çift bağlaçtır (double connective). Birini seç.
Yanlış Due to I was tired, I went to bed early.
Doğru Because I was tired, I went to bed early. / Due to tiredness, I went to bed early.
Yorgun olduğum için erken yattım.
'due to' arkasına cümle (I was tired) alamaz; isim ister. Türkçe 'yorgun olduğum için' fiilimsi olduğu için 'because' gerekir.
En sık tek hata
Türk öğrencinin bu konudaki bir numaralı hatası: because of + cümle. Türkçe 'yüzünden' hem isme hem yargıya takıldığı için beyin 'because of'u her yere koyar. Ezberle: OF varsa isim gelir; OF yoksa cümle gelir.

Neden-sonuç dili, birkaç akraba söylem işleviyle karıştırılır. Aşağıdaki tablo, sık karışan yapıları ayırır.

Neden-sonuç vs komşu işlevler
İşlevTipik araçlarAyırt edici soru
Neden-sonuçbecause, due to, therefore, lead toNiçin oldu? Sonucu ne?
Zıtlık / ödün (bkz. Karşılaştırma Dili)although, however, whereas, despiteBeklentiye rağmen mi?
Amaç (purpose)in order to, so that, to + fiilNe amaçla? Ne için?
Koşul (condition)if, unless, provided thatHangi şartla?
Ekleme / sıralama (bkz. Yönlendirme Dili)moreover, in addition, first, nextSıradaki nokta ne?

En kritik karışma neden ile amaç arasındadır. Türkçe '-mek için' hem neden hem amaç için kullanılabilir: 'Geç kaldığı için' (neden) — 'Yetişmek için' (amaç). İngilizcede neden because, amaç in order to / so that'tir. Ayrıca so (sonuç: 'bu yüzden') ile so that (amaç: '…sın diye') karıştırılmamalıdır.

She left early because she was tired. (neden)
Yorgun olduğu için erken çıktı.
She left early so that she could rest. (amaç)
Dinlenebilsin diye erken çıktı.
so that + amaç; 'so' (sonuç) ile karıştırma.
Despite the rain, the match went on. (zıtlık, neden değil)
Yağmura rağmen maç devam etti.
Beklenen sonuç (iptal) gerçekleşmedi → zıtlık; bkz. Karşılaştırma Dili.
so vs so that
so + cümle = sonuç ('bu yüzden'): It was late, so we left.so that + cümle = amaç ('…sın diye'): We left early so that we could catch the train. Aradaki 'that' anlamı sonuçtan amaca çevirir.
Yanlış The flight was delayed because of it was foggy.
Doğru The flight was delayed because it was foggy. / … because of the fog.
Uçuş sisli olduğu için ertelendi.
'because of' arkasına isim ister; 'it was foggy' cümledir. OF varsa isim gelmeli.
Yanlış Because of the heavy rain, so the road was closed.
Doğru Because of the heavy rain, the road was closed.
Yoğun yağmur yüzünden yol kapatıldı.
'because of …' zaten nedeni verdi; ikinci cümleye 'so' eklemek çift bağlaçtır. Bir tanesi fazla.
Yanlış Prices increased, therefore the demand fell.
Doğru Prices increased; therefore, the demand fell. / Prices increased. Therefore, the demand fell.
Fiyatlar arttı; bu yüzden talep düştü.
'therefore' bir bağlaç değil geçiş zarfıdır; iki cümleyi sadece virgülle bağlamak comma splice hatasıdır. Noktalı virgül veya nokta gerekir.
Yanlış Due to the traffic was heavy, we were late.
Doğru Because the traffic was heavy, we were late. / Due to the heavy traffic, we were late.
Trafik yoğun olduğu için geç kaldık.
'due to' cümle (the traffic was heavy) alamaz; isim ister. Cümle gelecekse 'because' kullan.
Yanlış The accident was resulted from a broken brake.
Doğru The accident resulted from a broken brake.
Kaza, bozuk bir frenden kaynaklandı.
'result from' etken (aktif) bir fiildir; 'was resulted' diye edilgen yapılmaz. Öznenin kendisi sonuçtur.
Yanlış Smoking leads to lung cancer, thus it is dangerous, therefore you should quit.
Doğru Smoking leads to lung cancer; therefore, you should quit.
Sigara akciğer kanserine yol açar; bu yüzden bırakmalısın.
Aynı cümlede birden çok sonuç zarfı (thus + therefore) yığmak ağır ve gereksizdir. Tek bir bağlayıcı yeter.
Yanlış She was late because of she missed the bus.
Doğru She was late because she missed the bus.
Otobüsü kaçırdığı için geç kaldı.
'because of' + cümle olmaz; burada 'she missed the bus' bir cümle. 'of'u at.
Yanlış Owing the storm, the ferry didn't sail.
Doğru Owing to the storm, the ferry didn't sail.
Fırtına nedeniyle feribot sefer yapmadı.
Kalıp 'owing TO'dur; 'to' düşerse yapı bozulur. Tek başına 'owing' bu anlamda kullanılmaz.
Yanlış The new law caused to reduce pollution.
Doğru The new law caused a reduction in pollution. / The new law reduced pollution.
Yeni yasa kirliliği azalttı.
'cause' bu yapıda doğrudan 'to + fiil' almaz; ya 'cause + isim' ya 'cause + nesne + to do' (The law caused pollution to fall) kullanılır.
Yanlış As a result of he was ill, he stayed home.
Doğru As a result of his illness, he stayed home. / Because he was ill, he stayed home.
Hasta olduğu için evde kaldı.
'as a result of' isim ister (as a result of + isim). Cümle gelecekse 'because' kullan.
Yanlış I like her because of she is kind.
Doğru I like her because she is kind.
Nazik olduğu için onu seviyorum.
'because of + she is kind' hatalı; cümle var, isim yok. 'because'e geç.

