Açılışa Özel %30 İndirim Tüm Materyallerde
Konu Anlatımı · IELTS Kelime · AWL

AWL Sublist 9AWL Sublist 9 — Akademik Kelimeler

Bu sayfa Academic Word List (AWL) Sublist 9'daki 61 headword'ü IELTS bağlamında işler; tanımlar ve örnekler İngilizce, açıklamalar Türkçedir.

AWL Sublist 9, akademik metinlerde orta-düşük frekansla ama düzenli biçimde karşınıza çıkan 61 kelime ailesini kapsar. Bu kelimeler IELTS Reading'de anahtar cümleleri, Writing ve Speaking'de ise ölçülü akademik tonu taşır. Listenin bütününü görmek için AWL genel bakış sayfasına, kelimeleri gerçek yanıtlarda görmek için model cevaplar sayfamıza göz atın.

IELTSAWLAkademik KelimeSublist 9~15 dk
ListeAWL Sublist 9
KapsamKelime ailesi + IELTS cümle
FrekansDüşük (Sublist 9)
Hızlı Başvuru

Kısa yol: Sublist 9'un çekirdek fiilleri accommodate, anticipate, attain, cease, commence, confine, devote, diminish, distort, erode, refine, restrain, suspend, trigger, unify, violate; çekirdek sıfatları coherent, compatible, concurrent, conventional, inherent, integral, mutual, passive, preliminary, qualitative, rigid, subordinate, temporary; çekirdek isimleri analogy, controversy, device, duration, ethic, format, insight, norm, portion, protocol, revolution, scenario, sphere, vision. Her kelimeyi bir eşanlamlısıyla değil, collocation'ıyla ezberleyin: trigger a response, attain a goal, inherent risk, mutual benefit.

Academic Word List (AWL), akademik İngilizce metinlerin yaklaşık %10'unu oluşturan 570 kelime ailesini frekansa göre 10 alt listeye böler. Sublist 9, bu sıralamanın sondan bir öncekidir: kelimeler genel akademik dilde 1'den 8'e kadar olan listeler kadar sık geçmez, ama IELTS Academic gibi üst düzey sınavların tam da ayırt edici bölgesinde yoğunlaşır. Yani bir aday Band 6 ile Band 7-8 arasındaki farkı çoğunlukla bu "orta-düşük frekanslı ama yüksek isabetli" kelimelerle ortaya koyar.

Sublist 9'un IELTS'teki değeri üç yerde toplanır. Reading bölümünde bu kelimeler genellikle bir paragrafın ana fikrini taşıyan cümlede yer alır; inherent, controversy veya diminish gibi bir kelimeyi tanımak, soruyu parafraz üzerinden doğru eşleştirmenizi sağlar. Writing Task 2'de bu kelimeler, argümanınıza ölçülü ve nesnel bir akademik ton verir; trigger, mutual, restrain gibi sözcükler günlük karşılıklarının (örneğin cause, shared, stop) yerine geçtiğinde Lexical Resource puanınız yükselir. Speaking Part 3'te ise doğru yerde kullanılan tek bir scenario ya da conventional kelimesi bile cevabınızın soyutlama seviyesini yükseltir.

Neden burada duruyoruz: Sublist 9'daki bir kelimeyi öğrenmek, tek bir sözcüğü değil, tüm ailesini (fiil-isim-sıfat-zarf) öğrenmek demektir. IELTS'te asıl fark yaratan beceri, aynı kökü cümlenin gramerine göre doğru biçime çevirebilmektir: devote → devotion → devoted. Bu sayfanın ikinci bölümü tam da bunun için var.

Bu sayfadaki 61 headword'ü ezberlerken hedefiniz "tanıma"dan "üretim"e geçmek olmalı. Bir kelimeyi Reading'de tanıyabiliyor olmanız onu Writing'de doğru kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Bu yüzden her kelimeyi en az bir collocation ve bir örnek cümle ile birlikte kaydedin; son bölümdeki mini test de bu üretim becerisini ölçer.

Aşağıdaki tablo Sublist 9'un 61 headword'ünü, en sık kullanılan aile formlarıyla ve Türkçe karşılıklarıyla verir. İtalik yazılan formlar sınavda en çok işinize yarayacak olanlardır. Bir kelimeyi çalışırken önce headword'ü, sonra karşı sütunda ihtiyacınız olan biçimi (isim mi fiil mi sıfat mı) seçmeyi alışkanlık haline getirin.

