Academic Word List (AWL) Sublist 4, akademik metinlerde en sık geçen dördüncü kelime grubudur. Bu sayfada 57 headword'ün aileleri, IELTS bağlamındaki kullanımları ve sınavda puan kazandıran collocation kalıpları işlenir.
AWL Sublist 4, akademik İngilizcede yüksek frekansla geçen 57 çekirdek kelimeyi (ör. access, hypothesis, subsequent) kapsar. Bu sayfa her headword'ün kelime ailesini, IELTS Writing ve Speaking için örnek cümleleri, collocation kalıplarını ve sık yapılan hataları bir arada verir. Daha geniş bir bakış için AWL genel bakış sayfasına, kelimeleri yazıda görmek için model cevaplar bölümüne göz atın.
Bu sayfada ne var? AWL Sublist 4'teki 57 headword'ün tam kelime ailesi, 10 IELTS örnek cümlesi, collocation tablosu ve sık hata uyarıları. Hedef: bu kelimeleri sadece tanımak değil, Writing Task 2 ve Speaking Part 3'te doğru çekimle üretebilmek.
Academic Word List (AWL), Averil Coxhead tarafından derlenen ve akademik metinlerde tekrar tekrar karşımıza çıkan 570 kelime ailesinden oluşan bir listedir. Bu liste, frekansa göre 10 alt listeye (sublist) bölünür: Sublist 1 en sık geçen kelimeleri, Sublist 10 ise daha nadir olanları içerir. Sublist 4, akademik dilin çekirdek kelime dağarcığının önemli bir parçasıdır; yani bu kelimeler makalelerde, raporlarda ve IELTS okuma metinlerinde neredeyse her yerde bulunur.
IELTS açısından Sublist 4'ün değeri iki yönlüdür. Birincisi, Reading ve Listening bölümlerinde bu kelimeleri hızlıca tanımak anlama hızınızı artırır; subsequent, hence veya despite gibi kelimeler cümlenin mantığını taşıdığı için soruların cevabı çoğu zaman bunların etrafında gizlidir. İkincisi, Writing ve Speaking bölümlerinde bu kelimeleri doğru üretmek, değerlendiricinin aradığı "lexical resource" (kelime kaynağı) ölçütünde puan yükseltir.
Bu sayfa, Sublist 4'ün 57 headword'ünü ezberlenecek bir liste olarak değil, üretilecek bir araç seti olarak sunar. Her kelimeyi ailesiyle birlikte öğrenmek, bir kelimeden birden çok gramer yapısı türetmenizi sağlar; bu da yazınızda cümle çeşitliliği (grammatical range) demektir.
Aşağıdaki tablo Sublist 4'ün tüm 57 headword'ünü ve en çok kullanılan aile formlarını içerir. Bir kelimeyi öğrenirken tüm satırı öğrenin: fiil, isim, sıfat ve zarf formları arasında geçiş yapabilmek IELTS'te cümle esnekliği sağlar.
| Headword | Aile formları | Türkçe |
|---|---|---|
| access | access (n/v), accessible (adj), accessibility (n), inaccessible (adj) | erişim / erişmek, erişilebilir |
| adequate | adequate (adj), adequately (adv), adequacy (n), inadequate (adj) | yeterli, yeterince |
| annual | annual (adj), annually (adv) | yıllık, her yıl |
| apparent | apparent (adj), apparently (adv) | görünen, belli ki |
| approximate | approximate (adj/v), approximately (adv), approximation (n) | yaklaşık, yaklaşık olarak |
| attitude | attitude (n), attitudes (n pl) | tutum, tavır |
| attribute | attribute (v/n), attributable (adj), attribution (n) | atfetmek / özellik |
| civil | civil (adj), civilian (n/adj), civility (n) | sivil, medeni |
| code | code (n/v), coded (adj), encode (v), decode (v) | kod / kurallar bütünü |
| commit | commit (v), commitment (n), committed (adj) | bağlanmak, adamak |
| communicate | communicate (v), communication (n), communicative (adj) | iletişim kurmak |
| concentrate | concentrate (v), concentration (n), concentrated (adj) | yoğunlaşmak, odaklanmak |
| contrast | contrast (n/v), contrasting (adj), contrastive (adj) | karşıtlık, zıtlık |
| cycle | cycle (n/v), cyclic (adj), cyclical (adj) | döngü, çevrim |
| debate | debate (n/v), debatable (adj) | tartışma, tartışmak |
| despite | despite (prep) | -e rağmen |
