Blog, bir kişinin kendi sesiyle, düzenli aralıklarla yazdığı kişisel ve samimi bir çevrimiçi yazı türüdür. IB English B'de en sık istenen türlerden biridir çünkü kişisel ses, okurla doğrudan bağ ve net bir amaç (anlatmak, ikna etmek, tavsiye vermek) bir arada beklenir.
Amaç
Deneyim, yorum, tavsiye, ikna
Okur
Genel okur / takipçi
Register
Yarı-resmî, samimi
Kişi
Birinci tekil (I / we)
Blog Post · yerleşim
Başlık
Yazar · Tarih · Etiketler
Kanca (¶1)
Gövde
CTA — Yorum bırak
Blog iskeleti: başlık, yazar/tarih künyesi, samimi kanca ve altta Yorum bırak çağrısı türü ilk bakışta ele verir.
1Nedir & ne zaman kullanılır?
Türü tanı: sınavda bir metnin blog olduğunu ilk saniyede anlamalısın.
Blog (İngilizce weblog'un kısası) çevrimiçi bir günlük gibidir: yazar bir konu hakkında kendi deneyimini, gözlemini ya da fikrini okurla paylaşır. Haberden farkı, tarafsız olmak zorunda olmamasıdır — blog özneldir, kişiseldir ve okura doğrudan seslenir. Genellikle çekici bir başlık, tarih/yazar bilgisi, birinci tekil anlatım ve okuru bir şeye çağıran bir kapanış içerir.
IB English B görevlerinde blog şu bağlamlarda çıkar: bir gezi/deneyim anlatımı, bir alışkanlık ya da teknoloji hakkında yorum, okul/topluluk deneyimini paylaşma, bir soruna dikkat çekme. Görev genellikle hedef okuru ve amacı verir; sen de bu ikisine göre ton ve içeriği ayarlarsın.
Anglofon dünyada blog, gündelik gazetecilikten kişisel markalaşmaya kadar her yerdedir: The Guardian'ın yorum blogları, BBC Travel'ın gezi yazıları, Medium ve Substack gibi platformlardaki bağımsız yazarlar bu türün canlı örnekleridir. Bu yayınlarda ortak nokta, kurumsal bir sesin değil, adı ve yüzü olan bir kişinin konuşmasıdır. IB English B'de blog en çok Identities (kimlik, kişisel deneyim), Experiences (seyahat, dönüm noktaları) ve Human ingenuity (teknoloji, alışkanlıklar) temalarına bağlanır; çünkü bu temalar tam da bloğun beslendiği "benim gözümden" anlatıyı ister. Görevi bu temalardan birine yerleştirdiğinde, konu seçimin ve ses tonun kendiliğinden yerine oturur. Kısacası blog, resmî bir rapor değil; okurun omzuna dokunup "sana bir şey anlatayım" diyen bir sestir.
2Kurallar & konvansiyonlar
Bir metni "blog" yapan yapısal ve dilsel özellikler.
Yapı
Başlık — çekici, merak uyandıran ya da esprili
Üst bilgi — yazar adı, tarih ("Posted on…")
Giriş kancası — ilk cümlede içeri çeken soru/iddia
Gövde — kısa paragraflar, alt başlık/liste olabilir
Sınavda blog yazarken bu maddeler puanı doğrudan etkiler.
Başlık + yazar/tarih koy — biçim tanınır olsun.
Birinci tekil şahıs kullan, kendi deneyimini/fikrini anlat.
Okura doğrudan seslen (you) ve en az bir retorik soru sor.
Görevdeki amaç ve hedef okura tonu uydur.
Paragrafları kısa tut; bağlaçlarla akışı kur.
Çağrı ile kapat: yorum bırak, dene, paylaş.
4Açıklamalı örnek
Özgün örnek blog yazısı. Sağdaki numaralı kartlar her konvansiyonun metinde nerede olduğunu gösterir. Seviyene göre seç:
The Slow Lane · Student Travel Blog
I Missed My Train in Prague — and It Was the Best Thing That Happened1
Posted by Deniz · 12 August 2026 · Tags: travel, mistakes, slow travel
Have you ever been so sure of a plan that you forgot to actually enjoy it?2 That was me, three days ago, sprinting through Prague's main station with a backpack bouncing off my spine, watching my train to Vienna slide away without me.3
Here's the thing I didn't expect: I wasn't angry. I stood on the empty platform, out of breath, and something in me just… let go.4 The next train wasn't until the evening. Suddenly I had a whole unplanned day in a city I had been treating like a checkbox.