HeadwordAile formlarıTürkçe
accommodateaccommodation (n), accommodating (adj)karşılamak, uyum sağlamak; barınma
analogyanalogous (adj), analogically (adv)benzetme, analoji
anticipateanticipation (n), anticipated (adj)öngörmek, beklemek
assureassurance (n), assured (adj), assuredly (adv)güvence vermek, temin etmek
attainattainment (n), attainable (adj)elde etmek, ulaşmak
behalfon behalf of (phr)adına, namına
bulkbulky (adj)büyük kısım, hacim; hantal
ceaseceaseless (adj), cessation (n)son vermek, durmak
coherentcoherence (n), coherently (adv), incoherent (adj)tutarlı, akıcı
coincidecoincidence (n), coincidental (adj)çakışmak, aynı anda olmak
commencecommencement (n)başlamak, başlatmak
compatiblecompatibility (n), incompatible (adj)uyumlu, bağdaşan
concurrentconcurrently (adv), concur (v), concurrence (n)eşzamanlı, aynı anda olan
confineconfinement (n), confined (adj)sınırlamak, kısıtlamak
controversycontroversial (adj), controversially (adv)tartışma, ihtilaf
conventionalconvention (n), conventionally (adv), unconventional (adj)geleneksel, alışılmış
converseconversely (adv), conversion (n)tersi, aksi
devicedevise (v)araç, cihaz; (devise) tasarlamak
devotedevotion (n), devoted (adj), devotedly (adv)adamak, ayırmak
diminishdiminished (adj), diminishing (adj)azalmak, azaltmak
distortdistortion (n), distorted (adj)çarpıtmak, bozmak
durationdurable (adj), durability (n)süre, süreklilik
erodeerosion (n), erosive (adj)aşındırmak, yıpratmak
ethicethics (n), ethical (adj), unethical (adj), ethically (adv)etik, ahlak
formatformatting (n), formatted (adj)biçim, düzen; biçimlendirmek
foundfoundation (n), founder (n), founded (adj)kurmak, temellendirmek
inherentinherently (adv)doğasında olan, özünde bulunan
insightinsightful (adj)içgörü, kavrayış
integralintegrally (adv)ayrılmaz, temel
intermediateintermediary (n)orta, ara (düzey)
manualmanually (adv)elle yapılan; kılavuz
maturematurity (n), maturely (adv), immature (adj)olgun; olgunlaşmak
mediatemediation (n), mediator (n)arabuluculuk yapmak
mediummedia (n, pl)orta; araç, ortam
militarymilitarily (adv), militarise (v)askeri; ordu
minimalminimally (adv), minimise (v), minimum (n)asgari, en az
mutualmutually (adv)karşılıklı, ortak
normnormal (adj), normalise (v), normally (adv)norm, ölçüt
overlapoverlapping (adj)örtüşmek, çakışmak
passivepassively (adv), passivity (n)edilgen, pasif
portionproportion (n), portioned (adj)kısım, pay, porsiyon
preliminarypreliminarily (adv)ön, hazırlık niteliğinde
protocolprotocols (n, pl)protokol, kural dizisi
qualitativequalitatively (adv), quality (n)niteliksel, nitel
refinerefinement (n), refined (adj)inceltmek, iyileştirmek
relaxrelaxation (n), relaxed (adj)gevşetmek, rahatlamak
restrainrestraint (n), restrained (adj)frenlemek, dizginlemek
revolutionrevolutionary (adj), revolutionise (v)devrim; köklü değişim
rigidrigidity (n), rigidly (adv)katı, esnemez
routerouting (n)güzergah, yol
scenarioscenarios (n, pl)senaryo, olası durum
spherespherical (adj)alan, küre; etki alanı
subordinatesubordination (n), subordinated (adj)ast, alt sıradaki
supplementsupplementary (adj), supplemental (adj)ek, takviye
suspendsuspension (n), suspended (adj)askıya almak, ertelemek
teamteamwork (n), teammate (n)ekip, takım
temporarytemporarily (adv)geçici
triggertriggered (adj), triggering (n)tetiklemek; tetik
unifyunification (n), unified (adj), unity (n)birleştirmek, bütünleştirmek
violateviolation (n), violated (adj)ihlal etmek, çiğnemek
visionvisionary (adj/n), visual (adj)vizyon, görüş; öngörü
Aile mantığı: Fiili biliyorsanız isme, isme biliyorsanız sıfata giden eki tahmin edin ama doğrulayın. Örneğin devote fiilinin ismi devotion'dır ("devotement" değil); assure fiilinin ismi assurance'tır. Yanlış türetilen ek, Writing'de en görünür hatalardan biridir.

