Açılışa Özel %30 İndirim Tüm Materyallerde
Konu Anlatımı · Genel İngilizce · Gramer

Relative Clausesİlgi Cümlecikleri

İki cümleyi who/which/that/whose/where ile birleştirir: "The man who lives here...". Belirleyici (defining, virgülsüz) ile açıklayıcı (non-defining, virgüllü) ayrımı anlamı değiştirir. Türkçede ilgi cümleciği isimden ÖNCE gelirken (-en/-dığı) İngilizcede SONRA gelir; bu ters diziliş temel zorluktur.

İlgi cümlecikleri (relative clauses), bir ismi tarif eden ve o ismin hemen ardından gelen cümleciklerdir. "The woman who called you" (Seni arayan kadın) örneğinde who called you, the woman'ı tarif eder. Türkçede aynı bilgi ismin önüne gelir ("seni arayan kadın") ve bir ilgi zamiri yoktur; İngilizcede ise bilgi ismin arkasına gelir ve who / which / that / whose / where / when gibi bir bağlayıcı gerektirir. Bu ters diziliş, Türk öğrenciler için konunun kalbindeki zorluktur. İki temel tür vardır: belirleyici (defining) cümlecikler ismi tanımlar, hayati bilgi taşır ve virgül almaz; açıklayıcı (non-defining) cümlecikler ek/yan bilgi verir ve virgülle ayrılır. Bu konu, cümleleri akıcı biçimde birleştirmenin ve akademik yazıda bilgi yoğunluğunu artırmanın anahtarıdır. İleride Dolaylı Anlatım ve Soru Yapıları konularıyla da kesişir.

A2B1B2C1ilgi cümleciğirelative clausewhowhichthatwhosewheredefiningnon-definingcümle birleştirmesıfat cümleciğicümle yapısı~28 dk
A1Bu seviyede ilgi cümleciği beklenmez; yalnızca "the man with a hat" gibi edat öbekleriyle isim tarif edilir.
A2En temel defining kalıp: who (insan) ve which/that (nesne) ile özne pozisyonu: "the man who lives here", "the book that is on the table".
B1Nesne pozisyonunda zamir düşürme ("the film (that) I saw"), whose (iyelik) ve where (yer) eklenir; defining/non-defining ayrımı tanınmaya başlar.
B2Non-defining cümleciklerde virgül ve that yasağı, edatın öne alınması ("the person to whom I spoke"), which ile tüm cümleye atıf ("..., which surprised me") ustalaşır.
C1İndirgenmiş ilgi cümlecikleri (reduced: "the man standing there"), of which / of whom, resmî register ve nicelik ifadeleri ("many of whom") akıcı kullanılır.
Hızlı Başvuru
İşlevFormülÖrnekNot
İnsan – özne/nesnewho / thatthe doctor who treated me
beni tedavi eden doktor
Özne pozisyonunda zamir düşmez.
Nesne/hayvan/şeywhich / thatthe car which broke down
bozulan araba
Non-defining'de sadece which; that OLMAZ.
İyelik (sahiplik)whose + isimthe girl whose bag was stolen
çantası çalınan kız
İnsan ve şey için kullanılabilir.
Yerwherethe town where I grew up
büyüdüğüm kasaba
= in/at which yerine geçer.
Zamanwhenthe year when we met
tanıştığımız yıl
= in/on which; günlük dilde düşebilir.
Sebepwhythe reason why he left
gitmesinin sebebi
Sadece 'reason' ile; sık sık düşürülür.
Nesne pozisyonu – zamir düşürme(that/who/which) Øthe film I watched
izlediğim film
Yalnızca defining ve nesne konumunda.

Bir insanı ya da nesneyi tarif etmek istediğimizde çoğu zaman tek bir sıfat yetmez. "Kadın geldi" yerine "Dün seni telefonla arayan kadın geldi" demek isteriz. İşte bu tarif eden öbek — dün seni telefonla arayan — bir ilgi cümleciğidir. İngilizcede karşılığı: "The woman who called you yesterday came." Gördüğünüz gibi tarif, İngilizcede ismin arkasından gelir.

İlgi cümlecikleri var çünkü dil ekonomiktir: iki ayrı cümleyi tek, akıcı bir cümlede birleştirmemizi sağlarlar. "I met a man. He speaks five languages." iki kısa, kopuk cümledir. İlgi cümleciğiyle: "I met a man who speaks five languages." Tek nefeste, doğal ve olgun bir cümle. Bu yüzden ilgi cümlecikleri hem konuşmada hem de özellikle akademik yazıda bilgi yoğunluğunu artıran temel araçtır.

Türkçedeki karşılığı

Türkçede aynı işi -en / -an ve -dığı / -diği ekleri yapar: "gelen adam", "okuduğum kitap". Fakat iki büyük fark vardır. Birincisi, Türkçede tarif ismin önüne gelir ("gelen adam"), İngilizcede arkasına ("the man who came"). İkincisi, Türkçede who/which gibi bir bağlayıcı zamir yoktur; iş eklerle görülür. İngilizcede ise bu zamir çoğu zaman zorunludur.

The book that I bought yesterday is excellent.
Dün aldığım kitap mükemmel.
Türkçe: 'aldığım' eki isimden ÖNCE. İngilizce: 'that I bought yesterday' isimden SONRA. Diziliş tam tersidir.

Neden Türk öğrenciler zorlanır?

