Açılışa Özel %30 İndirim Tüm Materyallerde
Konu Anlatımı · Genel İngilizce · Gramer

Passive VoiceEdilgen Çatı

Eylemi yapan değil, eylemden ETKİLENEN önemliyse kullanılır: be + past participle (V3). "The house was built in 1990." Yapan (agent) "by" ile verilir ama çoğu zaman gizlenir. Türkçedeki edilgen ek (-il/-in) karşılığıdır; her zamanda be fiilinin o zamana çekilmesi kritiktir.

Edilgen çatı (passive voice), eylemi yapan değil, eylemden etkilenen nesneyi cümlenin öznesi yaptığımız yapıdır. Formülü tektir ve akılda kalır: be + V3 (past participle). Tüm iş, cümlenin zamanına göre be fiilini doğru çekmektir (is/was/has been/will be...). Yapanı belirtmek istersek by ile ekleriz, ama çoğu zaman gizleriz çünkü ya bilinmez, ya önemsizdir, ya da apaçıktır. Türkçedeki -il / -in / -ıl edilgenlik eklerinin (yapıldı, açıldı, kırıldı) tam karşılığıdır. Haber dilinde, akademik yazıda ve resmi metinlerde çok yaygındır. İlgili konular için bkz. Dolaylı Anlatım, Yakın Geçmiş ve Gerund & Mastar.

A2B1B2C1passiveedilgençatıvoicebe+V3past participleagentbycümle yapısıgrammar~22 dk
A1Bu seviyede henüz beklenmez; sadece kalıp olarak duyulabilir: Made in China, It is closed.
A2Temel edilgen: geniş ve geçmiş zaman. English is spoken here. The window was broken. Formül: am/is/are/was/were + V3.
B1Tüm zamanlarda edilgen + by ile yapan. The report will be sent tomorrow. It has been done. Modal edilgen: must be finished.
B2Perfect ve continuous edilgenler, get-passive, çift nesneli fiiller. The road is being repaired. He got fired. Kişisel/kişisel olmayan yapı.
C1İleri edilgen: It is said that... / He is thought to be... yapıları, have something done (ettirgen), üslup ve vurgu tercihleri, akademik nesnellik.
Hızlı Başvuru
İşlevFormülÖrnekNot
Geniş zaman edilgenam/is/are + V3Coffee is grown in Brazil.
Kahve Brezilya'da yetiştirilir.
Genel gerçekler, süreçler.
Geçmiş zaman edilgenwas/were + V3The bridge was built in 1932.
Köprü 1932'de inşa edildi.
Tamamlanmış geçmiş olay.
Present perfect edilgenhas/have been + V3The letter has been sent.
Mektup gönderildi (gönderilmiş durumda).
Sonucu şimdiye bağlı.
Şimdiki zaman edilgenam/is/are being + V3The car is being washed.
Araba yıkanıyor.
Şu an sürüyor.
Gelecek edilgenwill be + V3The results will be announced.
Sonuçlar açıklanacak.
Söz, plan, tahmin.
Modal edilgenmodal + be + V3This must be signed.
Bunun imzalanması gerekir.
Zorunluluk, olasılık, izin.
Yapanı belirtme... + by + yapanIt was painted by Monet.
Onu Monet boyadı / Monet tarafından boyandı.
Yalnızca yapan önemliyse.

Dilde iki türlü cümle kurabiliriz. Birincisinde eylemi kimin yaptığına odaklanırız: Shakespeare wrote Hamlet. (Hamlet'i Shakespeare yazdı.) Buna etken çatı (active voice) denir. İkincisinde ise eylemin kime/neye olduğuna odaklanırız: Hamlet was written by Shakespeare. (Hamlet, Shakespeare tarafından yazıldı.) İşte bu ikincisi edilgen çatıdır (passive voice).

Edilgen çatı yeni bir bilgi eklemez; aynı olayı farklı bir bakış açısıyla anlatır. Sahnenin ışığını 'yapan'dan alıp 'etkilenen'in üstüne çevirir. Somebody stole my bike. cümlesinde hırsız önemliyken, My bike was stolen. cümlesinde bisikletim önemlidir — hırsızı zaten tanımıyorum.

Neden var? Ne işe yarar?

  • Yapan bilinmiyor: My car was stolen last night. (Kimin çaldığını bilmiyorum.)
  • Yapan önemsiz: The road is being repaired. (Hangi işçilerin yaptığı önemli değil.)
  • Yapan apaçık: He was arrested. (Elbette polis tarafından — söylemeye gerek yok.)
  • Nesnellik / resmiyet: The samples were heated to 100°C. (Bilimsel yazıda 'ben ısıttım' demek yerine.)
  • Sorumluyu gizleme: Mistakes were made. ('Hata yaptık' demeden — siyasetçilerin klasik kaçamağı!)

Türkçede benzeri var mı?

Kesinlikle var ve çok yakın. Türkçede fiile -il / -in / -ıl / -ün gibi edilgenlik ekleri ekleriz: yaz-ıl-dı, aç-ıl-dı, kır-ıl-dı, gör-ül-dü. "Kapı açıldı", "Ev satıldı", "Cam kırıldı" cümleleri tam anlamıyla edilgendir. İngilizcedeki fark şu: Türkçe eki fiilin içine gömerken, İngilizce iki parça kullanır — be fiili + V3. Yani Türkçenin tek eki, İngilizcede iki kelimeye yayılır.

