Gramer doğru olsa bile duruma uymayan bir cümle kulağı tırmalar. Aynı işlevi (örneğin bir rica) bir arkadaşa, bir öğretmene ve bir müşteriye farklı sözcüklerle iletirsin. Bu bölüm en sık kullanılan işlevleri ve her birinin resmiyet düzeyine göre hazır kalıplarını toplar.
İngilizcede cümle uzadıkça genelde daha kibar olur. Dolaylı yapılar (Would you mind…, I was wondering…) mesafeyi ve saygıyı artırır.
| İşlev | Samimi | Resmî |
|---|---|---|
| Fikir belirtme | I think… / If you ask me… | In my view… / It seems to me that… |
| Katılma | Exactly! / Me too. | I couldn't agree more. |
| Katılmama | I don't think so. | I'm afraid I disagree. |
| Öneri | Let's… / How about…? | I'd suggest that we… |
| Teklif | Want some help? | Would you like me to…? |
| Özür | Sorry about that. | I do apologise for… |
could, would, may ricayı yumuşatır.
Could I possibly…?Doğrudan soru yerine sarmalama.
Do you know if…?just, a bit, possibly, maybe.
I just wanted to ask…Give me a pen. emir gibi algılanır. Ekle: Could you give me a pen, please?
Give me that, please hâlâ sert. Kibarlık asıl yapıdan gelir (could/would + dolaylılık).
Hava, hafta sonu, yol gibi hafif konular ilişki kurar. Doğrudan konuya girmek bazı kültürlerde kaba görünebilir. Bkz. Small Talk.
İlgili konular: