Açılışa Özel %30 İndirim Tüm Materyallerde
Konu Anlatımı · IELTS Kelime · Tema

Crime & Law VocabularyIELTS Crime & Law (Suç) Kelime & Collocation

Bu rehberdeki İngilizce collocation ve model cümleler doğrudan Writing Task 2 ve Speaking'de kullanılabilir; Türkçe açıklamalar yalnızca anlamı netleştirmek içindir.

Suç ve adalet, IELTS Writing Task 2'nin en sık dönen temalarından biridir; ceza-rehabilitasyon dengesi, gençlik suçu ve caydırıcılık neredeyse her sınav döneminde karşınıza çıkar. Bu rehber temaya özel Band 7-9 collocation ve cümle kalıplarını verir. Kelimeleri seçmeden önce genel kelime stratejisi sayfasına, kalıpları cümlede görmek için de model cevaplar sayfasına göz atın.

IELTSKelimeCrimeCollocation~15 dk
TemaCrime & Law / Suç
KapsamCollocation + Band 7-9 cümle
BeceriWriting Task 2 + Speaking
Hızlı Başvuru
  • commit a crime = suç işlemek (temel fiil; asla do a crime deme)
  • a deterrent effect = caydırıcı etki
  • reoffending rates = tekrar suç işleme oranları
  • rehabilitate offenders = suçluları topluma yeniden kazandırmak
  • tackle the root causes of crime = suçun kök nedenleriyle mücadele etmek
  • a custodial sentence = hapis cezası

Suç ve adalet teması, IELTS Academic Writing Task 2'de en çok opinion ve discussion formatında gelir. Sınav sizden bir ceza politikasını değerlendirmenizi ister; örneğin: "Some believe that longer prison sentences are the best way to reduce crime. To what extent do you agree or disagree?"

Bu tema etrafında dönen tipik alt başlıklar şunlardır:

  • Ceza mı, rehabilitasyon mu? Hapis mi yoksa topluma kazandırma mı daha etkili? (punishment vs rehabilitation)
  • Gençlik suçu: Çocuk ve genç suçlulara yetişkin gibi mi davranılmalı? (youth crime)
  • Caydırıcılık: Ağır cezalar gerçekten suçu azaltır mı? (deterrence)
  • Suçun nedenleri: Yoksulluk, işsizlik ve eğitimsizlik ne rol oynar? (causes of crime)
  • Gözetim: Kameralar ve polis denetimi mahremiyeti mi ihlal eder? (policing & surveillance)
  • İdam cezası: Ölüm cezası savunulabilir mi? (capital punishment)
İpucu: Yüksek band, konu bilgisiyle değil, temaya özgü collocation ile alınır. Aynı fikri "prevent crime" yerine deter potential offenders ile ifade etmek, Lexical Resource puanınızı doğrudan yükseltir.
Önce fikrini kur, sonra o fikri bu sayfadaki kalıplarla giydir; ezber cümle değil, esnek yapı biriktir.

Aşağıdaki tablo temanın çekirdek collocation'larını dört aileye ayırır. Her satırı bir bütün olarak ezberle; tek tek kelime değil, kelime birlikteliği puan getirir.

AileCollocation (EN)Türkçe
Suç & suçlucommit a crime / an offencesuç işlemek
a persistent / repeat offendersabıkalı / mükerrer suçlu
a juvenile offenderçocuk/genç suçlu
petty crimeküçük çaplı suç
organised crimeorganize suç
the crime rate soars / fallssuç oranı fırlar / düşer
Ceza & adaleta custodial sentencehapis cezası
a lenient / harsh sentencehafif / ağır ceza
impose a fine / a penaltypara cezası / yaptırım uygulamak
community servicekamu hizmeti cezası
a fair trialadil yargılanma
the criminal justice systemceza adalet sistemi
capital punishment / the death penaltyidam cezası
Caydırma & önlemeact as a deterrentcaydırıcı olmak
have a deterrent effectcaydırıcı etki yaratmak
deter potential offendersolası suçluları caydırmak
tackle the root causes of crimesuçun kök nedenleriyle mücadele etmek
crack down on crimesuça karşı sert önlem almak
Rehabilitasyon & toplumrehabilitate offenderssuçluları topluma yeniden kazandırmak
reintegrate into societytopluma yeniden entegre olmak
reduce reoffending ratestekrar suç işleme oranlarını azaltmak
reoffend / reoffendingyeniden suç işlemek
breach the law / break the lawyasayı çiğnemek
under police surveillancepolis gözetimi altında
Aile mantığı: Bir paragrafı tek aileden değil, iki aileden collocation ile besle. Örneğin caydırma ailesinden a deterrent effect ile rehabilitasyon ailesinden reduce reoffending rates yan yana gelince argümanın olgunlaşır.

