Bu sayfa Academic Word List (AWL) Sublist 9'daki 61 headword'ü IELTS bağlamında işler; tanımlar ve örnekler İngilizce, açıklamalar Türkçedir.
AWL Sublist 9, akademik metinlerde orta-düşük frekansla ama düzenli biçimde karşınıza çıkan 61 kelime ailesini kapsar. Bu kelimeler IELTS Reading'de anahtar cümleleri, Writing ve Speaking'de ise ölçülü akademik tonu taşır. Listenin bütününü görmek için AWL genel bakış sayfasına, kelimeleri gerçek yanıtlarda görmek için model cevaplar sayfamıza göz atın.
Kısa yol: Sublist 9'un çekirdek fiilleri accommodate, anticipate, attain, cease, commence, confine, devote, diminish, distort, erode, refine, restrain, suspend, trigger, unify, violate; çekirdek sıfatları coherent, compatible, concurrent, conventional, inherent, integral, mutual, passive, preliminary, qualitative, rigid, subordinate, temporary; çekirdek isimleri analogy, controversy, device, duration, ethic, format, insight, norm, portion, protocol, revolution, scenario, sphere, vision. Her kelimeyi bir eşanlamlısıyla değil, collocation'ıyla ezberleyin: trigger a response, attain a goal, inherent risk, mutual benefit.
Academic Word List (AWL), akademik İngilizce metinlerin yaklaşık %10'unu oluşturan 570 kelime ailesini frekansa göre 10 alt listeye böler. Sublist 9, bu sıralamanın sondan bir öncekidir: kelimeler genel akademik dilde 1'den 8'e kadar olan listeler kadar sık geçmez, ama IELTS Academic gibi üst düzey sınavların tam da ayırt edici bölgesinde yoğunlaşır. Yani bir aday Band 6 ile Band 7-8 arasındaki farkı çoğunlukla bu "orta-düşük frekanslı ama yüksek isabetli" kelimelerle ortaya koyar.
Sublist 9'un IELTS'teki değeri üç yerde toplanır. Reading bölümünde bu kelimeler genellikle bir paragrafın ana fikrini taşıyan cümlede yer alır; inherent, controversy veya diminish gibi bir kelimeyi tanımak, soruyu parafraz üzerinden doğru eşleştirmenizi sağlar. Writing Task 2'de bu kelimeler, argümanınıza ölçülü ve nesnel bir akademik ton verir; trigger, mutual, restrain gibi sözcükler günlük karşılıklarının (örneğin cause, shared, stop) yerine geçtiğinde Lexical Resource puanınız yükselir. Speaking Part 3'te ise doğru yerde kullanılan tek bir scenario ya da conventional kelimesi bile cevabınızın soyutlama seviyesini yükseltir.
Bu sayfadaki 61 headword'ü ezberlerken hedefiniz "tanıma"dan "üretim"e geçmek olmalı. Bir kelimeyi Reading'de tanıyabiliyor olmanız onu Writing'de doğru kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Bu yüzden her kelimeyi en az bir collocation ve bir örnek cümle ile birlikte kaydedin; son bölümdeki mini test de bu üretim becerisini ölçer.
Aşağıdaki tablo Sublist 9'un 61 headword'ünü, en sık kullanılan aile formlarıyla ve Türkçe karşılıklarıyla verir. İtalik yazılan formlar sınavda en çok işinize yarayacak olanlardır. Bir kelimeyi çalışırken önce headword'ü, sonra karşı sütunda ihtiyacınız olan biçimi (isim mi fiil mi sıfat mı) seçmeyi alışkanlık haline getirin.