Aşağıdaki cümleler Sublist 9 kelimelerini gerçek bir IELTS Writing Task 2 veya Reading bağlamında gösterir. Her cümlenin altındaki Türkçe not (gloss), kelimenin o cümledeki tam işlevini açıklar. Cümleleri kalıp olarak değil, yapıyı anlayarak kullanın.

  1. Rapid urban growth often triggers a rise in demand that existing infrastructure cannot accommodate.

    Gloss: trigger = tetiklemek (bir zincirleme etki başlatır), accommodate = karşılamak/yetişmek. İki Sublist 9 fiili tek cümlede neden-sonuç ilişkisi kurar.

  2. Critics argue that the policy violates a principle that is inherent to democratic governance.

    Gloss: violate = ihlal etmek, inherent = doğasında/özünde olan. "inherent to + isim" kalıbına dikkat.

  3. The two studies were conducted concurrently, yet their findings partly overlap rather than fully agree.

    Gloss: concurrently = eşzamanlı, overlap = kısmen örtüşmek. Karşılaştırma cümlelerinde çok işlevsel.

  4. Over the past decade, public trust in traditional media has steadily diminished.

    Gloss: diminish = kademeli azalmak. Trend/grafik cümlelerinde decrease yerine daha akademik bir seçenek.

  5. A coherent argument must present evidence that is compatible with its central claim.

    Gloss: coherent = tutarlı, compatible = bağdaşan/uyumlu. Task 2'de argüman kalitesini tarif eder.

  6. Governments should devote a larger portion of the budget to preventive healthcare.

    Gloss: devote = ayırmak/adamak, portion = pay/kısım. Öneri cümlelerinde güçlü bir ikili.

  7. The preliminary results are promising, but a longer duration of study is needed to assure reliability.

    Gloss: preliminary = ön/hazırlık, duration = süre, assure = güvence vermek. Akademik ihtiyat tonunu kurar.

  8. Automation has eroded the demand for manual labour in many manufacturing sectors.

    Gloss: erode = yavaşça aşındırmak, manual = elle yapılan. Ekonomi/teknoloji konularında sık kullanılır.

  9. Unlike a rigid curriculum, a flexible one can be refined as students' needs change.

    Gloss: rigid = katı/esnemez, refine = iyileştirmek/inceltmek. Karşıtlık cümlesinin iki ucunu taşır.

  10. International cooperation depends on mutual respect and a shared vision for the future.

    Gloss: mutual = karşılıklı, vision = ortak öngörü/vizyon. Sonuç ve öneri paragraflarında etkili bir kapanış.

Kullanım ipucu: Bir cümlede en fazla iki Sublist 9 kelimesi kullanın. Üç ve fazlası cümleyi yapay ve okunması zor hale getirir; IELTS'te doğallık, yoğunluktan daha yüksek puan getirir.

Bir kelimeyi tek başına bilmek yetmez; onu hangi kelimelerle birlikte kullanacağınızı bilmek gerekir. Aşağıdaki tablo Sublist 9 kelimeleri için en doğal collocation'ları verir. Bunları blok halinde ezberleyin, cümle kurarken tek tek kelime seçmeyin.

KelimeDoğal collocationAnlam
attainattain a goal / a standard / independencehedefe/standarda ulaşmak
triggertrigger a response / a debate / a crisistepki/tartışma tetiklemek
inherentan inherent risk / flaw / tendencydoğasında olan risk/kusur
mutualmutual benefit / understanding / respectkarşılıklı yarar/anlayış
integralan integral part / roleayrılmaz parça/rol
controversyspark / fuel controversytartışma yaratmak/körüklemek
commencecommence operations / proceedingsfaaliyete/işleme başlamak
diminishdiminish gradually / significantlykademeli/belirgin azalmak
confinebe confined to-ile sınırlı olmak
devotedevote time / resources to-e zaman/kaynak ayırmak

IELTS'te asıl puan sıçraması, günlük bir kelimeyi bağlama uygun akademik bir karşılıkla değiştirdiğinizde gelir. Ancak bu her zaman "daha zor kelime = daha iyi" değildir; yanlış bağlamda kullanılan akademik kelime hatadır. Aşağıdaki karşılaştırmalar bunu gösterir.