  • Ters diziliş: Beynimiz tarifi ismin önüne koymaya alışkın; İngilizce arkaya koymayı ister.
  • Bağlayıcı zamir zorunluluğu: Türkçede olmayan who/which/that'i eklemeyi unutmak çok yaygındır.
  • Özne düşürme yanılgısı: Türkçe etkisiyle "The man Ø came" gibi zamiri düşürüp cümleyi bozmak (özne pozisyonunda zamir düşmez).
  • Virgül anlamı: Virgülün anlamı değiştirdiğini (defining/non-defining) fark etmemek.
Puf Noktası
İlgi cümleciğini görünce kendinize sorun: "Hangi ismi tarif ediyor?" Cevap hemen solundaki isimdir. İngilizce tarifi arkaya, o ismin hemen sağına yapıştırır. Bu "sağa yapış" alışkanlığı, Türkçenin "öne al" refleksini bastırmanın anahtarıdır.
  • İlgi cümleciği bir ismi tarif eder ve o ismin hemen arkasına gelir.
  • who = insan, which = nesne/hayvan/şey, that = ikisi de (yalnızca defining'de).
  • whose = sahiplik ("...nın ...sı"), where = yer, when = zaman, why = sebep (reason ile).
  • İki tür var: defining (virgülsüz, hayati bilgi) ve non-defining (virgüllü, ek bilgi).
  • Özne pozisyonunda ilgi zamiri düşmez: "the man who lives here".
  • Nesne pozisyonunda ilgi zamiri düşebilir (yalnız defining): "the film (that) I saw".
  • Non-defining cümlecikte that kullanılmaz ve zamir düşürülemez.
  • Edat (preposition) günlük dilde sona atılır: "the house I live in"; resmî dilde öne: "the house in which I live".
  • Türkçenin aksine ilgi zamiri zorunludur (özne konumunda); eklemeyi unutmak en sık hatadır.
Relative clauseİlgi cümleciği
Bir ismi tarif eden, o ismin ardından gelen yan cümlecik.
the man who called arayan adam
AntecedentÖncül (tarif edilen isim)
İlgi cümleciğinin tarif ettiği isim; genellikle hemen solundadır.
the book that I read okuduğum kitap
Relative pronounİlgi zamiri
who, which, that, whose gibi cümleciği başlatan bağlayıcı sözcük.
the girl who sings şarkı söyleyen kız
Defining (restrictive)Belirleyici
İsmi tanımlayan, hangisi olduğunu belirten, hayati bilgi taşıyan, virgülsüz cümlecik.
People who smoke risk their health. Sigara içen insanlar sağlıklarını riske atar.
Non-defining (non-restrictive)Açıklayıcı
Ek/yan bilgi veren, virgülle ayrılan, çıkarılınca cümle anlamı korunan cümlecik.
My father, who is 70, still works. 70 yaşındaki babam hâlâ çalışıyor.
Subject relative pronounÖzne konumlu ilgi zamiri
Cümleciğin öznesi olan zamir; asla düşürülemez.
the dog that bit me beni ısıran köpek
Object relative pronounNesne konumlu ilgi zamiri
Cümleciğin nesnesi olan zamir; defining'de düşürülebilir.
the dog (that) I saw gördüğüm köpek
Reduced relative clauseİndirgenmiş ilgi cümleciği
İlgi zamiri + be fiili atılarak kısaltılmış cümlecik (C1).
the man standing there orada duran adam

İlgi cümleciği kurmanın mantığı iki cümleyi birleştirmektir. Elinizde ortak bir isim vardır; ikinci cümledeki o ismi bir ilgi zamiriyle değiştirir ve cümleciği ismin arkasına koyarsınız.

Temel formül

İsim + [ilgi zamiri (who/which/that/whose/where) + cümlecik]. Cümleyi kurarken önce hangi ismin tarif edildiğini, sonra tarif edilen ismin cümlecik içindeki rolünü (özne mi nesne mi) belirleyin.

1) Özne pozisyonu (zamir = cümleciğin öznesi)

İki cümle: "I know a woman." + "She speaks Japanese." Ortak isim a woman; ikinci cümlede she öznedir. she yerine who koyarız: "I know a woman who speaks Japanese."

The teacher who explains clearly is popular.
Açık anlatan öğretmen sevilir.
who = öznedir, düşürülemez.
This is the app that saves my time.
Bu, zamanımı kurtaran uygulama.
that = nesne (app) için, özne rolünde.
I have a friend whose brother is a pilot.
Kardeşi pilot olan bir arkadaşım var.
whose = sahiplik; 'his brother' → 'whose brother'.

2) Nesne pozisyonu (zamir = cümleciğin nesnesi, düşebilir)

İki cümle: "The film was great." + "I saw it last night." Ortak isim the film; ikinci cümlede it nesnedir. it yerine that/which koyar, en başa taşırız: "The film (that) I saw last night was great." Nesne pozisyonunda zamiri tamamen düşürebiliriz.

The person (who/that) you met is my boss.
Tanıştığın kişi benim patronum.
who/that nesne konumunda; düşürülebilir.
The house (which/that) we bought needs repairs.
Aldığımız ev tamir istiyor.
Zamir düşürülünce isim + özne + fiil arka arkaya gelir.

Olumsuz ve soru cümleciğin İÇİNDE

İlgi cümleciğinin kendi içindeki fiil olumsuz ya da soru anlamı taşıyabilir; bu, ana cümlenin yapısını değiştirmez. Cümlecik daima düz cümle sırasında kalır (soru dizilişi kullanılmaz).

