Açılışa Özel %30 İndirim Tüm Materyallerde
Konu Anlatımı · Genel İngilizce · Gramer

Countable & Uncountable NounsSayılabilir & Sayılamayan İsimler

Türkçede su, bilgi, tavsiye gibi kelimeler sayılabilirken İngilizcede sayılamaz (water, information, advice). Bu ayrım a/an, many/much, few/little seçimini belirler; "an advice" gibi hatalar buradan doğar.

İngilizcede isimler sayılabilir (countable) ya da sayılamayan (uncountable) olarak ikiye ayrılır. Bu ayrım gramerin görünmez omurgasıdır: bir ismin çoğul yapılıp yapılamayacağını, önüne a/an gelip gelemeyeceğini, many mı yoksa much mu, few mü yoksa little mı kullanacağınızı belirler. Türkçe konuşan öğrencinin en büyük tuzağı, kendi dilinde sayılabilen kelimelerin (bilgi, tavsiye, mobilya, ekmek) İngilizcede sayılamaz olmasıdır; "an advice" ve "informations" gibi hatalar tam olarak buradan doğar. Bu konu, isim seçimini doğru yaptığınızda artikeller ve belirleyiciler konularının kendiliğinden yerine oturmasını sağlar. Ayrıca some / any / no kullanımının temeli de bu ayrımdır.

A1A2B1B2nouncountableuncountablemanymuchsomeanyquantifiera/anbelirleyici~22 dk
A1Somut nesneleri sayabilirsiniz: one apple, two apples. Sayılamayanlar çoğul olmaz: water (su), bread (ekmek), money (para).
A2Doğru belirleyiciyi seçin: sayılabilirle many/a few, sayılamayanla much/a little. Miktar sormak için How many? / How much?.
B1Türkçede sayılabilen ama İngilizcede sayılamayan kelimeleri tanıyın: information, advice, furniture, news, luggage. Miktar birimi ile sayın: a piece of advice.
B2İkili kullanımı ustalıkla ayırın: coffee (madde, sayılamaz) vs. two coffees (iki fincan kahve). Soyut isimlerin bağlama göre sayılabilir/sayılamaz kaydığını fark edin: a great experience vs. work experience.
Hızlı Başvuru
İşlevFormülÖrnekNot
Sayılabilir tekila/an + tekil isimI need a pen.
Bir kaleme ihtiyacım var.
a/an sadece sayılabilir tekil isimle gelir.
Sayılabilir çoğulisim + -s / düzensiz çoğulThere are three books.
Üç kitap var.
Sayabildiğiniz için çoğul yapabilirsiniz.
Sayılamayanbelirleyicisiz veya some/muchI need some water.
Biraz suya ihtiyacım var.
a/an almaz, -s almaz.
Çok (sayılabilir)many + çoğul isimHow many students?
Kaç öğrenci?
many = sayılabilir çoğul.
Çok (sayılamayan)much + tekil isimHow much time?
Ne kadar zaman?
much = sayılamayan.
Az var (sayılabilir)a few + çoğul isima few friends
birkaç arkadaş
olumlu: yeterince var.
Az var (sayılamayan)a little + tekil isima little milk
biraz süt
olumlu: yeterince var.
Sayılamayanı saymaa piece/glass/bit of + isima piece of advice
bir tavsiye
miktar birimi ile birim veriyoruz.

İngilizce her ismi ikiye ayırır: sayabildiklerimiz ve sayamadıklarımız. Bir kalem, iki kalem, üç kalem diye tek tek sayabildiğiniz şeyler sayılabilir (countable) isimlerdir. Ama suyu, havayı, parayı, bilgiyi tek tek sayamazsınız; bunlar sayılamayan (uncountable) isimlerdir. Bu ayrım masum görünür ama İngilizce gramerin çok büyük bir bölümünü sessizce yönetir.

Neden önemli? Çünkü bir ismin sayılabilir mi sayılamaz mı olduğu, sonraki üç kararınızı belirler: (1) önüne a/an koyabilir misiniz, (2) çoğul yapıp -s ekleyebilir misiniz, (3) many/much, few/little gibi belirleyicilerden hangisini seçeceksiniz. Yani bu konu, artikeller ve belirleyiciler konularının temelini oluşturur.

Türkçedeki benzeri: Türkçede de aslında bir sezgi vardır. "Üç su" demek yerine "üç bardak su" deriz; "iki ekmek" yerine çoğu zaman "iki somun ekmek" deriz. İşte İngilizcedeki a glass of water, a loaf of bread mantığı buna çok benzer. Fark şu: İngilizce bu ayrımı çok daha katı ve tutarlı uygular.

