Açılışa Özel %30 İndirim Tüm Materyallerde
Konu Anlatımı · IELTS Kelime · AWL

AWL Sublist 5AWL Sublist 5 — Akademik Kelimeler

Bu sayfadaki İngilizce kelime ve cümleler orijinal biçimiyle bırakılmıştır; açıklamalar Türkçedir.

AWL Sublist 5’in 60 baş sözcüğünü aile formları, IELTS örnek cümleleri ve eşdizimlerle öğrenin. Daha geniş bağlam için AWL genel bakış sayfasına, uygulamalı kullanım için model cevaplar bölümüne göz atın.

IELTSAWLAkademik KelimeSublist 5~15 dk
ListeAWL Sublist 5
KapsamKelime ailesi + IELTS cümle
FrekansOrta-yüksek (Sublist 5)
Hızlı Başvuru
  • 60 baş sözcük: academic, generate, sustain, perspective, decline, whereas…
  • Odak: doğru sözcük türü + doğal eşdizim (collocation).
  • Hedef: Lexical Resource’da Band 7+ için “daha az yaygın, daha kesin” kelime kullanımı.

AWL (Academic Word List) Sublist 5, akademik İngilizcede en sık kullanılan 570 kelime ailesinin orta-yüksek frekanslı beşinci dilimidir. Bu dilimdeki academic, generate, sustain, perspective gibi kelimeler; IELTS Writing Task 2 argümanlarında, Task 1 grafik betimlemelerinde ve Speaking Part 3 soyut tartışmalarında sürekli karşınıza çıkar. Bu kelimeleri tanımak yetmez; doğru sözcük türüyle (fiil mi, isim mi, sıfat mı) ve doğru eşdizimlerle (collocation) kullanmak Band 7+ için belirleyicidir.

Neden bu kadar önemli? IELTS değerlendirmesinde Lexical Resource ölçütünün dörtte biri, "daha az yaygın (less common) ve daha kesin kelimeleri" isabetle kullanabilmenizle ilgilidir. big change yerine fundamental shift, go down yerine decline demek tam olarak bu farkı yaratır. Bu sayfada 60 baş sözcüğün ailelerini, IELTS bağlamındaki örnek cümlelerini, eşdizimlerini, sık hatalarını ve bir mini testi bulacaksınız.

Özet: Sublist 5 kelimeleri "günlük kelimenin akademik üst sürümüdür". Amaç ezber değil; her kelimeyi doğru formu ve doğru eşdiziminde bir IELTS cümlesine yerleştirebilmektir.

Aşağıdaki tabloda Sublist 5’in 60 baş sözcüğü ve en işlevsel aile formları yer alıyor. IELTS’te en çok puan kaybı, kelimeyi bilip yanlış türde kullanmaktan gelir: *an analyse (yanlış) yerine an analysis gibi. Formları not alırken sözcük türünü mutlaka birlikte ezberleyin (kısaltmalar: f.=fiil, i.=isim, sf.=sıfat, zf.=zarf).

