Açılışa Özel %30 İndirim Tüm Materyallerde
Konu Anlatımı · IELTS Kelime · AWL

AWL Sublist 3AWL Sublist 3 — Akademik Kelimeler

Bu sayfa AWL Sublist 3'ün mantığını ve 53 kelime ailesini tümüyle özgün örnek cümlelerle anlatır; ham liste kopyalanmaz, akademik kullanımı gösterilir.

AWL Sublist 3'ün 53 akademik kelime ailesini doğru biçimleri, IELTS örnek cümleleri, collocation'ları ve sık hatalarıyla işleyen kapsamlı kelime rehberi. Önce AWL genel bakış sayfasına, sonra uygulama için model cevaplar sayfasına bak.

IELTSAWLAkademik KelimeSublist 3~15 dk
ListeAWL Sublist 3
KapsamKelime ailesi + IELTS cümle
FrekansYüksek (Sublist 3)
Hızlı Başvuru
  • Ne: AWL'nin 3. kademesi — 53 yüksek-frekanslı akademik kelime ailesi.
  • Neden: Sublist 1-2'den sonra en yüksek getirili üretim kelimeleri; IELTS Lexical Resource'un çekirdeği.
  • Nasıl: Her headword'ü ailesiyle (isim/fiil/sıfat), doğru edatıyla ve bir örnek cümleyle öğren.
  • Tuzaklar: criteria çoğuldur; considerable≠considerate; imply≠infer; contribute to / rely on.
Bu sayfa neye yarar

Academic Word List (AWL) 10 kademeye (sublist) ayrılır. Bu sayfa Sublist 3'ü baştan sona işler: 53 akademik kelime ailesinin doğru biçimleri, IELTS cümlesinde nasıl kullanıldıkları, collocation'ları ve Türk adayların en sık yaptığı hatalar. Amaç ham liste ezberi değil, bu kelimeleri Writing ve Speaking'de üretebilir hale gelmendir.

AWL, akademik metinlerde sürekli tekrar eden ama günlük konuşmada seyrek görülen kelimelerin listesidir. Kelimeler sıklığa göre 10 alt-listeye ayrılmıştır: Sublist 1 en sık, Sublist 10 en seyrek geçen aileleri barındırır. Sublist 3 bu haritada hâlâ yüksek-frekans bölgesindedir; yani bu 53 aile, gerçek akademik metinlerde ve senin kendi essay'lerinde sıkça işine yarayacak kelimelerdir. Sublist 1 ve 2'yi otomatikleştirdiysen, en yüksek getiriyi veren bir sonraki durak burasıdır.

Sublist 3'ün karakteri şudur: kelimeler somut ve işlevseldir. Bir fikri demonstrate etmek, bir sonucu illustrate etmek, bir görüşü justify etmek, bir framework içinde çalışmak, bir proportiondan söz etmek — bunlar her Task 2 essay'inin ve her akademik pasajın omurgasıdır. Bu yüzden Sublist 3 kelimeleri IELTS'in Lexical Resource ölçütünde tam olarak aranan “konuya uygun, az-yaygın kelime” tanımına girer: günlük değil, ama zorlama da değil.

Bir kelimeyi “bilmek” ile onu “kullanabilmek” farklıdır. Sınavda çoğu zaman kelimenin fiil biçimini değil isim (demonstration) veya sıfat (demonstrable) biçimini üretmen gerekir. Bu yüzden aşağıdaki tabloda her headword'ü tek başına değil, ailesiyle veriyoruz: bir aileyi öğrenirken tüm biçimlerini birlikte öğren.

Sublist 3 “orta zorluk” değil, “orta-yüksek frekans” demektir. Bu 53 aile, bildiğin an her essay'de işine yarayan üretim kelimeleridir; tanıma değil, refleks düzeyinde otomatikleştir.

Telif notu: AWL, dil eğitimci Averil Coxhead'in derlediği tanınmış bir akademik kavramdır. Bu sayfada listenin akademik kullanımını kendi özgün örnek cümlelerimizle gösteriyoruz; ham çalışmayı sayfa sonundaki Kelime Bankası'ndan yaparsın.