Neden Türk öğrenciye zor gelir?
Çünkü Türkçede sayılabilen bazı kelimeler İngilizcede sayılamaz. Türkçe düşünen öğrenci "bir bilgi", "bir tavsiye", "iki mobilya" diyebildiği için doğrudan çeviriyle an information, an advice, two furnitures der ve hata yapar. Doğrusu: a piece of information, a piece of advice, two pieces of furniture.
  • Sayılabilir (countable): tek tek sayılır, çoğul yapılabilir. book → books, child → children.
  • Sayılamayan (uncountable): tek tek sayılmaz, çoğul yapılmaz. water, rice, money, information.
  • a/an yalnızca sayılabilir tekil isimle kullanılır: a car (✔), a water (normalde ✗).
  • Sayılamayan isim tekildir; fiil de tekil gelir: The news is good. (haber iyi).
  • many + sayılabilir çoğul; much + sayılamayan: many books / much time.
  • a few + sayılabilir; a little + sayılamayan: a few eggs / a little sugar.
  • Miktar sormak: How many (sayılabilir) / How much (sayılamayan).
  • Sayılamayanı saymak için birim kullan: a piece of, a glass of, a bit of, a slice of.
  • Bazı kelimeler İngilizcede sayılamaz ama Türkçede sayılabilir: advice, information, furniture, news, luggage, homework, bread.
  • Bir isim bağlama göre iki türlü de olabilir: coffee (madde) vs. two coffees (iki fincan).
Countable nounSayılabilir isim
Tek tek sayılabilen, çoğul yapılabilen isim. Önüne a/an ve sayı gelebilir.
one apple, two apples, a chair bir elma, iki elma, bir sandalye
Uncountable nounSayılamayan isim
Bir bütün/madde olarak düşünülen, tek tek sayılmayan isim. Çoğul olmaz, a/an almaz.
water, air, rice, money su, hava, pirinç, para
Mass nounKütle isim
Uncountable ismin bir başka adı; özellikle maddeler için kullanılır.
sugar, sand, gold şeker, kum, altın
PluralÇoğul
Birden fazla varlığı gösteren biçim, genelde -s ekiyle. Sadece sayılabilir isimlerde olur.
dogs, boxes, women köpekler, kutular, kadınlar
QuantifierBelirleyici / miktar sözcüğü
Miktar bildiren sözcük. Sayılabilir/sayılamaz olmasına göre değişir.
many, much, some, a few, a little çok, biraz, birkaç
Partitive (unit of measure)Miktar birimi
Sayılamayan ismi saymamızı sağlayan kalıp: 'X of + isim'.
a piece of, a glass of, a slice of bir parça, bir bardak, bir dilim
DeterminerBelirteç / belirleyici öğe
İsmin önünde gelen ve onu belirleyen sözcük ailesi (a, the, some, many...).
the water, some milk (o) su, biraz süt

İki isim türü, cümlede farklı davranır. Aşağıda temel kalıpları olumlu, olumsuz ve soru biçimleriyle görüyoruz. Anahtar sezgi: sayılabilir tekil isim asla yalnız duramaz — önünde a/an, the, my gibi bir belirleyici ister; sayılamayan isim ise yalnız durabilir.

Olumlu (Affirmative)

Formül (sayılabilir): a/an + tekil veya sayı/some + çoğul. Formül (sayılamayan): some / belirleyicisiz + tekil biçim.

I have a laptop and three books.
Bir dizüstü bilgisayarım ve üç kitabım var.
laptop sayılabilir tekil → a; books sayılabilir çoğul → sayı + -s.
There is some milk in the fridge.
Buzdolabında biraz süt var.
milk sayılamayan → a almaz, some alır, çoğul olmaz.
We need water and salt for the recipe.
Tarif için su ve tuz lazım.
Her ikisi de sayılamayan; belirleyicisiz kullanılabilir.

Olumsuz (Negative)

Olumsuzda çoğu zaman any (sayılabilir çoğul veya sayılamayan) veya much/many kullanılır.

There aren't any eggs left.
Hiç yumurta kalmadı.
eggs sayılabilir çoğul → any + çoğul.
There isn't any sugar in my coffee.
Kahvemde hiç şeker yok.
sugar sayılamayan → any + tekil biçim, is.
I don't have much money this month.
Bu ay pek param yok.
money sayılamayan → much.

Soru (Question)

Miktar sorusunda ayrım en nettir: How many + sayılabilir çoğul, How much + sayılamayan.