Kurallar sağlam ama birkaç önemli özel durum var; bunları bilmek metnini hem doğru hem doğal yapar.

1) 'Because' ile cümleye başlamak

Okulda 'Cümleye Because ile başlama' diye öğretilir; bu aslında eksik cümle (sentence fragment) uyarısıdır. Ana cümle varsa Because ile başlamak tamamen doğrudur: Because it was late, we left. Yasak olan, tek başına Because it was late. demektir (yarım kalır).

Because prices kept rising, many families cut back on spending.
Fiyatlar sürekli yükseldiği için birçok aile harcamalarını kıstı.
Ana cümle (many families…) var → doğru.
(Konuşmada, cevap olarak) Why? — Because I said so.
Neden? — Öyle dediğim için.
Konuşmada tek 'Because…' cevabı doğaldır; resmi yazıda kaçın.

2) '-ing' ile neden (edat + ulaç)

Neden edatlarının arkasına isim yerine -ing (ulaç) gelebilir; bu, cümleyi isimleştirmenin kısa yoludur.

She was fined because of driving too fast.
Çok hızlı araç kullandığı için ceza yedi.
because of + driving (-ing). 'because of she drove' YANLIŞ olurdu.
Owing to lacking funds, the plan was shelved.
Fon eksikliği nedeniyle plan rafa kaldırıldı.

3) 'so … that' ve 'such … that' — sonuç vurgusu

Derece + sonucu tek yapıda birleştirir: so + sıfat/zarf + that, such + (a) + sıfat + isim + that.

The box was so heavy that I couldn't lift it.
Kutu o kadar ağırdı ki kaldıramadım.
so + heavy (sıfat) + that + sonuç.
It was such a boring film that we left halfway.
O kadar sıkıcı bir filmdi ki yarısında çıktık.
such + a + boring (sıfat) + film (isim) + that.

4) 'hence' ve sonrasında isim öbeği

Çok resmi/akademik hence, bazen tam cümle yerine kısa bir isim öbeği ile kullanılır: The data were incomplete, hence the caution. ('…, bu yüzden bu ihtiyat').

Yanlış It was raining, therefore, we cancelled, and so we stayed in.
Doğru It was raining; therefore, we cancelled and stayed in.
Yağmur yağıyordu; bu yüzden iptal edip evde kaldık.
Sonuç bağlayıcılarını (therefore + so) üst üste yığmak gereksiz; tek bir bağlayıcı ve temiz noktalama yeter.

Günlük konuşmada neden-sonuç ağırlıklı olarak because ('cause), so ve that's why ile kurulur; therefore/thus/consequently konuşmada nadir ve fazla resmidir.