Aşağıdaki model cümleler doğrudan Task 2 gövde paragraflarına uyarlanabilir. Türkçe gloss anlamı verir; ezberlemek yerine yapıyı kendi fikrine göre değiştir.

  1. Advocates of harsher penalties argue that lengthy custodial sentences act as a powerful deterrent to would-be criminals.
    Ağır cezaların savunucuları, uzun hapis cezalarının olası suçlulara güçlü bir caydırıcı olduğunu öne sürer.
  2. However, there is little conclusive evidence that imprisonment alone reduces reoffending rates in the long term.
    Ancak yalnızca hapsin uzun vadede tekrar suç oranlarını düşürdüğüne dair kesin kanıt yok denecek kadar azdır.
  3. Rather than simply punishing wrongdoers, the state should invest in schemes that rehabilitate offenders and help them reintegrate into society.
    Devlet suçluları yalnızca cezalandırmak yerine, onları topluma yeniden kazandıran ve entegre eden programlara yatırım yapmalıdır.
  4. Many crimes are rooted in poverty and unemployment, so tackling these underlying causes is arguably more effective than tougher policing.
    Pek çok suçun kökeni yoksulluk ve işsizliktir; dolayısıyla bu temel nedenlerle mücadele, daha sert polislikten muhtemelen daha etkilidir.
  5. In the case of juvenile offenders, punitive measures can do more harm than good by pushing young people further into criminality.
    Çocuk suçlular söz konusu olduğunda, cezalandırıcı önlemler gençleri suça daha çok iterek yarardan çok zarar verebilir.
  6. Proponents of capital punishment claim it deters the most serious offences, yet the risk of executing an innocent person is impossible to eliminate.
    İdam cezası taraftarları bunun en ağır suçları caydırdığını iddia eder, oysa masum birini idam etme riski tümüyle ortadan kaldırılamaz.
  7. Widespread surveillance may help the police solve crimes more quickly, but it inevitably raises concerns about individual privacy.
    Yaygın gözetim, polisin suçları daha hızlı çözmesine yardımcı olabilir ama kaçınılmaz olarak bireysel mahremiyet kaygılarını doğurur.
  8. A balanced justice system should combine firm deterrence with meaningful opportunities for reform.
    Dengeli bir adalet sistemi, kararlı caydırıcılığı anlamlı ıslah fırsatlarıyla birleştirmelidir.
  9. Community service often proves more constructive than a short prison term, as it holds offenders accountable without severing their ties to society.
    Kamu hizmeti çoğu zaman kısa bir hapis cezasından daha yapıcıdır, çünkü suçluyu toplumla bağını koparmadan sorumlu tutar.
  10. Ultimately, reducing crime requires a two-pronged approach: deterring offenders while addressing the social conditions that breed criminal behaviour.
    Nihayetinde suçu azaltmak iki yönlü bir yaklaşım gerektirir: suçluları caydırırken suça zemin hazırlayan sosyal koşulları da ele almak.
Bir gövde paragrafı için ideal reçete: iddia cümlesi (1) + karşı-kanıt (2) + çözüm (3). Yukarıdaki cümleleri bu üçlü kalıba göre birleştir.

Speaking'de amaç akademik ağırlık değil, doğallıktır. Aşağıdaki deyim ve phrasal verb'ler suç temasında son derece doğal durur ve Lexical Resource puanını yükseltir.