How many chairs do we need?
Kaç sandalyeye ihtiyacımız var?
chairs sayılabilir → How many.
How much time do we have?
Ne kadar zamanımız var?
time sayılamayan → How much.
Is there any bread?
Hiç ekmek var mı?
bread sayılamayan → any + is.
Yanlış I bought two breads.
Doğru I bought two loaves of bread.
İki somun ekmek aldım.
bread İngilizcede sayılamaz; doğrudan sayı ve -s alamaz. Saymak için 'loaf of' birimini kullanırız.
Akılda Tutma: 'MANY-MUCH parmak testi'
Bir isim gördüğünüzde içinizden 'two ___s' deyin. Doğal geliyorsa (two books, two ideas) sayılabilirdir → many, a few, a/an alır. Garip geliyorsa (two waters?, two advices?) sayılamazdır → much, a little alır, a/an ve -s almaz. Kafiyeli kısayol: "Sayabiliyorsan MANY, sayamıyorsan MUCH."
Kısa cevap ve temel eşleşme
DurumSayılabilirSayılamayan
Örnek isimbook, apple, carwater, rice, money
a/an alır mı?Evet (a book)Hayır
Çoğul olur mu?Evet (books)Hayır
Miktar sorusuHow many?How much?
Çokmanymuch
Az (olumlu)a fewa little

1) Somut nesneleri saymak (en yaygın)

Elle tutulan, gözle görülen ve tek tek ayrılabilen her şey sayılabilirdir. Bunlarda a/an, sayılar ve çoğul rahatça kullanılır.

She has two brothers and a sister.
İki erkek kardeşi ve bir kız kardeşi var.
Can I have a ticket, please?
Bir bilet alabilir miyim, lütfen?
There are five apples in the bowl.
Kasede beş elma var.
I need three more chairs for the meeting.
Toplantı için üç sandalye daha lazım.

2) Maddeleri ve sıvıları anlatmak

Su, süt, şeker, kum gibi bir bütün kütle olarak düşündüğümüz maddeler sayılamaz. Bir sınır çizemediğimiz için sayamayız.

Add some salt to the soup.
Çorbaya biraz tuz ekle.
There is water on the floor.
Yerde su var.
I don't take sugar in my tea.
Çayıma şeker almam.
The beach is covered in white sand.
Plaj beyaz kumla kaplı.

3) Soyut kavramları anlatmak

Bilgi, sevgi, zaman, mutluluk gibi soyut kavramlar genelde sayılamaz. Bunlar bir bütün olarak düşünülür; parça parça ayrılmaz.

She gave me some good advice.
Bana bazı güzel tavsiyeler verdi.
advice sayılamaz → some alır, İngilizcede -s almaz.
We don't have much time.
Pek zamanımız yok.
This job requires patience.
Bu iş sabır gerektirir.
I need more information about the course.
Kurs hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacım var.

4) Yiyecek ve içecekleri sipariş etmek

Restoran ve kafede sayılamayan içecekleri, o içeceğin bir porsiyonunu kastederek sayılabilir gibi kullanırız. Bu çok yaygın ve doğaldır.

Two coffees and a tea, please.
İki kahve ve bir çay, lütfen.
'iki fincan kahve' anlamında; porsiyon = sayılabilir.
Can we have three waters?
Üç su alabilir miyiz?
'üç şişe/bardak su' anlamında, kafede tamamen doğal.
I'd like a beer and some nuts.
Bir bira ve biraz kuruyemiş istiyorum.
Akılda Tutma: 'a-lı = biraz VAR, a-sız = neredeyse YOK'
a few / a little (a'lı) = olumlu, 'biraz var, yeterli' anlamı taşır. few / little (a'sız) = olumsuz, 'neredeyse hiç yok' anlamı taşır. Örnek: I have a few friends (birkaç arkadaşım var — güzel) ama I have few friends (çok az arkadaşım var — üzücü). Kısayol: "'a' varsa umut var." Sayılabilirse FEW, sayılamazsa LITTLE.
Tips & Tricks: Sınavda hız kazandıran refleks
Bir çoktan seçmelide boşluktan sonraki ismin sonunda -s varsa (çoğul), gözünüz otomatik many / a few / these / several seçeneklerine gitsin; isim tekil ve maddeyse (water, money, time) much / a little / this seçeneklerine. Ayrıca How much gördüğünüzde arkasından gelen isim ASLA -s almaz — bu tek kural bile birçok soruyu saniyede çözer.

Bir cümlede hangi belirleyicinin geçtiği, ismin sayılabilir mi sayılamaz mı olduğunu ele verir. Aşağıdaki tablo, gördüğünüzde ismin türünü tahmin etmenizi sağlayan ipucu kelimelerdir.

BelirleyiciSayılabilirSayılamayanÖrnek
manymany friends
muchmuch water
a fewa few coins
a littlea little bread
severalseveral books
a number ofa number of cars
an amount ofan amount of money
some / anysome apples / some rice
a lot of / lots ofa lot of people / a lot of time
How many / How muchHow manyHow muchHow many? / How much?
İpucu her zaman garanti değildir
some, any, a lot of, lots of, no, the hem sayılabilir hem sayılamayan isimle kullanılır. Yani bu kelimeleri görünce ismin türünü anlayamazsınız. Kesin ipucu verenler yalnızca ikiye ayrılanlardır: many/much, a few/a little, several/an amount of. Bir ismin türünü anlamanın en güvenli yolu, o ismin çoğulunun (-s) ve a/an'ının doğal olup olmadığını içinizden test etmektir.
Tips & Tricks: 'a lot of' emniyet supabı
Sınav dışı gerçek konuşmada emin değilseniz, hem sayılabilir hem sayılamayanla çalışan a lot of / lots of kullanın — asla hata yapmazsınız (a lot of books ✔, a lot of water ✔). Ama dikkat: olumsuz ve soruda İngilizler genelde much/many tercih eder (I don't have much time). Yani 'a lot of' olumluların güvenli seçimidir; olumsuz/soruda much/many refleksini koruyun.