| dimension | dimension (n), dimensional (adj), multidimensional (adj) | boyut |
| domestic | domestic (adj), domestically (adv), domesticate (v) | iç, yurt içi, evcil |
| emerge | emerge (v), emergence (n), emerging (adj), emergent (adj) | ortaya çıkmak |
| error | error (n), erroneous (adj), erroneously (adv) | hata, yanlış |
| ethnic | ethnic (adj), ethnicity (n), ethnically (adv) | etnik |
| goal | goal (n), goals (n pl) | hedef, amaç |
| grant | grant (v/n), granted (adj) | vermek, hibe / bağış |
| hence | hence (adv) | bu nedenle, dolayısıyla |
| hypothesis | hypothesis (n), hypotheses (n pl), hypothesize (v), hypothetical (adj) | hipotez, varsayım |
| implement | implement (v), implementation (n) | uygulamak, hayata geçirmek |
| impose | impose (v), imposition (n), imposing (adj) | dayatmak, yüklemek |
| integrate | integrate (v), integration (n), integrated (adj), integral (adj) | bütünleştirmek, entegre etmek |
| internal | internal (adj), internally (adv) | iç, dahili |
| investigate | investigate (v), investigation (n), investigative (adj), investigator (n) | araştırmak, soruşturmak |
| label | label (n/v), labelled (adj) | etiket, etiketlemek |
| mechanism | mechanism (n), mechanical (adj), mechanically (adv) | mekanizma, düzenek |
| obvious | obvious (adj), obviously (adv) | açık, belli, bariz |
| occupy | occupy (v), occupation (n), occupied (adj), occupant (n) | işgal etmek, meşgul etmek |
| option | option (n), optional (adj), optionally (adv) | seçenek |
| output | output (n/v) | çıktı, üretim |
| overall | overall (adj/adv) | genel, toplamda |
| parallel | parallel (adj/n/v) | paralel, benzer |
| parameter | parameter (n), parameters (n pl) | parametre, sınır değeri |
| phase | phase (n/v), phased (adj) | evre, aşama |
| predict | predict (v), prediction (n), predictable (adj), unpredictable (adj) | öngörmek, tahmin etmek |
| principal | principal (adj/n), principally (adv) | başlıca, temel / müdür |
| prior | prior (adj), priority (n), prioritize (v) | önceki, öncelikli |
| professional | professional (adj/n), profession (n), professionally (adv) | profesyonel, mesleki |
| project | project (n/v), projection (n), projected (adj) | proje / öngörmek |
| promote | promote (v), promotion (n), promotional (adj) | teşvik etmek, terfi ettirmek |
| regime | regime (n), regimes (n pl) | rejim, yönetim düzeni |
| resolve | resolve (v), resolution (n), resolved (adj), unresolved (adj) | çözmek, karara varmak |
| retain | retain (v), retention (n), retained (adj) | elde tutmak, korumak |
| series | series (n, tekil ve çoğul aynı) | dizi, seri |
| statistic | statistic (n), statistics (n), statistical (adj), statistically (adv) | istatistik(sel) |
| status | status (n) | statü, konum, durum |
| stress | stress (n/v), stressful (adj), stressed (adj) | vurgu / stres / vurgulamak |
| subsequent | subsequent (adj), subsequently (adv) | sonraki, müteakip |
| sum | sum (n/v), summation (n) | toplam, meblağ |
| summary | summary (n/adj), summarize (v), summarization (n) | özet, özetlemek |
| undertake | undertake (v), undertaking (n), undertaken (past part.) | üstlenmek, girişmek |
Aşağıdaki cümleler, Writing Task 2 ve Speaking Part 3 için model niteliğindedir. Her cümle bir veya iki Sublist 4 kelimesini akademik bağlamda kullanır. Türkçe glossları cümlenin altında verilmiştir.
"Despite the government's efforts, many rural areas still lack adequate access to healthcare."
Gloss: Hükümetin çabalarına rağmen, birçok kırsal bölge hâlâ sağlık hizmetine yeterli erişimden yoksun. (despite + adequate + access)
"The data clearly indicate a subsequent decline in domestic energy consumption after the reform was implemented."