Aşağıda Sublist 3'ün 53 kelime ailesinin tamamı var. İlk sütunda kök (headword), ikinci sütunda aynı ailedeki türev biçimler, üçüncü sütunda Türkçe karşılık(lar) yer alır. Çalışırken her satırı bir bütün olarak öğren: sınavda çoğu zaman kökün kendisi değil, bir türevi (isim ya da sıfat biçimi) gerekir. Örneğin fiil demonstrate yerine isim demonstration ya da sıfat demonstrable.

Aile mantığı

AWL “kelime” değil “kelime ailesi” sayar. rely ailesini bilmek demek, sadece fiili değil reliance (güven), reliable (güvenilir) ve reliability (güvenilirlik) biçimlerini de bilmek demektir. Bir aileyi bu genişlikte öğrenen aday, tek bir kavramı cümlenin isim, sıfat ve fiil rolünde esnekçe kullanabilir — Band 7+ Lexical Resource'un özü budur.

Headword (kök)Aile biçimleriTürkçe karşılık
alternativealternatives, alternatively, alternate (f./sf.), alternationseçenek, alternatif; başka bir yol
circumstancecircumstances, circumstantialdurum, koşul, hâl
commentcomments, commented, commenting, commentary, commentatoryorum; yorum yapmak
componentcomponents, componentialbileşen, parça, öğe
consentconsents, consented, consenting, consensualrıza, onay; razı olmak
considerableconsiderablyhatırı sayılır, önemli ölçüde (büyüklük/miktar)
constantconstants, constantly, constancysabit, sürekli, değişmeyen
constrainconstrains, constrained, constraining, constraint(s)kısıtlamak, sınırlamak; kısıt
contributecontributes, contributed, contributing, contribution(s), contributor(s)katkıda bulunmak, pay sahibi olmak
coordinatecoordinates, coordinated, coordinating, coordination, coordinatorkoordine etmek, eşgüdüm sağlamak
corecoresçekirdek, öz, temel
corporatecorporation(s), corporatismkurumsal, şirkete ait
correspondcorresponds, corresponded, corresponding, correspondingly, correspondence, correspondentkarşılık gelmek, uymak; yazışmak
criteriacriterion (tekil), criteria (çoğul)ölçüt(ler), kıstas
demonstratedemonstrates, demonstrated, demonstrating, demonstration, demonstrable, demonstrably, demonstratorgöstermek, kanıtlamak, ortaya koymak
documentdocuments, documented, documenting, documentation, documentarybelge; belgelemek, kayıt altına almak
dominatedominates, dominated, dominating, domination, dominant, dominance, predominantlyhâkim olmak, baskın gelmek; baskın
emphasisemphases (çoğul), emphasise (f.), emphasised, emphasising, emphatic, emphaticallyvurgu; önem verme
ensureensures, ensured, ensuringsağlamak, garanti etmek, temin etmek
excludeexcludes, excluded, excluding, exclusion, exclusive, exclusivelydışlamak, hariç tutmak
frameworkframeworksçerçeve, yapı, kavramsal iskelet
fundfunds, funded, funding, funder(s)fon, kaynak; finanse etmek
illustrateillustrates, illustrated, illustrating, illustration, illustrative, illustratorörneklemek, göstermek, açıklamak
implyimplies, implied, implying, implication(s), implicit, implicitlyima etmek, dolaylı anlatmak
initialinitially, initiate (f.), initiated, initiationbaşlangıç(taki), ilk
instanceinstancesörnek, durum, hâl (for instance: örneğin)
interactinteracts, interacted, interacting, interaction(s), interactive, interactivelyetkileşmek, karşılıklı etkilemek
justifyjustifies, justified, justifying, justification, justifiable, justifiablyhaklı çıkarmak, gerekçelendirmek
linklinks, linked, linking, linkagebağlantı; bağlamak, ilişkilendirmek
locatelocates, located, locating, location(s), locationalkonumlandırmak, yerini bulmak; yer almak
maximisemaximises, maximised, maximising, maximisation, maximum, maximalen üst düzeye çıkarmak (US: maximize)
minorminors, minority, minoritiesküçük, önemsiz; azınlık; reşit olmayan
outcomeoutcomessonuç, netice, çıktı
partnerpartners, partnered, partnering, partnership(s)ortak, eş; ortaklık kurmak
philosophyphilosophies, philosopher, philosophical, philosophicallyfelsefe; temel yaklaşım/anlayış
physicalphysically, physicalityfiziksel, bedensel, maddi
proportionproportions, proportional, proportionally, proportionate, disproportionateoran, orantı, pay
publishpublishes, published, publishing, publication(s), publisher(s), unpublishedyayımlamak, yayınlamak
reactreacts, reacted, reacting, reaction(s), reactive, reactortepki vermek, tepkimek
registerregisters, registered, registering, registration, registrykayıt; kaydolmak/kaydetmek; (dil) kayıt/üslup
relyrelies, relied, relying, reliance, reliable, reliably, reliability, unreliablegüvenmek, dayanmak, bel bağlamak
removeremoves, removed, removing, removal, removablekaldırmak, çıkarmak, uzaklaştırmak
schemeschemes, schemed, scheming, schematicplan, düzen, program; şema
sequencesequences, sequenced, sequencing, sequential, sequentiallysıra, dizi, ardışıklık
shiftshifts, shifted, shiftingkayma, değişim; vardiya; kaymak/kaydırmak
specifyspecifies, specified, specifying, specification(s), specific, specificallybelirtmek, ayrıntılandırmak, tanımlamak
sufficientsufficiently, suffice (f.), sufficiency, insufficient, insufficientlyyeterli, kâfi
tasktasks, taskedgörev, iş, ödev
technicaltechnically, technicality, technicianteknik, uzmanlık gerektiren
techniquetechniquesteknik, yöntem, beceri
technologytechnologies, technological, technologically, technologistteknoloji
validvalidly, validate (f.), validated, validation, validity, invalid, invalidategeçerli, sağlam (mantıkça)
volumevolumes, voluminoushacim, miktar; cilt (kitap)
Bir kelimeyi tek biçimde ezberleyen aday, o kelime cümlede farklı bir rol istediğinde tıkanır. Aileyi öğren: aynı kavramı isim, fiil ve sıfat olarak akıtabilmek gerçek kelime hâkimiyetidir.