Bazı isimler bağlama göre hem sayılabilir hem sayılamayan olabilir ve anlam bu seçime göre değişir. Bu, İngilizcenin en zarif inceliklerinden biridir: aynı kelime, madde olarak düşünüldüğünde sayılamaz, tek bir örnek/porsiyon/tür olarak düşünüldüğünde sayılabilir olur.

Madde vs. porsiyon/tür

I love coffee. (madde)
Kahveyi severim. (genel olarak kahve)
Genel bir madde → sayılamaz, a/an yok.
Can I have a coffee? (porsiyon)
Bir kahve alabilir miyim? (bir fincan)
Belirli bir porsiyon → sayılabilir, a alır.
This café sells several coffees. (tür)
Bu kafe birkaç çeşit kahve satar.
'çeşitler' → sayılabilir çoğul.

Soyut genel vs. somut örnek

Experience is important for this job. (genel)
Bu iş için deneyim önemlidir.
Genel soyut kavram → sayılamaz.
I had a wonderful experience in Rome. (tekil olay)
Roma'da harika bir deneyim yaşadım.
Belirli bir olay → sayılabilir, a alır.
Chocolate is bad for dogs. (madde)
Çikolata köpekler için zararlıdır.
Madde → sayılamaz.
She gave me a chocolate. (tek parça)
Bana bir çikolata (tanesi) verdi.
Tek bir parça/kalıp → sayılabilir.

Nezaket ve doğallık: Kafede a coffee, two teas demek son derece doğaldır ve kimse yadırgamaz. Buradaki 'kural ihlali' aslında yerleşik bir kısaltmadır: a (cup of) coffee. Öğrenciye bunu net söylemek gerekir, yoksa 'her sayılamayan asla sayılamaz' diye ezberler ve doğal konuşmadan uzaklaşır.

Türkçe ile İngilizce arasındaki en büyük çatışma, sayılabilirlik sezgisinin farklı olmasıdır. Türkçede rahatça çoğul yapıp saydığımız birçok kelime, İngilizcede bir bütün/kütle olarak düşünülür ve sayılamaz. Türkçe düşünüp doğrudan çeviren öğrenci burada sürekli tökezler.

  • Türkçe: "bir bilgi, bilgiler" → İngilizce: information (sayılamaz, çoğul yok).
  • Türkçe: "bir tavsiye, tavsiyeler" → İngilizce: advice (sayılamaz).
  • Türkçe: "mobilyalar" → İngilizce: furniture (sayılamaz).
  • Türkçe: "haberler" → İngilizce: news (sayılamaz ve TEKİL fiil alır: The news is...).
  • Türkçe: "bagajlar, valizler" → İngilizce: luggage / baggage (sayılamaz).
  • Türkçe: "ödevler" → İngilizce: homework (sayılamaz).
Yanlış She gave me many advices.
Doğru She gave me a lot of advice. / some good advice.
Bana çok tavsiye verdi.
advice sayılamaz; ne çoğul (-s) ne de many alır. 'much/a lot of advice' ya da 'pieces of advice' denir.
Yanlış I read all the informations on the website.
Doğru I read all the information on the website.
Web sitesindeki bütün bilgileri okudum.
information tekil ve sayılamazdır; 'informations' diye bir biçim İngilizcede yoktur.
Yanlış We bought new furnitures for the office.
Doğru We bought new furniture for the office.
Ofis için yeni mobilya aldık.
furniture sayılamaz. Tek parça vurgulanacaksa 'a piece of furniture' denir.
Yanlış The news are very sad today.
Doğru The news is very sad today.
Bugün haberler çok üzücü.
news sonunda -s olmasına rağmen sayılamaz ve TEKİL kabul edilir; fiil 'is' olmalı.

Bu konu üç komşu konuyla iç içedir. Onları ayırt etmek, doğru belirleyiciyi seçmenizi kolaylaştırır.