Gloss: Veriler, reform uygulandıktan sonra yurt içi enerji tüketiminde bir sonraki düşüşü açıkça göstermektedir. (subsequent + domestic + implement)
"Researchers formulated a hypothesis to investigate why certain ethnic groups retain their traditional customs."
Gloss: Araştırmacılar, bazı etnik grupların geleneksel âdetlerini neden koruduğunu araştırmak için bir hipotez oluşturdu. (hypothesis + investigate + ethnic + retain)
"The chart shows that annual output rose steadily, hence the company's decision to expand its workforce."
Gloss: Grafik, yıllık çıktının istikrarlı biçimde arttığını, dolayısıyla şirketin iş gücünü genişletme kararını gösteriyor. (annual + output + hence)
"In my view, promoting a positive attitude towards lifelong learning should be a principal goal of education."
Gloss: Bana göre, yaşam boyu öğrenmeye yönelik olumlu bir tutumu teşvik etmek, eğitimin başlıca hedeflerinden biri olmalıdır. (promote + attitude + principal + goal)
"The study attributes the apparent improvement in test scores to a subsequent change in the curriculum."
Gloss: Çalışma, sınav puanlarındaki görünür iyileşmeyi müfredattaki sonraki bir değişikliğe atfetmektedir. (attribute + apparent + subsequent)
"Governments should not impose a single solution, since local communities may prefer a different option."
Gloss: Yerel topluluklar farklı bir seçeneği tercih edebileceğinden, hükümetler tek bir çözümü dayatmamalıdır. (impose + option)
"The overall statistics reveal a clear contrast between urban and rural income levels."
Gloss: Genel istatistikler, kentsel ve kırsal gelir düzeyleri arasında net bir karşıtlık ortaya koymaktadır. (overall + statistic + contrast)
"To resolve this issue, the council undertook a series of measures during the first phase of the project."
Gloss: Bu sorunu çözmek için konsey, projenin ilk aşamasında bir dizi önlem üstlendi. (resolve + undertake + series + phase + project)
"It is difficult to predict the long-term status of endangered species without adequate funding for research."
Gloss: Araştırma için yeterli finansman olmadan nesli tükenmekte olan türlerin uzun vadeli durumunu tahmin etmek zordur. (predict + status + adequate)
Band 7+ yazılarda kelimeler doğru "arkadaşlarıyla" (collocation) kullanılır. Aşağıdaki tablo, Sublist 4 kelimelerinin en doğal collocation kalıplarını verir. Bunları bir bütün olarak ezberleyin, tek tek kelime olarak değil.
| Kelime | Güçlü collocation | Anlam |
|---|---|---|
| access | gain / provide / restrict access to | erişim sağlamak / kısıtlamak |
| attitude | a positive / negative attitude towards | -e yönelik olumlu tutum |
| contrast | a sharp / stark contrast between | arasında keskin karşıtlık |
| goal | achieve / set / pursue a goal | hedefe ulaşmak / hedef koymak |
| hypothesis | test / support / reject a hypothesis | hipotezi sınamak / desteklemek |
| impose | impose restrictions / a ban / a tax on | kısıtlama / yasak koymak |
| priority | a top / high priority; give priority to | öncelik vermek |
| promote | promote awareness / growth / equality | farkındalık / büyüme teşvik etmek |
| resolve | resolve a conflict / dispute / issue | çatışma / sorun çözmek |
| stress | reduce / relieve / cope with stress | stresi azaltmak / baş etmek |
Aşağıda, günlük (genel) kelimeleri akademik Sublist 4 karşılıklarıyla değiştirerek yazınızı nasıl yükselteceğinizi görebilirsiniz:
Sublist 4 kelimeleri IELTS adaylarında belirli tuzaklara yol açar. Aşağıdaki uyarılar en sık görülen hataları ve doğru kullanımı gösterir.
Aşağıdaki boşlukları Sublist 4 kelimeleriyle doldurun. Her boşluk için doğru formu (çekim) seçmeye dikkat edin. Cevaplar en altta.
Kendini kontrol listesi — bu sayfayı bitirmeden önce şunları yapabildiğinizden emin olun: