Bu sayfa AWL Sublist 3'ün mantığını ve 53 kelime ailesini tümüyle özgün örnek cümlelerle anlatır; ham liste kopyalanmaz, akademik kullanımı gösterilir.
AWL Sublist 3'ün 53 akademik kelime ailesini doğru biçimleri, IELTS örnek cümleleri, collocation'ları ve sık hatalarıyla işleyen kapsamlı kelime rehberi. Önce AWL genel bakış sayfasına, sonra uygulama için model cevaplar sayfasına bak.
Academic Word List (AWL) 10 kademeye (sublist) ayrılır. Bu sayfa Sublist 3'ü baştan sona işler: 53 akademik kelime ailesinin doğru biçimleri, IELTS cümlesinde nasıl kullanıldıkları, collocation'ları ve Türk adayların en sık yaptığı hatalar. Amaç ham liste ezberi değil, bu kelimeleri Writing ve Speaking'de üretebilir hale gelmendir.
AWL, akademik metinlerde sürekli tekrar eden ama günlük konuşmada seyrek görülen kelimelerin listesidir. Kelimeler sıklığa göre 10 alt-listeye ayrılmıştır: Sublist 1 en sık, Sublist 10 en seyrek geçen aileleri barındırır. Sublist 3 bu haritada hâlâ yüksek-frekans bölgesindedir; yani bu 53 aile, gerçek akademik metinlerde ve senin kendi essay'lerinde sıkça işine yarayacak kelimelerdir. Sublist 1 ve 2'yi otomatikleştirdiysen, en yüksek getiriyi veren bir sonraki durak burasıdır.
Sublist 3'ün karakteri şudur: kelimeler somut ve işlevseldir. Bir fikri demonstrate etmek, bir sonucu illustrate etmek, bir görüşü justify etmek, bir framework içinde çalışmak, bir proportiondan söz etmek — bunlar her Task 2 essay'inin ve her akademik pasajın omurgasıdır. Bu yüzden Sublist 3 kelimeleri IELTS'in Lexical Resource ölçütünde tam olarak aranan “konuya uygun, az-yaygın kelime” tanımına girer: günlük değil, ama zorlama da değil.
Bir kelimeyi “bilmek” ile onu “kullanabilmek” farklıdır. Sınavda çoğu zaman kelimenin fiil biçimini değil isim (demonstration) veya sıfat (demonstrable) biçimini üretmen gerekir. Bu yüzden aşağıdaki tabloda her headword'ü tek başına değil, ailesiyle veriyoruz: bir aileyi öğrenirken tüm biçimlerini birlikte öğren.
Telif notu: AWL, dil eğitimci Averil Coxhead'in derlediği tanınmış bir akademik kavramdır. Bu sayfada listenin akademik kullanımını kendi özgün örnek cümlelerimizle gösteriyoruz; ham çalışmayı sayfa sonundaki Kelime Bankası'ndan yaparsın.
Aşağıda Sublist 3'ün 53 kelime ailesinin tamamı var. İlk sütunda kök (headword), ikinci sütunda aynı ailedeki türev biçimler, üçüncü sütunda Türkçe karşılık(lar) yer alır. Çalışırken her satırı bir bütün olarak öğren: sınavda çoğu zaman kökün kendisi değil, bir türevi (isim ya da sıfat biçimi) gerekir. Örneğin fiil demonstrate yerine isim demonstration ya da sıfat demonstrable.
AWL “kelime” değil “kelime ailesi” sayar. rely ailesini bilmek demek, sadece fiili değil reliance (güven), reliable (güvenilir) ve reliability (güvenilirlik) biçimlerini de bilmek demektir. Bir aileyi bu genişlikte öğrenen aday, tek bir kavramı cümlenin isim, sıfat ve fiil rolünde esnekçe kullanabilir — Band 7+ Lexical Resource'un özü budur.