So I did something I never do — I put my phone in my pocket and simply walked. I found a tiny courtyard café where the owner insisted I try a pastry I couldn't pronounce. I watched an old man feed pigeons for twenty full minutes. None of it was on my itinerary, and honestly? It was the most I had felt in weeks.5
We travel to collect places, but maybe we should travel to lose our plans instead. The best moments rarely fit into a schedule.6
If you've got a "missed train" story of your own, tell me in the comments — I want to hear how a mistake turned into your favourite memory.7
1Çekici başlık
Merak uyandıran, sezgiye ters başlık. Curiosity-driven headline.
2Retorik soru + kanca
İlk cümle soruyla okuru içeri çeker, "you" ile seslenir. Rhetorical hook, direct address.
3Birinci tekil anekdot
"That was me…" — kişisel deneyim, canlı somut detay. First-person anecdote, vivid detail.
4Samimi ses
Üç nokta ile duraklama; blog'un gündelik tonu. Conversational, informal register.
5Görüş + mizah
"and honestly?" araya giren yorum; kısa vurucu değerlendirme. Opinion markers, varied sentence length.
6Mesaj / çıkarım
Deneyimden genel bir fikir çıkarır. Reflective takeaway.
7Eyleme çağrı
Okuru yoruma davet eder. Call to action.
Signal & Noise · A Blog About Attention
I Deleted Every App for a Week — Here's What Actually Came Back1
Posted by Mira · 9 August 2026 · Tags: focus, habits, technology
Be honest with me for a second: when was the last time you were bored — genuinely, phone-in-another-room bored — and didn't reach for something to fill the silence?2 I couldn't remember either. That's why, a week ago, I did something that felt almost dramatic. I deleted every social app on my phone and told exactly one friend, so someone would notice if I disappeared.3
The first two days were, frankly, miserable. My thumb kept travelling to the corner of the screen where the little coloured squares used to live, tapping at nothing like a bird pecking an empty feeder.4 I felt a low, restless hum, the kind you get when a song you don't even like gets stuck in your head. I had assumed I was addicted to content. It turned out I was addicted to the escape — the tiny exit door out of any moment that was even slightly uncomfortable.
And then, somewhere around day four, the strangest thing happened: the world got louder in a good way. I started noticing the specific green of the trees on my street, the way my grandmother pauses before she answers a question, the plot of the book I had been "reading" for three months.5 Time, which had felt like sand slipping through my fingers, suddenly had corners and edges again. I wrote more in that week than I had all summer.
I won't pretend this is a clean success story. I reinstalled two apps the moment the week ended, and I'm typing this on the same phone that ate my attention in the first place. But I've learned to see the difference between using a tool and being used by one.6 The apps are designed to be infinite; my week, my afternoon, my one wild and ordinary life is not.
So here's my challenge to you: not a week, just an evening. Put the phone in another room tonight and see what quietly comes back. Then tell me below — what did you notice that you'd been missing?7
1Çekici başlık
Kişisel deneyi + merak (ne "geri geldi"?). HL'de daha ince, çift anlamlı. Intriguing, layered headline.
2Retorik soru + doğrudan hitap
Uzun, ayrıntılı soruyla okurla mahrem bir bağ kurar. Extended rhetorical question, intimacy.
3Kişisel risk / anekdot
Somut, cesur bir eylem paylaşır; sahicilik. First-person anecdote, authenticity.
4İmge / benzetme
"like a bird pecking an empty feeder" — HL'de beklenen figüratif dil. Simile, figurative language.
"I won't pretend…" — tek yanlı değil, dengeli/olgun ses; HL'de kritik. Balanced, nuanced stance.
7Somut eyleme çağrı
Küçük, yapılabilir bir meydan okuma + yorum çağrısı. Concrete call to action.