Kelimeyi listede görmek yetmez; onu akademik bir cümle içinde çalışırken görmek gerekir. Aşağıdaki 10 özgün cümle, Sublist 3 kelimelerini doğal bir IELTS bağlamında (Task 2 ve akademik pasaj tonu) gösterir. Her cümlenin altında Türkçe açıklaması var; altı çizili kelimeler Sublist 3'e aittir. Bu cümleleri yüksek sesle oku ve kendi konularınla yeniden yaz — üretim ancak taklitten geçer.

1

The government must ensure that any new scheme does not exclude low-income families.

Hükümet, yeni bir programın (scheme) düşük gelirli aileleri dışlamamasını (exclude) güvence altına almalı (ensure).

2

A considerable proportion of the workforce now relies on digital technology to work from home.

İş gücünün hatırı sayılır bir oranı (considerable proportion) artık evden çalışmak için dijital teknolojiye dayanıyor (rely on).

3

The report aims to demonstrate how these components interact within a single framework.

Rapor, bu bileşenlerin (components) tek bir çerçeve (framework) içinde nasıl etkileştiğini (interact) göstermeyi (demonstrate) amaçlıyor.

4

Initial findings imply that corporate investment will contribute to regional growth.

Başlangıçtaki (initial) bulgular, kurumsal (corporate) yatırımın bölgesel büyümeye katkıda bulunacağını (contribute to) ima ediyor (imply).

5

Researchers must specify the criteria they use before they publish their results.

Araştırmacılar sonuçlarını yayımlamadan (publish) önce kullandıkları ölçütleri (criteria) açıkça belirtmelidir (specify).