| Headword (kök) | Aile biçimleri | Türkçe karşılık |
|---|---|---|
| alternative | alternatives, alternatively, alternate (f./sf.), alternation | seçenek, alternatif; başka bir yol |
| circumstance | circumstances, circumstantial | durum, koşul, hâl |
| comment | comments, commented, commenting, commentary, commentator | yorum; yorum yapmak |
| component | components, componential | bileşen, parça, öğe |
| consent | consents, consented, consenting, consensual | rıza, onay; razı olmak |
| considerable | considerably | hatırı sayılır, önemli ölçüde (büyüklük/miktar) |
| constant | constants, constantly, constancy | sabit, sürekli, değişmeyen |
| constrain | constrains, constrained, constraining, constraint(s) | kısıtlamak, sınırlamak; kısıt |
| contribute | contributes, contributed, contributing, contribution(s), contributor(s) | katkıda bulunmak, pay sahibi olmak |
| coordinate | coordinates, coordinated, coordinating, coordination, coordinator | koordine etmek, eşgüdüm sağlamak |
| core | cores | çekirdek, öz, temel |
| corporate | corporation(s), corporatism | kurumsal, şirkete ait |
| correspond | corresponds, corresponded, corresponding, correspondingly, correspondence, correspondent | karşılık gelmek, uymak; yazışmak |
| criteria | criterion (tekil), criteria (çoğul) | ölçüt(ler), kıstas |
| demonstrate | demonstrates, demonstrated, demonstrating, demonstration, demonstrable, demonstrably, demonstrator | göstermek, kanıtlamak, ortaya koymak |
| document | documents, documented, documenting, documentation, documentary | belge; belgelemek, kayıt altına almak |
| dominate | dominates, dominated, dominating, domination, dominant, dominance, predominantly | hâkim olmak, baskın gelmek; baskın |
| emphasis | emphases (çoğul), emphasise (f.), emphasised, emphasising, emphatic, emphatically | vurgu; önem verme |
| ensure | ensures, ensured, ensuring | sağlamak, garanti etmek, temin etmek |
| exclude | excludes, excluded, excluding, exclusion, exclusive, exclusively | dışlamak, hariç tutmak |
| framework | frameworks | çerçeve, yapı, kavramsal iskelet |
| fund | funds, funded, funding, funder(s) | fon, kaynak; finanse etmek |
| illustrate | illustrates, illustrated, illustrating, illustration, illustrative, illustrator | örneklemek, göstermek, açıklamak |
| imply | implies, implied, implying, implication(s), implicit, implicitly | ima etmek, dolaylı anlatmak |
| initial | initially, initiate (f.), initiated, initiation | başlangıç(taki), ilk |
| instance | instances | örnek, durum, hâl (for instance: örneğin) |
| interact | interacts, interacted, interacting, interaction(s), interactive, interactively | etkileşmek, karşılıklı etkilemek |
| justify | justifies, justified, justifying, justification, justifiable, justifiably | haklı çıkarmak, gerekçelendirmek |
| link | links, linked, linking, linkage | bağlantı; bağlamak, ilişkilendirmek |
| locate | locates, located, locating, location(s), locational | konumlandırmak, yerini bulmak; yer almak |
| maximise | maximises, maximised, maximising, maximisation, maximum, maximal | en üst düzeye çıkarmak (US: maximize) |
| minor | minors, minority, minorities | küçük, önemsiz; azınlık; reşit olmayan |
| outcome | outcomes | sonuç, netice, çıktı |
| partner | partners, partnered, partnering, partnership(s) | ortak, eş; ortaklık kurmak |
| philosophy | philosophies, philosopher, philosophical, philosophically | felsefe; temel yaklaşım/anlayış |
| physical | physically, physicality | fiziksel, bedensel, maddi |
| proportion | proportions, proportional, proportionally, proportionate, disproportionate | oran, orantı, pay |
| publish | publishes, published, publishing, publication(s), publisher(s), unpublished | yayımlamak, yayınlamak |
| react | reacts, reacted, reacting, reaction(s), reactive, reactor | tepki vermek, tepkimek |
| register | registers, registered, registering, registration, registry | kayıt; kaydolmak/kaydetmek; (dil) kayıt/üslup |
| rely | relies, relied, relying, reliance, reliable, reliably, reliability, unreliable | güvenmek, dayanmak, bel bağlamak |
| remove | removes, removed, removing, removal, removable | kaldırmak, çıkarmak, uzaklaştırmak |
| scheme | schemes, schemed, scheming, schematic | plan, düzen, program; şema |
| sequence | sequences, sequenced, sequencing, sequential, sequentially | sıra, dizi, ardışıklık |
| shift | shifts, shifted, shifting | kayma, değişim; vardiya; kaymak/kaydırmak |
| specify | specifies, specified, specifying, specification(s), specific, specifically | belirtmek, ayrıntılandırmak, tanımlamak |
| sufficient | sufficiently, suffice (f.), sufficiency, insufficient, insufficiently | yeterli, kâfi |
| task | tasks, tasked | görev, iş, ödev |
| technical | technically, technicality, technician | teknik, uzmanlık gerektiren |
| technique | techniques | teknik, yöntem, beceri |
| technology | technologies, technological, technologically, technologist | teknoloji |
| valid | validly, validate (f.), validated, validation, validity, invalid, invalidate | geçerli, sağlam (mantıkça) |
| volume | volumes, voluminous | hacim, miktar; cilt (kitap) |
Kelimeyi listede görmek yetmez; onu akademik bir cümle içinde çalışırken görmek gerekir. Aşağıdaki 10 özgün cümle, Sublist 3 kelimelerini doğal bir IELTS bağlamında (Task 2 ve akademik pasaj tonu) gösterir. Her cümlenin altında Türkçe açıklaması var; altı çizili kelimeler Sublist 3'e aittir. Bu cümleleri yüksek sesle oku ve kendi konularınla yeniden yaz — üretim ancak taklitten geçer.