People who don't exercise often feel tired.
Egzersiz yapmayan insanlar sık sık yorgun hisseder.
Cümlecik içi olumsuz: who don't exercise.
The reason why he didn't come is unclear.
Gelmemesinin sebebi belirsiz.
İçeride olumsuz didn't come; ana cümle etkilenmez.
Yanlış The woman who is she teacher helped me.
Doğru The woman who is a teacher helped me.
Öğretmen olan kadın bana yardım etti.
who zaten özneyi temsil eder; ayrıca 'she' koymak özneyi ikilemektir. İlgi zamiri özneyi zaten üstlenir.
Yanlış The book which I bought it is here.
Doğru The book which I bought is here.
Aldığım kitap burada.
which zaten nesneyi (the book) temsil eder; ayrıca 'it' koymak nesneyi tekrarlar. İki kez nesne olmaz.
İlgi zamiri seçim tablosu
İşlevÖzne rolüNesne rolüDüşebilir mi?
İnsanwho / thatwho(m) / thatNesnede evet (defining)
Şey/hayvanwhich / thatwhich / thatNesnede evet (defining)
SahiplikwhosewhoseHayır
YerwhereHayır (ama in which olur)
ZamanwhenEvet (the day I met her)

İlgi cümleciklerinde asıl telaffuz özelliği tonlama ve duraklamadır; bu, yazıdaki virgülün sesteki karşılığıdır. Defining cümlecik ana isimle kesintisiz okunur; non-defining cümlecik ise virgüllerin olduğu yerde hafif duraklama ve genellikle düşen bir tonla söylenir.

Duraklama ve tonlama farkı
TürSesÖrnek okuma
Defining (virgülsüz)Kesintisiz, tek bir bütünMy sister who lives in Paris… (birçok kız kardeşten Parisli olan)
Non-defining (virgüllü)Virgüllerde duraklama, araya sıkıştırılmış tonMy sister, | who lives in Paris, | is a doctor. (tek kız kardeş)

Ayrıca that günlük hızlı konuşmada zayıf biçimde /ðət/ okunur ve nesne konumunda çoğu zaman tamamen düşürülür. who /huː/, whose /huːz/, which /wɪtʃ/ olarak okunur; whose ile who's (who is) sesteş olduğundan bağlamdan ayrılır.

Akılda Tutma
Virgül = nefes. Non-defining cümleciği yüksek sesle okurken virgüllerin olduğu yerde gerçekten kısa bir nefes/duraklama yapın. Defining'de nefes yok, tek soluk. Bu ses farkı, iki türü ayırt etmenizi hem yazarken hem konuşurken otomatikleştirir.

İlgi cümleciklerinin her bir zamiri belirli bir işlevi karşılar. Aşağıda en yaygından daha özele doğru, her biri için birçok örnekle inceliyoruz.

1) who — insanları tarif etmek (en yaygın)

İnsan söz konusu olduğunda who kullanılır. Hem özne hem nesne rolünde çalışır; günlük dilde nesne rolünde that de sık geçer, ama insan için who en doğaldır.

The nurse who looked after me was very kind.
Bana bakan hemşire çok nazikti.
Özne rolü; who düşmez.
The colleagues who I trust gave me good advice.
Güvendiğim iş arkadaşları bana iyi tavsiye verdi.
Nesne rolü; günlük dilde düşürülebilir.
She's the kind of person who never gives up.
O, asla pes etmeyen türden biri.
Kişilik tarifinde çok yaygın kalıp.
Do you know anyone who can fix a bike?
Bisiklet tamir edebilecek birini tanıyor musun?
anyone/someone/people gibi belirsiz isimlerle sık.

2) which / that — nesne, hayvan ve şeyleri tarif etmek

Cansız nesneler, kavramlar ve hayvanlar için which ya da that kullanılır. Defining cümlecikte ikisi de olur ve günlük dilde that daha yaygındır; non-defining'de yalnızca which geçerlidir.

This is the road that leads to the beach.
Bu, plaja giden yol.
Defining; that yaygın.
The phone which I ordered hasn't arrived.
Sipariş ettiğim telefon gelmedi.
Nesne rolü; which/that/Ø hepsi olur.
I love films that make me think.
Beni düşündüren filmleri severim.
Genel tanım; that doğal.

3) whose — sahiplik (iyelik)

whose, "onun ...sı" ilişkisini kurar ve daima bir ismin önünde durur (whose + isim). Hem insan hem şey için kullanılabilir. Türkçedeki "...sı ...an" kalıbına ("arabası çalınan adam") denk gelir.

That's the author whose book won the prize.
İşte kitabı ödül kazanan yazar bu.
his book → whose book.
It's a country whose economy is growing fast.
Ekonomisi hızla büyüyen bir ülke.
whose şeyler için de geçerli.
The student whose phone rang looked embarrassed.
Telefonu çalan öğrenci utanmış görünüyordu.
Sahiplik + edilgen olay.

4) where — yer bildirmek

Bir yeri tarif ederken where kullanılır ve "in/at/on which" ifadesinin yerini tutar. Dikkat: where'den sonra tam bir cümle gelir (özne + fiil) ve ayrı bir edata gerek kalmaz.

This is the café where we first met.
Burası ilk tanıştığımız kafe.
= the café in which we first met.
I miss the city where I grew up.
Büyüdüğüm şehri özlüyorum.
where = in that city.

5) when / why — zaman ve sebep

when zaman ifadeleriyle (day, year, moment), why yalnızca reason sözcüğüyle kullanılır. İkisi de günlük dilde sıklıkla düşürülür.

I'll never forget the day (when) we met.
Tanıştığımız günü asla unutmayacağım.
when düşürülebilir.
That's the reason (why) I called you.
Seni aramamın sebebi bu.
why sadece reason ile; düşebilir.