A:You look exhausted. What happened?
B:The baby was crying all night, so I hardly slept.
A:Oh no. Is that why you missed the morning call?
B:Yeah, I overslept because my alarm didn't go off.
A:Don't worry about it. Go home early today.
B:Thanks. I'll rest, otherwise I'll be useless tomorrow.
A: Bitkin görünüyorsun. Ne oldu? B: Bebek bütün gece ağladı, bu yüzden neredeyse hiç uyuyamadım. A: Ah olamaz. Sabahki toplantıyı o yüzden mi kaçırdın? B: Evet, alarmım çalmadığı için uyuyakaldım. A: Boş ver. Bugün erken çık. B: Sağ ol. Dinleneceğim, yoksa yarın işe yaramaz olurum.
Konuşma dilinde 'so' ve 'because' hâkim; 'that's why' çok yaygın bir sonuç ifadesidir. Telaffuzda 'because' sık sık /kəz/ ('cause) olarak kısalır.
I'm broke, that's why I'm staying in this weekend.
Meteliksizim, bu hafta sonu o yüzden dışarı çıkmıyorum.
that's why = konuşmada 'therefore'ün doğal karşılığı.
It's freezing out, so bring a coat.
Dışarısı buz gibi, o yüzden bir mont al.
so + emir; günlük ve doğal.
How come you're back so early?
Nasıl oldu da bu kadar erken döndün?
'How come…?' = konuşmada çok yaygın 'neden' sorusu; arkasına düz cümle sırası gelir (soru sırası değil).

Akademik yazıda neden-sonuç dili argümanın iskeletidir. Burada so yerine therefore/thus/consequently, because yerine sık sık since/as/given that veya fiil kalıpları (lead to, result in, be attributable to) tercih edilir. Ayrıca akademik ihtiyat için nedensellik çoğu zaman yumuşatılır (may/could, contribute to). Resmiyet ayarı için bkz. Akademik Register.

