Açılışa Özel %30 İndirim Tüm Materyallerde
Konu Anlatımı · YDS / YÖKDİL

TranslationÇeviri Soruları (İngilizce–Türkçe)

Bu sayfa çeviri sorularını Türkçe anlatır; test edilen İngilizce cümleler bu biçimde gösterilir.

Çeviri soruları YDS ve YÖKDİL'in en çok puan kaybettiren tiplerinden biridir; çünkü doğru cevap en akıcı Türkçe değil, kaynağın anlamını ve yapısını eksiksiz ve nüansı bozmadan aktaran şıktır. Bu rehberde iki yönü (İngilizce'den Türkçe'ye ve Türkçe'den İngilizce'ye) tanıyacak, kaynak cümlenin iskeletini çıkarmayı, kip ve kapsam sözcüklerini işaretlemeyi ve şıkları üç-dört kritik noktadan elemeyi öğreneceksiniz. Çözümlü örneklerle çeldiricilerin tam olarak hangi nüansı bozduğunu göreceksiniz.

YDSYÖKDİLÇeviriStrateji~18 dk
EN→TRKök cümle İngilizce, beş şık Türkçe çeviridir. Anlamı ve yapıyı tam karşılayan, hiçbir öğeyi atlamayan/eklemeyen şık doğrudur.
TR→ENKök cümle Türkçe, beş şık İngilizce çeviridir. Kip, zaman ve kapsam sözcüklerinin İngilizce karşılığı birebir doğru olmalıdır.
İpucuÖnce iskeleti (özne–yüklem–bağlaç) sabitle, sonra kip ve kapsam sözcüklerini işaretle; şıkları bu kritik noktalardan ele, akıcılığa değil doğruluğa bak.
Hızlı Başvuru
  • İskelet: Özne, yüklem ve cümleyi bağlayan bağlacı (although, because, unless…) belirle.
  • Kip: must / might / should / could — kesinlik ve zorunluluk derecesi kaymamalı.
  • Kapsam: all / most / some / none / few — niceleyici daralmamalı, genişlememeli.
  • Yön: neden–sonuç mu, koşul mu, karşıtlık mı? Bağlaç türü korunmalı.
  • Bütünlük: Hiçbir yan cümle atlanmamış, hiçbir öğe eklenmemiş olmalı.
  • Kutup: Olumlu/olumsuz ters çevrilmemeli.

YDS ve YÖKDİL'de çeviri soruları iki yönde sorulur. Birinci yön İngilizce'den Türkçe'ye (EN→TR): kök cümle İngilizce verilir, beş şık ise bu cümlenin Türkçe çevirileridir. İkinci yön Türkçe'den İngilizce'ye (TR→EN): kök cümle Türkçe verilir, şıklar İngilizce'dir.

Kaynak cümle genellikle 20–35 kelimelik, akademik ve bileşik bir yapıdır; yani en az bir yan cümle (koşul, karşıtlık, neden) içerir. Bu soruların ölçtüğü şey basit kelime bilgisi değildir. Ölçülen iki şeydir: tam aktarım (cümledeki her öğe eksiksiz taşınmış mı?) ve nüans doğruluğu (kip, kapsam ve mantıksal ilişki bozulmuş mu?).

Çeldiriciler asla tek kelimelik hatalarla kurulmaz. Bunun yerine bir yan cümleyi atlar, bir kipi kaydırır (must yerine might), bir niceleyiciyi büyütür (some yerine all) ya da koşulu neden-sonuca çevirir. Doğru şık bu tuzakların hiçbirine düşmeyen, anlamı ve yapıyı bütünüyle koruyan şıktır.

Bu yüzden çeviri sorusu bir "kelime bilme" sınavı değil, bir karşılaştırma ve doğrulama becerisidir. Şıklar birbirine çok benzer; farkı yaratan tek bir sözcük ya da tek bir yapı kaymasıdır.

Çeviri sorusunu okuyup "en güzel Türkçe" olan şıkkı işaretlemek en yaygın hatadır. Bunun yerine kaynağı üç katmanda parçalayın ve şıkları bu katmanlardan eleyin.

  1. İskeleti çıkarın. Kaynak cümlenin asıl öznesini, asıl yüklemini ve cümleyi bağlayan bağlacı (although, because, unless, whereas, so that) belirleyin. "Kim, ne yapıyor, hangi ilişkiyle?" sorusunu yanıtlayın. Yan cümlenin ana cümleyle ilişkisi (karşıtlık mı, koşul mu, neden mi) çevirinin omurgasıdır.
  2. Kip ve kapsam sözcüklerini işaretleyin. Kaynaktaki her kip fiilini (must / might / should / could / cannot) ve her niceleyiciyi (all / most / some / few / none) daire içine alın. Bunlar çeldiricilerin en sevdiği bölgedir.
  3. Şıkları kritik noktalardan eleyin. Her şık için üç-dört soruyu sırayla sorun: Kip doğru mu? Kapsam doğru mu? Mantıksal yön (neden/koşul/karşıtlık) doğru mu? Hiçbir öğe atlanmış ya da eklenmiş mi? Bir şık bu sınavlardan birinde bile çakılıyorsa elenir.
  4. Kalan tek şıkkı doğrulayın. Elemeden sonra kalan şıkkı baştan sona kaynakla karşılaştırın; akıcı olması değil, eksiksiz ve nüansı doğru olması önemlidir.