KonuNe yapar?Bu konuyla ilişkisi
Artikeller (a/an/the)İsmin belirli/belirsiz olduğunu gösterira/an SADECE sayılabilir tekille gelir; sayılabilirlik artikel seçimini belirler
Belirleyiciler (many/much...)Miktar bildirirBelirleyicinin hangi biçimini seçeceğiniz tamamen sayılabilirliğe bağlıdır
Some / AnyBelirsiz miktar bildirirsome/any hem sayılabilir hem sayılamazla çalışır; fiil ve çoğul uyumu isim türüne bağlıdır
Sıralama önerisi
En verimli öğrenme sırası şudur: önce bir ismin sayılabilir mi sayılamaz mı olduğunu belirleyin (bu konu), sonra artikeli seçin, en sonda miktar belirleyicisini koyun. Bu üç adım aynı karar zincirinin halkalarıdır.
En yaygın tek hata
Türkçede sayılabilen soyut/toplu kelimeleri (advice, information, furniture, news) İngilizcede çoğul yapıp an ile kullanmak. Bu tek kalıp, Türk öğrencilerin en çok tekrarladığı hatadır: an advice, informations, two furnitures, a news. Hepsi yanlıştır.
Yanlış Can you give me an advice?
Doğru Can you give me some advice? / a piece of advice?
Bana bir tavsiye verebilir misin?
advice sayılamaz; a/an alamaz. Tek birim vurgulanacaksa 'a piece of advice' denir.
Yanlış I have many works to do.
Doğru I have a lot of work to do. / much work to do.
Yapacak çok işim var.
'work' (iş/uğraş anlamında) sayılamazdır; many ve -s almaz. 'works' ancak 'eserler/fabrika' gibi farklı anlamlarda vardır.
Yanlış How much people were there?
Doğru How many people were there?
Orada kaç kişi vardı?
people sayılabilir çoğuldur (person'ın çoğulu); many/How many alır, much değil.
Yanlış There is too much cars on the road.
Doğru There are too many cars on the road.
Yolda çok fazla araba var.
cars sayılabilir çoğul → many + are. much yalnızca sayılamazla gelir.
Yanlış I need a bread and a milk.
Doğru I need some bread and some milk.
Biraz ekmek ve biraz süt lazım.
bread ve milk sayılamaz; a/an alamaz. Belirsiz miktar için 'some' kullanılır.
Yanlış She has a long hair.
Doğru She has long hair.
Uzun saçları var.
hair, 'saç' (bütün olarak) anlamında sayılamazdır. 'a hair' sadece 'tek bir tel saç' demektir (ör. çorbada). Genel saç için a/an kullanılmaz.
Yanlış We had a nice weather.
Doğru We had nice weather.
Havalar güzeldi.
weather sayılamazdır; a/an almaz. 'a nice day' denebilir ama 'a nice weather' denmez.
Yanlış He gave me three informations.
Doğru He gave me three pieces of information.
Bana üç bilgi verdi.
information sayılamaz; doğrudan sayılamaz. Saymak için 'pieces of' birimi gerekir.
Yanlış I bought two luggages.
Doğru I bought two pieces of luggage. / two suitcases.
İki valiz aldım.
luggage sayılamaz. Somut nesne kastediliyorsa 'suitcases' (sayılabilir) kullanılabilir.
Yanlış Do you have any furnitures?
Doğru Do you have any furniture?
Hiç mobilyan var mı?
furniture sayılamaz; çoğul biçimi yoktur. any + tekil biçim kullanılır.

Sayılabilirlik mantıklı görünse de birkaç grup istisna vardır. Bunları ezberlemek yerine gruplayarak öğrenmek daha kalıcıdır.

1) -s ile biten ama tekil sayılan sayılamayanlar

The news is on at nine.
Haberler dokuzda.
news → tekil fiil (is).
Physics is my favourite subject.
Fizik en sevdiğim ders.
physics, mathematics, economics → tekil sayılamaz.

2) Her zaman çoğul olan isimler (a/an almaz)

Where are my glasses?
Gözlüğüm nerede?
glasses, scissors, trousers, jeans → çift parçalı; hep çoğul.
These trousers are too tight.
Bu pantolon çok dar.
'a trouser' denmez; 'a pair of trousers' denir.

3) Türkçede sayılabilen ünlü sayılamayanlar (ezber listesi)

  • advice, information, news, knowledge (soyut bilgi)
  • furniture, luggage, baggage, equipment (toplu eşya)
  • bread, cheese, meat, rice, pasta (yiyecek maddeleri)
  • money, cash (para)
  • homework, housework, work (iş/uğraş)
  • traffic, weather, music, progress, research, accommodation
İleri düzey: aynı kelime, iki anlam
Bazı kelimeler bir anlamda sayılamaz, başka bir anlamda sayılabilirdir. paper = kâğıt (madde, sayılamaz) ama a paper = gazete/makale (sayılabilir). glass = cam (sayılamaz) ama a glass = bardak (sayılabilir). room = yer/alan (sayılamaz: 'Is there room?') ama a room = oda (sayılabilir). Bağlam anlamı, anlam da sayılabilirliği belirler.
Waiter:Are you ready to order?
Anna:Yes. Can we have two coffees and a tea, please?
Waiter:Sure. Any food?
Anna:Just some toast and a bit of jam.
Waiter:How many slices of toast?
Anna:Four, please. And a glass of water.
Garson: Sipariş vermeye hazır mısınız? / Anna: Evet. İki kahve ve bir çay alabilir miyiz lütfen? / Garson: Tabii. Yemek? / Anna: Sadece biraz tost ve bir parça reçel. / Garson: Kaç dilim tost? / Anna: Dört, lütfen. Ve bir bardak su.
Dikkat: 'two coffees' (porsiyon = sayılabilir), ama 'some toast', 'a bit of jam', 'a glass of water' (sayılamayanlar birim ile). 'How many slices' çünkü dilimleri sayıyoruz.
Have you got any change? I need some coins for the bus.
Bozuk paran var mı? Otobüs için birkaç madeni para lazım.
change (bozuk para) sayılamaz; coins sayılabilir.
There's too much traffic today.
Bugün trafik çok yoğun.
traffic sayılamaz → much.
Let me give you a piece of advice.
Sana bir tavsiye vereyim.
Konuşmada çok doğal bir kalıp.