Türk öğrenci için neden zor?

  • be fiilinin çekimi: Türkçede tek ek yeterken, İngilizcede zamana göre is / was / has been / will be / is being arasından doğrusunu seçmek gerekir. En sık hata buradadır.
  • V3 (üçüncü hâl): Fiilin düzgün geçmiş ortaç biçimini bilmek şart: write→written, break→broken, build→built. Düzensiz fiiller ezber ister.
  • be'yi unutmak: Türk öğrenci sık sık be'yi atlar: yanlış The house built in 1990, doğru The house was built in 1990.
  • by kime ait?: Türkçede 'tarafından' kalıbını her yere sıkıştırma eğilimi olur; oysa İngilizcede çoğu edilgen cümlede by hiç kullanılmaz.
Puf Noktası
Edilgeni bir tek formüle indirin ve asla bırakmayın: be + V3. Cümle hangi zamandaysa, o zamanı yalnızca be taşır; V3 hiç değişmez. Zaman = be'nin işi. Anlam (edilgenlik) = V3'ün işi.
  • Edilgen çatının değişmez formülü: be + V3 (past participle).
  • Etken cümlenin nesnesi, edilgen cümlenin öznesi olur: They built it → It was built.
  • Cümlenin zamanını yalnızca be fiili taşır; V3 asla değişmez.
  • Geniş zaman: am/is/are + V3It is made here.
  • Geçmiş zaman: was/were + V3It was made here.
  • Present perfect: has/have been + V3It has been made.
  • Gelecek: will be + V3It will be made.
  • Şu an sürüyorsa (continuous): is/are being + V3It is being made.
  • Modallarla: modal + be + V3It must be made.
  • Eylemi yapan (agent) gerekliyse en sona by + kişi eklenir; ama çoğu zaman gizlenir.
  • Yalnızca nesnesi olan (transitive) fiiller edilgen olur; go, come, arrive, happen, die gibi fiiller edilgen olmaz.
Active voiceEtken çatı
Özne eylemi yapar. Odak, yapanın üzerindedir.
The chef cooked the meal. Aşçı yemeği pişirdi.
Passive voiceEdilgen çatı
Özne eylemden etkilenir. Odak, etkilenenin üzerindedir.
The meal was cooked. Yemek pişirildi.
Past participle (V3)Geçmiş ortaç / üçüncü hâl
Fiilin edilgende kullanılan biçimi. Düzenlilerde -ed, düzensizlerde ezber.
written, broken, built, sent yazılmış, kırılmış, inşa edilmiş, gönderilmiş
AgentEylemi yapan / fail
Eylemi gerçekten yapan kişi ya da şey. Edilgende 'by' ile verilir, çoğu zaman gizlenir.
...by the police ...polis tarafından
Transitive verbGeçişli fiil
Nesne alan fiil. Yalnızca bunlar edilgen olabilir.
build, write, send, make inşa etmek, yazmak, göndermek, yapmak
Intransitive verbGeçişsiz fiil
Nesne almayan fiil. Edilgen yapılamaz.
arrive, go, happen, die varmak, gitmek, olmak, ölmek
By-phraseby öbeği
Yapanı belirtmek için kullanılan '+by+kişi' kalıbı.
...was painted by Picasso ...Picasso tarafından boyandı
Get-passiveget'li edilgen
'be' yerine 'get' kullanılan konuşma dili edilgeni; ani/olumsuz olaylarda yaygın.
He got fired. Kovuldu.

Edilgen cümleyi kurmanın en güvenli yolu, önce etken cümleyi düşünüp üç adımda çevirmektir. Bir kez alışınca otomatikleşir.

  • 1. Adım: Etken cümlenin nesnesini al, edilgenin öznesi yap. (They built the houseThe house...)
  • 2. Adım: Etken fiilin zamanına bak; be fiilini o zamana çek. (built = geçmiş → was)
  • 3. Adım: Ana fiili V3 yap ve be'nin arkasına koy. (build → built [V3])
  • Sonuç: The house was built. İstersen sona by them ekle — ama gerekmiyorsa ekleme.

Olumlu (Affirmative)

Formül: özne + be (çekimli) + V3 (+ by ...)

The email is written in English.
E-posta İngilizce yazılır/yazılmıştır.
Geniş zaman: is + written.
The thief was caught yesterday.
Hırsız dün yakalandı.
Geçmiş: was + caught.
The project has been completed.
Proje tamamlandı (tamamlanmış durumda).
Present perfect: has been + completed.
The bridge will be opened next month.
Köprü gelecek ay açılacak.
Gelecek: will be + opened.

Olumsuz (Negative)

Olumsuzluk daima be fiilinin üstüne biner; yardımcı fiil zaten be'dir, ayrıca don't/doesn't KULLANILMAZ. Formül: be + not + V3.

The letter was not sent.
Mektup gönderilmedi.
was + not + sent. (was gönderilmedi)
Cars are not allowed here.
Burada arabalara izin verilmez.
are + not + allowed.
The homework hasn't been checked yet.
Ödev henüz kontrol edilmedi.
has + not + been + checked.
Yanlış The letter did not sent.
Doğru The letter was not sent.
Mektup gönderilmedi.
Edilgende yardımcı fiil zaten 'be'dir; 'did/do' eklenmez. Olumsuzluk 'was'ın üstüne biner: was not sent.