Hükümet, yeni bir programın (scheme) düşük gelirli aileleri dışlamamasını (exclude) güvence altına almalı (ensure).
İş gücünün hatırı sayılır bir oranı (considerable proportion) artık evden çalışmak için dijital teknolojiye dayanıyor (rely on).
Rapor, bu bileşenlerin (components) tek bir çerçeve (framework) içinde nasıl etkileştiğini (interact) göstermeyi (demonstrate) amaçlıyor.
Başlangıçtaki (initial) bulgular, kurumsal (corporate) yatırımın bölgesel büyümeye katkıda bulunacağını (contribute to) ima ediyor (imply).
Araştırmacılar sonuçlarını yayımlamadan (publish) önce kullandıkları ölçütleri (criteria) açıkça belirtmelidir (specify).
Asıl (core) sorun, tek başına finansmanın (funding) maliyetlerdeki bu denli sürekli (constant) bir artışı haklı çıkaramamasıdır (justify).
Ebeveyn onayı (consent) olmadan okul, reşit olmayan bir öğrenciyi (minor) yurtdışı gezisine kaydedemez (register).
Mali kısıtlar (constraints), kamu harcamalarının nasıl koordine edileceği (coordinate) tartışmasına hâkim (dominate).
Bu rakamlar önceki verilerle yakından örtüşüyor (correspond) ve davranıştaki net bir değişimi (shift) örnekliyor (illustrate).
Görevin (task) sonucu (outcome), tekniğin (technique) daha büyük bir hacimde (volume) geçerli (valid) kalıp kalmadığına bağlıdır.
Bir kelimeyi “doğru” kullanmak, onu doğru collocation (birliktelik) ve doğru edat ile kullanmaktır. Sublist 3'ün en sık hata yapılan noktası burasıdır: kelime doğru seçilir ama yanındaki edat yanlış olur (contribute the economy yerine contribute to the economy). Aşağıdaki tablo en çok işine yarayacak collocation'ları verir.
| Kelime | Doğru collocation | Örnek |
|---|---|---|
| ensure | ensure that…, ensure access to | Policies must ensure equal access to education. |
| contribute | contribute to (–e, edat şart) | Renewable energy contributes to lower emissions. |
| rely | rely on / heavily rely on | Rural areas rely heavily on public transport. |
| emphasis | place / put emphasis on | The school places great emphasis on reading. |
| proportion | a considerable / large proportion of | A large proportion of waste is recyclable. |
| constraint | impose a constraint on | Budgets impose severe constraints on research. |
| criteria | meet / satisfy the criteria | Few applicants meet all the criteria. |
| shift | a shift in / a shift towards | There is a clear shift towards remote work. |
| outcome | a positive / desirable outcome | Mediation often produces a positive outcome. |
| consent | give / obtain consent | Firms must obtain consent before storing data. |
İkinci hızlı kazanç, günlük kelimeleri Sublist 3 karşılıklarıyla yükseltmektir. Kural: anlamı değiştirmeden kaydı (register) yükselt.
| Genel (günlük) | Akademik yükseltme (Sublist 3) | Örnek |
|---|---|---|
| make sure | ensure | Managers ensure deadlines are met. |
| show | demonstrate / illustrate | The graph illustrates a steady decline. |
| big / large | considerable | a considerable improvement |
| part | component | a key component of the plan |
| depend on | rely on | rely on foreign imports |
| say indirectly | imply | The data imply a link. |
| take out | remove | remove barriers to trade |
| first | initial | the initial stage of a project |
| small / unimportant | minor | only a minor role |
| plan | scheme | a government scheme |
| give money to | fund | the state funds hospitals |
This new plan will show that it is good and make sure everyone gets in, and a big part of people will depend on it.