Akademik yazıda sayılamayan soyut isimler (research, evidence, data, analysis, knowledge) çok sık geçer ve sayılabilirlik hataları burada ciddi görünür. Özellikle research ve evidence sayılamaz olduğu için 'researches' ve 'evidences' yazmak tipik bir öğrenci hatasıdır.

Recent research shows a clear trend.
Son araştırmalar net bir eğilim gösteriyor.
research sayılamaz → tekil fiil (shows), 'researches' yok.
There is strong evidence for this claim.
Bu iddia için güçlü kanıt var.
evidence sayılamaz; 'evidences' yanlıştır.
The data suggest that the effect is small.
Veriler etkinin küçük olduğunu gösteriyor.
Resmî akademik yazıda 'data' çoğul kabul edilebilir (datum'un çoğulu); günlük dilde tekil de yaygındır.
In academic writing, the distinction between countable and uncountable nouns has real consequences for clarity and register. Words such as research, evidence, knowledge, and information are treated as uncountable, so they never take a plural -s and combine with much or a great deal of rather than many. When a writer needs to refer to individual instances, English provides partitive structures: a piece of evidence, an item of information, a body of research. These phrases allow precise counting without violating the grammar of the noun. A frequent error in student essays is to write researches or evidences, which immediately signals a non-native pattern to an examiner. Equally, abstract nouns like progress and feedback resist pluralisation: we say significant progress and useful feedback, not progresses or feedbacks. Mastering these conventions is not merely cosmetic; it affects how confidently and accurately a writer can express quantity and generalisation in formal English.
Akademik yazıda sayılabilir ve sayılamayan isimler arasındaki ayrımın, açıklık ve dil düzeyi (register) açısından gerçek sonuçları vardır. research, evidence, knowledge ve information gibi kelimeler sayılamaz kabul edilir; bu yüzden asla çoğul -s almaz ve many yerine much veya a great deal of ile birleşir. Yazar tekil örneklere gönderme yapmak istediğinde, İngilizce miktar-birimi yapıları sunar: a piece of evidence, an item of information, a body of research. Bu kalıplar, ismin gramerini bozmadan tam sayım yapmayı sağlar. Öğrenci makalelerinde sık görülen bir hata 'researches' veya 'evidences' yazmaktır; bu, sınav görevlisine hemen ana dili İngilizce olmayan bir kalıp olduğunu gösterir. Aynı şekilde progress ve feedback gibi soyut isimler de çoğullaşmaya direnir: 'significant progress' ve 'useful feedback' deriz, 'progresses' veya 'feedbacks' değil. Bu kuralları özümsemek yalnızca biçimsel bir ayrıntı değildir; yazarın resmî İngilizcede miktarı ve genellemeyi ne kadar güvenle ve doğru ifade edebileceğini etkiler.
Analiz:
  • research, evidence, information, knowledge → hepsi sayılamaz, -s almaz.
  • much / a great deal of + sayılamaz akademik isim (many değil).
  • Miktar birimi kalıpları: a piece of evidence, an item of information, a body of research.
  • progress, feedback → çoğul yapılmaz.
  • 'researches / evidences / feedbacks' tipik non-native hatalardır.
  • 'data' resmî yazıda çoğul (datum'un çoğulu), günlük dilde tekil de kabul görür.
Last weekend I decided to cook a big dinner for my friends, so I made a shopping list. First, I needed some bread, a little cheese, and a lot of rice. I also wanted to buy a few vegetables, some chicken, and two bottles of water. When I got to the shop, I realised I had very little money, so I couldn't buy much meat. Luckily, rice is cheap and you don't need many other ingredients to make a good meal. At the checkout, the assistant gave me some useful advice about a discount card. She said it could save me a lot of money over time, but she also warned me that there wasn't much information on the website, so I should ask a member of staff for help. On the way home, there was so much traffic that it took an hour to travel a few kilometres. When I finally arrived, my flatmate asked how many bags I had. "Only three," I said, "but they contain enough food for eight people." We spent the evening cooking together. There wasn't much space in the kitchen, and we only had a few pots, but we managed. By the end of the night, everyone agreed it was one of the best meals — and one of the best experiences — we had shared in months. I learned an important lesson: you don't need a lot of money to make people happy; you just need a little time, some good food, and a few close friends.
Geçen hafta sonu arkadaşlarıma büyük bir yemek yapmaya karar verdim, bu yüzden bir alışveriş listesi hazırladım. Önce biraz ekmek, biraz peynir ve bolca pirinç lazımdı. Ayrıca birkaç sebze, biraz tavuk ve iki şişe su almak istedim. Markete vardığımda çok az param olduğunu fark ettim, bu yüzden fazla et alamadım. Neyse ki pirinç ucuz ve iyi bir yemek için çok fazla başka malzemeye ihtiyaç yok. Kasada görevli bana bir indirim kartı hakkında birkaç faydalı tavsiye verdi. Zamanla bana çok para kazandırabileceğini söyledi ama web sitesinde fazla bilgi olmadığını da söyleyip bir görevliden yardım istememi önerdi. Eve dönerken o kadar çok trafik vardı ki birkaç kilometreyi gitmek bir saat sürdü. Sonunda vardığımda ev arkadaşım kaç poşetim olduğunu sordu. "Sadece üç," dedim, "ama sekiz kişiye yetecek kadar yemek var içinde." Akşamı birlikte yemek yaparak geçirdik. Mutfakta pek yer yoktu ve sadece birkaç tenceremiz vardı ama idare ettik. Gecenin sonunda herkes bunun aylardır paylaştığımız en güzel yemeklerden — ve en güzel deneyimlerden — biri olduğunda hemfikirdi. Önemli bir ders öğrendim: insanları mutlu etmek için çok paraya ihtiyacınız yok; sadece biraz zamana, biraz güzel yemeğe ve birkaç yakın arkadaşa ihtiyacınız var.
Analiz:
  • some bread / a little cheese / a lot of rice → sayılamayanlarla some, a little, a lot of.
  • a few vegetables / two bottles of water → sayılabilir çoğul (a few, sayı + birim).
  • very little money / much meat → money ve meat sayılamaz (little, much).
  • many other ingredients → ingredients sayılabilir çoğul (many).
  • some useful advice / much information → advice ve information sayılamaz, -s almaz.
  • so much traffic → traffic sayılamaz (much).
  • how many bags / a few pots → sayılabilir çoğul (many, a few).
  • the best experiences → burada 'experience' sayılabilir (belirli olaylar); 'a little time' ise sayılamaz.