  • Konuşma 'so' → akademik 'therefore / consequently / as a result'.
  • Kesin 'cause' → ihtiyatlı 'may contribute to / appears to be associated with'.
  • Fiil isimleştirme: 'because prices rose' → 'due to the rise in prices' (daha yoğun, akademik).
  • Neden zinciri kurarken 'which in turn' bağlayıcısı çok işlevseldir: A leads to B, which in turn causes C.
The findings suggest that sleep deprivation may contribute to impaired memory.
Bulgular, uyku yoksunluğunun bozulmuş belleğe katkıda bulunabileceğini düşündürmektedir.
may + contribute to = ihtiyatlı akademik iddia.
Rising sea temperatures give rise to coral bleaching, which in turn disrupts marine ecosystems.
Yükselen deniz sıcaklıkları mercan ağarmasına yol açar; bu da deniz ekosistemlerini bozar.
give rise to + 'which in turn' ile neden zinciri.
The decline in productivity is largely attributable to outdated equipment.
Verimlilikteki düşüş büyük ölçüde eski ekipmana atfedilebilir.
be attributable to = çok resmi 'be caused by'; edilgen ve ihtiyatlı.
The sharp rise in urban air pollution over the past decade can be attributed to several interrelated factors. First, the rapid growth of private car ownership has led to a marked increase in traffic emissions. This increase has, in turn, contributed to higher concentrations of nitrogen dioxide, particularly in city centres. Second, industrial expansion on the outskirts of major cities has given rise to additional particulate pollution. Because regulatory frameworks were slow to adapt, factories were able to operate with limited emission controls for several years. As a result, respiratory illness rates rose noticeably among urban residents. It should be noted, however, that these outcomes cannot be traced to a single cause; rather, they stem from a combination of transport, industrial and regulatory factors. Consequently, effective policy responses will need to address all three areas simultaneously. Focusing on traffic alone, for instance, is unlikely to produce meaningful improvements, since industrial emissions would continue largely unchecked. Owing to the complexity of these causal links, researchers increasingly favour integrated models that capture how one factor amplifies another. Only by understanding this web of causes and effects can policymakers hope to reverse the trend.
Kentsel hava kirliliğinde son on yılda yaşanan keskin artış, birbiriyle ilişkili birkaç etkene atfedilebilir. Birincisi, özel araç sahipliğindeki hızlı büyüme, trafik kaynaklı emisyonlarda belirgin bir artışa yol açmıştır. Bu artış da özellikle şehir merkezlerinde daha yüksek azot dioksit yoğunluklarına katkıda bulunmuştur. İkincisi, büyük şehirlerin çeperlerindeki sanayi büyümesi ek partikül kirliliğine yol açmıştır. Düzenleyici çerçeveler uyum sağlamakta yavaş kaldığı için, fabrikalar birkaç yıl boyunca sınırlı emisyon kontrolüyle çalışabilmiştir. Sonuç olarak kentli sakinler arasında solunum yolu hastalığı oranları gözle görülür biçimde artmıştır. Ancak şunu belirtmek gerekir ki bu sonuçlar tek bir nedene indirgenemez; daha çok ulaşım, sanayi ve düzenleme etkenlerinin birleşiminden kaynaklanır. Dolayısıyla etkili politika yanıtlarının üç alanı da aynı anda ele alması gerekecektir. Örneğin yalnızca trafiğe odaklanmak anlamlı iyileşmeler üretmesi olası değildir, çünkü sanayi emisyonları büyük ölçüde denetimsiz sürecektir. Bu nedensel bağların karmaşıklığı nedeniyle araştırmacılar, bir etkenin bir diğerini nasıl güçlendirdiğini yakalayan bütünleşik modelleri giderek daha çok tercih etmektedir. Politika yapıcılar ancak bu neden-sonuç ağını anlayarak eğilimi tersine çevirmeyi umabilir.
Analiz:
  • 'can be attributed to' = çok resmi, ihtiyatlı neden bildirme (edilgen).
  • 'has led to' ve 'has given rise to' = fiil kalıbıyla nedensellik; akademik.
  • 'Because … , factories were able…' = bağlaç + tam cümle, başta virgülle.
  • 'As a result,' ve 'Consequently,' = geçiş zarfı; yeni cümle başında virgülle.
  • 'stem from a combination of' = tek nedene indirgememe; ihtiyatlı akademik ton.
  • 'Owing to the complexity…' = resmi edat + isim öbeği, cümle başında.
  • 'since industrial emissions would continue' = 'since' burada 'çünkü' (bilinen neden).