Belirsiz, tekrarlı ve konuşma tonunda; Band 5-6.
This new scheme will demonstrate its value and ensure inclusion, and a considerable proportion of the public will rely on it.
Aynı fikir; yoğun, kesin ve akademik; Band 7+.
Sublist 3'te en çok puan sızdıran yerler kelime seçimi değil, kelimenin biçimi, edatı ve yakın-anlamlısıyla karıştırılmasıdır. Aşağıdaki hatalar Türk adaylarda tekrar tekrar görülür; her birini bir kez doğru öğrenmek, sınavda birden fazla cümleyi kurtarır.
1) criteria çoğuldur — tekili criterion. 2) considerable (büyük miktar) ile considerate (düşünceli) aynı kelime değildir; anlamı tamamen kaydırırlar. 3) imply (yazar ima eder) ile infer (okuyucu çıkarır) yön olarak zıttır. Bu üçü tek başına birçok adayın Lexical Resource puanını düşürür.
| Kelime | Hata | Doğrusu / açıklama |
|---|---|---|
| criteria | criteria çoğuldur | Tekili criterion'dur. one criteria yanlış; doğrusu one criterion / three criteria. |
| considerable | considerate ile karıştırma | considerable = büyük/hatırı sayılır (miktar). considerate = düşünceli/saygılı (kişilik). Farklı ailelerdir. |
| imply | imply ≠ infer | Yazar implies (ima eder); okuyucu infers (çıkarım yapar). Reading'de ikisini ters kullanma. |
| comment | comment on (about değil) | Doğrusu comment on the results; comment about günlük ve zayıftır. |
| physical | physical ≠ physics | physical = fiziksel/bedensel (sıfat). physics = fizik bilimi. Ayrı kavramlar. |
| maximise | yazım tutarlılığı | İngiliz yazımı maximise, Amerikan maximize. IELTS ikisini de kabul eder; ama tüm essay'de tek sistemde kal. |
| rely | rely on (to değil) | Doğrusu rely on technology; rely to yanlıştır. |
| alternative | alternative to + tekil sayılabilir | an alternative to cars doğru; alternative of yanlış edattır. |
Sublist 3 fiilleri sabit edatlarla gelir ve edat düşünce değil ezber işidir: contribute to, rely on, comment on, an alternative to, place emphasis on. Yanlış edat, doğru kelimeyi bile amatörce gösterir. Bunları örnek cümleyle ezberle, kural arama.
Aşağıdaki altı cümledeki boşlukları, Sublist 3'ten doğru biçimde bir kelimeyle doldur. Sadece anlamı değil, biçimi de düşün: fiil zamanı, tekil/çoğul, doğru edat. Önce kendi kendine çöz, sonra cevap tablosuna bak.
Cevap anahtarı
| # | Cevap | Türkçe / not |
|---|---|---|
| 1 | illustrates / demonstrates | göstermek/örneklemek |
| 2 | consent | rıza/onay |
| 3 | proportion | oran |
| 4 | rely | dayanmak (rely on) |
| 5 | correspond | örtüşmek/karşılık gelmek |
| 6 | criterion | ölçüt (tekil!) |
Bu kelimeyi gerçekten öğrendin mi? Şu dört sorunun dördüne de “evet” diyebilmelisin: (1) Ailenin isim, fiil ve sıfat biçimini söyleyebiliyor muyum? (2) Hangi edatla geldiğini biliyor muyum? (3) Karıştığı yakın-anlamlıdan (örn. considerable/considerate, imply/infer) ayırabiliyor muyum? (4) Kendi bir örnek cümlemi kurabiliyor muyum? Dördü tamam değilse, kelime henüz “tanıma” düzeyinde; üretim için tekrar çalış.