Soru (Question)

Soruda be fiili başa gelir (evet/hayır sorusu). Wh- sorusunda soru kelimesi be'den önce durur. Formül: be + özne + V3 ...?

Is English spoken in this country?
Bu ülkede İngilizce konuşulur mu?
Is başa geldi + spoken.
Was the window broken?
Pencere kırıldı mı?
Was + broken.
When was the school built?
Okul ne zaman inşa edildi?
Wh- + was + built.
Has the report been sent?
Rapor gönderildi mi?
Has + been + sent.
Yanlış Did the window broken?
Doğru Was the window broken?
Pencere kırıldı mı?
Yine 'did' fazladan. Edilgen soruda be fiili (was) başa gelir; ana fiil V3 (broken) kalır.
Kısa cevaplar
SoruOlumlu kısa cevapOlumsuz kısa cevap
Is it made here?Yes, it is.No, it isn't.
Was it sent?Yes, it was.No, it wasn't.
Has it been done?Yes, it has.No, it hasn't.
Will it be finished?Yes, it will.No, it won't.

Edilgen çatı belirli durumlarda etkenden daha doğal, hatta zorunludur. En yaygından en özele doğru sıralayalım.

1) Eylemi yapan bilinmediğinde (en yaygın)

My wallet was stolen on the bus.
Cüzdanım otobüste çalındı.
Hırsızı bilmiyoruz; odak cüzdanda.
This temple was built over 2000 years ago.
Bu tapınak 2000 yıldan uzun süre önce inşa edildi.
Kimin inşa ettiği belirsiz/önemsiz.
The window has been broken.
Pencere kırılmış.
Kim kırdı bilinmiyor.

2) Yapan önemsiz olduğunda

The streets are cleaned every morning.
Sokaklar her sabah temizlenir.
Hangi temizlik görevlisi olduğu önemsiz.
Breakfast is served from 7 to 10.
Kahvaltı 7 ile 10 arası servis edilir.
Otel duyurusu; garson kim, önemsiz.
The rooms are cleaned daily.
Odalar her gün temizlenir.
Süreç önemli, kişi değil.

3) Süreç, tarif ve talimatlarda

The beans are roasted and then ground.
Çekirdekler kavrulur, sonra öğütülür.
Kahve üretim süreci; adımlar önemli.
The mixture is heated to 90 degrees.
Karışım 90 dereceye ısıtılır.
Bilimsel/teknik tarif.
The parts are assembled by robots.
Parçalar robotlar tarafından birleştirilir.
Burada 'by robots' bilgi verdiği için kaldı.

4) Haber dilinde ve resmi duyurularda

Three people were injured in the accident.
Kazada üç kişi yaralandı.
Haber başlığı tonu; sorumlu sonra verilir.
A new law has been passed.
Yeni bir yasa çıkarıldı.
Kurumsal, nesnel ton.
The suspect was arrested last night.
Şüpheli dün gece tutuklandı.
Polis tarafından olduğu apaçık, 'by' gereksiz.

5) Yapan gerçekten önemliyse (by ile)

Bazen edilgen kullanırız ama yapan da bir bilgi taşır; o zaman by ile belirtiriz. Genellikle ünlü/özel bir fail söz konusudur.

Guernica was painted by Picasso.
Guernica'yı Picasso boyadı.
Sanatçı bilgisi önemli; by kaldı.
The theory was developed by Einstein.
Teori Einstein tarafından geliştirildi.
Fail asıl bilgi.
This song was written by a 15-year-old.
Bu şarkıyı 15 yaşında biri yazdı.
Şaşırtıcı fail; vurgulanmak isteniyor.
Tips & Tricks: by ekleyeyim mi?
Basit test: by kısmını sil ve cümleyi oku. Anlam eksilmiyorsa (yapan bilinmez/önemsiz/apaçık), by'ı silmek doğrudur. Anlam ciddi eksiliyorsa (Picasso, Einstein gibi özel bir fail), by kalmalı. İngilizce edilgenlerin yaklaşık %80'inde by hiç kullanılmaz — şüphedeyken silin.

Edilgende zaman seçimi etkendekiyle aynıdır; sadece be fiili o zamana çekilir. Aşağıdaki tablo her zamanın edilgen biçimini ve onu tetikleyen ipucu kelimelerini gösterir. Uyarı: İpucu kelimeleri yol gösterir ama garanti değildir — bağlam her zaman önce gelir.

Zamanlara göre edilgen (örnek fiil: make)
ZamanEdilgen formülÖrnekSık ipucu
Present Simpleam/is/are + V3It is made.every day, usually, generally
Past Simplewas/were + V3It was made.yesterday, in 1990, last week, ago
Present Continuousam/is/are being + V3It is being made.now, at the moment, currently
Past Continuouswas/were being + V3It was being made.while, when, at that time
Present Perfecthas/have been + V3It has been made.already, just, yet, recently, so far
Past Perfecthad been + V3It had been made.by the time, before, after, already (geçmişte)
Future (will)will be + V3It will be made.tomorrow, soon, next week
Future (going to)am/is/are going to be + V3It is going to be made.plan, karar
Modallarmodal + be + V3It must be made.must, can, should, may, have to
İpucu kelimeleri garanti değildir
yesterday gördün diye kör körüne 'was' yazma. Bağlama bak: The house has been sold, and I saw the buyer yesterday. Burada 'yesterday' cümlenin başka bir parçasına aittir. Zamanı olay belirler, tek bir kelime değil.
Akılda Tutma: Continuous ve Perfect için
İki 'zor' edilgende ekstra kelimeyi ezberle: Continuous = be + BEING + V3 ("şu an oluyor"), Perfect = HAVE + BEEN + V3 ("olmuş durumda"). Kafiye gibi düşün: being = süren, been = bitmiş.