5Bu türe özgü dil & kalıplar
Blogda işe yarayan hazır İngilizce ifade bankası. Kategorilere göre seç, kendi cümlene uyarla.
Kanca & açılış
Have you ever …? — okuru içeri çeken retorik açılış sorusu
Let me be honest with you. — samimiyet ve güven kuran giriş
Picture this: … — okuru anında sahneye sokar
Okura hitap
You know that feeling when …? — ortak deneyim kurar
If you're anything like me, … — okurla özdeşlik yaratır
Trust me — you're not alone. — dayanışma ve yakınlık verir
Görüş & geçiş
Honestly, … / To be fair, … — kişisel görüş işareti
Here's the thing: … — asıl noktayı öne çıkarır
But here's where it gets interesting … — merakı koruyan geçiş
Kapanış & çağrı
I've come to realise that … — olgun bir çıkarımı toparlar
So here's my challenge to you: … — okuru eyleme davet eder
Let me know in the comments below. — klasik blog yorum çağrısı
Give it a try and see for yourself. — okuru deneyime davet eder
At the end of the day, … — özet niteliğinde gündelik kapanış
6Sık yapılan hatalar
Türk öğrencilerin blogda en çok düştüğü tuzaklar ve her birinin çözümü.
Haber gibi tarafsız yazmak
Hata: Konuyu dışarıdan, nesnel bir haber diliyle anlatmak — "kişi" ve "duygu" yok. Düzelt: Baştan sona I ile yaz, en az bir kişisel anekdot ve honestly / I think gibi görüş işaretleri kat.
Aşırı resmî register
Hata:Furthermore, In conclusion, It can be argued that gibi akademik kalıplarla blogu deneme (essay) gibi katılaştırmak. Düzelt: Yarı-resmî, gündelik bağlaçlar seç: and then, here's the thing, but honestly. Blogda gündelik ton, özensizlik değil bilinçli bir seçimdir.
Künyeyi unutmak
Hata: Başlık, yazar ve tarih koymadan doğrudan metne başlamak — okuyucu biçimi tanıyamaz. Düzelt: Üste çekici bir başlık, altına Posted by … · 12 August 2026 · Tags: … künyesini ekle.
Okura hiç seslenmemek
Hata: Bütün metin "ben" der ama okura bir kez bile you demez, hiç soru sormaz. Düzelt: En az bir retorik soru ve doğrudan hitap kullanarak okuru konuşmaya kat.
Çağrısız bitmek
Hata: Yazı bir çıkarımla biter ama okuru bir eyleme davet etmez. Düzelt: Son cümleyi bir call to action yap: Leave a comment, give it a try, tell me below. İyi bir blog, okuru yalnız bırakmaz; ona yapacak bir şey verir.
7SL ↔ HL farkı
Aynı tür, farklı derinlik: sınav seviyene göre neyin beklendiğini bil.
SL blogda (yaklaşık 250-400 kelime) tek bir net deneyim, açık bir kişisel ses ve anlaşılır bir görüş yeterlidir; biçimi doğru kurmak ve okurla bağ kurmak puanın çoğunu getirir. HL blogda (yaklaşık 450-600 kelime) aynı ögeler beklenir ama daha ileri düzeyde: figüratif dil (benzetme, metafor: "tapping at nothing like a bird pecking an empty feeder"), değişken cümle ritmi, tek yanlı olmayan nüanslı bir duruş ("I won't pretend this is a clean success story") ve daha derin bir yansıma. HL'de mizah ve ironi daha katmanlı, çıkarım daha olgundur.
Pratik bir yükseltme yöntemi: SL düzeyinde yazdığın taslağı al, sonra iki hamle yap. Birincisi, düz bir cümleyi somut bir imgeye çevir ("I was tired" yerine "my thoughts moved like cold honey"). İkincisi, tek yanlı bir yargının yanına bir çekince ekle ("but I won't pretend it was easy"). Bu iki hamle, aynı deneyimi HL'nin beklediği derinliğe taşır; içeriği değiştirmeden yalnızca dilin katmanını artırır.
"Fark ne yazdığında değil, nasıl yazdığında: SL biçimi ve kişisel sesi doğru kurar; HL aynı sesi imge, ritim ve dengeli nüansla derinleştirir.