Temel (A1-A2)

I have a dog.
Bir köpeğim var.
There are two cups on the table.
Masada iki fincan var.
I drink milk every morning.
Her sabah süt içerim.
milk sayılamaz → a yok, -s yok.

Orta (B1)

How much money do you need for the trip?
Gezi için ne kadar para lazım?
money sayılamaz → How much.
There are only a few seats left.
Sadece birkaç koltuk kaldı.
seats sayılabilir → a few.
Could you give me some information about the hotel?
Otel hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
information sayılamaz → some, -s yok.

İleri (B2)

The committee gathered a considerable amount of evidence before reaching a decision.
Kurul, bir karara varmadan önce hatırı sayılır miktarda kanıt topladı.
evidence sayılamaz → amount of, evidences değil.
After three coffees, I finally felt awake.
Üç kahveden sonra sonunda uyanmış hissettim.
coffees = üç fincan (porsiyon = sayılabilir).
Living abroad gave me experiences I will never forget.
Yurt dışında yaşamak bana asla unutmayacağım deneyimler kazandırdı.
experiences = belirli olaylar → sayılabilir çoğul.

Aşağıdaki sorular kuralı değil, anlamı test eder. Cevaplamadan önce ismin madde mi yoksa ayrı ayrı sayılabilen bir şey mi olduğunu düşünün.