When Mara's small bakery started losing money, she sat down one evening to work out exactly why. The most obvious problem was footfall: fewer people were walking past the shop. This was largely due to the roadworks outside, which had been going on for months. Because the pavement was blocked, many regular customers simply chose another route, and as a result, morning sales dropped by nearly a third. That alone would have been manageable, but it triggered a second problem. Since fewer loaves were selling, more bread was left unsold at the end of each day, so Mara was throwing away stock she had paid to produce. The waste, in turn, ate into her already thin profit margins. She realised that the roadworks were not the only cause. Her prices had also crept up because the cost of flour had risen sharply that year; consequently, some budget-conscious customers had drifted to the cheaper supermarket bakery down the street. In other words, one external factor — the roadworks — had combined with a second — rising costs — to produce a downward spiral. Understanding this chain changed her plan. Rather than blaming the council alone, she decided to act on the things she could control. She reduced her daily batch size so that less bread would go to waste, and she introduced a small afternoon discount, which brought in exactly the price-sensitive customers she had lost. Thanks to these adjustments, waste fell and footfall slowly recovered. She also chatted more with the customers who did come in, partly because she was curious and partly because she wanted honest feedback. Owing to those conversations, she discovered that several people had assumed the bakery was closing down, simply because the boarded-up roadworks made the whole street look abandoned. That false impression had kept even loyal customers away, so she put up a bright, cheerful sign reading 'Still open, still baking!' The effect was almost immediate. The roadworks eventually ended too, and by then Mara had learned a lesson she would not forget: a business rarely fails for a single reason, and fixing only one cause is seldom enough. Effects, she saw, have a way of becoming causes of their own.
Mara'nın küçük fırını para kaybetmeye başlayınca, bir akşam oturup tam olarak nedenini çözmeye çalıştı. En bariz sorun ayak trafiğiydi: dükkânın önünden daha az insan geçiyordu. Bu büyük ölçüde dışarıdaki yol çalışması yüzündendi; çalışma aylardır sürüyordu. Kaldırım kapalı olduğu için pek çok müdavim müşteri başka bir yol seçti ve sonuç olarak sabah satışları neredeyse üçte bir azaldı. Tek başına bu, yönetilebilir olurdu ama ikinci bir sorunu tetikledi. Daha az ekmek satıldığı için her günün sonunda daha çok ekmek satılmadan kalıyordu; böylece Mara üretmek için para verdiği stoğu çöpe atıyordu. Bu israf da zaten ince olan kâr marjını kemirdi. Yol çalışmasının tek neden olmadığını fark etti. Fiyatları da yükselmişti, çünkü o yıl un maliyeti keskin biçimde artmıştı; dolayısıyla bütçesine dikkat eden bazı müşteriler sokağın aşağısındaki daha ucuz market fırınına kaymıştı. Başka bir deyişle, dışsal bir etken — yol çalışması — ikinci bir etkenle — artan maliyetler — birleşerek bir aşağı sarmal üretmişti. Bu zinciri anlamak planını değiştirdi. Sadece belediyeyi suçlamak yerine, kontrol edebildiği şeylere odaklanmaya karar verdi. Daha az ekmek çöpe gitsin diye günlük üretim miktarını azalttı ve küçük bir öğleden sonra indirimi başlattı; bu da tam olarak kaybettiği fiyata duyarlı müşterileri geri getirdi. Bu düzenlemeler sayesinde israf düştü ve ayak trafiği yavaşça toparlandı. Ayrıca içeri giren müşterilerle daha çok sohbet etti; kısmen meraktan, kısmen dürüst geri bildirim istediği için. Bu sohbetler sayesinde, birkaç kişinin fırının kapanmakta olduğunu sandığını fark etti; çünkü tahtayla kapatılmış yol çalışması bütün sokağı terk edilmiş gösteriyordu. Bu yanlış izlenim sadık müşterileri bile uzak tutmuştu, bu yüzden 'Hâlâ açığız, hâlâ ekmek yapıyoruz!' yazan parlak, neşeli bir tabela astı. Etkisi neredeyse anında oldu. Yol çalışması da sonunda bitti ve o zamana dek Mara unutmayacağı bir ders öğrenmişti: bir işletme nadiren tek bir nedenle batar ve yalnızca tek bir nedeni düzeltmek çoğu zaman yeterli değildir. Gördü ki sonuçların, kendi başlarına neden olma huyları vardır.
Analiz:
  • 'largely due to the roadworks' = edat + isim; 'due to' + isim öbeği.
  • 'Because the pavement was blocked,' = bağlaç + tam cümle, başta virgülle.
  • 'as a result, morning sales dropped' = geçiş zarfı, virgülle.
  • 'it triggered a second problem' = 'trigger' = tetiklemek; canlı bir neden fiili.
  • 'Since fewer loaves were selling, … so Mara was throwing…' = 'since' (çünkü) + sonuç 'so'; iki farklı işlev bir arada.
  • 'The waste, in turn, ate into…' = 'in turn' zincirde bir sonucun yeni neden olması.
  • 'because the cost of flour had risen; consequently, …' = bağlaç + geçiş zarfı; noktalı virgül kullanımı.
  • 'Thanks to these adjustments,' = olumlu neden edatı ('sayesinde').