Edilgen sadece bir dilbilgisi kuralı değil, bir üslup tercihidir. Aynı olayı etken ya da edilgen anlatmak, okurun dikkatini nereye çektiğini, ne kadar sorumluluk yüklediğini ve ne kadar resmi göründüğünü değiştirir.

Bakış açısı ve odak

Cümlenin başına koyduğumuz şey, 'konu' olur ve vurgu alır. A dog bit the child. köpeğe odaklanır; The child was bitten by a dog. çocuğa odaklanır. Bir haber çocukla ilgiliyse, edilgen daha doğaldır.

Millions of people watch this show. (etken)
Milyonlarca insan bu programı izler.
Odak: izleyiciler.
This show is watched by millions. (edilgen)
Bu program milyonlar tarafından izlenir.
Odak: program. Konu program olduğunda daha akıcı.

Sorumluluğu gizleme veya yumuşatma (nezaket)

Edilgen, kimi suçlamadan bir sorunu dile getirmenin kibar yoludur. İş yerinde ve resmi yazışmada çok işe yarar.

A mistake has been made. (edilgen)
Bir hata yapıldı.
Kimin yaptığını söylemeden — kibar/diplomatik.
You made a mistake. (etken)
Sen hata yaptın.
Doğrudan suçlama — daha sert.
The deadline was missed.
Teslim tarihi kaçırıldı.
'Sen kaçırdın' demeden sorunu belirtmek.

Nesnellik ve mesafe

Bilimsel ve akademik yazıda 'ben/biz' özneleri kişiselliği artırır. Edilgen, deneyi öne çıkarıp yazarı geri çeker; bu da nesnel bir ton yaratır.

The samples were analysed twice.
Örnekler iki kez analiz edildi.
'Ben analiz ettim' yerine — nesnel.
It was found that temperature affects the result.
Sıcaklığın sonucu etkilediği bulundu.
Bulguyu öne çıkarır, araştırmacıyı değil.
İleri: Aşırı edilgen kötüdür
Edilgen güçlü bir araçtır ama abartılırsa metni ağır, soğuk ve muğlak yapar. İyi yazarlar edilgeni bir amaç için kullanır (yapan bilinmez, nesnellik gerekir), süs olsun diye değil. Modern akademik rehberler bile artık 'gerektiğinde etken kullan' diyor. Kural: Edilgeni seç, ama bilinçli seç.

Türkçe ile İngilizce edilgeni kavramsal olarak çok benzer — ikisi de 'yapan'ı arka plana atar. Fark, mekanikte: Türkçe tek ekle (-il/-in), İngilizce iki parçayla (be + V3) çözer. Türk öğrencinin en büyük tuzağı, Türkçeyi kelime kelime çevirmeye çalışmaktır.

  • Türkçe: fiil kökü + edilgenlik eki (aç-ıl-dı). İngilizce: be + V3 (was opened).
  • Türkçede zaman eki fiile gömülüdür; İngilizcede zamanı be taşır. 'be'yi unutma!
  • Türkçede 'tarafından' seyrek kullanılır; İngilizcede de by çoğu cümlede yoktur — bu iyi haber, ikisinde de gizlemek doğaldır.
  • Türkçe 'gerekir/edilir' gibi genel yapılar İngilizcede modal edilgene (must be done) veya geniş zaman edilgene (is done) karşılık gelir.
Yanlış The house built in 1990.
Doğru The house was built in 1990.
Ev 1990'da inşa edildi.
Türkçe 'inşa edildi' tek kelime gibi göründüğü için öğrenci 'be'yi (was) atlıyor. İngilizcede edilgen ASLA be'siz olmaz: be + V3.
Yanlış English speaks in Canada.
Doğru English is spoken in Canada.
Kanada'da İngilizce konuşulur.
'Konuşulur' edilgendir ama öğrenci etken 'speaks' yazıyor. İngilizce burada mutlaka edilgen ister: is + spoken. Dil kendini konuşmaz, konuşulur.
Yanlış It was happened yesterday.
Doğru It happened yesterday.
Dün oldu.
'Olmak' (happen) geçişsiz bir fiildir; nesnesi yoktur, dolayısıyla edilgen yapılamaz. Türkçe 'oldu' bizi yanıltmasın — 'was' fazladan.
Yanlış I was born in a hospital by my mother.
Doğru I was born in a hospital.
Bir hastanede doğdum.
'be born' kalıptır ve 'by' ile anne belirtilmez (biyolojik olarak apaçık). Türkçe 'doğdum' etken görünse de İngilizce edilgen kalıp kullanır; ama by eklemek yanlıştır.

Edilgen birkaç yapıyla karıştırılır. Aşağıdaki tablo farkları netleştirir.