Baş sözcükAile formları (sözcük türü)Türkçe karşılık
academicacademic (sf.), academically (zf.), academia / academic (i.)akademik; akademik olarak; akademisyen / akademi
adjustadjust (f.), adjustment (i.), adjustable (sf.), adjusted (sf.)ayarlamak, uyum sağlamak; ayarlama; ayarlanabilir; ayarlanmış
alteralter (f.), alteration (i.), altered (sf.)değiştirmek; değişiklik; değiştirilmiş
amendamend (f.), amendment (i.), amended (sf.)(metni/yasayı) değiştirmek, düzeltmek; değişiklik/tadilat; düzeltilmiş
awareaware (sf.), awareness (i.), unaware (sf.)farkında; farkındalık; habersiz
capacitycapacity (i.), capacities (çoğ.)kapasite, kapsam, sığa
challengechallenge (i./f.), challenging (sf.), challenger (i.)zorluk; meydan okumak; zorlayıcı; rakip
clauseclause (i.), clauses (çoğ.)yan cümle; (sözleşmede) madde/hüküm
compoundcompound (i./f./sf.), compounded (sf.)bileşik; birleştirmek, (sorunu) artırmak; bileşik nitelikli
conflictconflict (i./f.), conflicting (sf.), conflicted (sf.)çatışma; çatışmak; çelişen; kararsız
consultconsult (f.), consultation (i.), consultant (i.)danışmak; danışma/görüşme; danışman
contactcontact (i./f.), contacted (sf.)temas, iletişim; iletişime geçmek; ulaşılan
declinedecline (i./f.), declining (sf.), declined (sf.)düşüş; azalmak, gerilemek; kibarca reddetmek; azalan
discretediscrete (sf.), discretely (zf.), discreteness (i.)ayrı, kesikli, birbirinden bağımsız; ayrı olarak; ayrıklık
draftdraft (i./f.), drafted (sf.), drafting (i.)taslak; taslak hazırlamak; taslak yazımı
enableenable (f.), enabled (sf.), enabling (sf.)olanak/imkân sağlamak; etkinleştirilmiş; olanak tanıyan
energyenergy (i.), energetic (sf.), energies (çoğ.)enerji; enerjik; enerjiler
enforceenforce (f.), enforcement (i.), enforced (sf.)yürürlüğe koymak, uygulatmak; uygulama/denetim; zorunlu kılınan
entityentity (i.), entities (çoğ.)varlık, birim, tüzel kişilik
equivalentequivalent (sf./i.), equivalence (i.), equivalently (zf.)eşdeğer; eşdeğerlik; eşdeğer biçimde
evolveevolve (f.), evolution (i.), evolutionary (sf.), evolving (sf.)evrilmek, gelişmek; evrim; evrimsel; gelişmekte olan
expandexpand (f.), expansion (i.), expansive (sf.), expanding (sf.)genişlemek, büyümek; genişleme; kapsamlı; büyüyen
exposeexpose (f.), exposure (i.), exposed (sf.)maruz bırakmak, ifşa etmek; maruz kalma; açıkta/savunmasız
externalexternal (sf.), externally (zf.)dış, harici; dıştan
facilitatefacilitate (f.), facilitation (i.), facilitator (i.)kolaylaştırmak; kolaylaştırma; kolaylaştırıcı
fundamentalfundamental (sf.), fundamentally (zf.), fundamentals (i.)temel, esas; temelden; temel ilkeler
generategenerate (f.), generation (i.), generator (i.)üretmek, oluşturmak; üretim; jeneratör
generationgeneration (i.), generational (sf.)kuşak; (enerji vb.) üretim; kuşaklar arası
imageimage (i.), imagery (i.)imge, imaj, görüntü; imgelem/betimleme
liberalliberal (sf./i.), liberalism (i.), liberalise (f.), liberally (zf.)özgürlükçü, cömert; liberalizm; serbestleştirmek; cömertçe
licencelicence (i., BrE), license (f./i., AmE), licensed (sf.)lisans, ruhsat (isim); ruhsat vermek (fiil); ruhsatlı
logiclogic (i.), logical (sf.), logically (zf.), illogical (sf.)mantık; mantıklı; mantıken; mantıksız
marginmargin (i.), marginal (sf.), marginally (zf.)kenar; pay/marj; marjinal, önemsiz; çok az
medicalmedical (sf.), medically (zf.), medicine (i.)tıbbi; tıbben; tıp/ilaç
mentalmental (sf.), mentally (zf.), mentality (i.)zihinsel, ruhsal; zihnen; zihniyet
modifymodify (f.), modification (i.), modified (sf.)değiştirmek, düzenlemek; değişiklik; değiştirilmiş
monitormonitor (f./i.), monitoring (i.), monitored (sf.)izlemek, gözlemlemek; izleme; izlenen
networknetwork (i./f.), networking (i.), networked (sf.)ağ; ağ kurmak; ağ oluşturma; ağ bağlantılı
notionnotion (i.), notional (sf.)kavram, fikir; varsayımsal/kuramsal
objectiveobjective (i./sf.), objectively (zf.), objectivity (i.)hedef; nesnel; nesnel biçimde; nesnellik
orientorient (f.), orientation (i.), oriented (sf.)yönlendirmek, uyarlamak; yönelim/oryantasyon; -odaklı
perspectiveperspective (i.), perspectives (çoğ.)bakış açısı, perspektif
preciseprecise (sf.), precisely (zf.), precision (i.)kesin, tam; tam olarak; kesinlik/hassasiyet
primeprime (sf./i.), primary (sf.), primarily (zf.)başlıca, birincil; asal; öncelikle
psychologypsychology (i.), psychological (sf.), psychologist (i.)psikoloji; psikolojik; psikolog
pursuepursue (f.), pursuit (i.), pursued (sf.)peşinden gitmek, sürdürmek; arayış/uğraş; izlenen
ratioratio (i.), ratios (çoğ.)oran
rejectreject (f.), rejection (i.), rejected (sf.)reddetmek; ret/reddedilme; reddedilmiş
revenuerevenue (i.), revenues (çoğ.)gelir, hasılat
stablestable (sf.), stability (i.), stabilise (f.), unstable (sf.)istikrarlı, kararlı; istikrar; dengelemek; istikrarsız
stylestyle (i.), stylistic (sf.), stylised (sf.)biçem, tarz; biçemsel; üsluplaştırılmış
substitutesubstitute (f./i.), substitution (i.)yerine koymak; ikame/yedek; ikame etme
sustainsustain (f.), sustainable (sf.), sustainability (i.), sustained (sf.)sürdürmek, ayakta tutmak; sürdürülebilir; sürdürülebilirlik; sürekli
symbolsymbol (i.), symbolic (sf.), symbolise (f.), symbolism (i.)sembol; simgesel; simgelemek; simgecilik
targettarget (i./f.), targeted (sf.), targeting (i.)hedef; hedeflemek; hedeflenmiş; hedefleme
transittransit (i./f.), transition (i.), transitional (sf.)geçiş, taşıma; geçiş süreci; geçişe ait
trendtrend (i./f.), trending (sf.), trendy (sf.)eğilim, trend; yükselişte olan; moda/gözde
versionversion (i.), versions (çoğ.)sürüm, versiyon, uyarlama
welfarewelfare (i.)refah, esenlik; sosyal yardım
whereaswhereas (bağlaç)oysa, hâlbuki, -iken (karşıtlık bağlacı)
İpucu: Bir baş sözcüğü öğrenirken en az bir fiil, bir isim ve bir sıfat formunu birlikte kaydedin. Örneğin stable → stability → stabilise; bu üçlü, tek bir kelimeyle üç farklı cümle kurmanızı sağlar.

Aşağıdaki 10 cümle, Sublist 5 kelimelerini gerçek IELTS bağlamlarında (Writing Task 1 grafik dili, Task 2 argüman, Speaking Part 3) gösterir. İngilizce cümleyi yüksek sesle okuyup Türkçe karşılığıyla eşleştirin; kalın kelimelerin sözcük türüne dikkat edin.

  1. The government was forced to amend the legislation after widespread public conflict over its impact on welfare spending.

    Hükûmet, yasanın sosyal yardım harcamalarına etkisi üzerine yaygın çatışma sonrası yasada değişiklik yapmak zorunda kaldı.

  2. Renewable sources now generate a substantial proportion of national energy, whereas coal has steadily declined.

    Yenilenebilir kaynaklar artık ulusal enerjinin önemli bir bölümünü üretiyor; oysa kömür istikrarlı biçimde geriledi.

  3. From an economic perspective, rising revenue does not automatically sustain long-term growth.

    Ekonomik bir bakış açısından, artan gelir uzun vadeli büyümeyi kendiliğinden sürdürmez.

  4. Universities should facilitate critical thinking rather than simply generate graduates who reproduce fixed notions.

    Üniversiteler, yalnızca sabit kavramları tekrarlayan mezunlar üretmek yerine eleştirel düşünmeyi kolaylaştırmalıdır.

  5. The chart shows a clear upward trend in urban populations, with the ratio of city to rural dwellers doubling.

    Grafik, kent nüfuslarında belirgin bir yükseliş eğilimi gösteriyor; kentli-kırsal nüfus oranı ikiye katlanıyor.

  6. Regular exercise can enable people to maintain both physical and mental health across every generation.

    Düzenli egzersiz, insanların her kuşakta hem fiziksel hem zihinsel sağlığı korumasına olanak tanıyabilir.

  7. Regulators must enforce data rules and monitor how large firms expose users to targeted advertising.

    Düzenleyiciler veri kurallarını uygulatmalı ve büyük şirketlerin kullanıcıları hedefli reklama nasıl maruz bıraktığını izlemelidir.

  8. Being aware of cultural differences helps travellers adjust quickly to an external environment.

    Kültürel farklılıkların farkında olmak, gezginlerin yabancı (dış) bir ortama hızla uyum sağlamasına yardımcı olur.

  9. A more precise definition of the key clause would modify how the entire contract is interpreted.

    Anahtar maddenin daha kesin bir tanımı, sözleşmenin bütününün nasıl yorumlandığını değiştirirdi.

  10. Governments increasingly pursue policies that expand access to medical care while keeping budgets stable.

    Hükûmetler giderek, bütçeleri istikrarlı tutarken tıbbi bakıma erişimi genişleten politikalar izliyor.

Not: IELTS’te kelime "gösteriş" için değil, anlamı daha kesin aktarmak için kullanılır. Cümleye zorla sıkıştırılan akademik kelime, doğal olmayan bir izlenim bırakır ve Band düşürür.

Band 7+ yazılarının sırrı tek tek "zor kelimeler" değil, o kelimelerin doğru eşdizimlerle (yanına gelen doğal kelimelerle) kullanılmasıdır. *do a decline denmez; a sharp decline denir. Aşağıdaki tabloyu bir bütün olarak ezberleyin.

KelimeGüçlü eşdizimler (collocation)Türkçe
sustainsustain growth / sustain interest / sustainable developmentbüyümeyi sürdürmek / ilgiyi canlı tutmak / sürdürülebilir kalkınma
generategenerate income / generate electricity / generate debategelir üretmek / elektrik üretmek / tartışma yaratmak
pursuepursue a career / pursue a goal / pursue a policykariyer izlemek / hedefe yönelmek / politika izlemek
declinea sharp / gradual / steady declinekeskin / kademeli / istikrarlı düşüş
challengepose a challenge / meet a challenge / a major challengezorluk oluşturmak / zorluğun üstesinden gelmek / büyük zorluk
impacthave a fundamental impact / fundamental changetemel bir etki yaratmak / köklü değişiklik
targetmeet a target / set a target / target audiencehedefe ulaşmak / hedef belirlemek / hedef kitle
perspectivefrom a broader perspective / a fresh perspectivedaha geniş bir bakış açısından / yeni bir bakış açısı

Aynı düşünceyi "günlük" ve "akademik" olarak yazmak arasındaki fark aşağıda net görülür. IELTS değerlendiricisi sağ sütundaki gibi cümleleri ödüllendirir.

Günlük / zayıf

  • Prices went down a lot.
  • This helps people learn.
  • There was a big change in society.
  • More and more people use the internet.

Akademik / güçlü (Sublist 5)

  • Prices underwent a sharp decline.
  • This facilitates learning.
  • Society underwent a fundamental shift.
  • Internet use shows a strong upward trend.
1) discretediscreet: discrete "ayrı, birbirinden bağımsız" (akademik) demektir; discreet ise "ağzı sıkı, ölçülü" demektir. IELTS akademik bağlamında neredeyse her zaman discrete categories / discrete units kastedilir.
2) licence (isim) vs license (fiil): İngiliz yazımında isim licence, fiil license’dır: a driving licence ama to license a product. (Amerikan yazımı her ikisinde de license.) IELTS’te tutarlı olun.
3) whereas yerini şaşırmayın: Karşıtlık bağlacıdır ve iki tam cümleyi bağlar: Coal use fell, whereas solar rose. Tek başına cümle başlatmaz ve virgülle ikiye ayrılmış eksik cümlelerde kullanılmaz.
4) consult geçişlidir: Bir kişiye/uzmana danışırken with gerekmez: consult a doctor / consult an expert. consultation (isim) ile karıştırmayın.
5) amend vs alter vs modify: amend özellikle yasa/metin için "resmi düzeltme", alter genel "değiştirmek", modify ise "kısmen uyarlayarak değiştirmek" anlamındadır. Doğru bağlamı seçin.
6) İsim/sıfat karışması: *a economic decline değil an economic decline; *objective decision yerine bağlama göre an objective (nesnel) decision ya da the main objective (hedef). objective hem isim hem sıfattır; anlamı cümledeki yeri belirler.

Aşağıdaki cümlelerdeki boşlukları Sublist 5 kelimeleriyle (gerekirse doğru formu vererek) doldurun. Önce kendiniz çözün, sonra cevap anahtarını açın.

  1. Solar panels now ________ enough electricity to power the whole village. (üretmek fiili)
  2. The report shows a steady ________ in birth rates over the decade. (düşüş ismi)
  3. Good infrastructure can ________ trade between the two regions. (kolaylaştırmak fiili)
  4. Coal consumption fell, ________ renewable use increased. (karşıtlık bağlacı)
  5. From a health ________, reducing sugar intake is essential. (bakış açısı ismi)
  6. Governments must ________ these regulations strictly to protect consumers. (uygulatmak fiili)
Cevap anahtarı: 1) generate — 2) decline — 3) facilitate — 4) whereas — 5) perspective — 6) enforce.
Kendini kontrol listesi: Her cümlede (a) doğru sözcük türünü seçtin mi? (b) fiil zamanı ve özneyle uyum doğru mu? (c) kelimenin doğal eşdizimini kullandın mı (örn. a steady decline)? Üçü de "evet" ise o kelimeyi IELTS’te güvenle kullanabilirsin.
Sıradaki adım: Bu kelimeleri kalıcı kılmak için AWL genel bakışına dönüp her sublist’i kendi yazdığın örnek cümlelerle pekiştir; ardından bir Task 2 denemesinde en az beş Sublist 5 kelimesini bilinçli olarak kullan.