| Headword | Aile formları | Türkçe |
|---|---|---|
| accommodate | accommodation (n), accommodating (adj) | karşılamak, uyum sağlamak; barınma |
| analogy | analogous (adj), analogically (adv) | benzetme, analoji |
| anticipate | anticipation (n), anticipated (adj) | öngörmek, beklemek |
| assure | assurance (n), assured (adj), assuredly (adv) | güvence vermek, temin etmek |
| attain | attainment (n), attainable (adj) | elde etmek, ulaşmak |
| behalf | on behalf of (phr) | adına, namına |
| bulk | bulky (adj) | büyük kısım, hacim; hantal |
| cease | ceaseless (adj), cessation (n) | son vermek, durmak |
| coherent | coherence (n), coherently (adv), incoherent (adj) | tutarlı, akıcı |
| coincide | coincidence (n), coincidental (adj) | çakışmak, aynı anda olmak |
| commence | commencement (n) | başlamak, başlatmak |
| compatible | compatibility (n), incompatible (adj) | uyumlu, bağdaşan |
| concurrent | concurrently (adv), concur (v), concurrence (n) | eşzamanlı, aynı anda olan |
| confine | confinement (n), confined (adj) | sınırlamak, kısıtlamak |
| controversy | controversial (adj), controversially (adv) | tartışma, ihtilaf |
| conventional | convention (n), conventionally (adv), unconventional (adj) | geleneksel, alışılmış |
| converse | conversely (adv), conversion (n) | tersi, aksi |
| device | devise (v) | araç, cihaz; (devise) tasarlamak |
| devote | devotion (n), devoted (adj), devotedly (adv) | adamak, ayırmak |
| diminish | diminished (adj), diminishing (adj) | azalmak, azaltmak |
| distort | distortion (n), distorted (adj) | çarpıtmak, bozmak |
| duration | durable (adj), durability (n) | süre, süreklilik |
| erode | erosion (n), erosive (adj) | aşındırmak, yıpratmak |
| ethic | ethics (n), ethical (adj), unethical (adj), ethically (adv) | etik, ahlak |
| format | formatting (n), formatted (adj) | biçim, düzen; biçimlendirmek |
| found | foundation (n), founder (n), founded (adj) | kurmak, temellendirmek |
| inherent | inherently (adv) | doğasında olan, özünde bulunan |
| insight | insightful (adj) | içgörü, kavrayış |
| integral | integrally (adv) | ayrılmaz, temel |
| intermediate | intermediary (n) | orta, ara (düzey) |
| manual | manually (adv) | elle yapılan; kılavuz |
| mature | maturity (n), maturely (adv), immature (adj) | olgun; olgunlaşmak |
| mediate | mediation (n), mediator (n) | arabuluculuk yapmak |
| medium | media (n, pl) | orta; araç, ortam |
| military | militarily (adv), militarise (v) | askeri; ordu |
| minimal | minimally (adv), minimise (v), minimum (n) | asgari, en az |
| mutual | mutually (adv) | karşılıklı, ortak |
| norm | normal (adj), normalise (v), normally (adv) | norm, ölçüt |
| overlap | overlapping (adj) | örtüşmek, çakışmak |
| passive | passively (adv), passivity (n) | edilgen, pasif |
| portion | proportion (n), portioned (adj) | kısım, pay, porsiyon |
| preliminary | preliminarily (adv) | ön, hazırlık niteliğinde |
| protocol | protocols (n, pl) | protokol, kural dizisi |
| qualitative | qualitatively (adv), quality (n) | niteliksel, nitel |
| refine | refinement (n), refined (adj) | inceltmek, iyileştirmek |
| relax | relaxation (n), relaxed (adj) | gevşetmek, rahatlamak |
| restrain | restraint (n), restrained (adj) | frenlemek, dizginlemek |
| revolution | revolutionary (adj), revolutionise (v) | devrim; köklü değişim |
| rigid | rigidity (n), rigidly (adv) | katı, esnemez |
| route | routing (n) | güzergah, yol |
| scenario | scenarios (n, pl) | senaryo, olası durum |
| sphere | spherical (adj) | alan, küre; etki alanı |
| subordinate | subordination (n), subordinated (adj) | ast, alt sıradaki |
| supplement | supplementary (adj), supplemental (adj) | ek, takviye |
| suspend | suspension (n), suspended (adj) | askıya almak, ertelemek |
| team | teamwork (n), teammate (n) | ekip, takım |
| temporary | temporarily (adv) | geçici |
| trigger | triggered (adj), triggering (n) | tetiklemek; tetik |
| unify | unification (n), unified (adj), unity (n) | birleştirmek, bütünleştirmek |
| violate | violation (n), violated (adj) | ihlal etmek, çiğnemek |
| vision | visionary (adj/n), visual (adj) | vizyon, görüş; öngörü |
Aşağıdaki cümleler Sublist 9 kelimelerini gerçek bir IELTS Writing Task 2 veya Reading bağlamında gösterir. Her cümlenin altındaki Türkçe not (gloss), kelimenin o cümledeki tam işlevini açıklar. Cümleleri kalıp olarak değil, yapıyı anlayarak kullanın.
Rapid urban growth often triggers a rise in demand that existing infrastructure cannot accommodate.
Gloss: trigger = tetiklemek (bir zincirleme etki başlatır), accommodate = karşılamak/yetişmek. İki Sublist 9 fiili tek cümlede neden-sonuç ilişkisi kurar.