Edilgen ve karıştırılan yapılar
YapıÖrnekFark
Passive (be + V3)The door was closed by John.Edilgen eylem: John kapadı.
Sıfat olarak V3 (durum)The door was closed all day.Durum bildirir: kapı kapalıydı (kim kapadı önemsiz).
Present Perfect (etken)John has closed the door.Bkz. Yakın Geçmiş: etken, John özne.
Present Perfect PassiveThe door has been closed.Edilgen + perfect: kapı kapatılmış.
Reported (dolaylı) yapıIt is said that he is rich.Bkz. Dolaylı Anlatım: edilgen raporlama kalıbı.
get + V3 (get-passive)The door got broken.Konuşma dili edilgeni; ani/olumsuz olay.
Edilgen mi, sıfat mı?
The window was broken. iki anlama gelebilir: (1) Eylem — birisi kırdı (edilgen). (2) Durum — pencere kırık haldeydi (V3 burada sıfat). Fark bağlamdan çıkar: The window was broken by a ball. = eylem. The window was broken, so cold air came in. = durum. İkisi de dilbilgisel olarak doğrudur.

Aşağıdaki sekiz hata, Türk öğrencilerin edilgende en çok tökezlediği noktalardır. Her birini neden yanlış olduğuyla birlikte okuyun.

Yanlış The house built in 1990.
Doğru The house was built in 1990.
Ev 1990'da inşa edildi.
'be' fiili (was) unutulmuş. Edilgen = be + V3; be olmadan cümle edilgen olmaz, sadece anlamsız bir parça kalır.
Yanlış The letter was wrote by Ann.
Doğru The letter was written by Ann.
Mektup Ann tarafından yazıldı.
V2 (wrote) değil, V3 (written) gelmeli. Edilgende ana fiil daima üçüncü hâldedir: write-wrote-written.
Yanlış The window did not broken.
Doğru The window was not broken.
Pencere kırılmadı.
'did' fazladan. Edilgende yardımcı fiil zaten be'dir; olumsuzluk 'was not' ile yapılır, 'did not' ile değil.
Yanlış Did the car repaired?
Doğru Was the car repaired?
Araba tamir edildi mi?
Soruda da 'did' yok; be fiili (was) başa gelir. Ayrıca ana fiil V3 (repaired) kalır.
Yanlış It was happened last night.
Doğru It happened last night.
Dün gece oldu.
'happen' geçişsizdir (nesne almaz), bu yüzden edilgen yapılamaz. Aynı şey go, come, arrive, die, exist için de geçerli.
Yanlış English is speak all over the world.
Doğru English is spoken all over the world.
İngilizce tüm dünyada konuşulur.
'be'den sonra yalın fiil (speak) değil, V3 (spoken) gelmeli. is + speak diye bir yapı yoktur.
Yanlış The homework must finished today.
Doğru The homework must be finished today.
Ödevin bugün bitirilmesi gerekir.
Modaldan sonra edilgende 'be' şart. Modal + be + V3. 'be'yi düşürmek modal edilgende en sık hatadır.
Yanlış The road is repairing now.
Doğru The road is being repaired now.
Yol şu an tamir ediliyor.
Continuous edilgende 'being' unutulmuş. Yol kendini tamir etmiyor; ediliyor: is + being + repaired. 'is repairing' etken olurdu (yol tamir ediyor gibi saçma).
Yanlış I was agreed with him.
Doğru I agreed with him.
Onunla aynı fikirdeydim.
'agree' geçişsizdir ve edilgen yapılmaz. 'was' fazladan; cümle zaten etken kalmalı.
En Sık Tek Hata
Bütün bu hataların ortak kökü tek bir şey: 'be' fiilini yanlış yönetmek — ya unutmak (house built), ya fazladan koymak (was happened), ya yanlış çekmek. Cümleyi yazmadan önce şunu sor: 'Özne bu eylemi yapıyor mu (etken), yapamıyor/eylemden etkileniyor mu (edilgen)?' Cevap 'etkileniyor'sa: be + V3, doğru be'yi seç.

Edilgenin birkaç özel durumu vardır; bunları bilmek seviyenizi belli eder.

1) Çift nesneli fiiller (give, send, offer, tell...)

İki nesnesi olan fiiller iki edilgen üretebilir; İngilizce genelde kişiyi özne yapmayı tercih eder.

She was given a prize. (tercih edilen)
Ona bir ödül verildi.
Kişi (she) özne — daha doğal.
A prize was given to her. (mümkün)
Bir ödül ona verildi.
Nesne (prize) özne — dilbilgisel doğru ama daha az yaygın.
We were told an interesting story.
Bize ilginç bir hikaye anlatıldı.
tell → were told; kişi özne.

2) 'It is said that...' kalıpları (kişisel olmayan edilgen)

say, believe, think, know gibi 'söyleme/düşünme' fiilleri iki edilgen kalıp üretir. İleri düzeyde çok işe yarar. Ayrıntı için bkz. Dolaylı Anlatım.

It is said that he is very rich.
Onun çok zengin olduğu söylenir.
It + is said + that... — kişisel olmayan yapı.
He is said to be very rich.
Onun çok zengin olduğu söylenir.
Kişi özne + to be — daha akıcı, gazetecilikte yaygın.
The painting is thought to be a fake.
Tablonun sahte olduğu düşünülüyor.
is thought to be — nesnel iddia.

3) have/get something done (ettirgen edilgen)

Bir işi başkasına yaptırdığımızda bu kalıbı kullanırız: have/get + nesne + V3. 'Kendim yapmadım, yaptırdım' anlamı taşır.

I had my hair cut yesterday.
Dün saçımı kestirdim.
Ben kesmedim, kuaför kesti. had + hair + cut.
We're getting the kitchen painted.
Mutfağı boyatıyoruz.
Boyacıya yaptırıyoruz. get + kitchen + painted.
She had her car repaired.
Arabasını tamir ettirdi.
Tamirciye yaptırdı.