TR→EN yönünde ekstra bir katman vardır: İngilizce şıkların dilbilgisi doğruluğu (zaman uyumu, edat, tanımlık). Türkçe kökteki "-meli/-malı" gibi kip eklerini İngilizce'de doğru kip fiiliyle eşleştirin.

Çeldiriciler dört ana bölgede saklanır. Bu bölgeleri tanıdığınızda, şıkları saniyeler içinde tarayabilirsiniz.

  • Kip kayması: Kesinlik ve zorunluluk derecesinin değişmesi. must (zorunluluk/kesin çıkarım) çeldiricide might/may (olasılık) olur; "gerekir" ile "olabilir" karışır.
  • Kapsam kayması: Niceleyicinin büyümesi ya da küçülmesi. some/most çeldiricide all, ya da few çeldiricide none olur; "çoğu" ile "tümü" karışır.
  • Mantıksal yön çarpıtması: Neden-sonuç ilişkisinin koşula ya da karşıtlığa dönüşmesi. because (neden) çeldiricide if (koşul) veya although (karşıtlık) olur.
  • Öğe atlama/kutup: Bir yan cümlenin sessizce düşürülmesi ya da olumlu ifadenin olumsuza (veya tersine) çevrilmesi.
Tuzak türüDoğru aktarımÇeldirici
Kip"...olmalıdır / kesinlikle ..." (must)"...olabilir" (might) — kesinlik kaybı
Kapsam"araştırmaların çoğu" (most studies)"tüm araştırmalar" (all studies) — aşırı genelleme
Yön"...olduğu için..." (neden, because)"...olursa..." (koşul, if)
BütünlükYan cümle korunurYan cümle atlanır / olumsuza döner
Özet. Şıkları tararken önce kipe, sonra niceleyiciye, sonra bağlaca bakın. Bu üç bölge, çeldiricilerin yüzde sekseninin gizlendiği yerdir.

Örnek 1 (EN→TR). Although early results seemed promising, most researchers argued that the new therapy should be tested on a larger sample before it could be recommended for widespread clinical use.

  1. İlk sonuçlar umut verici görünse de, tüm araştırmacılar yeni tedavinin yaygın klinik kullanım için önerilmeden önce daha geniş bir örneklem üzerinde denenmesi gerektiğini savundu.
  2. İlk sonuçlar umut verici göründüğü için, çoğu araştırmacı yeni tedavinin daha geniş bir örneklem üzerinde denenebileceğini savundu.
  3. İlk sonuçlar umut verici görünse de, çoğu araştırmacı yeni tedavinin, yaygın klinik kullanım için önerilebilmesinden önce daha geniş bir örneklem üzerinde denenmesi gerektiğini savundu.
  4. İlk sonuçlar umut verici görünmese de, çoğu araştırmacı yeni tedavinin yaygın klinik kullanım için hemen önerilmesi gerektiğini savundu.
  5. Umut verici ilk sonuçlar sayesinde araştırmacılar, yeni tedavinin geniş bir örneklem üzerinde denenmesinin gereksiz olduğunu savundu.
Doğru: C. İskelet: karşıtlık (Although) + "çoğu araştırmacı" (most) + "denenmeli" (should be tested) + koşul "önerilebilmeden önce" (before it could be recommended). A'da kapsam bozuk: most "tüm" olmuş (aşırı genelleme). B'de yön bozuk: karşıtlık (Although) "göründüğü için" ile nedene çevrilmiş ve kip "gerektiğini" yerine "denenebileceğini" olmuş (zorunluluk kaybı). D'de kutup ters: "görünmese de" + "hemen önerilmesi gerektiği" kaynağın tam tersi. E ise "gereksiz" diyerek anlamı tersine çevirir. C her öğeyi ve kip/kapsam nüansını eksiksiz taşır.

Örnek 2 (TR→EN). Ekonomistlerin çoğu, hükümet mali teşvikleri kademeli olarak azaltmadıkça enflasyonun önümüzdeki yıl da yüksek kalabileceği konusunda uyarıda bulundu.

  1. All economists warned that inflation would remain high next year because the government gradually reduced fiscal incentives.
  2. Most economists warned that inflation could remain high next year unless the government gradually reduced fiscal incentives.
  3. Most economists claimed that inflation must remain high next year although the government reduced fiscal incentives.
  4. Some economists warned that inflation might fall next year if the government gradually reduced fiscal incentives.
  5. Most economists warned that inflation could remain low next year unless the government increased fiscal incentives.
Doğru: B. İskelet: "çoğu ekonomist" (most) + koşul "azaltmadıkça" (unless) + olasılık "kalabileceği" (could remain) + "yüksek". A'da üç hata var: kapsam (all), yön (koşul yerine neden because) ve kip (would, kesinlik artışı). C kipi "must" yaparak olasılığı zorunluluğa çevirir ve koşulu karşıtlığa (although) döndürür. D'de kapsam (some) ve kutup ("düşebilir") bozuk. E kutbu ters çevirir ("düşük kalabileceği", "artırmadıkça"). Yalnızca B hem kapsamı, hem koşulu, hem olasılık kipini birebir korur.