6) which ile tüm cümleye atıf (B2)

Non-defining bir , which, tek bir isme değil, önceki tüm cümleye atıf yapabilir. Türkçedeki "...ki bu da..." yapısına benzer.

He passed all his exams, which made his parents proud.
Bütün sınavlarını geçti; bu da ailesini gururlandırdı.
which = sınavları geçmesi olgusu (tüm cümle).
The train was late, which is why I missed the meeting.
Tren gecikti; toplantıyı bu yüzden kaçırdım.
which önceki fikre bağlanır.

İlgi cümleciğinin bir zamanı yoktur; onun yerine doğru zamiri seçmenin ipuçları vardır. Aşağıdaki tablo, tarif edilen ismin türüne göre hangi zamirin uygun olduğunu özetler.

Tarif edilen isme göre zamir ipucu
Tarif edilen isimİpucuÖrnek
İnsan (person, man, doctor, friend)who / thatthe friend who helped me
Şey/kavram (book, idea, car)which / thatthe idea which changed us
Sahiplik ('...nın ...sı')whose + isimthe man whose car broke down
Yer (place, city, house)where / in whichthe house where I live
Zaman (day, year, time)when (düşebilir)the year when we met
Sebep (reason)why (düşebilir)the reason why he left
İpucu garanti değildir
"İnsan görünce hep who" gibi ezberler çoğu zaman işe yarar ama her zaman değil. Örneğin toplu/kurumsal bir isimde (a team, a company) hem which hem who mümkündür ("a team which/who won"). Ayrıca whose yalnızca insanla sınırlı sanılır; oysa şeyler için de kullanılır ("a house whose roof leaks"). Zamiri seçerken ipucundan çok ismin cümlecikteki rolüne güvenin.
Tips & Tricks
Sınavda boşluğu doldururken şu üç adımı uygulayın: (1) Tarif edilen ismi bul. (2) Boşluktan sonra hemen isim mi geliyor? → whose. (3) Boşluktan sonra hemen fiil mi geliyor? → isim insansa who, değilse which/that. Boşluktan sonra özne + fiil mi var? → nesne konumu, who(m)/which/that/Ø.

İlgi cümleciklerinin en ince noktası, virgülün anlamı kökten değiştirmesidir. Defining cümlecik, birçok olası aday arasından hangisi olduğunu belirler; non-defining, zaten belli olan bir şey hakkında ek bilgi verir. Bu ayrım bazen komik ya da hukuki farklar yaratır.

My brother who lives in Berlin is a doctor.
Berlin'de yaşayan (o) kardeşim doktordur.
Virgülsüz = birden fazla kardeşim var, Berlin'deki olan doktor.
My brother, who lives in Berlin, is a doctor.
Kardeşim -ki Berlin'de yaşıyor- doktordur.
Virgüllü = tek kardeşim var; Berlin bilgisi eklemedir.
The passengers who were injured were taken to hospital.
Yaralanan yolcular hastaneye götürüldü.
Virgülsüz = sadece yaralananlar (hepsi değil).
The passengers, who were injured, were taken to hospital.
Yolcular -ki hepsi yaralıydı- hastaneye götürüldü.
Virgüllü = tüm yolcular yaralı.

Kesinlik ve vurgu

Nesne konumunda zamiri düşürmek cümleyi daha akıcı ve konuşma diline yakın kılar; zamiri bırakmak ise biraz daha resmî ve net durur. Anlam aynı kalır, register değişir.

The report I wrote was accepted.
Yazdığım rapor kabul edildi.
Zamirsiz: akıcı, günlük/yazılı ikisi de olur.
The report that I wrote was accepted.
Yazdığım rapor kabul edildi.
that ile: biraz daha açık/resmî.
İleri nüans
Resmî yazıda edatı öne almak (preposition fronting) tercih edilir: "the theory on which this is based" günlük "the theory this is based on"e göre çok daha akademiktir. Fronting yapıldığında insan için zorunlu olarak whom, şey için which kullanılır; that ve who edattan hemen sonra gelemez ("in that" ve "to who" hatalıdır).

İlgi cümleciği, Türkçe ile İngilizce arasında diziliş bakımından tam zıt çalışan bir yapıdır. Türkçe tarifi ismin önüne ("okuduğum kitap"), İngilizce arkasına ("the book that I read") koyar. Ayrıca Türkçede bağlayıcı zamir yoktur; her şey fiil ekiyle (-en, -dığı) görülür.

  • Türkçe: tarif + isim ("gelen adam") → İngilizce: isim + tarif ("the man who came").
  • Türkçede ilgi zamiri yok; İngilizcede özne konumunda zorunlu.
  • Türkçe fiil ekleri (-en/-an, -dığı/-diği, -acağı) İngilizcede who/which/that + fiil ile karşılanır.
  • Türkçenin "...sı ...an" iyelik kalıbı ("arabası bozulan") İngilizcede whose olur.
  • Türkçede virgül bu ayrımı taşımaz; İngilizcede virgül anlamı değiştirir.
Yanlış The came man is my uncle.
Doğru The man who came is my uncle.
Gelen adam benim amcam.
Türkçedeki 'gelen adam' sırasını (tarif + isim) İngilizceye taşımak hatalıdır. İngilizce tarifi isimden SONRA koyar ve who ilgi zamirini ister.
Yanlış The book I read it was boring.
Doğru The book (that) I read was boring.
Okuduğum kitap sıkıcıydı.
Türkçede 'okuduğum kitap' derken nesne eki fiilde. İngilizcede ilgi zamiri zaten nesneyi temsil eder; ayrıca 'it' koymak nesneyi iki kez söylemek olur.
Yanlış The woman her son is a doctor lives next door.
Doğru The woman whose son is a doctor lives next door.
Oğlu doktor olan kadın yan komşumuz.
Türkçe 'oğlu doktor olan' iyelik yapısını 'her son' ile çevirmek olmaz. Sahiplik ilişkisi tek kelimeyle, whose ile kurulur.
Yanlış I live in a city which it is very crowded.
Doğru I live in a city which is very crowded.
Çok kalabalık bir şehirde yaşıyorum.
which zaten özneyi (the city) temsil eder; ayrıca 'it' eklemek özneyi tekrarlar. Türkçe düşünce fazladan zamir eklemeye iter.