kavram kontrol Her soruyu düşünüp cevabı gerekçesiyle söyleyin.
  1. 'Two coffees, please' cümlesi neden doğrudur, oysa coffee sayılamaz?
  2. 'She has a long hair' neden yanlıştır?
  3. 'The news is good' — neden 'is', 'are' değil?
  4. 'a paper' ile 'paper' arasında ne fark var?
  5. Neden 'How many advice?' diyemeyiz?
boşluk doldurma (much/many) Boşluğa much veya many yazın.
  1. How ____ students are in your class?
  2. There isn't ____ water in the bottle.
  3. I don't have ____ friends in this city.
  4. She doesn't drink ____ coffee.
  5. How ____ time do we need?
hata düzeltme Cümledeki hatayı bulup düzeltin.
  1. He gave me an important information.
  2. There are too much cars in the city.
  3. We bought some new furnitures.
  4. I need a bread for breakfast.
  5. The weathers were terrible last week.
Türkçeden çeviri Türkçe cümleyi İngilizceye çevirin.
  1. Bana biraz tavsiye ver.
  2. Dolapta ne kadar süt var?
  3. Sadece birkaç sorum var.
  4. İki bardak su alabilir miyiz?
  5. Fazla param yok.
sınıflandırma (sayılabilir mi sayılamaz mı?) Her ismi C (countable) veya U (uncountable) olarak işaretleyin.
  1. advice
  2. apple
  3. money
  4. idea
  5. furniture
  6. suggestion
  7. luggage
  8. job
  1. How ____ sugar do you want in your tea?
  2. There are ____ apples in the basket.
  3. She gave me some good ____.
  4. I don't have ____ money right now.
  5. How ____ people came to the party?
  6. We only have ____ time before the train leaves.
  7. The news ____ very interesting today.
  8. Can I have ____ coffee, please? (bir fincan)
  9. There isn't ____ bread left.
  10. He bought two ____ of luggage.
  11. I need to buy some ____ for the party.
  12. There ____ a lot of traffic on the motorway this morning.

Görev: Bir hafta sonu alışverişi ya da bir tarifi anlatan 6-8 cümlelik kısa bir paragraf yazın. Amacınız, sayılabilir ve sayılamayan isimleri doğru belirleyicilerle birlikte kullanmak.

Rehber sorular: Ne aldınız/pişirdiniz? Hangi maddeler (sayılamaz: flour, sugar, oil) ve hangi tek tek nesneler (sayılabilir: eggs, apples, tomatoes) vardı? Kaç tane / ne kadar? En az bir kez a little, bir kez a few, bir kez a lot of, ve bir kez miktar birimi (a piece of / a glass of) kullanın.

Örnek cevap
Yesterday I made a cake. I needed some flour, a little butter, and three eggs. I also added a few drops of vanilla and a lot of sugar. There wasn't much milk in the fridge, so I used a glass of water instead. It took a few hours, but the result was one of the best cakes I have ever made. — (Not: flour/butter/sugar/milk sayılamaz; eggs/drops/hours sayılabilir; 'a glass of water' birim ile.)
Nereden başlamalı?
Somut, elle tutulur nesnelerle başlayın (books, apples, chairs) — burada sayılabilirlik sezgisi Türkçeyle örtüşür. Sonra maddelere (water, rice) geçin. En sona, Türkçede sayılabilen ama İngilizcede sayılamayan 'tuzaklı' kelimeleri (advice, information, furniture) bırakın; bunlar öğrencinin en çok direneceği kısımdır.

Kavram kontrolü için hızlı test: Öğrenciye bir isim verin ve 'iki ___ diyebilir misin?' diye sorun. 'two books' doğal geliyorsa sayılabilir; 'two waters/two advices' garip geliyorsa (kafede porsiyon hariç) sayılamaz. Bu kulak testi, kural ezberinden daha kalıcıdır.

Etkinlik önerisi: Bir alışveriş listesi / market rol-oyunu yapın. Öğrenciler 'How much...? / How many...?' sorularıyla birbirinden ürün istesin. Bir başka etkinlik: kelimeleri iki sütuna (C / U) ayıran hızlı sınıflandırma yarışması; tartışmalı kelimeler (coffee, paper, hair) üzerine konuşun.

Sık düşülen tuzak
Öğrenciler 'some/a lot of/any' ile pratik yaptıklarında bunların hem C hem U ile geçtiğini görüp 'demek ki hepsi serbest' sonucuna varabilir. Ayrımın asıl kanıtının many/much ve a few/a little ikilisinde olduğunu, çoğul (-s) ve a/an testiyle pekiştirin.
  • İsimler ikiye ayrılır: sayılabilir (tek tek sayılır, çoğul olur) ve sayılamayan (bütün/madde, çoğul olmaz).
  • a/an ve çoğul (-s) yalnızca sayılabilir isimlerle olur; sayılamayan isim a/an almaz, çoğullaşmaz.
  • Belirleyici seçimi türe bağlıdır: many/a few (sayılabilir), much/a little (sayılamayan).
  • Miktar sorusu: How many? (sayılabilir) / How much? (sayılamayan).
  • some, any, a lot of, no, the her iki türle de kullanılır — bunlar türü ele vermez.
  • Sayılamayanı saymak için birim: a piece of, a glass of, a slice of, a bit of.
  • Türkçede sayılabilen ama İngilizcede sayılamayan tuzaklar: advice, information, furniture, news, luggage, homework, bread, money, work, weather, traffic.
  • Bir isim bağlama göre iki türlü olabilir: coffee (madde) vs. a coffee (porsiyon); experience (genel) vs. an experience (olay).
  • Sonraki adım: artikeller ve belirleyiciler bu ayrımın üzerine kurulur; some / any / no ile pekiştirin.