6

The core problem is that funding alone cannot justify such a constant rise in costs.

Asıl (core) sorun, tek başına finansmanın (funding) maliyetlerdeki bu denli sürekli (constant) bir artışı haklı çıkaramamasıdır (justify).

7

Without parental consent, the school cannot register a minor for the overseas trip.

Ebeveyn onayı (consent) olmadan okul, reşit olmayan bir öğrenciyi (minor) yurtdışı gezisine kaydedemez (register).

8

Financial constraints dominate the debate over how to coordinate public spending.

Mali kısıtlar (constraints), kamu harcamalarının nasıl koordine edileceği (coordinate) tartışmasına hâkim (dominate).

9

These figures correspond closely to earlier data and illustrate a clear shift in behaviour.

Bu rakamlar önceki verilerle yakından örtüşüyor (correspond) ve davranıştaki net bir değişimi (shift) örnekliyor (illustrate).

10

The outcome of the task depends on whether the technique remains valid at a larger volume.

Görevin (task) sonucu (outcome), tekniğin (technique) daha büyük bir hacimde (volume) geçerli (valid) kalıp kalmadığına bağlıdır.

Tek bir akademik cümlede dört-beş Sublist 3 kelimesi doğal biçimde yan yana gelebilir. Kelimeleri tek tek değil, birbirini çeken “akademik cümle kalıpları” içinde öğren.

Bir kelimeyi “doğru” kullanmak, onu doğru collocation (birliktelik) ve doğru edat ile kullanmaktır. Sublist 3'ün en sık hata yapılan noktası burasıdır: kelime doğru seçilir ama yanındaki edat yanlış olur (contribute the economy yerine contribute to the economy). Aşağıdaki tablo en çok işine yarayacak collocation'ları verir.

KelimeDoğru collocationÖrnek
ensureensure that…, ensure access toPolicies must ensure equal access to education.
contributecontribute to (–e, edat şart)Renewable energy contributes to lower emissions.
relyrely on / heavily rely onRural areas rely heavily on public transport.
emphasisplace / put emphasis onThe school places great emphasis on reading.
proportiona considerable / large proportion ofA large proportion of waste is recyclable.
constraintimpose a constraint onBudgets impose severe constraints on research.
criteriameet / satisfy the criteriaFew applicants meet all the criteria.
shifta shift in / a shift towardsThere is a clear shift towards remote work.
outcomea positive / desirable outcomeMediation often produces a positive outcome.
consentgive / obtain consentFirms must obtain consent before storing data.

İkinci hızlı kazanç, günlük kelimeleri Sublist 3 karşılıklarıyla yükseltmektir. Kural: anlamı değiştirmeden kaydı (register) yükselt.

Genel (günlük)Akademik yükseltme (Sublist 3)Örnek
make sureensureManagers ensure deadlines are met.
showdemonstrate / illustrateThe graph illustrates a steady decline.
big / largeconsiderablea considerable improvement
partcomponenta key component of the plan
depend onrely onrely on foreign imports
say indirectlyimplyThe data imply a link.
take outremoveremove barriers to trade
firstinitialthe initial stage of a project
small / unimportantminoronly a minor role
planschemea government scheme
give money tofundthe state funds hospitals
Günlük kayıt

This new plan will show that it is good and make sure everyone gets in, and a big part of people will depend on it.

Belirsiz, tekrarlı ve konuşma tonunda; Band 5-6.

Akademik kayıt (Sublist 3)

This new scheme will demonstrate its value and ensure inclusion, and a considerable proportion of the public will rely on it.

Aynı fikir; yoğun, kesin ve akademik; Band 7+.

Yanlış edatlı doğru kelime, yanlış kelimeden daha çok göze batar. Sublist 3'ü öğrenirken kelimeyi değil, kelime + edat + collocation üçlüsünü birlikte ezberle.