4) Edilgen yapılamayan fiiller

Geçişsiz fiiller (arrive, go, come, die, happen, exist) ve bazı durum fiilleri (have=sahip olmak, resemble, suit, fit, lack) edilgen olamaz.

Yanlış A car is had by me.
Doğru I have a car.
Bir arabam var.
'have' burada 'sahip olmak' anlamında durum fiilidir; edilgen yapılamaz. (Ama 'have breakfast' gibi eylemsel have farklı davranabilir.)
İleri: get-passive ne zaman?
get + V3 günlük konuşmada, özellikle ani, beklenmedik ya da olumsuz olaylarda yaygındır: He got fired. They got married. My phone got stolen. Resmi yazıda 'be' tercih edilir; get-passive daha samimi ve konuşkandır. Sınav yazılarında ölçülü kullanın.

Edilgen sadece ders kitabı yapısı değildir; günlük İngilizcede sürekli duyulur — özellikle get-passive.

A:You look upset. What happened?
B:My car got towed this morning!
A:Oh no. Where was it parked?
B:Right outside the office. I didn't see the sign.
A:That's annoying. Was it damaged?
B:No, but now it has to be picked up from the lot, and I'll be charged a fee.
A: Üzgün görünüyorsun. Ne oldu? B: Arabam bu sabah çekildi! A: Olamaz. Nereye park edilmişti? B: Tam ofisin önüne. Levhayı görmemişim. A: Can sıkıcı. Hasar gördü mü? B: Hayır, ama şimdi otoparktan alınması gerekiyor ve benden ücret alınacak.
got towed, was parked, was damaged, has to be picked up, I'll be charged — hepsi doğal edilgen. Günlük konuşmada get-passive çok yaygın.
Sorry, this seat's taken.
Kusura bakmayın, bu koltuk dolu (alınmış).
is taken — konuşmada kısa edilgen.
The show got cancelled.
Gösteri iptal edildi.
get-passive, günlük.
I'm getting paid on Friday.
Cuma günü maaşım yatacak (ödeneceğim).
get + paid — çok yaygın konuşma kalıbı.
It's made of wood.
Ahşaptan yapılmış.
is made of — malzeme anlatırken.

Akademik yazının belkemiği edilgendir. Neden? Çünkü bilim süreci ve sonucu öne çıkarır, araştırmacının kişiliğini değil. 'I heated the sample' yerine 'The sample was heated' demek, metni nesnel ve tekrar-üretilebilir gösterir. IELTS/TOEFL yazma bölümlerinde, özellikle süreç (process) sorularında edilgen neredeyse zorunludur.

The data were collected over six months.
Veriler altı ay boyunca toplandı.
Nesnel; 'ben topladım' yerine.
It has been argued that the policy failed.
Politikanın başarısız olduğu ileri sürülmüştür.
It has been argued — mesafeli, akademik iddia.
The results are shown in Figure 2.
Sonuçlar Şekil 2'de gösterilmiştir.
Rapor dili standardı.
In this experiment, the effect of temperature on solubility was investigated. First, three identical beakers were filled with 200 ml of distilled water. Each sample was then heated to a different temperature, and a fixed amount of salt was added to each one. The mixtures were stirred until no more salt could be dissolved, and the saturation point was recorded. The measurements were repeated three times so that the average could be calculated. It was found that solubility increased as the temperature was raised. These results are consistent with what is generally expected, and they are supported by earlier studies. It should be noted, however, that the experiment was carried out under controlled conditions, and different outcomes might be observed in a natural environment.
Bu deneyde, sıcaklığın çözünürlük üzerindeki etkisi araştırıldı. Önce, üç özdeş beher 200 ml saf suyla dolduruldu. Ardından her örnek farklı bir sıcaklığa ısıtıldı ve her birine sabit miktarda tuz eklendi. Karışımlar, artık tuz çözünmeyene kadar karıştırıldı ve doygunluk noktası kaydedildi. Ortalama hesaplanabilsin diye ölçümler üç kez tekrarlandı. Sıcaklık yükseldikçe çözünürlüğün arttığı bulundu. Bu sonuçlar genel olarak beklenenle tutarlıdır ve daha önceki çalışmalarca da desteklenmektedir. Ancak, deneyin kontrollü koşullar altında yapıldığı ve doğal bir ortamda farklı sonuçların gözlemlenebileceği not edilmelidir.
Analiz:
  • was investigated, were filled, was heated, was added — geçmiş edilgen zinciri; deneyi kişiden bağımsız anlatır.
  • could be dissolved, could be calculated — modal edilgen: olabilirlik.
  • It was found that... — kişisel olmayan raporlama; bulguyu öne çıkarır.
  • are supported, are consistent — geniş zaman edilgen: genel geçerli iddia.
  • It should be noted — akademik nezaket kalıbı; uyarıyı yumuşatır.
  • might be observed — modal edilgen: temkinli tahmin (hedging), akademik yazının imzası.
The old lighthouse at the edge of our town has finally been restored. For years it was left to decay, and many locals feared it would be demolished. Then, last spring, a small group of volunteers was formed, and a plan was drawn up to save it. Money was raised through concerts, bake sales, and online donations. Once enough funds had been collected, the real work began. The cracked walls were repaired, the rusty iron staircase was replaced, and the great lamp at the top was cleaned until it shone again. Local schoolchildren were even invited to help paint the lower rooms. The project was managed entirely by residents, and no money was taken from the town council. Last week the lighthouse was officially reopened, and hundreds of people were gathered at the harbour to watch. As the light was switched on for the first time in twenty years, a loud cheer was heard across the water. Everyone agreed that the building had been given a second life. It is now protected by law, so it can never be knocked down again. Visitors are welcomed every weekend, and guided tours are offered by the same volunteers who saved it. The lighthouse, once forgotten, is now loved by the whole community.
Kasabamızın kıyısındaki eski deniz feneri nihayet restore edildi. Yıllarca çürümeye terk edilmişti ve pek çok yerli halk yıkılacağından korkuyordu. Sonra, geçen ilkbahar, küçük bir gönüllü grubu oluşturuldu ve onu kurtarmak için bir plan hazırlandı. Konserler, kek satışları ve internet bağışlarıyla para toplandı. Yeterli fon toplandıktan sonra asıl iş başladı. Çatlak duvarlar onarıldı, paslı demir merdiven değiştirildi ve tepedeki büyük lamba yeniden parlayana kadar temizlendi. Yerel okul çocukları alt odaları boyamaya bile davet edildi. Proje tamamen kasaba sakinleri tarafından yönetildi ve belediyeden hiç para alınmadı. Geçen hafta fener resmi olarak yeniden açıldı ve yüzlerce insan izlemek için limanda toplanmıştı. Işık yirmi yıldır ilk kez yakıldığında, suyun karşı yakasında yüksek bir tezahürat duyuldu. Herkes binaya ikinci bir hayat verildiğinde hemfikirdi. Artık yasayla korunuyor, bu yüzden bir daha asla yıkılamaz. Ziyaretçiler her hafta sonu ağırlanıyor ve rehberli turlar, onu kurtaran aynı gönüllüler tarafından sunuluyor. Bir zamanlar unutulmuş fener, şimdi tüm topluluk tarafından seviliyor.
Analiz:
  • has been restored — present perfect edilgen: geçmişte oldu, sonucu şimdi ortada.
  • was left, was formed, was drawn up, was raised — geçmiş edilgen zinciri; yapan önemsiz olduğu için gizlenmiş.
  • had been collected — past perfect edilgen: başka bir geçmiş olaydan önce tamamlanmış.
  • was managed entirely by residents — burada 'by' bilinçli kaldı: yapan (residents) bir bilgi/övgü taşıyor.
  • can never be knocked down — modal edilgen: olasılık/izinsizlik.
  • are welcomed, are offered — geniş zaman edilgen: tekrarlanan, genel geçer durum.
  • is now loved by the whole community — kapanış; 'by' duygu yükünü öne çıkarmak için tutulmuş.