Critics argue that the policy violates a principle that is inherent to democratic governance.
Gloss: violate = ihlal etmek, inherent = doğasında/özünde olan. "inherent to + isim" kalıbına dikkat.
The two studies were conducted concurrently, yet their findings partly overlap rather than fully agree.
Gloss: concurrently = eşzamanlı, overlap = kısmen örtüşmek. Karşılaştırma cümlelerinde çok işlevsel.
Over the past decade, public trust in traditional media has steadily diminished.
Gloss: diminish = kademeli azalmak. Trend/grafik cümlelerinde decrease yerine daha akademik bir seçenek.
A coherent argument must present evidence that is compatible with its central claim.
Gloss: coherent = tutarlı, compatible = bağdaşan/uyumlu. Task 2'de argüman kalitesini tarif eder.
Governments should devote a larger portion of the budget to preventive healthcare.
Gloss: devote = ayırmak/adamak, portion = pay/kısım. Öneri cümlelerinde güçlü bir ikili.
The preliminary results are promising, but a longer duration of study is needed to assure reliability.
Gloss: preliminary = ön/hazırlık, duration = süre, assure = güvence vermek. Akademik ihtiyat tonunu kurar.
Automation has eroded the demand for manual labour in many manufacturing sectors.
Gloss: erode = yavaşça aşındırmak, manual = elle yapılan. Ekonomi/teknoloji konularında sık kullanılır.
Unlike a rigid curriculum, a flexible one can be refined as students' needs change.
Gloss: rigid = katı/esnemez, refine = iyileştirmek/inceltmek. Karşıtlık cümlesinin iki ucunu taşır.
International cooperation depends on mutual respect and a shared vision for the future.
Gloss: mutual = karşılıklı, vision = ortak öngörü/vizyon. Sonuç ve öneri paragraflarında etkili bir kapanış.
Bir kelimeyi tek başına bilmek yetmez; onu hangi kelimelerle birlikte kullanacağınızı bilmek gerekir. Aşağıdaki tablo Sublist 9 kelimeleri için en doğal collocation'ları verir. Bunları blok halinde ezberleyin, cümle kurarken tek tek kelime seçmeyin.
| Kelime | Doğal collocation | Anlam |
|---|---|---|
| attain | attain a goal / a standard / independence | hedefe/standarda ulaşmak |
| trigger | trigger a response / a debate / a crisis | tepki/tartışma tetiklemek |
| inherent | an inherent risk / flaw / tendency | doğasında olan risk/kusur |
| mutual | mutual benefit / understanding / respect | karşılıklı yarar/anlayış |
| integral | an integral part / role | ayrılmaz parça/rol |
| controversy | spark / fuel controversy | tartışma yaratmak/körüklemek |
| commence | commence operations / proceedings | faaliyete/işleme başlamak |
| diminish | diminish gradually / significantly | kademeli/belirgin azalmak |
| confine | be confined to | -ile sınırlı olmak |
| devote | devote time / resources to | -e zaman/kaynak ayırmak |
IELTS'te asıl puan sıçraması, günlük bir kelimeyi bağlama uygun akademik bir karşılıkla değiştirdiğinizde gelir. Ancak bu her zaman "daha zor kelime = daha iyi" değildir; yanlış bağlamda kullanılan akademik kelime hatadır. Aşağıdaki karşılaştırmalar bunu gösterir.
Sublist 9 kelimeleri anlam ve biçim olarak kolayca karıştırılır. Aşağıdaki uyarılar IELTS adaylarının en sık düştüğü tuzakları toplar.
Bu hatalar Lexical Resource puanını doğrudan düşürür çünkü sınav değerlendiricisi kelimeyi "biliyor ama yanlış kullanıyor" olarak işaretler. Her yeni kelimeyi öğrenirken, karıştırılabileceği kelimeyi de yanına not edin.
Aşağıdaki boşluk doldurma testi, Sublist 9 kelimelerini üretim düzeyinde ölçer. Önce boşlukları kapatmadan cevaplamayı deneyin, sonra doğru biçimi (gerekiyorsa aile formunu değiştirerek) yazın.
Bir sonraki adım için bu kelimeleri gerçek bir yanıtta görmek isterseniz model cevaplar sayfasına, tüm AWL listelerinin haritası için AWL genel bakış sayfasına geçin. Sublist 9'u Sublist 10 ile birlikte çalışmak, akademik kelime dağarcığınızın en üst katmanını tamamlar.