İlgi cümlecikleri, birkaç başka yapıyla karıştırılır. Aşağıdaki tablo bu yapıları ayırt eder.

Karıştırılan yapılar
YapıİşlevÖrnekFark
Relative clauseİsmi tarif ederthe man who calledİsimden sonra gelir, ilgi zamiri ister
Wh- soru (Soru Yapıları)Bilgi sorarWho called?Bağımsız cümle, soru dizilişi/ton
Dolaylı soru (Dolaylı Anlatım)Soruyu aktarırI know who called.Düz diziliş ama isim tarif ETMEZ
Noun clause (that)Fiilin nesnesi olan cümlecikI think that he left.İsim tarif etmez; that = bağlaç
Participle / reducedKısaltılmış tarifthe man calling meİlgi zamiri + be atılmış hali
who: soru mu, ilgi zamiri mi?
Aynı who hem soruda hem ilgi cümleciğinde geçer, ama işlevleri farklıdır. "Who is she?" bir sorudur; "the woman who called" ise bir ismi tarif eder. Ayrımı görmek için sorun: bir isim tarif ediliyor mu? Evetse ilgi cümleciğidir. Soru yapıları için Soru Yapıları, soruların aktarımı için Dolaylı Anlatım konusuna bakın.
Yanlış The man he lives here is my neighbour.
Doğru The man who lives here is my neighbour.
Burada yaşayan adam komşum.
İlgi zamiri (who) atlanıp yerine öznenin (he) bırakılması. Özne konumunda ilgi zamiri zorunludur ve ekstra bir özne zamiri konmaz.
Yanlış The book which I read it yesterday was good.
Doğru The book which I read yesterday was good.
Dün okuduğum kitap güzeldi.
which zaten nesneyi temsil eder; ayrıca 'it' koymak nesneyi ikilemektir. Türkçe etkisiyle fazladan zamir eklenir.
Yanlış My mother that is a teacher retired.
Doğru My mother, who is a teacher, retired.
Öğretmen olan annem emekli oldu.
Tek annemiz olduğundan bu non-defining bir cümleciktir: virgül gerekir ve non-defining'de 'that' kullanılamaz, 'who' gelir.
Yanlış This is the house where I live in it.
Doğru This is the house where I live.
Burası yaşadığım ev.
where zaten 'in which' anlamını taşır. Hem 'where' hem de sondaki 'in it' aynı yer bilgisini iki kez verir.
Yanlış The person which helped me was kind.
Doğru The person who helped me was kind.
Bana yardım eden kişi nazikti.
which yalnızca cansız nesne/şey için kullanılır. İnsan (person) için who ya da that gelir.
Yanlış The reason because he left is money.
Doğru The reason why he left is money.
Gitmesinin sebebi para.
'reason' isminden sonra ilgi cümleciği 'why' ile bağlanır, 'because' ile değil. because bir bağlaçtır, ilgi zamiri değildir.
Yanlış I met a girl whose she is from Spain.
Doğru I met a girl who is from Spain.
İspanya'dan olan bir kızla tanıştım.
Sahiplik yok; 'the girl is from Spain' basit özne ilişkisidir, dolayısıyla who gerekir. whose yalnızca 'onun ...sı' iyelik ilişkisinde kullanılır.
Yanlış London, that is the capital of England, is huge.
Doğru London, which is the capital of England, is huge.
İngiltere'nin başkenti olan Londra çok büyük.
Non-defining cümlecikte (virgüller arası) 'that' asla kullanılmaz; şeyler için 'which' gelir.
Yanlış The people who they work here are friendly.
Doğru The people who work here are friendly.
Burada çalışan insanlar cana yakın.
who özneyi temsil eder; ayrıca 'they' eklemek özneyi tekrar etmektir. İlgi cümleciğinde özne bir kez söylenir.
Yanlış That's the man to who I spoke.
Doğru That's the man to whom I spoke.
Konuştuğum adam bu.
Edat (to) hemen önündeyken 'who' değil 'whom' gelmelidir. 'to who' hatalı; resmî yapıda edat + whom kullanılır.
En sık tek hata
Bütün bu hataların ortak kökü çift özne / çift nesnedir: ilgi zamirini koyduktan sonra Türkçe refleksiyle bir de şahıs zamiri (he, she, it, they) eklemek. Kural basittir: ilgi zamiri o boşluğu zaten doldurur; ikinci bir zamir koymayın.

İlgi cümleciklerinin birkaç özel durumu vardır; bunları bilmek ileri seviyede doğallık kazandırır.

1) that'in zorunlu tercih edildiği durumlar

Bazı öncüllerden sonra that güçlü biçimde tercih edilir: everything, everyone, all, the only, the first/last, superlative ('en ...') sıfatlar.