Temel (A2)

The door is locked.
Kapı kilitli/kilitlenir.
is + V3, en basit edilgen.
The cake was eaten.
Pasta yendi.
was + V3, geçmiş.
These shoes are made in Italy.
Bu ayakkabılar İtalya'da yapılır.
are + made, genel gerçek.

Orta (B1)

The results will be published next week.
Sonuçlar gelecek hafta yayımlanacak.
will be + published, gelecek.
The bags have been checked.
Çantalar kontrol edildi.
have been + checked, perfect.
This form must be signed here.
Bu form buradan imzalanmalı.
must be + signed, modal.

İleri (B2)

The stadium is being renovated at the moment.
Stadyum şu anda yenileniyor.
is being + renovated, continuous edilgen.
The passengers were being questioned when we arrived.
Biz vardığımızda yolcular sorgulanıyordu.
were being + questioned, past continuous edilgen.
She got promoted after just one year.
Sadece bir yıl sonra terfi ettirildi.
get-passive.

Uzman (C1)

The minister is believed to have misled parliament.
Bakanın parlamentoyu yanılttığına inanılıyor.
is believed to have + V3, kişisel olmayan raporlama + perfect mastar.
Had the warning been heeded, the disaster could have been avoided.
Uyarı dikkate alınmış olsaydı, felaket önlenebilirdi.
Devrik koşul + iki edilgen: had been heeded / could have been avoided.
We're having the whole system upgraded next month.
Gelecek ay bütün sistemi güncellettireceğiz.
have something done, ettirgen edilgen.

Bu sorular kuralı değil, anlamı test eder. Cümlelerin ne söylediğini kavradığından emin ol.

Anlam kontrolü Her cümle için sorulan soruyu cevapla.
  1. "My phone was stolen." — Telefonu kimin çaldığını biliyor muyuz?
  2. "The cake was made by my grandmother." — Burada 'by' neden var?
  3. "The road is being repaired." vs "The road is repaired." — Hangisi 'şu an sürüyor' demek?
  4. "I had my car washed." — Arabayı ben mi yıkadım?
  5. "It happened yesterday" neden edilgen yapılamaz?
  6. "A mistake was made." Bu cümleyi konuşan neden edilgen seçti?
Boşluk doldurma Parantezdeki fiili doğru edilgen biçimde yaz.
  1. English ______ (speak) in many countries.
  2. The bridge ______ (build) in 1955.
  3. The report ______ (not finish) yet.
  4. Look! The house ______ (paint) right now.
  5. The winners ______ (announce) tomorrow.
  6. This door ______ (must / keep) closed.
Hata düzeltme Her cümledeki edilgen hatasını bul ve düzelt.
  1. The window broke by a boy.
  2. The letter was wrote yesterday.
  3. Did the car repaired?
  4. The road is repairing now.
  5. It was happened last night.
Etkenden edilgene çevirme Etken cümleyi edilgen yap (yapan önemsizse by'ı düşür).
  1. Somebody cleans the office every day.
  2. They will hold the meeting on Monday.
  3. Picasso painted this picture.
  4. They have cancelled the flight.
  5. You must submit the form today.
Türkçeden çeviri Türkçe cümleyi İngilizce edilgenle çevir.
  1. Kapı her akşam kilitlenir.
  2. Cüzdanım dün çalındı.
  3. Rapor henüz gönderilmedi.
  4. Saçımı kestirdim.
  5. Bu evin sahte olduğu düşünülüyor.
  1. The house ______ in 1990.
  2. English ______ all over the world.
  3. The report ______ yet.
  4. Look! The car ______ at the moment.
  5. The results ______ next week.
  6. This form ______ in black ink.
  7. Which sentence is CORRECT?
  8. The prize ______ to the youngest student.
  9. ______ the window broken by the storm?
  10. I ______ my hair cut last week.
  11. The bridge ______ at the moment, so it's closed.
  12. He ______ after only one year at the company.

Görev: Yaşadığın şehirdeki bir binanın, köprünün ya da parkın nasıl yapıldığını/yenilendiğini anlatan 6-8 cümlelik kısa bir paragraf yaz. Amaç: edilgeni doğal bir bağlamda üretmek.

  • Rehber sorular: Ne zaman inşa edildi? (was built) Kim tarafından? (by... — gerekliyse) Ne için kullanılıyor? (is used) Yakın zamanda yenilendi mi? (has been renovated) Şu an bir çalışma var mı? (is being...) Gelecekte ne olacak? (will be...)
  • Kural: En az beş farklı zamanda edilgen kullan. 'by'ı sadece gerçekten gerekliyse ekle.
  • Kontrol: Her edilgen cümlede 'be + V3' var mı? be'yi unuttun mu? V2 yerine V3 mü yazdın?
Örnek Cevap
The Grand Bridge was built in 1908. It was designed by a famous engineer and was used by thousands of people every day. Over the years it was damaged by heavy traffic, so last year it was closed for repairs. At the moment the old railings are being replaced and the surface is being resurfaced. The work will be finished by next spring. Once it is reopened, it is expected to last for another hundred years.
(Not: was built / was designed / was used / was damaged / was closed / are being replaced / is being resurfaced / will be finished / is reopened / is expected — on farklı edilgen, altısı farklı zamanda.)
Nereden başlamalı?
Edilgeni ASLA 'zaman zaman' öğretme — tek formülle başla: be + V3. İlk derste sadece geniş ve geçmiş zamanı (is/was + V3) ver; öğrenci bunu oturttuktan sonra kademeli olarak perfect, continuous ve modal ekle. Formül sabit, sadece be değişiyor mesajını her derste tekrarla.

En kritik kavramsal engel, öğrencinin 'be'yi ya unutması ya da fazladan 'do/did' eklemesidir. Bunu erken teşhis et: öğrencilere bir etken cümle verip edilgene çevirmelerini iste ve gözünü 'be' fiiline dik. Ayrıca geçişsiz fiil tuzağını (happen, arrive, go edilgen olmaz) mutlaka örneklerle göster; Türkçe 'oldu/geldi' bizi yanıltır.

Kavram kontrol soruları
Kuralı değil anlamı sorgula: 'Bu cümlede yapanı biliyor muyuz?', 'Neden by yok?', 'Şu an mı sürüyor yoksa genel bir gerçek mi?'. Bunlar öğrencinin edilgeni ezberden değil, iletişim amacıyla kavradığını gösterir.
Etkinlik önerisi
Haber manşeti oyunu: Öğrencilere kısa etken haber cümleleri ver ("Police arrested three men."), gazete manşetine çevirsinler ("Three men arrested / were arrested."). Süreç anlatımı: Basit bir tarif (çay yapımı, kağıt geri dönüşümü) resimlerle verilir, öğrenciler edilgenle adımları yazar. Sınıf gizemi: "Something was broken/taken in this classroom." — öğrenciler edilgen sorularla soruşturur.
  • Edilgen çatı = eylemden etkileneni öne çıkarma; değişmez formül be + V3.
  • Cümlenin zamanını yalnızca be taşır (is/was/has been/will be/is being); V3 hiç değişmez.
  • Yalnızca geçişli (nesne alan) fiiller edilgen olur; happen, arrive, go, die edilgen olmaz.
  • Yapanı belirtmek için by; ama çoğu cümlede (yapan bilinmez/önemsiz/apaçık) by kullanılmaz.
  • Olumsuzda be + not + V3, soruda be + özne + V3; 'do/did' asla eklenmez.
  • Continuous edilgende being, perfect edilgende been ekstra kelimedir — unutma.
  • Modal edilgen: modal + be + V3 (must be done). 'be'yi düşürme.
  • İleri kalıplar: It is said that... / He is said to... (raporlama) ve have/get something done (ettirgen).
  • get-passive günlük konuşmada yaygındır; be-passive resmi/akademik yazının belkemiğidir.
  • En sık tek hata: be fiilini yanlış yönetmek — unutmak, fazladan koymak ya da yanlış çekmek. İlgili konular: Dolaylı Anlatım, Yakın Geçmiş, Gerund & Mastar.