Temel (B1)

I was tired, so I went to bed early.
Yorgundum, o yüzden erken yattım.
We stayed inside because it was raining.
Yağmur yağdığı için içeride kaldık.
The shop closed because of the holiday.
Dükkân tatil yüzünden kapalıydı.

Orta (B2)

Owing to a shortage of nurses, waiting times have increased.
Hemşire eksikliği nedeniyle bekleme süreleri arttı.
The company lost its biggest client; as a result, several jobs were cut.
Şirket en büyük müşterisini kaybetti; sonuç olarak birkaç iş kesildi.
Poor communication led to a series of costly mistakes.
Kötü iletişim, bir dizi pahalı hataya yol açtı.

İleri (C1)

The recession can be attributed, at least in part, to a collapse in consumer confidence.
Durgunluk, en azından kısmen, tüketici güvenindeki çöküşe atfedilebilir.
be attributed to + ihtiyat ('at least in part').
Deregulation gave rise to speculative lending, which in turn precipitated the crisis.
Kuralsızlaştırma spekülatif kredilendirmeye yol açtı; bu da krizi hızlandırdı.
give rise to + which in turn + precipitate (hızlandırmak) = ileri neden zinciri.
Insofar as the policy reduced emissions, it succeeded; its social costs, however, were considerable.
Politika, emisyonları azalttığı ölçüde başarılıydı; ancak toplumsal maliyetleri hatırı sayılırdı.
'insofar as' = '…-dığı ölçüde/kadarıyla'; koşullu neden bağı, çok resmi.

Aşağıdaki sorular kural ezberini değil, anlamı yoklar. Cümleyi oku, mantığı düşün, sonra cevabı aç.

kavram kontrol (anlam) Her soruda cümlenin ima ettiği anlamı seç/açıkla.
  1. 'The match was cancelled due to the storm.' — Fırtına maçtan önce mi sonra mı gerçekleşti ve hangisi neden?
  2. 'Sales fell; therefore, the shop closed.' — Hangi olay diğerinin sonucu?
  3. 'The fire resulted from a gas leak.' — Neden hangisi, sonuç hangisi?
  4. 'She was upset, so she left.' ile 'She was upset because she left.' arasındaki mantık farkı ne?
  5. 'Smoking contributes to heart disease' cümlesi 'Smoking causes heart disease'den anlamca nasıl farklı?
boşluk doldurma because / because of / so / therefore / due to / led to arasından uygun olanı yaz.
  1. The flight was delayed ____ heavy fog.
  2. We missed the train ____ we left home too late.
  3. It was raining, ____ we took a taxi.
  4. The data were incomplete; ____, the study was inconclusive.
  5. Careless driving ____ a serious accident.
  6. The event was postponed ____ the organiser's illness.
hata düzeltme Cümledeki hatayı bul ve düzelt.
  1. She stayed home because of she was sick.
  2. Prices rose, therefore demand fell.
  3. Due to the road was closed, we turned back.
  4. Because of the heavy snow, so the school was closed.
  5. The crash was resulted from a brake failure.
çeviri (TR→EN) Türkçe cümleyi doğal İngilizceye çevir; parantezdeki aracı kullan.
  1. Yoğun trafik yüzünden geç kaldık. (because of)
  2. Uçuş, kötü hava nedeniyle iptal edildi. (due to)
  3. Çok yorgundu, bu yüzden erken yattı. (so)
  4. Yeni yasa kirliliğin azalmasına yol açtı. (lead to)
  5. Sonuçlar eksik veriden kaynaklandı. (result from)
sıralama (karışık cümle diz) Kelimeleri doğru sıraya koy.
  1. cancelled / the storm / the match / was / because of
  2. ; / rose / therefore / sharply / costs / prices / went up
  3. stress / stem from / many / problems / health
  1. The picnic was cancelled ____ the rain.
  2. We couldn't enter ____ we had forgotten the key.
  3. The results were unclear; ____, further tests were needed.
  4. Which sentence is punctuated correctly?
  5. Heavy rainfall ____ severe flooding across the region.
  6. The accident ____ a mechanical fault.
  7. ____ the funds were limited, the team prioritised key repairs.
  8. ____ a shortage of staff, several branches closed early.
  9. She left the meeting early ____ she could catch her flight.
  10. Many chronic illnesses ____ poor diet and inactivity.
  11. Which is the most formal/academic way to express cause?
  12. Choose the correct sentence.

Görev. Yaşadığın veya gözlemlediğin bir neden-sonuç zinciri hakkında 120-160 kelimelik bir paragraf yaz (örn. bir alışkanlığın etkileri, bir kararın sonuçları, bir toplumsal sorunun kökeni). En az bir bağlaç (because/since/as), bir edat (because of/due to/owing to), bir geçiş zarfı (therefore/thus/consequently/as a result) ve bir fiil kalıbı (lead to/result in/contribute to/stem from) kullan. Noktalamaya, özellikle geçiş zarfı öncesi noktalı virgüle dikkat et.

  • Rehber sorular: Ana neden ne? Doğrudan sonuç ne? Bu sonuç başka neye yol açtı (zincir)? Tek neden mi, birden çok etken mi?
  • En az bir yerde nedeni yumuşat (may/could + lead to / contribute to) — akademik ihtiyat.
  • Bir 'which in turn' veya 'as a result' ile zinciri görünür kıl.
  • Bitince kendi kontrolün: her 'because of/due to' arkasında isim mi? her 'therefore' öncesinde nokta/noktalı virgül mü?
Örnek cevap
Many students in my city struggle to concentrate at school, and this is largely due to poor sleep. Because smartphones are so addictive, teenagers stay up late scrolling through social media. As a result, they arrive in class exhausted and unable to focus. This lack of focus, in turn, leads to lower grades, which can damage their confidence. Some parents blame the schools, but the real problem stems from habits formed at home. Consequently, banning phones in class alone is unlikely to solve much, since the damage is already done the night before. In my view, the most effective solution would tackle the cause directly: families could agree on a screen-free hour before bed. Owing to such small changes, students might sleep better and, therefore, learn more effectively.
Nereden başlamalı
İlk derste tek bir ayrımı sağlamlaştır: because + CÜMLE vs because of + İSİM. Diğer her şey (due to, therefore, fiiller) bu temelin üstüne oturur. Öğrenci 'OF varsa isim' refleksini kazanmadan geçiş zarfına geçme.

Kavram kontrolü için soyut kural sorma; anlam sorusu sor. Örn. tahtaya 'The road was closed ___ the flood.' ve 'The road was closed ___ the water was rising.' yaz; öğrenci ikisinin neden farklı (because of / because) olduğunu kendi keşfetsin. Bu, kuralı ezberletmekten çok daha kalıcıdır.

  • Sık hata teşhisi: öğrenci 'because of' + cümle yapıyorsa, kökü Türkçe 'yüzünden'in çift kullanımıdır; bunu açıkça adlandır.
  • Noktalama etkinliği: comma splice'lı 5 cümle ver, öğrenci noktalı virgül/nokta ile düzeltsin.
  • Sıralama kartları: 'because / because of / therefore / so / due to' kartlarını dağıt; her cümle için doğru kartı kaldırsınlar (kinestetik).
  • Register merdiveni: aynı cümleyi so → because → therefore → thus ile yeniden yazdır; resmiyetin nasıl arttığını hissettir.
  • Yön oyunu: 'result in' / 'result from' için ok çizdirme; en kalıcı düzeltme budur.
İleri sınıf için
C1 grubunda nedensellik ile korelasyon ayrımını dille eşleştir: 'X is associated with Y' (bağıntı, ihtiyatlı) vs 'X causes Y' (nedensellik, güçlü). Akademik yazıda neden aşırı 'cause' kullanmanın iddiayı zayıflatabileceğini tartıştır. Bu, Akademik Register ile doğrudan bağlanır.
  • Neden-sonuç dili dört araçla kurulur: bağlaç (because/since/as + cümle), edat (because of/due to/owing to + isim), geçiş zarfı (therefore/thus/consequently + noktalama), fiil (cause/lead to/result in/contribute to).
  • Altın kural: OF varsa isim gelir; OF yoksa cümle gelir. 'because + cümle', 'because of + isim'.
  • due to / owing to isim ister; cümle alamaz. 'due to' özellikle 'be' fiiliyle doğaldır.
  • Geçiş zarfları (therefore, thus, consequently, as a result) iki cümleyi virgülle bağlayamaz; öncesinde nokta veya noktalı virgül, sonrasında virgül gelir. Aksi hâlde comma splice hatası.
  • Fiil yönü kritik: result IN / lead to ileri (neden→sonuç), result FROM / stem from / be caused by geri (sonuç←neden).
  • contribute to ve may/could + lead to ihtiyatlı; akademik yazıda kesin 'cause' yerine tercih edilebilir.
  • Register sırası: so < because < as a result < therefore < consequently < thus. 'so' konuşmada, 'therefore/thus' akademik yazıda.
  • Sinyal sözcükleri yardımcıdır ama garanti değildir: since hem 'çünkü' hem '-den beri'; thanks to genelde olumlu neden.
  • Neden (because) ile amaç (so that / in order to) ve zıtlık (although / despite — bkz. Karşılaştırma Dili) farklı işlevlerdir; karıştırma.
  • Türk öğrencinin bir numaralı tuzağı: Türkçe 'yüzünden'i her yere 'because of' diye taşımak. İsim mi cümle mi diye dur, sonra seç.