Sublist 3'te en çok puan sızdıran yerler kelime seçimi değil, kelimenin biçimi, edatı ve yakın-anlamlısıyla karıştırılmasıdır. Aşağıdaki hatalar Türk adaylarda tekrar tekrar görülür; her birini bir kez doğru öğrenmek, sınavda birden fazla cümleyi kurtarır.

En kritik üç tuzak

1) criteria çoğuldur — tekili criterion. 2) considerable (büyük miktar) ile considerate (düşünceli) aynı kelime değildir; anlamı tamamen kaydırırlar. 3) imply (yazar ima eder) ile infer (okuyucu çıkarır) yön olarak zıttır. Bu üçü tek başına birçok adayın Lexical Resource puanını düşürür.

KelimeHataDoğrusu / açıklama
criteriacriteria çoğuldurTekili criterion'dur. one criteria yanlış; doğrusu one criterion / three criteria.
considerableconsiderate ile karıştırmaconsiderable = büyük/hatırı sayılır (miktar). considerate = düşünceli/saygılı (kişilik). Farklı ailelerdir.
implyimply ≠ inferYazar implies (ima eder); okuyucu infers (çıkarım yapar). Reading'de ikisini ters kullanma.
commentcomment on (about değil)Doğrusu comment on the results; comment about günlük ve zayıftır.
physicalphysical ≠ physicsphysical = fiziksel/bedensel (sıfat). physics = fizik bilimi. Ayrı kavramlar.
maximiseyazım tutarlılığıİngiliz yazımı maximise, Amerikan maximize. IELTS ikisini de kabul eder; ama tüm essay'de tek sistemde kal.
relyrely on (to değil)Doğrusu rely on technology; rely to yanlıştır.
alternativealternative to + tekil sayılabiliran alternative to cars doğru; alternative of yanlış edattır.
Edat hataları (collocation)

Sublist 3 fiilleri sabit edatlarla gelir ve edat düşünce değil ezber işidir: contribute to, rely on, comment on, an alternative to, place emphasis on. Yanlış edat, doğru kelimeyi bile amatörce gösterir. Bunları örnek cümleyle ezberle, kural arama.

Band 7 ile 8'i ayıran şey ileri kelime değil, bilinen kelimenin hatasız kullanımıdır. Doğru biçim + doğru edat + doğru nüans: üçü birden tutunca kelime “senindir”.

Aşağıdaki altı cümledeki boşlukları, Sublist 3'ten doğru biçimde bir kelimeyle doldur. Sadece anlamı değil, biçimi de düşün: fiil zamanı, tekil/çoğul, doğru edat. Önce kendi kendine çöz, sonra cevap tablosuna bak.

  1. The graph clearly ______ a sharp rise in demand after 2010.
  2. Companies must obtain ______ before collecting users' personal data.
  3. A considerable ______ of graduates now work in the technology sector.
  4. Rural communities ______ heavily on state funding for basic services.
  5. The two data sets ______ closely, which strengthens the conclusion.
  6. Each applicant must meet every ______ listed in the guidelines.

Cevap anahtarı

#CevapTürkçe / not
1illustrates / demonstratesgöstermek/örneklemek
2consentrıza/onay
3proportionoran
4relydayanmak (rely on)
5correspondörtüşmek/karşılık gelmek
6criterionölçüt (tekil!)
Kendini kontrol listesi

Bu kelimeyi gerçekten öğrendin mi? Şu dört sorunun dördüne de “evet” diyebilmelisin: (1) Ailenin isim, fiil ve sıfat biçimini söyleyebiliyor muyum? (2) Hangi edatla geldiğini biliyor muyum? (3) Karıştığı yakın-anlamlıdan (örn. considerable/considerate, imply/infer) ayırabiliyor muyum? (4) Kendi bir örnek cümlemi kurabiliyor muyum? Dördü tamam değilse, kelime henüz “tanıma” düzeyinde; üretim için tekrar çalış.

Kelime çalışmasının ölçütü tanımak değil, boş bir sayfaya doğru biçimde yazabilmektir. Sublist 3'ü bitirdiğinde bu 53 aileyi kendi cümlende üretebiliyor olmalısın.