This is the best film that I've ever seen.
Bu, şimdiye dek gördüğüm en iyi film.
Superlative sonrası that tercih edilir.
Everything that glitters is not gold.
Parlayan her şey altın değildir.
everything sonrası which yerine that.
She was the only person that understood me.
Beni anlayan tek kişi oydu.
the only + that.

2) Nicelik ifadeleriyle of which / of whom (C1)

Non-defining cümleciklerde many/some/most/all/none + of whom/of which kalıbı, çok resmî ve akademik bir bağlama ait güçlü bir yapıdır.

He has three sisters, all of whom are teachers.
Üç kız kardeşi var; hepsi öğretmen.
all of whom = insanlarla.
The company launched ten products, most of which failed.
Şirket on ürün çıkardı; çoğu başarısız oldu.
most of which = şeylerle.

3) İndirgenmiş ilgi cümlecikleri (reduced)

İlgi zamiri + be düşürülerek cümlecik kısaltılabilir. Etken anlamda -ing, edilgen anlamda -ed ortacı kalır.

The woman (who is) sitting there is my aunt.
Orada oturan kadın benim teyzem.
Etken → -ing (sitting).
The car (which was) stolen last night was found.
Dün gece çalınan araba bulundu.
Edilgen → -ed (stolen).
Whom nerede yaşıyor?
whom günlük konuşmada neredeyse kaybolmuştur; yerine who ya da düşürme kullanılır. Ancak edattan hemen sonra ("to whom", "for whom") ve resmî yazıda hâlâ zorunludur. Yani "the man whom I saw" biraz eski/aşırı resmî durur ama "the man to whom I wrote" doğrudur.

Günlük konuşmada ilgi cümlecikleri her an kullanılır; ama konuşma dili that'i sever, nesne konumunda zamiri sıkça düşürür ve edatı sona atar.

A:Who's that guy you were talking to?
B:The one who works at the bank? He's my cousin.
A:Oh, the cousin whose wedding you went to last month?
B:Exactly! The place where they got married was gorgeous.
A: Konuştuğun şu adam kim? / B: Bankada çalışan mı? O benim kuzenim. / A: Aa, geçen ay düğününe gittiğin kuzen mi? / B: Aynen! Evlendikleri yer muhteşemdi.
Konuşmada 'you were talking to' zamir düşürülmüş nesne cümleciği; 'whose wedding' ve 'where' doğal biçimde akar.
That's the thing I was telling you about.
Sana bahsettiğim şey işte bu.
Zamir düşürülmüş + edat sonda (about).
Is there anything I can do to help?
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?
Çok yaygın kalıp; zamir düşürülmüş.
She's someone you can really trust.
O, gerçekten güvenebileceğin biri.
Nesne konumunda zamirsiz, konuşma diline uygun.

Akademik yazıda ilgi cümlecikleri bilgi yoğunluğu ve kesinlik için vazgeçilmezdir. Burada zamir düşürme azalır, edat öne alınır (in which, for which), non-defining cümlecikler tanım ve açıklama katmak için kullanılır, ve which ile tüm cümleye atıf yapılarak fikirler mantıksal biçimde bağlanır.