Genel / zayıf

  • The plan will cause many problems.
  • Both sides get something good.
  • The rules are very strict.
  • The company started in 2010.
  • Support slowly went down.

Akademik / güçlü (Sublist 9)

  • The plan will trigger a range of problems.
  • Both sides derive mutual benefit.
  • The rules are excessively rigid.
  • The company was founded in 2010.
  • Support gradually diminished.
Kural: Yükseltme yaparken cümlenin gramerini değil, sadece kelimeyi değiştirin. The company was founded (edilgen) doğrudur; The company founded in 2010 (etken, nesnesiz) yanlıştır.

Sublist 9 kelimeleri anlam ve biçim olarak kolayca karıştırılır. Aşağıdaki uyarılar IELTS adaylarının en sık düştüğü tuzakları toplar.

1. device ve devise karışıklığı. device bir isimdir (araç, cihaz); devise bir fiildir (tasarlamak). Doğru: They devised a new device. Yanlış: They deviced a new devise.
2. found her zaman "find"in geçmişi değildir. Sublist 9'daki found "kurmak/temellendirmek" anlamında bağımsız bir fiildir (found-founded-founded). "Argümanı temellendirmek" için: an argument founded on evidence. Bunu find (find-found-found) ile karıştırmayın.
3. assure / ensure / insure üçlüsü. IELTS'te en çok gerekeni assure (birine güvence vermek: assure someone that...) ve ensure (bir şeyi garantiye almak: ensure that...). Bir kişiye güvence veriyorsanız assure, bir sonucu garantiliyorsanız ensure.
4. portion ile proportion aynı değildir. portion = pay/kısım (miktar); proportion = oran (iki büyüklük arasındaki ilişki). Task 1'de yüzdelerden bahsederken çoğu zaman proportion gerekir: a large proportion of respondents.
5. conventionalconvenient. conventional = geleneksel/alışılmış; convenient = elverişli/kolay. Bu iki kelime yazımca benzese de anlamları tamamen farklıdır ve karıştırılması anlamı bozar.
6. Yanlış aile eki türetme. En sık: devote → devotion ("devotement" yok), restrain → restraint ("restrainment" yok), cease → cessation ("ceasation" yok). Emin değilseniz güvendiğiniz basit formu kullanın; uydurma bir ek, doğru kelimeden daha çok puan kaybettirir.

Bu hatalar Lexical Resource puanını doğrudan düşürür çünkü sınav değerlendiricisi kelimeyi "biliyor ama yanlış kullanıyor" olarak işaretler. Her yeni kelimeyi öğrenirken, karıştırılabileceği kelimeyi de yanına not edin.

Aşağıdaki boşluk doldurma testi, Sublist 9 kelimelerini üretim düzeyinde ölçer. Önce boşlukları kapatmadan cevaplamayı deneyin, sonra doğru biçimi (gerekiyorsa aile formunu değiştirerek) yazın.

  1. The sudden policy change could ________ a wave of public protest. (tetiklemek)
  2. A truly ________ essay flows logically from one idea to the next. (tutarlı)
  3. Both companies benefit, so the partnership is one of ________ advantage. (karşılıklı)
  4. Every complex system carries certain ________ risks that cannot be fully removed. (doğasında olan)
  5. Support for the proposal ________ steadily after the scandal. (azaldı — geçmiş zaman)
  6. Governments should ________ more resources to renewable energy. (ayırmak)
Cevaplar: 1) trigger   2) coherent   3) mutual   4) inherent   5) diminished   6) devote
Öz-değerlendirme kontrol listesi: Bu sayfayı bitirmeden önce şunları yapabildiğinizden emin olun: (a) 61 headword'ün en az yarısını bir collocation ile eşleştirebiliyorum; (b) device/devise, assure/ensure, portion/proportion ayrımlarını hatasız yapabiliyorum; (c) bir günlük kelimeyi (örneğin cause, start, strict) uygun bir Sublist 9 karşılığıyla değiştirebiliyorum; (d) doğru aile formunu (isim/fiil/sıfat) cümlenin gramerine göre seçebiliyorum.

Bir sonraki adım için bu kelimeleri gerçek bir yanıtta görmek isterseniz model cevaplar sayfasına, tüm AWL listelerinin haritası için AWL genel bakış sayfasına geçin. Sublist 9'u Sublist 10 ile birlikte çalışmak, akademik kelime dağarcığınızın en üst katmanını tamamlar.