KalıpAnlam
to get away with (something)(bir şeyi) yanına kâr kalmak / cezasız kurtulmak
to crack down on (crime)(suça) karşı sert önlem almak
to be behind barsparmaklıklar ardında / hapiste olmak
to turn to crimesuça yönelmek
to keep an eye ongöz kulak olmak
a slap on the wristçok hafif bir ceza
to nip (crime) in the bud(suçu) daha başlangıçta önlemek

Örnek Part 3 yanıtı"Do you think prison is an effective punishment?"

"Honestly, I'm a bit sceptical. Putting people behind bars might keep them off the streets for a while, but it doesn't really deal with why they turned to crime in the first place. A lot of offenders just reoffend once they're out. So instead of coming down hard on everyone, I think we should nip the problem in the bud by investing in education and giving young people a proper alternative."

Türkçe özet: Adayın hapse şüpheyle yaklaşması, deyimleri (behind bars, turned to crime, nip in the bud) doğal cümle akışında kullanması ve fikrini gerekçelendirmesi Band 8 sinyalidir.

İpucu: Speaking'de deyimi zorlama; bir yanıtta bir-iki tanesi yeterli. Üst üste deyim dizmek ezber izlenimi verir ve puanı düşürür.

Aynı fikrin band seviyesine göre nasıl olgunlaştığını görmek, ilerlemenin en hızlı yoludur. Aşağıdaki karşılaştırma zayıf, orta ve güçlü ifadeleri yan yana koyar.

Band 5

"If people do big crimes, government must give them big punishment so other people are scared."

Genel kelime, yanlış collocation (do crimes), günlük ton.

Band 7

"When people commit serious offences, harsh sentences can act as a deterrent to others."

Doğru collocation (commit offences, act as a deterrent), akademik ton.

Band 9

"While the threat of a lengthy custodial sentence may deter some would-be offenders, deterrence alone rarely addresses the root causes that drive people to break the law."

Nüanslı argüman, ileri collocation, karşı-fikir dengesi.

Zayıf (kaçın)Güçlü (kullan)
do a crimecommit a crime / an offence
a bad person who does crimea repeat offender
give a big punishmentimpose a harsh sentence
stop people doing crimedeter potential offenders
help criminals be good againrehabilitate offenders
the reason of crimethe root causes of crime
Band atlamanın sırrı daha zor kelime değil, daha doğru kelime birlikteliği ve fikirde nüanstır (while / although ile karşı görüşü kabul etmek).

Türk öğrenciler bu temada birkaç tekrarlayan hataya düşer. Bunlar dilbilgisi değil, çoğunlukla collocation ve ton hatalarıdır ve puanı sessizce düşürür.

Dikkat — en sık 6 hata:
  • do a crime DEĞİL → commit a crime. "Do" fiili suçla kullanılmaz.
  • a big punishment DEĞİL → a harsh / severe sentence. "Big" ceza için doğal değildir.
  • criminals kelimesini her yerde tekrar etme → değişimle: offenders, wrongdoers, those who break the law.
  • the reason of crime DEĞİL → the causes of crime (edat: reason FOR, ama tema kalıbı causes of).
  • prison ve jail'i "the" ile karıştırma: cezaevine girme anlamında go to prison (artikelsiz), binanın kendisi için the prison.
  • Aşırı kesin ton: "Prison never works." yerine dengeli "Prison alone is rarely sufficient."

Türkçe kaynaklı tipik çeviri hatası: "suç oranı artıyor" → "crime is increasing" yerine daha güçlü: "the crime rate is soaring / on the rise".

Yazmadan önce 4 adımlık kontrol:
  1. Collocation testi: "commit", "impose", "deter", "rehabilitate" fiillerini doğru nesneyle mi kullandım? (do a crime avla ve sil.)
  2. Tekrar testi: "criminal" ve "punishment" kaç kez geçti? İkiden fazlaysa eş anlamlıyla değiştir.
  3. Denge testi: En az bir while / although / however ile karşı görüşü kabul ettim mi?
  4. Ton testi: "always / never" gibi mutlak ifadeleri "tend to / rarely / in most cases" ile yumuşattım mı?
Bu dört testi geçen bir Task 2 paragrafı, içerik aynı kalsa bile Lexical Resource ve Coherence'ta gözle görülür şekilde yukarı çıkar.