The variables which affect the outcome must be controlled.
Sonucu etkileyen değişkenler kontrol edilmelidir.
Resmî; which tercih edilir, that'ten daha yazılı.
This study, which was conducted over five years, revealed clear trends.
Beş yıl boyunca yürütülen bu çalışma açık eğilimler ortaya koydu.
Non-defining ile arka plan bilgisi.
The framework upon which the model is built has limitations.
Modelin üzerine kurulduğu çerçevenin sınırlılıkları var.
Edat öne alınmış (upon which); yüksek akademik register.
Digital literacy, which is now considered an essential skill, refers to the ability to use technology critically and responsibly. Students who develop this competence early tend to perform better in environments where information changes rapidly. The tools that support learning today did not exist a decade ago, a fact which highlights how quickly the educational landscape evolves. Teachers whose training predates these tools often face challenges that require ongoing professional development. Institutions that fail to adapt risk producing graduates who are unprepared for a workplace in which digital fluency is assumed. For this reason, curricula are increasingly designed around competencies that can transfer across contexts, rather than around specific programs that may soon become obsolete.
Artık temel bir beceri sayılan dijital okuryazarlık, teknolojiyi eleştirel ve sorumlu biçimde kullanabilme yetisini ifade eder. Bu yetkinliği erken geliştiren öğrenciler, bilginin hızla değiştiği ortamlarda daha iyi performans gösterme eğilimindedir. Bugün öğrenmeyi destekleyen araçlar on yıl önce yoktu; bu da eğitim ortamının ne kadar hızlı geliştiğini gözler önüne serer. Eğitimi bu araçlardan önceye dayanan öğretmenler, sürekli mesleki gelişim gerektiren zorluklarla sık sık karşılaşır. Uyum sağlayamayan kurumlar, dijital akıcılığın varsayıldığı bir iş dünyasına hazırlıksız mezunlar verme riski taşır. Bu nedenle müfredatlar, yakında geçersiz olabilecek belirli programlar yerine, bağlamlar arası aktarılabilen yetkinlikler etrafında giderek daha çok tasarlanmaktadır.
Analiz:
  • which is now considered an essential skill: non-defining, tanım ekliyor, virgüllü.
  • Students who develop... : defining, özne konumu, hangi öğrenciler olduğunu belirtiyor.
  • environments where information changes: yer/where soyut bağlamda kullanılıyor.
  • a fact which highlights: which ile önceki tüm cümleye atıf.
  • Teachers whose training predates: whose ile sahiplik.
  • a workplace in which digital fluency is assumed: edat öne alınmış (in which), akademik register.
  • competencies that can transfer: defining, that ile nesne tanımı.
Last summer I visited a small village that sits high in the mountains of northern Turkey. It was a place where time seemed to move more slowly, a place which I had only seen in old photographs. The man who welcomed us at the entrance was the village elder, whose family had lived there for generations. He introduced us to a woman who baked bread in a stone oven that her grandmother had built. The bread, which smelled incredible, was unlike anything I had ever tasted. We stayed in a guesthouse whose windows opened onto valleys that stretched as far as the eye could see. Every evening, the neighbours who lived nearby would gather in the square where children played until dark. There was one old teacher whom everyone respected; he told stories about the days when the village had no electricity, a time which the younger people could barely imagine. On our last morning, the family that had hosted us gave us a jar of honey which they had collected themselves. It is a trip that I will never forget, and the people who made it special still write to me. Sometimes the places that change us most are the ones we least expect, and this village, which I nearly skipped, became the highlight of my year.
Geçen yaz Türkiye'nin kuzeyindeki dağlarda yüksekte yer alan küçük bir köyü ziyaret ettim. Zamanın daha yavaş aktığı bir yerdi; yalnızca eski fotoğraflarda gördüğüm bir yer. Girişte bizi karşılayan adam köyün en yaşlısıydı ve ailesi nesillerdir orada yaşıyordu. Bizi, büyükannesinin yaptığı taş fırında ekmek pişiren bir kadınla tanıştırdı. Muhteşem kokan ekmek, o güne dek tattığım hiçbir şeye benzemiyordu. Pencereleri, gözün alabildiğine uzanan vadilere açılan bir misafirhanede kaldık. Her akşam yakında yaşayan komşular, çocukların karanlık basana dek oynadığı meydanda toplanırdı. Herkesin saygı duyduğu yaşlı bir öğretmen vardı; köyde elektriğin olmadığı günleri, gençlerin zor hayal edebildiği bir zamanı anlatırdı. Son sabahımızda bizi ağırlayan aile, kendi topladıkları bir kavanoz bal verdi. Asla unutmayacağım bir yolculuk oldu ve onu özel kılan insanlar hâlâ bana yazıyor. Bazen bizi en çok değiştiren yerler, en beklemediğimiz yerlerdir; ve neredeyse atlayacağım bu köy, yılımın en güzel anı oldu.
Analiz:
  • a village that sits high: defining, özne rolü, that ile yer tanımı.
  • a place where time seemed to move: where ile soyut yer.
  • a place which I had only seen: which nesne rolü (defining).
  • The man who welcomed us: who özne rolü.
  • whose family had lived: whose ile sahiplik.
  • a stone oven that her grandmother had built: that nesne rolü.
  • The bread, which smelled incredible: non-defining, virgüllü, that OLMAZ.
  • an old teacher whom everyone respected: whom (resmî nesne).
  • the days when the village had no electricity: when ile zaman.
  • this village, which I nearly skipped: non-defining, sona eklenen ek bilgi.

Temel (A2)

I have a friend who plays the guitar.
Gitar çalan bir arkadaşım var.
who + özne, en temel kalıp.
This is the book that I like.
Bu, sevdiğim kitap.
that + nesne.
She's the teacher who helps everyone.
O, herkese yardım eden öğretmen.
who + özne rolü.

Orta (B1)

The restaurant where we ate was cheap.
Yemek yediğimiz restoran ucuzdu.
where + yer.
That's the man whose dog barks all night.
Köpeği bütün gece havlayan adam bu.
whose + sahiplik.
The email (that) I sent got no reply.
Gönderdiğim e-postaya yanıt gelmedi.
Zamir düşürme, nesne konumu.

İleri (B2)

My neighbour, who rarely speaks, invited us to dinner.
Nadiren konuşan komşum bizi yemeğe davet etti.
Non-defining, virgüllü, ek bilgi.
He failed the test, which upset his parents.
Testi geçemedi; bu da ailesini üzdü.
which ile tüm cümleye atıf.
This is the colleague to whom I owe my promotion.
Terfimi borçlu olduğum meslektaşım bu.
Edat öne alınmış: to whom.

Uzman (C1)

The committee, most of whom were experts, rejected the plan.
Çoğu uzman olan komite planı reddetti.
most of whom, resmî nicelik yapısı.
The results, the significance of which is still debated, changed the field.
Önemi hâlâ tartışılan sonuçlar alanı değiştirdi.
of which ile karmaşık iyelik.
Anyone wishing to attend must register in advance.
Katılmak isteyen herkes önceden kayıt olmalı.
Reduced: anyone (who is) wishing.

Aşağıdaki sorular kuralı değil, anlamı kontrol eder. Her cümlenin ne söylediğini düşünün.