Örnek 3 (EN→TR). Since renewable energy sources cannot yet fully replace fossil fuels, several experts insist that governments must invest heavily in storage technologies rather than abandoning coal plants overnight.

  1. Yenilenebilir enerji kaynakları fosil yakıtların yerini aldığı hâlde, bazı uzmanlar hükümetlerin depolama teknolojilerine yatırım yapabileceğini düşünüyor.
  2. Yenilenebilir enerji kaynakları fosil yakıtların yerini alabilseydi, bazı uzmanlar hükümetlerin depolama teknolojilerine yatırım yapabileceğini öne sürüyor.
  3. Yenilenebilir enerji kaynakları fosil yakıtların yerini henüz alamadığı için, tüm uzmanlar hükümetlerin kömür santrallerini bir gecede terk etmesi gerektiğinde ısrar ediyor.
  4. Yenilenebilir enerji kaynakları fosil yakıtların yerini henüz tam olarak alamadığı için, bazı uzmanlar hükümetlerin kömür santrallerini bir gecede terk etmek yerine depolama teknolojilerine büyük yatırım yapması gerektiğinde ısrar ediyor.
  5. Yenilenebilir enerji kaynakları fosil yakıtların yerini alamadığı için, bazı uzmanlar hükümetlerin depolama teknolojilerine yatırım yapmaması gerektiğini savunuyor.
Doğru: D. İskelet: neden (Since ... cannot yet fully replace) + "bazı uzmanlar" (several) + zorunluluk (must invest) + karşıtlık "terk etmek yerine" (rather than abandoning). A'da neden karşıtlığa döner ("aldığı hâlde") ve kip zayıflar. B yön ve kutbu bozar: nedeni olmayan bir koşula ("alabilseydi") çevirir. C kapsamı büyütür (several → "tüm") ve "depolamaya yatırım" öğesini atlayıp yalnızca "terk etme" fikrini bırakır. E kutbu tersine çevirir ("yatırım yapmaması gerektiği"). D tüm öğeleri, nedeni, kipi ve "yerine" karşıtlığını eksiksiz taşır.

1. Kelime kelime çeviri peşinde koşmak. Şıkları tek tek sözcük eşleştirerek taramak, atlanan yan cümleyi ya da kayan mantıksal ilişkiyi gözden kaçırtır. Sözcüğe değil, bütün anlama ve yapıya bakın.

2. Kip ve kapsamı gözden kaçırmak. "gerekir" ile "olabilir", "çoğu" ile "tümü" arasındaki fark tek bir sözcükten ibarettir ama sorunun tamamını belirler. Kaynaktaki must / might / all / most gibi sözcükleri işaretlemeden şıkka geçmeyin.

3. En akıcı Türkçe'yi doğru sanmak. Çeldiriciler bilinçle akıcı ve doğal yazılır; en pürüzsüz cümle çoğu zaman bir öğeyi atladığı için pürüzsüzdür. Doğru şık bazen daha ağır durur ama eksiksizdir. Akıcılığı değil, kaynakla birebir örtüşmeyi ölçüt alın.

4. Bağlacı yok saymak. Although, because, unless, since, whereas cümlenin mantığını taşır. Bir çeldirici çoğu sözcüğü doğru çevirip yalnızca bağlacı değiştirerek (neden → koşul) tuzak kurar. Bağlaç türünü her zaman doğrulayın.

5. Kutbu kontrol etmemek. Olumlu bir ifadenin olumsuza (ya da tersine) çevrildiği çeldiriciler hızlı okuyanı yakalar. "...gerektiğini" mi, "...gerekmediğini" mi? Son okumada kutbu mutlaka teyit edin.

Her çeviri sorusunda, bir şıkkı işaretlemeden önce şu altı soruyu sırayla sorun:

  1. İskelet: Özne, yüklem ve bağlacı belirledim mi? Cümlenin mantıksal omurgası (neden / koşul / karşıtlık) net mi?
  2. Kip: Kaynaktaki kip fiili (must / might / should / could) şıkta aynı kesinlik derecesiyle mi karşılanmış?
  3. Kapsam: Niceleyici (all / most / some / few / none) daralmış ya da genişlemiş mi?
  4. Bütünlük: Her yan cümle taşınmış mı? Kaynakta olmayan bir öğe eklenmiş mi?
  5. Kutup: Olumlu/olumsuz yön korunmuş mu?
  6. Doğrulama: Kalan şıkkı akıcılığına değil, kaynakla birebir örtüşmesine göre onayladım mı?
Altın kural. Doğru şık en güzel Türkçe değil, kaynağın anlamını ve yapısını nüansıyla birlikte eksiksiz aktaran şıktır. Elemeyi kip, kapsam ve bağlaç üzerinden yapın; kalan tek şıkkı baştan sona doğrulayın.