anlam kontrol Her cümle çiftinde anlamın nasıl değiştiğini açıklayın.
  1. 'My sister who lives in Izmir' ile 'My sister, who lives in Izmir' arasındaki fark nedir?
  2. 'The students who passed were happy' cümlesi tüm öğrencilerin geçtiğini mi söyler?
  3. 'the house where I live' ile 'the house I live in' aynı şey mi?
  4. 'a man whose car was stolen' ifadesinde arabayı kim kaybetti?
  5. 'He arrived late, which annoyed everyone' cümlesinde 'which' neye atıf yapıyor?
boşluk doldurma Uygun ilgi zamirini (who / which / that / whose / where) yazın.
  1. The woman ____ won the prize is a scientist.
  2. This is the phone ____ I bought last week.
  3. That's the boy ____ father is a famous actor.
  4. Do you remember the hotel ____ we stayed last year?
  5. The people ____ live upstairs are very noisy.
  6. London, ____ is the capital of England, is expensive.
hata düzeltme Cümledeki hatayı bulup düzeltin.
  1. The man who he called you is here.
  2. The book which I read it was great.
  3. My car, that is very old, broke down.
  4. The person which helped me was kind.
  5. This is the town where I was born in it.
cümle birleştirme İki cümleyi ilgi cümleciğiyle tek cümlede birleştirin.
  1. I have a friend. She lives in Canada.
  2. This is the restaurant. We had dinner there.
  3. That's the man. His wallet was stolen.
  4. The film was boring. I watched it yesterday.
  5. Mr. Smith is my teacher. He speaks four languages.
Türkçeden çeviri Türkçe cümleyi ilgi cümleciği kullanarak İngilizceye çevirin.
  1. Bana yardım eden kişiyi tanıyorum.
  2. Dün aldığım telefon çalışmıyor.
  3. Çocukları okula giden bir komşum var.
  4. Çalıştığım şirket İstanbul'da.
  1. The doctor ____ treated me was very kind.
  2. That's the house ____ roof is red.
  3. This is the café ____ we first met.
  4. Paris, ____ is the capital of France, is beautiful.
  5. The keys ____ I lost were expensive.
  6. Which sentence is correct?
  7. The reason ____ he resigned is still unknown.
  8. She has two brothers, both of ____ are engineers.
  9. The book ____ I told you about is on sale.
  10. Which one is a NON-defining clause?
  11. The students ____ finished early left the room.
  12. This is the moment ____ everything changed.

Görev: Hayatınızda önemli bir kişiyi (bir öğretmen, arkadaş ya da akraba) tarif eden 6-8 cümlelik kısa bir paragraf yazın. En az beş farklı ilgi zamiri (who, which/that, whose, where, when) kullanın ve en az bir non-defining cümlecik ekleyin.

Rehber sorular

  • Bu kişi kim ve sizi tanımlayan hangi özelliği var? (who ...)
  • Onunla ilk nerede/ne zaman tanıştınız? (where / when ...)
  • Ona ait, sizi etkileyen bir şey neydi? (whose ...)
  • Onunla yaşadığınız, sizi değiştiren bir olay var mı? (which ...)
Örnek Cevap
The person who influenced me most is my grandmother, whose stories filled my childhood. She grew up in a small village where life was hard but people were kind. I still remember the day when she taught me to bake bread, a skill that I use to this day. The recipes, which she never wrote down, live only in my memory now. She is someone who never complained, and that is a lesson which I try to follow.

(Beni en çok etkileyen kişi, hikâyeleri çocukluğuma dolan büyükannem. Hayatın zor ama insanların iyi olduğu küçük bir köyde büyüdü. Bana ekmek pişirmeyi öğrettiği günü hâlâ hatırlıyorum; bugün hâlâ kullandığım bir beceri. Hiç yazmadığı tarifler artık yalnızca hafızamda yaşıyor. Asla şikâyet etmeyen biriydi ve bu, izlemeye çalıştığım bir ders.)
Nereden başlamalı?
İki kısa cümleyi birleştirme egzersiziyle başlayın: "I have a friend. He likes football." → "I have a friend who likes football." Öğrenciye önce ortak ismi buldurun, sonra ikinci cümledeki zamiri (he) ilgi zamiriyle (who) değiştirtin. Bu 'değiştir ve yapıştır' yöntemi, ters diziliş refleksini kırmanın en somut yoludur.

Kavram kontrol soruları: Non-defining/defining ayrımını öğretirken anlam sorun. "My sister who lives in Paris..." dedikten sonra sorun: "How many sisters do I have?" (Cevap: birden fazla.) Sonra virgüllü halini gösterip aynı soruyu tekrar sorun (Cevap: bir tane). Öğrenci farkın sayıda/anlamda olduğunu görünce kural kalıcılaşır.

Etkinlik önerisi: "Guess who" oyunu. Her öğrenci bir ünlüyü ilgi cümleciğiyle tarif eder: "This is a singer whose songs are famous and who comes from the UK." Diğerleri tahmin eder. Bu, whose ve who'yu doğal bağlamda çalıştırır. Ayrıca sınıf nesneleriyle "Find the object that..." avı, which/that pratiği için etkilidir.

En sık düzeltmeniz gereken hata çift özne/nesnedir ("the man who he came"). Öğrenci Türkçe düşündüğü için fazladan zamir ekler. "İlgi zamiri o boşluğu zaten doldurdu" cümlesini bir mantra gibi tekrarlayın.

  • İlgi cümleciği bir ismi tarif eder ve İngilizcede o ismin arkasına gelir (Türkçede önüne).
  • who insan, which/that şey, whose sahiplik, where yer, when zaman, why sebep.
  • Özne konumunda ilgi zamiri düşmez; nesne konumunda (yalnız defining) düşebilir.
  • Defining = virgülsüz, hayati bilgi; non-defining = virgüllü, ek bilgi. Non-defining'de that yasak, zamir düşmez.
  • En sık hata: ilgi zamirinden sonra fazladan şahıs zamiri koymak (çift özne/nesne).
  • Edat günlük dilde sona (I live in), resmî dilde öne (in which) alınır; edattan sonra whom/which gelir.
  • İleri düzeyde: of whom/of which, tüm cümleye atıf yapan , which ve indirgenmiş (reduced) cümlecikler.
  • Sonraki konu Dolaylı Anlatım; ilgili konular Soru Yapıları ve Tanımlıklar (a / an / the).